'Ekonomi tıkırında...'

Yoğun iç ve dış siyasi gündem, ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeleri gölgeliyor.

IMF’ye borcu sıfırlasak da, toplam borç artmaya devam ediyor. Üstelik onca özelleştirme yapılmış, onca kamu malı satılmış durumda.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı Şubat ayına ilişkin işsizlik rakamlarına göre, Türkiye'de işsizlik oranı, şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre 0,1 puan artarak yüzde 10,5 oldu (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=13507).

 
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayana göre cari açıkta sorun yok. Mart 2013 ödemeler dengesi verilerini değerlendirdiği yazılı açıklamasında, Mart ayında cari açığın,  geçen yıla göre yaklaşık 900 milyon dolar azalarak, 5,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, ilk 3 aydaki cari açığın 2012'nin aynı döneminin altında olduğunu ifade etmiş (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/23269724.asp). Söylemediği, bir önceki aya göre artarak, 4,935 milyar dolardan, 5,396 milyar dolara çıkmış olduğu. Benzer durum dış ticaret istatistikleri için de geçerli.

Mart 2013 itibarıyla, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 0,9 azalmış durumda  (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=13498).
 
2012 yılının 4. Çeyreğine ilişkin olarak, 01 Nisan 2013 tarihinde açıklanan büyüme rakamları, büyümdeki zayıflamayı bütün açıklığı ile ortaya koymakta. Cari açığa, artan dış borca karşın büyüyemiyoruz. Türkiye ekonomisi 2012 yılı dördüncü üç aylık çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla %1,4 büyümüş durumda. Nüfus artışını da hesaba katarsanız, gerçek rakam daha da düşük.
 
Büyüme hız keserken, hane halkı borçlarındaki artış devam ediyor. Mart 2012’de 241 milyar TL düzeyinde olan, tüketici kredileri, Mart 2013itibarıyla yaklaşık 55,5 milyar TL artarak 296,4 milyar TL mertebesine ulaşmış durumda. Artış oranı yaklaşık yüzde 20.
 
296,4 milyar TL’yi, 76 milyon nüfusa bölerseniz, çoluk, çocuk, yaşlı, genç demeksizin her vatandaşının yaklaşık 3900 TL borçlu olduğu ortaya çıkıyor. Ortalama hane halkı büyüklüğünü 4 kişi kabul etseniz ve borcun düzenli dağıldığını varsaysanız, aile başına bankalara borç 15600 TL oluyor. Net asgari ücretin neredeyse 20 katı.
 
Peki de, tüketiciler yani vatandaş, bankaların sırf bize destek olsun diye verdikleri bu kredileri geri ödeyebiliyor mu diye sorarsanız, durumun bir önceki yıla göre daha kötü olduğunu söyleyebiliriz. Takipteki tüketici krediler söz konusu dönemde yüzde 25,4 artmış. Artış hızı tüketici kredilerindeki artışın üzerinde. Takipteki kredilerdeki artış hızı açısından en vahim durum, herhangi bir varlık artışına (konut, araba almak, vb.) bağlı olmaksızın alınan ihtiyaç kredileri için söz konusu. Yüzde 40.94.
 
Belediyeler çorba, gıda maddesi dağıtıyor.
 

Timur Selçuk’un bir şarkısı vardı. “Ekonomi Tıkırında” diye. Onu hatırladım.
 
Ahmet Müfit

Önceki ve Sonraki Yazılar