FUAT AVNİ VE İŞİN ASLI

Kaya Çetin


Fuat Avni gibi iyi haber alan bir danışmanın (artık kimin danışmanıysa) kayınvalidesinin delikanlı gibi yaptığı açıklamalara göre işin aslı öyle değil. Kendisini sadrazam sanan adamla, IŞİD (me) arasındaki kriptolu telefon görüşmesi şöyle olmuş:
-Alo, alo! Ya “serok Ahmet”
Vaziyeti feci leşkerin vallahül azim,
Acilen bize ayakkabı kutusu lazım.
Olmadı; teçhizat, mühimmat, 
İsal eyleyin miktarı kafi şecaat.
-Ya, olsa dükkan senin kanka. Biliyosun bizde de intihabat var.
-Ne oldu, aramıza kara kedi mi girdi ya habibi? Şimdi ben seni Fırat kenarından arıyom. Burada sizinkiler var, hani diyomkine sakın yine rehin felan düşmesinler. (Keh, keh)
-Kimse bizim delikanlılığımızı test etmeye kalkışmasın; bi kaçarız, feleğiniz şaşar; ona göre. Netekim kaçtık bile, ahan da Eşme’deyiz (yani şu an itibariyle) anladın mı Haşhaşi!
-Hadi ya. Demek türbeyi mobilize ettiniz ya habibi. Aşk olsun valla, insan bi haber verir, daha garpuz kesecekdik.
Açıklamaya göre konuşmanın aslı bu. Her şey, önceden planlandığı gibi kimseye çaktırmadan gerçekleştirilmiş. Öyle ki güzelim arazi Esed’e bırakılmış da, hükümetin haberi bile olmamış. Münafık taifesinin “hükümet toprak vermiştir” iddiasını yanıtlayan bir yetkili ise;
-Sırtlayıp götüren mi var, topraklar ahan orda duruyor, inanmayan gidip baksın, diyerek olaya son noktayı koymuştur.