1 MAYIS ASLINDA KİMİN BAYRAMI

Cuma Hikmet

12 Eylül Faşist Cunta kapatıncaya kadar Sosyalist Devrim Partisi'ın de birlikte çalıştığım hocam Mehmet Ali Aybar, SSCB'nin Sosyalist Rejim Denemesindeki başarısızlığının en büyük nedeni olarak, "bürokratik yozlaşma" olduğunu söylerdi. Bu teşhisi koyduğunda bizim parti, başta Doğu Perincek ve ekürisi olmak üzere bir çok sol çevre tarafından Revizyonist ilan edilmişti.

SSCB nin her açıdan Sosyalizm adına zirveyi temsil ettiği o dönemlerde Çekoslavakya nın işgaline de karşı çıkan Aybar, arkadaşları ile anlaşmazlığa düşünce lideri ve milletvekili olduğu İşçi Partisinden İstifa etmişti. 1975 yılında Sosyalist Partiyi kuran Aybar benimde Ankara Altındağ İlçe yöneticisi olduğum Sosyalist Devrim Partisi'nin tüzüğü gereği üst üste 3 dönem seçilme yasağı yüzünden aday olmamış Genel Başkanlığı Parti genel Sekreteri Cenan Bıçakçı'ya teslim etmişti.

Mehmet Ali Aybar ve Sosyalist Devrim Partisinin en önemli özelliklerinden bir diğeri ise Sınıfsal Karakter " teziydi. Aybar, İşçi Sınıfı mensubunun sadece artı değer yarattığı sürece emekçi sayılabileceği, işini bırakıp üretimden ayrıldığında artık işçi olamayacağı tezini yıllarca savundu. Sosyalist devrim denemelerinin başarısızlığını bürokratik yozlaşma dışında bu tezin gözden kaçırılmasına bağlayan Aybar bu yüzden genel başkanlığı bırakmıştı.

Eğer bu 1 Mayıs'ta olduğu gibi her kesimden halk kitleleri ( Bir çok patron dahil) işçi emekçi bayramını devrimci söylemler ile kutluyorsa bunun tek nedeni toplumun her kesiminin yıllardır ağır baskı ve zulüm altında yaşaması sonucu olduğunu teslim etmemiz gerekir. 

Marx İşçi sınıfını,  demokrasi ve adalet için tek toplumsal iktidar olarak göstermemiştir. Emekçilerin bilinçli ve örgütlü iktidarı gerçek adalet ve demokrasi için gerçekten de tek gelecektir.
İşçi sınıfının tek eksiği bu bilinç ve örgütten yoksun olmaktır. 

Ama ben inanıyorum ki bir kaç korona virüsü zamanı daha yaşarsak bu iktidar gerçekleşecektir. Burada unutulmaması gereken tek şey sınıfsal karakter yakaya takılan bir rozet gibi kalıcı değildir. Patronluk, yöneticilik ve bir çok burjuva ya da küçük burjuva rolleri vekalet ve temsiller ile yönetilebilir ama İşçi sınıfı iktidarında asla temsil ya da vekalet söz konusu olamaz.

NOT; Tam tarihini hatırlamıyorum ama çalıştığım Sosyalist Yarın dergisi adına röportaj yaptığım ve o tarihlerde Türk İş Konfederasyonun yıllardır başında olan bira fabrikası eski işçisi Halil Tunç ,söyleşi sırasında bana en büyük hobisinin viski koleksiyonu yapmak olduğunu söylemişti. O tarihlerde bir şişe viski bir bira işçisinin maaşı kadardı.