1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ÜNLÜ SANATÇI COŞTU "ATATÜRK'E TAPINMAKTAN VAZGEÇEMEDİK"
ÜNLÜ SANATÇI COŞTU "ATATÜRK'E TAPINMAKTAN VAZGEÇEMEDİK"

ÜNLÜ SANATÇI COŞTU "ATATÜRK'E TAPINMAKTAN VAZGEÇEMEDİK"

Ünlü sanatçı bir konuştu pir konuştu..

A+A-

Türkiye’deki kültür-sanat algısını eleştiren Bilginer, 'Bizim kültür sanat diye tarif ettiğimiz şeylerin yüzde 99’u eğlence endüstrisi. Hâlâ ergeniz biz' ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki kültür piyasasıyla ilgili ne söylersiniz? Devletten herhangi bir beklentiniz var mı?

Hiçbir beklentim olmadığı gibi, gölge etmesinler başka ihsan istemem. Ben 25 yıldır Türkiye’de tiyatro yapıyorum, ilk kez ‘Oyun Atölyesi’ Kültür Bakanlığı yardımını almadı. Vermediler.

Neden?

Gezi’yi desteklediğimiz için. Bu kadar basit ve net. Onlar da biliyor böyle olduğunu, ben de biliyorum. Ama ‘9. Madde diyorlar’. Güya turne yapılmadığı içinmiş bilmem ne. Turnenin Allah’ını yapıyorum, benim kadar turne yapan yok. Yalan dolan. Bize vermediler, Genco Erkal’a vermediler, Ankara Sanat’a vermediler. Onların vereceği paraya ihtiyacımız olduğu için değil. Ama davayı açtık, hiç değilse davayı kazanmış olalım diye. Yoksa verdikleri en yüksek rakam geçen yıl 70 bin TL’ydi. Benim bir yıllık gazete ilanım bile değil o. Ama bu sembolik miktarı bile bizden esirgeyip daha önce hiç tiyatro yapmamış bir kuruluşa iki ayrı destek vermek...

Kim onlar?

Hiçbir fikrim yok! İki ayrı oyuna destek veriyorlar ama tek şirket hepsi. Hakikaten adlarını bile bilmiyorum. Ankara’da bir tiyatro.

Türkiye’de kültür sanatla nasıl bir ilişkimiz var bizim?

Bizim kültürle olan ilişkimiz nesne ilişkisi. Bu saçmalıkları atlatmış, özgürleşmiş ve demokrasiyle yaşayan ülkelerde bu ilişki ihtiyaç. Sanatla ve kültürle olan ilişki kendini daha iyi hissetme ve doyum sağlama için. Bizdeyse direkt nesne ilişkisi. Şuradan bir örnek vereyim: “Tanıdın mı amcayı bak” diyor çocuğuna. E amca orada, sen ilk önce bir “Merhaba” desene. Yok, çocuğuyla konuşuyor siz orada masasınız. “Bir fotoğraf çekinebilir miyiz?” Çektirme ifadesine ne olduysa, Türkçe de bozulmuş! Çekindikten sonra da yüzünüze bile bakmadan gidiyor. Bir nesne var artık elinde: Bir ünlüyle fotoğraf. Ne olacak o fotoğraf? Yarın çöpe atılacak ondan eminim. İlişki bu. Eğlence. Bizim kültür sanat diye tarif ettiğimiz şeylerin yüzde 99’u eğlence endüstrisi. Hâlâ ergeniz biz. Çünkü neden? Bizim babamız ölmedi hâlâ da ondan. Hâlâ yaşıyor. İçimizde!

Atatürk’e tapınmaktan vazgeçemedik

Kim o baba?

Ooooh ohoho... Oto-sansürlettirmeyin beni. Türkiye’nin babası. 90 yıldır bir tane.

Yani, içimizdeki Atatürk’ü mü öldürmemiz lazım?

Atatürk’ü öldürmeyeceğiz. Atatürk’ü olduğu gibi anlamaya çalıştığımız zaman onu daha iyi analiz edebileceğiz. Atatürk’ü insan olarak anlayabileceğiz. İkon olmaktan çıkarıp, insan olarak anlamak gerekiyor. 90 yıldır sadece tapınmakla meşgulüz.

Ak Parti döneminde de böyle mi devam etti sizce?

E etmek zorunda çünkü aykırı olur tersi. Statükoyu bozarsanız iktidara da gelemezsiniz. Status quo! Bunu sadece Atatürk diye de geçiştiremeyiz. Bu, tamamıyla bir algı ve yaşama hali. Yaşama tutunma hali. Başka türlü tutunamıyoruz, bize hep bir baba lazım. Babasız olmuyor. Biz babalarımızı öldüremedik.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum