Geziden mektup var

İbrahim Karamemet

Sayın Başbakanım, bu çocuklara kulak verin. Her ne kadar sizing için zor olsa da onları anlamaya çalışın. İnadı bırakın, inanın siz kârlı çıkarsınız. Yoksa hepten kaybedeceksiniz, yaya kalacaksınız benden söylemesi. Bakınız, ben iki gündür size çalışıyorum. Sizing adınıza bütün gece gönüllü olarak istihbarat topladım.

Bu mektup bana taa Paris'ten ulaştı.  Yirmi dokuz yaşındaki geç bir kızımızdan. Demem o ki, capulcular dünyayı sarmış, yalnız Taksim Gezi’deki birkaç yüz bin kişi değil. Bu türk olanı. Bir de gavur kesimi var ki, onlar türklerin tümünden çok.
Tesadüfe bakın ki, ben de geziden bir mektup, daha doğrusu bir rapor hazırlıyordum. Hem de istihbarat raporu. Başbakana ve bazı devlet ricaline yanlış bilgi veriliyor. Onlar da buna inanıp elin âlemin ağzına sakız oluyorlar. Kimi çok kızıyor, kimi haddini bilmeden alay ediyor. Haşa huzurdan yalancı diyenler bile var. Vallahi kanıma dokunuyor. Beğenirim beğenmem, bu arada içtenlikle söyliyeyim hiç beğenmiyorum ama, başta başbakan olmak üzere bunlar benim ülkemin yöneticileri. Onlara bu tür yakıştırmalar en önce benim kanıma dokunuyor. 
Bu nedenle, iyisi mi dedim, bütün tehlikesini göze aldım ve dün kendimi devlet adına gönüllü istihbarat elemanı yaptım. Vallahi para pul istemiyorum, hani makam rütbe de istemiyorum. Tamamen gönüllü yaptım bu işi. Zaten yaşımı başımı almışım, hiçbir şeyde gözüm yok. Bir küçük el kameram var onunla da köşe bucak ışıkçizgisi (fotoğraf) tespit ettim. Yani belgeli. Başbakanım isterse onları da vereceğim.. Tam yazıyordum ki, e-posta kutuma taa Paris’i dolaşıp gelen aşağıdaki mektup düştü. Artık ben raporumu yarın arzederim.  Vakit bulabilir de tamamlayabilirsem, çünkü birazdan çıkacağım ve Gezi’ye yetişeceğim. Ölmez de sağ kalırsam benim istihbarat raporum yarına kaldı.
Bu mektup daha önemli. Birinci elden ve çok içten. öyle yalan dolan, eveleme geveleme, kıvırtma çarpıtma yok. Lafı uzatmıyor, sadece devlet  büyüklerine değil ailelere de herşeyi apaçık söylüyor. Vay şu gidi gençler vay. Bir kere daha ön aldılar. Benim gibi bir eski tüfeğin dahi önüne geçtiler, yaya bıraktılar.
Sayın Başbakanım, bu çocuklara kulak verin. Her ne kadar sizing için zor olsa da onları anlamaya çalışın. İnadı bırakın, inanın siz kârlı çıkarsınız. Yoksa hepten kaybedeceksiniz, yaya kalacaksınız benden söylemesi. Bakınız, ben iki gündür size çalışıyorum. Sizing adınıza bütün gece gönüllü olarak istihbarat topladım. Valla benden söylemesi durumunuz pek iç açıcı değil. Bu Taksim’dekiler başka türlü bir yaratıklar. Bizlerden çok üstünler, uzaydan mı geldi bu piçkuruları nedir, anlamadım vallahi. Üstelik gün geçtikçe çoğalıyorlar, ve yandaş kazanıyorlar. Yani, dün geceden beri sizing bir adamınız olarak çalışan benden size tavsiye fazla inatlaşmayın, akıllı davranın, yoksa çok kötü kaybedersiniz. Aman haaa..

İşte o mektup:

FACEBOOK'TA GEZİ'DEN MEKTUP VAR!

Sevgili ailelerimiz için:

Özellikle dün itibariyle endişenizin tavan yaptığını biliyorum, bu yüzden vakit ayırıp okursanız çok sevinirim.

Biz bu ülkenin, tüm dünyada apolitikliğiyle ün salmış, küçümsenmiş, dalga geçilmiş nesliyiz. Apolitikliğimiz yüzünden sanat, spor, doğduğumuz şehir ve hatta takıldığımız mekanlar üzerine gruplaşıp birbirimize kıl olmuş, birbirimizi yemiş ve hatta öldürmüş nesiliz. Okudukça insanlardan soğumuş, uzaklaşmış, kendi çekirdek arkadaş gruplarımıza çekilmiş nesiliz. %90'ı hayatında asla ideolojik bir mücadele vermemiş, yolda rastladığı eylemi beyhude ya da 'gereksiz yol tıkama şovu' diye nitelendirmiş gençlerden oluşan bir nesiliz.

Ve biz dahil hiçkimse bizden şikayetlerimizi rakı masalarından toplayıp, birkaç saat içerisinde sokaklara dökülüp, ucu bucağı görünmeyen, şiddetin sınırının olmadığı bir mücadelede birbirimize koşulsuz sahip çıkmamızı beklemiyordu. Hiçkimse bizden nasıl mücadele edileceğini bu kadar çabuk, hatta gerçek zamanlı öğrenmemizi beklemiyordu. Hiçkimse, çoğumuz için ilk olan bu ciddi şiddet ve zulüm deneyiminde, boğulurken, yaralanırken ve hatta ölürken korku ve teslim yerine mizah ve neşeyi seçip yola devam etmemizi beklemiyordu. Sürpriz yaptık.

Çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu, tamam mı?

Her şeyin çok daha sertleşebileceğinin farkındayız. Fakat kararlıyız, bilinçliyiz, özenliyiz. Panik yapmıyoruz, hemen adapte oluyoruz. Aranan yardımı en fazla üç beş dakika içerisinde birbirimize sağlıyoruz. Sağlığımıza ve güvenliğimize olabildiğince dikkat ediyoruz. Görseniz şaşarsınız, belki kendimize ilk defa bu kadar iyi bakıyoruz. Çünkü biliyoruz ki hepimizin en sağlıklı, en dinç, en enerjik, en ayık, en mutlu haline ihtiyaç var. Bu coşkunun ve dayanışmanın romantizmi çok büyük; fakat kapılmıyoruz, aklımız çok başımızda.

Siz ne yapabilirsiniz?

Lütfen acil ihtiyaç listelerini takip edin, yiyecek-içecekten ziyade güvenlik ve acil müdahale ekipmanları göndermeye çalışın.

Lütfen sizi korkutmalarına izin vermeyin, bunu çok istiyorlar. Evet blöf yapmıyorlar, karşımızdakiler çok sert çocuklar fakat bizden daha tedirginler inanın. Bizden korkuyorlar. Çünkü onların her şeyi yapabilme yetkileri yok; fakat bizim her şeyi yapabilecek cesaretimiz ve ne yaptığımızı çok iyi bilen beyinlerimiz var. Bize güvenin, destek olun.

Lütfen en çok bizim çektiğimiz videoları izleyin, bizim yazdıklarımızı okuyun. Onlar yalan söylüyor, çarpıtıyor; biz her şeyi olduğu gibi aktarıyoruz. (İlk defa sizlere her şeyi anlatıyoruz, kıps.) Bizi takip ederseniz eminim daha az endişeleneceksiniz.

Lütfen siz de birbirinizi sakinleştirmeye, bilgilendirmeye çalışın. Aramızda fiilen bulunmak değil bütün mesele, ağzınızdan çıkan ve yazdığınız her kelimenin değeri, desteği çok büyük.

Sizleri çok seviyoruz. Birbirimizi de çok seviyoruz. Histeri derecesinde seviyoruz. Hepimiz on numara çocuklarız, arada manita yaparsak şaşırmayın.

Biz sizi ararız, şarjımızı idareli kullanalım.

Öptük,
Genç çapulcularınız


Bilmem başka söze gerek var mı? Eğer bundan da anlayamayacaksanız, profesyonel destek alın. Öyle şov olsun diye çakma Taksim’ci falan değil, gerçek Taksim’cilerle görüşün. Size iyi gelir. Naçizane tavsiyem etrafınızdaki danışmanların tümünü de defedin. Çok pırıl pırıl gençler var sizi aklıselime ulaştıracak. Bir kulak verin. Onları bir anlayabilseniz, inanın çok rahatlarsınız, mutlu olur, onlarla gurur duyarsınız ve hatta pirim toplayıp, bütün hatalarınız unutturursunuz.