1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Türkiyenin Dev (!) Ekonomisi !
Türkiyenin Dev (!) Ekonomisi !

Türkiyenin Dev (!) Ekonomisi !

Özel sektörün borcu kimin borcu ?

A+A-

TÜRKİYENİN DEV(!) EKONOMİSİ
 
Dünyanın en güçlü ekonomisine sahip olduğumuz iddia ediliyor. Ama durumun öyle olmadığı da açık. Gün geçmiyor ki, yatırımsız bir ülkenin üzerine sıcak para dağıtılıyor ve ekonominin ayakta durduğu söyleniyor.
Yalnızca inşaat sektöründe durum son derece kritik. Türkiye, ABD’nin birkaç yıl önce yaşadığı Morgage skandalına benzer bir durumla karşılaşacağı çok açık. İhtiyaç fazlası üretilen konutlar yapanın elinde kalmış durumda. Banka kredisi çekip de ev almaya kalkanlar ödeme güçlüğü çektiği anda, banka bu kez eve el koyma yoluna gidiyor. Evin rahiç bedeli 200 bin TL ise, banka el koyup da satmaya kalktığında bu değer yarı yarıya düşüyor. Bu durumda banka hiç yoktan yüz bin TL zarara uğramış oluyor. Bunu nereye kadar sürdürebilir bankalar?
Şimdi, Şok gazetesinden Kaan Özbek’in çıkardığı rakamlara bir bakalım:

ÖZEL SEKTÖRÜN BORCU KİMİN BORCU ?

“2002 yılı sonunda Türkiye’nin dış borcu 130 milyar dolar oldu. Borç; Milli gelirin yüzde 56’sı iken, Hazine’nin yayınladığı bilgilere göre, 2012 yılında Türkiye’nin brüt dış borç stoku katlanarak 326 milyar dolar ulaştı!
Açıklanan verilere göre bunun 101 milyar doları kamu borcu, 7 milyar doları Merkez Bankası borcu, 17 milyar doları ise özel sektör borcu...
Buna göre, özel kesim borcu 2002’ye göre dört kat, toplam borç ise bir buçuk katı arttı.
2012 yılının ilk 9 ayında kamu borcu sadece 6,7 milyar dolar artarken, özel sektörün borç stoku 21 milyar dolar büyüdü.
Böylece hükümet toplam borcun GSYH içindeki payının azalmasına sağlayarak ekonomik propagandasını güçlendirmeye çalıştı.
Yani sağ cepten al sol cebe koy!
2002-2012 yılları arasında özel sektörün uzun vadeli borçları yüzde 371 arttı.
Kısa vadeli borçlar ise yüzde 540’a ulaştı.
Yani 10 yıllık iktidar boyunca Cumhuriyet tarihinin en yüksek borç oranını yarattılar.
Yani ne dersen de; rakamlar yalan söylemez.
Lakin sigortası bir yüzde 52 var ki; rakamlara inanmaz da ne dese inanır.”
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.