ERDOĞAN İLE SİSİ'NİN ARASINI FETHULLAH GÜLEN AÇMIŞ OLABİLİR

Halit İşçi

Kaç-AK Saraya harcanan milyarlar, yüz milyonlarca dolar ödenerek alınan uçaklar ardından Diyanet İşleri Başkanı başta olmak üzere devlet ahaline alınan milyonluk arabaları da aldık derken tam bu sırada Başbakan Davutoğlu’ndan gelen “artık törenlerde başarılı memurlarımıza plaket veremiyoruz kemer sıkmak zorundayız “ açıklaması.

Hani her şey yolundaydı?

Tepkilere aldırış etmeden Saraylara milyarlarca lira para harcayan devlet üç beş kuruş verip memurunu onurlandıramayacak hale nasıl geldi?

Aslında bu günlerin geleceğini geçtiğimiz yıl Ekonominin patronu açıklamıştı.

Ali Babacan geçtiğimiz temmuz ayı sonlarında yaptığı bir açıklamada; Türkiye’nin Mayıs ayı sonu itibarıyla 12 ay içerisinde ödemesi gereken kamu artı özel dış borcun toplamının 169,5 milyar dolar olduğunu belirtmişti.

Babacan, "Bir de bunun üzerine cari açığı ekleyin. Oradan da bir 50-60 bin dolar koyun üzerine, nereden baksanız 220 milyar 230 milyar arası bir finansman ihtiyacı olduğunu söylemişti.
Türkiye’de her geçen gün gerileyen demokrasi ve özgürlükler, başta Erdoğan olmak üzere AKP hükümeti yetkililerinin tutarsızlıkları, hukuk devletinden guguk devletine dönüşüyor olmamız ABD ve AB Ülkeleriyle de aramızı gerdi.

İntikam amaçlı çıkarılan sözde yasalara bakarsak bu saatten sonra Batı Dünyasından Türkiye’ye yatırım gelmesi neredeyse imkânsız. Yatırım yapacak insanlar öncelikle paralarının güvende olduğunu bilmek ister.

17-25 Aralık sonrası ülkede patlak veren yolsuzluk olayları sonrasında yabancı bankaların Türk işadamlarına kredileri kesmesine neden oldu.

Üzerine ekonomi bilmeyen insanların kendi yandaşlarının gazını almak için yaptıkları külhanbeyi çıkışları olayı çıkılmaz bir hale sokmaya devam ediyor. Tutarsız açıklamalar sonrasında döviz piyasasında oluşan patlamalar maalesef borcumuza borç katmaktan başka bir işe yaramadı. Neticede son 12 yılda üreten bir ülke olmaktansa daha çok tüketen, neredeyse her şeyi dışarıdan alır hale geldik.

Ali Babacan’ın ihtiyacımız var dediği bu 220 milyar doları Türkiye nereden bulacak?

Malum satacak bir şey kalmadı. Atatürk ve Silah arkadaşlarının kurduğu bütün fabrikalar geçtiğimiz yıllarda satıldı.

Hatta hükümet tarafından her defasında yapmayacağız dedikleri bedelli askerlik önümüze şak diye geliverdi. Malum yapılan en son açıklama 20 bin kişinin bedelli askerlikten yararlanmak için başvurduğu yönündeydi. Buda yaklaşık 360 milyon lira eder ki bedelliden gelecek para çorabımızı bile yamamaya yetmeyecek.

Parayı bulmak bir yana son birkaç yılda ülkeden çıkan paranın haddi hesabı yok. Rus haber ajansları ekonomik durumları kötüye giden Rus vatandaşlarının borçlarını ödeyebilmek için başta Antalya olmak üzere Türkiye’de ki Emlaklarını satışa çıkarmaya başladığı yönünde.

Önümüzdeki yıl Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere son günlerde çalkantılı ekonomik günler  yaşayan Rusya'dan gelmesi gereken yabancı turist sayısında büyük düşüş olabileceğini de göz önüne almamız gerek.

Başka nereden para bulunabilir? ABD ‘den yok AB ülkelerinden yok.

Akla hemen Arap sermayesi geliyor. Peki, tek kazançları petrol olan ve bu gelirleri yarıdan fazla düşen başta Suddi Arabistan ve Katar olmak üzere Araplar sermayesi  Erdoğan ve AKP Hükümetinin yarasına merhem olabilecek mi?

Çok zor. Belki bir miktar para gelebilir. Onunda şartları var. Son günlerde basında çıkan haberlere bakacak olursak Ankara’yı ziyaret eden Katar Emir’i Erdoğan ve Mısır arasında ki gerilimin son bulmasını istiyor.

Bunun içinde Erdoğan’ın “KARDEŞİM SİSİ “ demesi lazım. Bülent Arınc’ın son açıklamasına bakacak olursa bir şekilde SİSİ yeniden kardeş olabilir. 

Bu durumda Erdoğan’dan “ Bu Ergenekon ve Paraleller Birlik Olup Kardeşim Sisiyle aramıza girdiler” açıklaması her an gelebilir.

Fettullah Gülen’in annesinin adının RABİA olduğunu da göz önüne alırsak artık Erdoğan’dan RABİA kelimesini duymayabiliriz.

Bu satten sonra Erdoğan ve AKP için " RABİA OUT SİSİ İN "