Adil Öksüz Cübbeli Mahmut ziyaretinde skandal gelişme

Adil Öksüz Cübbeli Mahmut ziyaretinde skandal gelişme

Darbenin 1 numaralı sırrı haline gelen Adil Öksüz konusunda skandal bir gelişme daha ortaya çıktı.

15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi olduğu öne sürülen firari Adil Öksüz’ün, Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’ye cezaevinde yaptığı ziyarete ait kayıtlar kayboldu.

SIRRA KADEM BASTI KİMSE ULAŞAMADI

Darbe girişimi gecesi Akıncı üssü civarında yakalanan ancak hiç kimse bırakılmazken serbest bırakıldıktan sonra sırra kadem basan Adil Öksüz'ün bir çok gizemli ilişkisinden biri olan Cübbeli Mahmut ziyaret kayıtlarıda sır oldu.

BİR SKANDAL DAHA

15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi olduğu öne sürülen firari Adil Öksüz’ün, Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’ye cezaevinde yaptığı ziyarete ait kayıtlar kayboldu. 

HABERİ AKP MEDYASI VERDİ

Sabah'ta yer alan habere göre, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi ve Gülen cemaatinin hava kuvvetleri imamı olduğu iddia edilen firari Adil Öksüz’ün 2012 yılında o dönem Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cübbeli Ahmet lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü’yü ziyaret kayıtları ortadan kayboldu.

NEDEN ZİYARET ETTİ

Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, 2012’de Adil Öksüz’ün kendisini Metris Cezaevi’nde ziyaret ettiğini belirtmişti. Ünlü, Öksüz’ün Fethullah Gülen’in selamını ve bir kitabını getirdiğini belirtmişti. Bu görüşmeyle ilgili soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bazı tespitlere ulaştı.

BAŞSAVCI İZİN VERMİŞ

9 Eylül 2012’de gerçekleşen ziyarettin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının izni ile gerçekleştirildiği anlaşıldı. İkilinin görüşme kayıtlarına ulaşmak isteyen savcılık kayıtların ortada olmadığını tespit etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kayıtları kim ya da kimlerin yok ettiğini araştırmaya aldı. Soruşturma kapsamında Ahmet Mahmut Ünlü’nün de mağdur olarak ifadesine başvuracağı öğrenildi. 

KONTROL EDİLMEMİŞ 

Cübbeli Ahmet “Gülen şu an aranan Adil Öksüz ile mektup ve Gülen’in el yazmalı bir kitap gönderdi. Cezaevine gelen kitaplar kontrol edilirdi ancak Öksüz o gün kitabı doğrudan getirdi” demişti.

İlgili Haberler