Ömer Fethi Gürer: "buğday Taban Fiyatı, Çiftçinin Refahını Sağlayacak Bir Fiyat Olmalı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Türkiye'nin buğdayda ileride sorun yaşamaması için verilecek taban fiyatı, çiftçinin refahını sağlayacak bir taban fiyatı olmalı. Girdi maliyetleri sürekli artıyor; mazotu, tohumu, ilacı, gübresi, tarla kirası ve bunun yanı sıra biçerdöver ve traktör giderleri ve kuru tarım alanları dışında sulama suyu giderleri arttıkça taban fiyatın doğal olarak çiftçiyi mutlu edecek bir rakam olması lazım. Girdi maliyetleriyle ilgili siyasi iktidar bir çözüm üretemedi, girdi mali

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Türkiye'nin buğdayda ileride sorun yaşamaması için verilecek taban fiyatı, çiftçinin refahını sağlayacak bir taban fiyatı olmalı. Girdi maliyetleri sürekli artıyor; mazotu, tohumu, ilacı, gübresi, tarla kirası ve bunun yanı sıra biçerdöver ve traktör giderleri ve kuru tarım alanları dışında sulama suyu giderleri arttıkça taban fiyatın doğal olarak çiftçiyi mutlu edecek bir rakam olması lazım. Girdi maliyetleriyle ilgili siyasi iktidar bir çözüm üretemedi, girdi maliyetlerinin artışını seyretti" dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, henüz açıklanmayan hububat taban fiyatı ve fiyat beklentileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gürer'in açıklamalarışöyle:

"TABAN FİYATININ GERÇEKÇİ BİR FİYAT OLMASI GEREKİYOR"

“Hububatta hasat başladı ancak taban fiyat açıklanmadı. Geçtiğimiz yıl öncesinde taban fiyat Mayıs ayında açıklanıyordu. Çiftçi de doğal olarak seçimden önce taban fiyatın verilmesini bekledi ancak siyasi iktidar taban fiyatını açıklamadı. Bu da çiftçide kaygı yaratıyor çünkü geçtiğimiz yıl ton başına 6 bin 400 lira artı bin liralık bir primle 7 bin 400 liradan buğday alımını Toprak Mahsulleri Ofisi gerçekleştirmişti. Bu yıl da çiftçilerin beklentisi enflasyon ve prim desteğiyle 13 bin lira ton fiyatı olarak taban fiyatının açıklanmasını umuyorlar. Çünkü çiftçinin üretimde girdi maliyetlerindeki artışa karşı direnebilmesi için taban fiyatının gerçekçi bir fiyat olması gerekiyor. Ülkemizde 2004 yılında 9 milyon 800 bin hektar buğday ekili alan varken, 2020 yılında buğday ekili alan 6 milyon 800 bin hektara geriledi. Çünkü çiftçi buğdayda kazanamadığı için farklıürünleri yöneldi. Türkiye'de ortalama 20 milyon ton buğday üretimi var. TÜİK bu yıl, bu üretimi Mayıs ayı istatistik tahminlerine göre bitkisel üretimde buğday için 20 milyon 500 bin olarak açıkladı. 20 milyon 500 bin ton buğday ülkemizde yetişecek ve bu Türkiye'nin son 10 yıl ortalaması civarında bir üretim. Oysa nüfusumuz sürekli artıyor. Nüfusumuzun artmasına rağmen buğday üretimimiz artmıyor. Burada verim artışıyla ekilen arazi azalmasına rağmen buğday üretimimiz ihtiyaç düzeyinde devam ediyor ama bunun yanında yurt dışında dahilinde işleme rejimi kapsamında ithal edilen ortalama 8 ila 10 milyon ton arasında bir buğday var. Bu buğdayın da bizim çiftçimizin üretmesi gerekir. Bu buğday yurt dışından ithal ediliyor, bir kısmı un, makarna, irmik olarak yurt dışına ihraç ediliyor ama bir kısmı da iç piyasada kullanılıyor.

"GİRDİ MALİYETLERİ SÜREKLİ ARTIYOR"

Türkiye'nin buğdayda ileride sorun yaşamaması için verilecek taban fiyatı, çiftçinin refahını sağlayacak bir taban fiyatı olmalı. Girdi maliyetleri sürekli artıyor; mazotu, tohumu, ilacı, gübresi, tarla kirası ve bunun yanı sıra biçerdöver ve traktör giderleri ve kuru tarım alanları dışında sulama suyu giderleri arttıkça taban fiyatın doğal olarak çiftçiyi mutlu edecek bir rakam olması lazım. Girdi maliyetleriyle ilgili siyasi iktidar bir çözüm üretemedi, girdi maliyetlerinin artışını seyretti. Gübrede yüzde 342'lere varan fiyat artışı gerçekleşti. Makul olanı girdi maliyetlerini düşürmek. Büyükşehirlerde ekmeğin 10 lira olacağı tartışılıyor. Ekmeğin 10 lira olması fırıncının giderinin artmasıyla doğrudan etkili. İşçiliği, elektiriği, mazotu, ulaşımı ve maya gibi kullandığı ekmek unu dışındaki malzemelerin artışı doğal olarak fırıncının taleplerini de artırıyor.

"VATANDAŞIN EKMEĞİ DAHA UYGUN FİYATLA ALMASININ YOLU AÇILMALI"

Özellikle kiralar çok arttı ama fırıncıların ekmekle ilgili taleplerinin de değerlendirilebilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin mutlak suretle sübvanse ederek daha uygun fiyatla buğdayı fırıncıya, un üreticisine vermesi lazım. Nasıl ki dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından getirdiği buğdayı yüzde 300 daha düşük fiyatla sanayiciye veriyorsa burada da fırıncıyı korumalı ve bu sayede vatandaşın ekmeği daha uygun fiyatla almasının yolu açılmalı. Girdi maliyetleri düşmeden fiyatlar düşmez. Eğer çiftçiye çiftçi refahını sağlayacak bir fiyat verilmezse buğday üretiminden uzaklaşır, önümüzdeki yıl daha fazla buğday ithal etmek zorunda kalırız. Onun için taban fiyatta alınması gereken, çiftçi refahını sağlayacak bir fiyat olmalıdır ve bir an önce de taban fiyat açıklanmalıdır."

Kaynak: ANKA Haber Ajansı

Gündem Haberleri