1. HABERLER

  2. SPOR

  3. FENERBAHÇEYE YARGITAY ŞİKESİ Mİ?
FENERBAHÇEYE YARGITAY ŞİKESİ Mİ?

FENERBAHÇEYE YARGITAY ŞİKESİ Mİ?

Özellikle 17 aralık operasyonundan sonra iyice açığa çıkmaya başlayan bilgiler ve belgeler Fenerbahçeye 3 Temmuz 2011'de kurulan operasonu da açığa çıkarmaya başlıyor.

A+A-

Fenerbahçe’nin efsane futbolcusu Aykut Kocaman’nın “Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi Kötü bir huyu vardır” cümlesi her gün biraz daha hayatta karşılığını bulmaya başlıyor. Hukuksuzca elde edilen tapeleri (hatta Trabzonsporun şike itiraflarıyla dolu olanları da) bir kenara bırakalım. Sadece birkaç önemli gelişmeyi burada tekrar tarihe not düşelim.

3 Temmuz 2011 tarihinde hukuksuz dinlemelere dayanarak ve dinlemeler dışında hiçbir somut delili olmayan bir operasyon yapıldı. Bu operasyonda imzası olanlara bir bakalım;

Ali Fuat Yılmazer: İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Yılmazer, operasyondan kısa süre sonra görevden alındı. Bugün hükümet tarafından “çete üyesi” olmakla suçlanan Yılmazer oradan oraya sürüldükten sonra, son olarak Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne tayin oldu. Aldığı sahte sağlık raporuyla görevine bir türlü gidemeyen Yılmazer, emeklilik dilekçesini verdi. Yılmazer son olarak ABD Büyükelçiliği’nden vize alırken görüldü.

Mutlu Ekizoğlu: İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde Organize Suçlarla Mücadeleden sorumlu müdür yardımcısıydı. “Haşhaşi” olmakla itham edilerek Siirt Emniyet Müdürü yapıldı. Son olarak dün oradan da alındı, kızağa çekildi.

 

Nazmi Ardıç: Organize İşler Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 17 Aralık sonrası görevden alındı. Son olarak “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla ifadesinin alınacağı haberlerine konu oldu.

 

Zekeriya Öz: Sözde Şike operasyonunu başlatan Özel Yetkili Savcıydı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın “kayak tutkunu” savcısıydı. Önce görevden alındı ve Başsavcıvekili yapıldı. “Dubai skandalı”ndan sonra mefaatle savcılık yapmakla suçlanarak önce Bakırköy’e sonra Bolu’ya sürüldü. Şimdi dümdüz savcı. Bir dönem ses kayıtlarını yayınlayarak tasfiye ettirdiği Hakim Köksal Şengün’ün sürüldüğü memlekette dümdüz savcı.

 

Mehmet Berk: Özel Yetkili Savcıyken 17 aralıktan sonra HSYK kararnamesiyle Küçükçekmece Başsavcı Vekilliği görevinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na düz savcı olarak atanan Sözde Şike davası savcısı Mehmet Berk'in üç koruması da geri çekildi.

 

Liste uzayıp gidiyor… Hiçbir somut delile dayanmadan, savunma hakkını gasp ederek Fenerbahçe yöneticilerini şike yapmakla suçlayan ve bu kararı kendi mahkemelerinde aldırtan polis, savcı ve hakimlerin durumu şu an böyle.

Peki, Mahkemeye bu karar aldırtıldıktan sonra ne oldu? Dosya Yargıtay 5. Daireye gitti. Yeni yeni çıkmaya başlayan bir takım görüşme kayıtlarına bakılırsa Yargıtay 5. Dairesindekilerin zamanın Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’la olan maddi ilişkileri oldukça dikkat çekici. Cumhuriyet gazetesinin verdiği habere göre ilişki şu şekilde;

 

Şimdi Çevre Bakanının “Trabzona kupayı getirmek için İnce ayar bir çalışma yapıyoruz” cümlesinin ne anlama geldiğini daha iyi anlayabiliyoruz. Her ne kadar kararda Bahri Demirel imzası olsa da ilişkiler bu şekilde gidiyor. Sözde şike davası dosyasını Esastan bozmayıp usulen düzeltilmesi gerekçesiyle geri yollayan Ceylani'nin yarım bıraktığı işi Bahri Demirel nihayetlendirmiştir. Daha da önemlisi; şu an hiç biri görevde olmayan operasyoncu polislerin, Özel Yetkili savcı ve hakimlerin aldığı “Sözde Şike” kararının Yargıtay 5. Ceza Dairesinde oy birliğiyle nasıl alelacele alındığını da anlıyoruz.

Bakın herşeyin farkında olan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Yargıtay kararından sonra ne demişti;

Fenerbahçe’ye sportif başarılarından dolayı kin besleyenlerin, asıl şikeyi kendileri yapmasına rağmen Kupa diye tutturanların, bu kumpasın Uefa ve Fifa ayağını yürüten Futbol imamlarının, kendini Fenerbahçe muhalifi olarak tanıtan ama bu kumpasa hizmet ederek koltuk kapma yarışına girenlerin en önemli dayanakları da ifşa olmuş durumda. Ne diyorlardı; “ÖYM’de onayladı, ACM’de onayladı, Yargıtay da onayladı, Uefa’da onayladı, Cas’da onayladı ama siz halen suçsuzuz diyorsunuz”

Öym, Acm ve Yargıtayın nasıl bir ”ince ayarla” onayladığını gördük. Çok yakında Uefa ve Cas’da ki bu kirli ilişkiler de açığa çıkarsa şaşırmayın.

 

Twitter:

@BurcinAktukun

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.