1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. SIRRI SÜREYYA ÖNDER CNN TÜRK'E KONUŞTU
SIRRI SÜREYYA ÖNDER CNN TÜRK'E KONUŞTU

SIRRI SÜREYYA ÖNDER CNN TÜRK'E KONUŞTU

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CNN TÜRK'te "Ne Oluyor?" programında Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı.

A+A-

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CNN TÜRK'te "Ne Oluyor?" programında Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı. PKK yöneticisi Cemil Bayık'ın "HDP bazı marjinallerden kurturmalıdır" sözlerine tepki gösteren Önder, "Bayık'ın sözleri açıkçası beni yaralayan bir tespit oldu" dedi.

Lice'deki heykel gerilimine de değinen Sırrı Süreyya Önder, "Heykel meselesi benim içimin ısındığı bir mesele değildir"  diye konuştu. Atatürk heykeline de saldırılar düzenlendiğini anımsatan Önder, "Atatürk heykelinin önünde de dururum" dedi.

ÇÖZÜM SÜRECİ BİTERSE NE OLUR?

Çözüm süreci niye bitsin? Ya da biterse ne olur? Binlerce canımızı da yitiririz, zamanımızı da, kaynaklarımızı da yitiririz. Ama dönüp dolaşıp şu an oturmakta olduğumuz masanın etrafında oturacağız. Dönüşüp dolaşıp bu masaya oturacaksak neden bu masadan kolayca kalkalım. Ya da bu masayı niye kıralım, kırdıralım, tahrip edelim? 

Bölgede çıkarı olan bütün ülkeler buradaki durumun savaşa ya da barışa evrilmesiyle menfaati haleldar olacak bütün gruplar, silah tüccarları bu iş nasıl buralar geldi diye hayret edecek bir gün. Bunun tarihi yazılacak, okuyacaklar. O zaman hayret edecekler bu kadar istemeyenin arasında siz nasıl bu işi yürüttünüz diye belki bir hayır dua edecekler.

"PKK, KÜRT MİLLİYETÇİSİ BİR ÖRGÜT DEĞİL"

Sağ zihniyet bunun çözümüne dair milliyetçi yaklaşımlar önüne set olmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Dünyanın en tembel ideolojisidir milliyetçilik. Kürt milliyetçisi derken kast ettiğim bu kesimdir. Kim PKK'yı tahkir ediyorsa savaşın bitmesini istemiyordur. PKK, Kürt milliyetçisi bir örgüt değil. Buna çok basit iki örnek vereceğim, bugün ortak vatan isteyen sadece özerkliği olmazsa olmaz yapan bir anlayışın nesine milliyetçi diyecekseniz? Ötekisi hiçbir zaman türk olmamış ki. Milliyetçiliğin panzehiridir KCK. 

"HEYKEL MESELESİ BENİM İÇİMİN ISINDIĞI BİR MESELE DEĞİL"

Bu heykel meselesi benim içimin ısındığı bir mesele değildir. Ama baktığınız zaman dikilmesi gereksiz, yersiz, zamansız bir iştir. Çözüm sürecinin ruhuna da uygun değildir. Fakat bunu orada kaldırmaya çalışmak da çözüm sürecinin ruhuna uygun değildir. Böyle olunca kim diktirdi soruları ortaya çıkıyor. Ben biliyorum ki KCK'nin böyle bir tutumu yok. Bunu bize devlet söyledi. ''Yarın bunu kaldıracağız.'' Dediler. ''Biz de böyle davranmamalarını, bunun olası sonuçlarını söyledik. İki üç günlük bir zamana yayalım. Biz bunu halkın insiyatifine bırakalım.'' Dedik. Peki, neden bu oldu? Dedik ya milliyetçiler bunun çözümlensin istemiyor. Ben dedim bunun gereği yok ama üzerinde kopan fırtınanın hiç gereği yok. 

"DİYARBAKIR CEZAEVİNİ KONUŞACAKSINIZ"

İnsanlar önce bunun sunuş biçimi orada heykeli dikilen insanı Eruh-Şemdinli baskınından anlatan tarih anlayışı var. Kimse oraya nasıl gelindiğini düşünmüyor. Mahsun Korkmaz'ı konuşacaksanız Diyarbakır cezaevini konuşacaksınız. 

"ATATÜRK HEYKELİNİN ÖNÜNDE DE DURURUM"

Bu hükümetin de şöyle bir dirayeti yok; nolur kardeşim dikmişsin. Diyelim ki orası bir mezar. Sen benim değerlerime saygı gösterceksin ben senin değerlerine. Atatürk heykellerine saldırılar düzenleniyor. En az devletinki kadar saçma. Onu yapanları da protesto ediyorum. Önüne siper ederim kendimi. Siz onun heykeline saldırı yaptığınız zaman o insanlarla aynı saftasınız demektir. 

Lice'deki heykeli biliyorum ki KCK'nin yaptırmak gibi bir tavrı yok. Öyleyse kim dikti soruları ortaya çıkar. Lice'ye o heykeli dikmek lüzumsuzdu ama onu indirmek için kimi basın odaklarının kopardığı kıyamet de öyle. Ben yıkılmaya çalışılan Atatürk heykelinin önünde de dururum.

"IRKÇI TAYFA NEFRETLE DOLMUŞ"

Biz çok cenazaler gördük. Irkçı tayfa nefretle dolmuş. Biz orada insanları gördük. Gerilla, asker yakını... Lice'deki olaylar beni çok etkiledi. Gerek Mehdi'nin ölümü gerekse askerin ölümü.. Kabul edemiyor insan. Biz bu çocukları ateşin içine atmayabalirdik.. Gün herkesin seferber olma günüdür. Ben İmralı'dan biliyorum ki bu mesele daha ciddi bir boyuta gelmiştir. Artık Öcalan bir barış önderi noktasına gelmiş. Orada nakış nakış barışı ören bir insan var, bu tarafta hoyratça harcayan birileri... Çözüm sürecini bir gencemizin daha burnu kanamadan sonlandırmak istiyoruz. Hükümet yaşanan her solayda yıkın dökün dememeli, serin kanlı olmalı...

"HAYIR İŞ UZARSA, ŞERRE DÖNER"

Hepimiz daha fazla inisiyatif kullanabilirdik. Hükümet yaptı, PKK yaptı derdinde değilim. Gün hepimizin seferber olma zamanıdır. Bir gencimizin daha burnunu kanatmadan meseleyi çözmeliyiz. Bu güne kadar başka bir Önderlik kavramıyla anlıyordu Öcalan, artık başka bir noktaya gelmiş. Tüm gelişmeler karşısındaki önerme zenginliğinden anlıyorum bunu ben. Kendisiyle saatlerce konuştuk. Bu meseleyi bu kadar savruk yaklaşan diğer kesimler var. Onun için, 'hayır iş uzarsa,şerre döner' sözünü hatırlamak lazım.

"KÜRT SORUNU 11 HÜKÜMET ESKİTTİ"

Her ırkçı hezeyanda endazeyi şaşırmak iyi bir yaklaşım değil. Bunu daha önce denediniz, faturasını bütün ülke ödedi. 11 hükümet eskitti bu savaş. Bu sürece hakettiği serinkanlılığı vermek lazım.

"ÇÖZÜM SÜRECİNİN ŞAFAĞINA EN YAKIN YERDE DURUYORUZ"

Çözüm sürecinin şafağına en yakın yerde duruyoruz. Yine kendimize yönelik bir eleştiri yapayım. Yapılan işler çok kıymetsizleştiriliyor. Az buz bir mesafe katedilmedi. Hem devlet açısından, hem KCK açısından söylüyorum. İki tarafında yapmaya muktedir olup, yapmadıkları var. Birazda bu tarafından bakmak lazım.

BEŞİR ATALAY'IN ÇÖZÜM SÜRECİ AÇIKLAMALARI

Beşir Bey'in de Efkan Bey'in de bu konudakı çalışmaları çok kıymetli çalışmalar. Bunun hakkını teslim etmek lazım.

"ÖCALAN 24 SAAT BARIŞ İÇİN KAFA YORUYOR"

Ben insanlara yalan söylemem. Siyaseten bu meselede, orada bütün Türkiye'nin demokratikleşmesi için kafa yoran biri var. CHP 'nin kadrolarından, MHP 'nin kadrolarının, bizim partimizin kadrolarından fazla, 24 saat, nasıl bir barışa gidebiliriz, Türk Kürt kardeşliğini, Türk Kürt güçbirliğine çeviririzi düşünen biri var. Her gittiğimizde yeni bir pencere açan, yeni bir düzlem koyan, bizleri eleştiren, daha zorlayıcı olmalısınız diyen, bizim farketmediğimiz bozucu işlere, Ortadoğu'da olacakları bir yıl önce öngören, dikkatleri çekmeye çalışan bir insan var orada. Sövebilirsiniz, ama bu gerçeği değiştirmez. 24 saat bu ülkeyi düşünüyor. Ben inanıyorum bütün kalbimle. Süreçte iki taraf da güven sorunun aşacak, aşmak zorunda. Heyet olarak süreçteki en büyük moral ve desteği İmralı'dan alıyoruz. Barışın en önemli teminatı İmralı'dır.

Karşısındaki güçler, Öcalan'ı sürecinin içine katacak imkanı vermemiş. Dünyanın geleceğini, ekosistemini çürüten tahribatlar yapılıyor bölgede. Baraj deyince insanın refahını artıracak şeyler algılamayın. Bölgeyi insansızlaştırmak, yabancı sermayeyi oralara nüfuz ettirmek. İçinde iki milli şirket bulamazsınız. Özellikle Dersim de, Aleviliğin inanç merkezlerini yok etmek.  Oraları alabildiğine talan eden bir yaklaşım var.

Süheyl Batum, çerçeve yasa iptali için çabası, kaç kişi olduklarını ortaya çıkaracak. Şimdi arıyorlar, 100 imzacı yok mu? Meclis'te 550 kişi var, bakalım savaşı isteyen 20 insan çıkacak mı? 

KEMAL KILIÇDAROĞLU TÜRKİYE VE CHP İÇİN BİR ŞANS

Ben Kılıçdaroğlu'nun Türk siyaseti içni bir şans olduğunu düşünüyorum. Kemal Bey, siyaseten daha geniş bir alan bulursa, bu CHP tabanını dönüşmesi anlamında, ya da rahatlaması anlamında önemli bir işlev görecektir. Sadece Selahattin Bey'in aldığı oy oranı bile CHP'ye doğrunun nerede olduğunu gösteriyor. Ben Kemal Bey'in bunun farkında olduğunu düşünüyorum. Ben tabanda yer bulmayan, ama parti yönetimine çöreklenen insanların buna engel olduğunu düşünüyorum. Kemal Bey'in özenle korunması gerektiğini düşünüyorum. 

HDP NASIL BİR PARTİ OLACAK?

Demirtaş'ın söylemi HDP'nin söylemi olabilir mi? sorusuna yanıt (Fikriyat olarak da 2 yıllık bir oluşum. Dolayısıyla insanlar tanımadığı için bu sorular geliyor. Emek, Demokrasi ve Özgürlük bloğu olarak girdik 2011 seçimlerine. Bu BDP ile 28 parti, kurum ve çevrenin yaptığı bir ittifaktı. HDK, bunun hayata geçirilmesinin ikinci adımıydı. Çok önemli komisyonlar, çalıştaylar yaptık. 40'ın üzerine çıktı bileşenlerimiz ve HDP olduk. 2011 seçim manifestomuzda ne söylediysek,bugün aynı şeyleri söylüyoruz. Yanlış kurulan bir cümle yok. Biz Türkiyelileşmiyoruz, biz toplumsal muhalefetin hepsini kapsamak istiyoruz. Ne kadar toplumsal muhalefet unsuru varsa, HDP'de kendisi olarak siyaset yapar, kendisi olarak kalır.

CEMİL BAYIK'IN 'MARJİNALLER' SÖZÜ

Biz bunu seçim kampanyamıza güçbirliğiyle girdiğimizde, herkes, HDP bu marjinallerden kurtulmalı diye söylüyordu. Bugün eline tuzluk alıp, bu meseleye tuz dökmeye çalışan herkesin bu tezi işlediğini gördük. Şimdi, seçim sonuçları çıktı ki, bu marjinallerden kurtulmaya gerek yokmuş, partiyi ikiye katlamış. Onların dili ağızlarına kaçtı. Birinden de özür diliyoruz demesini bekledim. Lal oldu diller.

Bayık'ın sözleri beni yaraladı. 20 yıllık Cihangirliyim ben. Beni kastettiğini düşünüyorum. İnşallah beni kastetmiştir. Ben marjinalliğe değil, kurtulmak kelimesine katıldım. Bizim literatürümüzde 'kurtulmak' sözü bileşenlerimiz için kullandığımız bir kelime değil. Hükümet cephesine bakıyorsun, bu konuda yazmayan kalmadı. Herkes sevinç çığlıkları atıyor. Onun kastetmediğ tüm yapıları, çirkin bir dille, onun içine katmaya çaba gösterdiler. Neden böyle yapıyorlar. HDP'nin başarısını gölgelemek istiyorlar. İktidarda bir fetret devri yaşanıyor. Bizdeki bu marjinal lafı ne ki, iktidarda birbirlerini Şaron olmakla suçluyorlar. Birileri, öbürüne yeniyetme diyor, diğeri zevzek diyor. Dönüp oraya tek bir laf edemiyorlar. HDP'de böyle bir şey gördüler, büyük bir şehvetle bunu yazıyorlar.

"BİZ 'MARJİNALLERLE' SONUNA KADAR DA BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ"

Üzerime borç olan bir şeysöyleyeylim. Ben bu partinin ilk 4 kurucusundan biriyim. Herkesin gülerek geçtiği, burun kıvırdığı zaman, buna inanan insanlardan birisiyim. Bütün bileşenleri bu siyasi çatı altına çağırma girişimlerinin hepsinde bulunan birisiyim. Emeğimi var, çürütmem. Bütün marjinal kardeşlerime diyorum ki, biz bu yola birlikte çıktı, sonuna kadar da birlikte gideceğiz.

İMRALI'DAN VİDEOLU MESAJ

Kürtler bölgede tüm azınlıklara kendini siper ediyor. 1 Eylül Barış Günü Abdullah Öcalan keşke kendi gelip mesajını okusa. 

ÖNCE SİLAHSIZLANMA MI OLMALI?

PKK silah sevdalısı bir örgüt değil. İnanın sizden daha çok, ve sizin düşündüğünüzden daha çabuk silah bırakmayı ister. Çünkü, bir başka idealleri var. Bir demokratik Cumhuriyet kurmak istiyorlar. Size söylüyorum olacak olanları. Kahve muhabbeti sığlığında tartışılıyor bu konu. Silah bırakmak şartları sağlandığı zaman bir günlük iş. Önemli olan, hepimizin gönlünü barışa yatırıp, bu bozucu alanları geride bırakmamazı. CHP büyük bir atılım içinde bu konuda. Bunu çok kıymetli buluyoruz. Bunun mimarı olarak anılmayı sağlayacak kadar sürece kendilerini katmalıdırlar. 

Meclis'in içinde ve dışında, bütün siyasi partiler, çevrelerden kim isterse barış sürecinde ne olmuş bitmişse, onların temsiliyetine A'dan Z'ye anlatırız grup olarak. Bir tek şeyi saklamadan, değiştirmeden, gider CHP Grubu'nda da anlatırız. Kimseyi dışında bırakmıyorum, bir siyasal grup, çok marjinal grup bile bizi çağırabilir seve seve... Bugüne kadar bize bir davet gelmedi.

YENİ KABİNE VE ÇÖZÜM SÜRECİ

Bu meseleye küfretmemiş kim varsa, biz onunla bu meseleyi yürütebiliriz.

"BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEMEYECEĞİZ"

Bize ihtiyaç olursa biz bu demokrasinin teminatıyız. Başkanlık sistemini desteklemeyeceğiz. Bu şekliyle desteklemeyeceğiz. Karşısında en nitelikli muhalefet olarak bizi bulacaktır.

"OY ALMADIĞIMIZ SANDIK KALMADI"

Seçim işlerine bırakılmayacak kadar farklı zeminde yürüyor halkın algısında Kürt meselesi. Her siyasal partiden, halktan doğru şeyler yaptığmızı anlıyoruz. Hiçbir şey yapmadan oy aldık diye bir şey yok. İnsanlar görüyorlar, bunlar samimi, bunlara ödül verelim diye düşünüyor. Daha fazla tutarlı olduğunuz zaman, bunun iktidara kadar yolu var. Neredeyse oy almadığımız sandık kalmamış, insanlar samimiyetimizi anlıyor.

FEYZİOĞLU - ERDOĞAN TARTIŞMASI 

Bunlar işin ilizyonu. Bizim bakmamız gereken yer burası değil.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.