1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. İSMAİL KAHRAMAN BÖYLE ÇARK ETTİ
İSMAİL KAHRAMAN BÖYLE ÇARK ETTİ

İSMAİL KAHRAMAN BÖYLE ÇARK ETTİ

Tüm Şeriatçılar gibi takiye yapacağına ağzından anayasal hedefini kaçıran Meclis Başkanı İsmail Karaman tepkileri görünce çark etti

A+A-

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Laiklik ile ilgili sözlerinin şahsi düşünceleri olduğunu belirterek, "Yeni anayasaya ilişkin şahsi düşüncelerimi ifade ettim.

KASTIM DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İFADE ETMEKTİ

Bu bakımdan laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir. "Anayasanın dindar olması" beyanımdaki kastım; hiçbir ayrım yapmaksızın din ve vicdan özgürlüğünün anayasamızın lafzi ve ruhu ile güvence altına alınmasını sağlamayı temenni etmektir. Laikliğin farklı inanç gruplarına sağladığı hürriyetlerin mevzuatta yer bulması, devlet ve milleti karşı karşıya getirmeyen bir laikliğin tarifi ve tatbikatı yeni anayasada olmalıdır. Konuşmamın bu şekilde anlaşılması, aklın, mantığın ve sağduyunun gereğidir.

FARKLI DEĞERLENDİRENLER KÖTÜ NİYETLİDİR DEMEYE GETİRDİ

Farklı değerlendirmelere konu yapılmasının ise masum bir tavır olmayacağı açıktır. Milli mücadelenin en mühim kazancı olan Cumhuriyetimizin ilanihaye yaşayacağı inancı içinde kamuoyuna duyurulur" dedi.

ŞAHSİ DÜŞÜNCEM 

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Laiklik ile ilgili sözlerinin şahsi düşünceleri olduğunu belirterek yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen 'Yeni Anayasa, Yeni Türkiye' konulu sempozyuma katılıp yeni anayasaya ilişkin şahsi düşüncelerimi ifade ettim. Konuşmamın bütününde 1937 yılında anayasaya kelime olarak dercedilen laikliğin tanımının yapılması gerektiğine vurgu yaptım. Bu kavram siyasi hayatımızda ve yargısal uygulamalarda bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükleri sınırlayıcı, yok edici bir araç olarak kullanılmıştır ve ciddi mağduriyetlere yol açmıştır. Bu haksızlıkların en temel sebebi laiklik kavramının tanımının yapılmamış olmasıdır. Mevcut anayasamızda Türkiye'nin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmekte ancak laikliğin tanımı yapılmadığından, din ve vicdan hürriyeti kavramları da tartışmaların ortasında yer almaktadır. Yersiz, lüzumsuz ve halkı kamplaştırıcı tartışmaların önüne geçmek için, laiklik kavramı, kötü niyetli yorumlara yol açmayacak şekilde, açık ve net bir biçimde tarif edilmeli, istismar edilmesinin önüne geçilmelidir.

DEVLET VE MİLLETİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYEN BİR LAİKLİĞİN TARİFİ VE TATBİKATI YENİ ANAYASADA OLMALIDIR

Esasında; laiklik her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini özgürce icra etmelerini, dini kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda hayatlarını tanzim etmelerini güvence altına alır. Bu bakımdan laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir. "Anayasanın dindar olması" beyanımdaki kastım; hiçbir ayrım yapmaksızın din ve vicdan özgürlüğünün anayasamızın lafzi ve ruhu ile güvence altına alınmasını sağlamayı temenni etmektir.

Laikliğin farklı inanç gruplarına sağladığı hürriyetlerin mevzuatta yer bulması, devlet ve milleti karşı karşıya getirmeyen bir laikliğin tarifi ve tatbikatı yeni anayasada olmalıdır.

CUMHURİYETİMİZİN İLANİHAYE YAŞAYACAĞI İNANCI İÇİNDE KAMUOYUNA DUYURULUR

Konuşmamın bu şekilde anlaşılması, aklın, mantığın ve sağduyunun gereğidir. Farklı değerlendirmelere konu yapılmasının ise masum bir tavır olmayacağı açıktır. Milli mücadelenin en mühim kazancı olan Cumhuriyetimizin ilanihaye yaşayacağı inancı içinde kamuoyuna duyurulur."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.