Fenerbahçe Boks Torbası Değildir

Dr. Hasan Vasfi Altay

Memleketin ahvali pek ilgi çekmiyor. Ben de uyanıklık yapıp bir spor başlığı attım. İlgili ve kaygılı arkadaşları tenzih ederim. Biraz dikkatsiz yurttaşlarım da okusun istedim. Ama ayıp olmasın. Madem başlıkta bulaştık; bir tümce de Fenerbahçe için söyleyeyim.

İleri demokrasinin aynası medya. AKP’nin darbukacısı, yetenek yoksulu yandaş medyadan geçtim. Yalnız merkez medyayı takip etmek bile ülkedeki baskıyı algılamak için yeterli. İstisnalar dışında (Mehmet Y. Yılmaz, Melih Aşık vs) en kadim yazarların bile korku b.kuyla dili dolanıyor, kalemi titriyor. Son dönemlerde, başbakan sık sık gazetecilerden rahatsızlığını dile getirdi. Hatta gazete sahiplerine “Parasını sen veriyorsun, ya sustur, ya gönder” manasına gelecek laflar etti. Bir büyük holdinge milyarlarca lira ceza kesildi. Bu bağlamda, işadamları istikbal kaygısıyla, sahip oldukları gazetelerdeki muhalif sesleri birer birer, bazen de ikişer üçer gönderdiler. Hürriyet’ten Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Cüneyt Ülsever kovuldu. Star’dan Mehmet Altan kovuldu. Yeni Şafak’tan Ali Akel, Taraf’tan Ahmet Altan kovuldu. NTV’den Nuray Mert, Ruşen Çakır, Banu Güven ve Can Dündar kovuldu. Habertürk’ten Ece Temelkuran, Radikal’den Yıldırım Türker, Akşam’dan Serdar Akinan, Tuğçe Tatari ve Hüsnü Mahalli kovuldu. Yine Doğuş grubundan Çiğdem Anad, Mirgün Cabas. Devam etsek bu liste bir tam sayfayı dolduracak. Gezi eylemleri olduğunda ise merkez medya penguen, hipopotam veya iguana belgeseli yayınlamayı tercih etti. Gençlik yönetimi protesto ederken, Ali İsmail Korkmaz sokak ortasında linç edilirken onlar mankenlerin barsak gazına odaklandılar. Medya hiçbir demokratik ülkede bu kadar çamura batmamıştır. AKP bütün gazeteleri iktidar borusu yapmak için elinden geleni ardına koymuyor. Yeni dönemde klasik numara şu: Borçluların gazete ve televizyonlarına TMSF el koyuyor. AKP yandaşı bir iş adamı bu gazete ve televizyonları satın alıyor. Akabinde o gazete ve televizyonlar AKP amigolarıyla doldurulmaya başlıyor. Hiç utanmıyoruz ve sıkılmıyoruz. Bu olanları gayet normal karşılıyoruz. Son örnek Akşam gazetesiyle SkyTürk360 televizyonu. Mehmet Emin Karamehmet’in borçlarına karşılık el konan bu iki kuruma Tayyip Erdoğan’ın has adamları yerleştirildi. Akşam Gazetesi’nin yayın yönetmenliği Star yazarı ve Erdoğan amigosu Mehmet Ocaktan’a verildi. Ben olsam utanır ve bu görevi alamazdım. Oysa Mehmet hemen atladı. Muhalif gazeteciler kapı önüne konuldu. Demokratik ülkelerde böyle fırıldaklar olmaz. Bu da yetmedi; Akşam ve Skytürk, iktidardan İstanbul üçüncü havalimanı ihalesini almış olan firmaya satıldı. Hakkını yemeyelim; bizim AKP’miz çok iş bitirici. Öte yanda sahibi olduğu Habertürk’te iktidarı yıkayıp yağlayan Ciner Grubu da tesadüf! ya, Show TV’yi satın aldı. İş bu demde, demokrasinin beli kırılırken medya patronları AKP’nin değnekçiliğini yapıyor. Basın Pinochet yönetimindeki Şili’de de böyleydi. Bunları yazmak ve her ortamda dillendirmek gerekiyor. Turgay Cinerlerin, Mehmet Emin Karamehmetlerin, Aydın Doğanların insan içine çıkacak durumu kalmadı. Ülke halkı holding basınının biletini şimdiden kesmeli. Gerici burjuvazi AKP sonrası dönemde oturacak yer bulamamalı. Zira, bir gün gerçek demokrasiye kavuşursak meydanı sıkılmadan yine bu muhteremler dolduracak.
               Bu arada yazı başlıkla pek alakalı olmadı dostlar. Bu kabahatimi izah etmem gerekiyor. Memleketin ahvali pek ilgi çekmiyor. Ben de uyanıklık yapıp bir spor başlığı attım. İlgili ve kaygılı arkadaşları tenzih ederim. Biraz dikkatsiz yurttaşlarım da okusun istedim. Ama ayıp olmasın. Madem başlıkta bulaştık; bir tümce de Fenerbahçe için söyleyeyim. Elbette, sarı kanarya boks torbası değildir. Tarikat-cemaat ve ılımlı İslam tayfası Fenerbahçe’nin dokusuna işleyemez. Biraz hırpaladıkları bir gerçek. Ama bu Fenerbahçe kardeşim. Akşam Gazetesi değil ki takke takasın. Bu takım Çanakkale Savaşı’nda çok sayıda şehit vermiş güzide bir kulüptür. Fenerbahçe bir tarihtir. Bu arada, Gezi eylemlerine destek veren benim kulübüm Beşiktaş’ın Çarşı’sını (Çarşı her şeye karşıdır ve evdeki hesaplar Çarşı’ya uymaz) ve Arena Stadı’nda abdestli kapitalizme ayar veren Cimbom’u unutmuyoruz. Galatasaray deyince aklıma hemen Tevfik Fikret gelir. Ali Sami Yen’in kurduğu bu takım UEFA kupasını alan tek Türk takımıdır. Gericilere tavsiyem, bu üç kulübe bulaşmamalarıdır. Ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş, ne de Galatasaray taraftarında biat kültürünü bulamazlar.
DipNot: Danıştay başkanlığına ekonomist Zerrin Güngör atanmış. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç da iktisatçıdır. AKP döneminde hukuku ekonomistlerle idare ediyoruz. Merkez Bankası Başkanlığı’na bir veterineri atarsak ekonomiyi, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bir pilotu atarsak ulaşımı da hallederiz. Diyanet İşleri Başkanı müzisyen, Sağlık Bakanı da avukat olsun. Durmak yok, yola devam.