1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. BAHÇELİ ;Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun
BAHÇELİ ;Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun

BAHÇELİ ;Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun

.

A+A-


"EKMEK BEDİR'İN, SU HIDIR'IN, YİYİN KUDURUN, İÇİN KUDURUN"


Milliyetçi Hareket Partisi, Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda seçim kampanyasında izleyeceği yol haritasına ilişkin toplantı gerçekleştirdi.


Toplantıda konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Eski bakan Binali'nin Yüzde Ali olarak isim değiştirmesini, ihalelerden kesilen komisyonlarla rüşvet havuzu oluşturulmasını hiç hatırlamamaktadır. Başbakan boğazına kadar çamura batmıştır. Daha Bilal Erdoğan'ın Yasin El Kadılarla, Usame Kutuplarla ilgili çevirdiği dolaplar tüm sefahatiyle ortaya çıkmamıştır. Milletin kesesine kene gibi yapışanların maskesi elbette düşecektir. Başbakan ve hükümeti rüşvet illetine tutulmuş, hırsızlığa gömülmüş, Türk milletini soyup soğana çevirmiştir. Türk milletini hırsızların elinden almalıyız. Hükümete sesleniyorum, Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun, için kudurun. Ama süreniz doluyor, hesap gününüz yaklaşıyor. Milletin kahrı sizleri bekliyor, Milliyetçi Hareket'in tokadı sizin için kalkıyor" dedi. Birlik beraberlik ve sağduyu çağrısı yapan Bahçeli, "Morg bekçisi dediler. Şehit istismarcısı dediler. Kavgacı, hayvan, satır bıçakçı, Irkçı, kafatasçı dediler. Bu sözler yıllardır mal mülk, para pul şan şöhret, koltuk statü peşinde koşan 'İdris suretindeki iblislerin' ağızından duyulmuştur" diye konuştu. Bahçeli'nin bu sözleri üzerine salonda bulunanlar, hep bir ağızdan "Vur de vuralım. Öl de ölelim" sloganı attı.


"SİCİLİ KADAR KALBİ DE BOZUK OLANLAR"


Bahçeli, "Bunlar ki camiye gidince, el açan kiliseye gidince mum yakan riyakar ve iki yüzlü bedbahtlardır. Bunlar ki, müşrik görünümlü müşriklerdir. Hoşgörüye düşmanlık bunlardadır. Kardeşliğe tahammülsüzlük bunlardadır. Yalancılık, yolsuzluk bunların sıfatındadır. Lafta ileri demokrat, gerçekte ileri otokrat yüzeyde özgürlükçü altta baskıcı, dün milli görüşçü bugün ABD'ci, peşmergeci terörist bakıcısı olan bunlardır. Ülkeyi kamplara, milleti 36 etnik bölmeye ayıran, ayırmaya kalkışan, sicili kadar kalbi de bozuk olanlar bizimle ilgili ne yorum yaparsa yapsın herhangi bir kıymeti olmayacaktır" dedi.


"ESKİ BAKAN BİNALİ'NİN YÜZDE ALİ OLARAK İSİM DEĞİŞTİRMESİ"


Bahçeli, "Korku senaryoları üretmektedir. Nedense ayakkabı kutularına giren 4.5 milyon dolarla ilgili yorum yapmaktadır. Yandaş iş adamlarının millete küfürlerini eski bakan Binali'nin yüzde Ali olarak isim değiştirmesini, ihalelerden kesilen komisyonlardan, rüşvet havuzu oluşturmasını hiç hatırlamamaktadır. Başbakan boğazına kadar çamura batmıştır. Daha Bilal Erdoğan'ın, Yasin El Kadılarla, Usume kutuplarla ilgili çevirdiği dolaplar tüm sefahati ile ortaya çıkmamıştır. Milletin kesesine kene gibi yapışanların maskesi elbette düşecektir. Başbakan ve hükümeti rüşvet illetin tutulmuş, hırsızlığa gömüşmüş. Türk milletini soyup soğana çevirmiştir" diye konuştu.


"ÖNÜMÜZDEKİ 52 GÜNLÜK SÜRE HER TÜRLÜ TEHLİKEYE AÇIKTIR"


30 Mart yerel seçimlerinin sorunsuz geçmesi temennisinde bulunan Bahçeli, "Suyu yokuşa akıtma merakında olanlar kalabalıklaşmıştır. Türkiye'nin siyasi atmosferi pamuk ipliğine bağlıdır. 30 Mart'a yaklaştıkça provokasyonların, tahminleri dahi alt üst edecek vahim olayların yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır. Bir ayağı kıyıda, diğer ayağı çukurda olan Başbakan Erdoğan Türkiye'yi korku tüneline sokmuş, korkunç şüphelerin yörüngesine çekmiştir. Önümüzdeki 52 günlük süre her türlü tehlikeye açıktır. Ülke olarak böylesi dönemleri aynısıyla darbe dönemlerinin öncesi ve sonrasında yaşadık. Fark ediyoruz ki, 30 Mart'ı kana, kavgaya ve krize tahvil etmeye çalışan çevreler iktidarın kolaylaştırıcı ve teşvik edici tutumundan cesaret almaktadır" ifadelerine yer verdi.


"TÜRKİYE CADI KAZANINA DÖNMÜŞTÜR"


Gündemdeki olaylarla birlikte Türkiye'nin cadı kazanına döndüğünü ifade eden Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: "Devletin onuru çiğnenmiştir. Milletin saygınlığı ayağa düşürülmüştür. İçerideki sorunlara ilave olarak dış politika da çatır çatır göçmüştür. Artık ne bir komşumuzdan, ne de bölgede yan yana duracağımız bir ülkeden bahsetmek imkansızdır. Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız hasım ülkelerle çevrelenmiştir. Küresel mihrakların yarattığı AKP canavarı ne var ne yok kırmakta, bölmekte, çalmakta, dağıtmakta ve yutmaktadır. Ne yazık ki aziz vatanımızın bağrına zilletin pençesi geçmiştir. Ülkemiz kendine has cahiliye devrine kıvrılmıştır. İşbirliği ve diyalog rafa kaldırılmıştır. Demokrasi makaslanmış, özgürlük kalbinden vurulmuştur. Milli irade hırsızlığından şikayet eden ve bunu en büyük hırsızlık olarak tanımlayan Recep Tayyip Erdoğan milletimizin bam teline basmıştır. Başbakan Erdoğan'ın iktidarı; keyfidir, zorbadır, terbiye ve edep yoksunudur. Bu iktidar ki hırsızlığın kaptan köşkündedir. Bu iktidar ki rüşvetin ana karargâhıdır. Bu iktidar ki pisliklerin limanı, haramilerin sığınağıdır. Yolsuzluk sel olmuş, önüne kattığı her şeyi sürüklemeye başlamıştır."


"YOLSUZLUĞA KARIŞAN BAKANLARIN FEZLEKELERİ KİM VURDUYA GİTMİŞTİR"


Bazı bakanlar hakkında düzenlenen fezlekelerin TBMM'ye gelmemesini de eleştiren Bahçeli, "Adı yolsuzluğa karışan bakanların fezlekeleri kim vurduya gitmiştir. Başbakan rüşvetçileri yargıdan saklamakta, TBMM'nden gizlemektedir. Oluk oluk kir akmaktadır. Başbakan ve hükümeti ise paralel devlet izi sürmektedir. Kimdir bu paralel yapı? 17 Aralık'tan beri gündemde olan bu paralel sistem ve failleriyle ilgili ne yapılmıştır? Casuslar nerededir? Ajanlar, hainler, sözüm ona yolsuzluk ve rüşvet kılıfı altında milli değerlere, milli kurumlara, milli politikalara saldıranlar kimlerdir? Başbakan millilik adına ne bırakmıştır da, milli değerlere saldırı var diyerek avaz avaz bağırmaktadır? Başka ülkelerin, başka çevrelerin çıkarına yapılan darbenin uzantıları nerededir? Başbakan Erdoğan'a bakarsak küresel ölçekteki projeler hedef alınmaktadır. Bu mantığa göre, Kanal İstanbul projesi hedef yapılmaktadır. Marmaray ve hızlı tren projesi durdurulmak istenmektedir. Yılda 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanı projesi ve İstanbul Boğazı'na 3'ncü köprü işi engellenmek istenmektedir. Meğerse 'Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması'nı yürütenler bunları hazmedememiş" diye konuştu.


"AHI GİTMİŞ VAHI KALMIŞ BAŞBAKAN"


İktidara yönelik ağıır eleştirilerde bulunan Bahçeli "Ahı gitmiş vahı kalmış Başbakan Türk milletini kandırmak için akla hayale sığmayan korku senaryoları üretmektedir. Nedense ayakkabı kutularına giren 4,5 milyon dolarla ilgili yorum yapmamaktadır. Yandaş işadamlarının millete küfürlerini, eski bakan Binali'nin Yüzde Ali olarak isim değiştirmesini, ihalelerden kesilen komisyonlarla rüşvet havuzu oluşturulmasını hiç hatırlamamaktadır. Başbakan boğazına kadar çamura batmıştır. Daha Bilal Erdoğan'ın Yasin El Kadılarla, Usame Kutuplarla ilgili çevirdiği dolaplar tüm sefahatiyle ortaya çıkmamıştır. Milletin kesesine kene gibi yapışanların maskesi elbette düşecektir. Başbakan ve hükümeti rüşvet illetine tutulmuş, hırsızlığa gömülmüş, Türk milletini soyup soğana çevirmiştir. Türk milleti bu lekeli siyaset erbaplarını tanımalıdır" ifadelerine yer verdi.


EKMEK BEDİR'İN, SU HIDIR'IN, YİYİN KUDURUN, İÇİN KUDURUN


Bahçeli, "Türk milletini hırsızların elinden almalıyız. Hükümete sesleniyorum, Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun, için kudurun. Ama süreniz doluyor, hesap gününüz yaklaşıyor. Milletin kahrı sizleri bekliyor, Milliyetçi Hareket'in tokadı sizin için kalkıyor" dedi.


"İNTERNET PERDELENMİŞTİR"


İnternet düzenlemesini de eleştiren Bahçeli şöyle konuştu: "İnternet perdelenmiştir. İnternet zaptiyeleri, sanal medyayı susturmak ve kirli çamaşırların ifşa olmasını önlemek maksadıyla Meclis'i faşizan emellerine alet etmiştir. Türkiye demokrasinin imkanlarıyla iktidara gelip bindiği dalı kesen, hem suçlu hem de güçlü AKP markalı sivil cuntanın hakimiyetindedir. Tarih göstermiştir ki, en sağlam sütunlar üzerinde durduğu sanılan yönetimler, bir zaman sonra karton gibi yıkılmaya yüz tutmuştur. AKP'yi bekleyen mutlak son da budur. AKP iktidarı öyle çirkef, öyle çelişkili ve öyle riyakardır; deyim yerindeyse, akşam kafir diye öldürdüklerinin, sabah şehit diye namazını kılacak kadar utanmayı elden avuçtan çıkarmışlardır."


"FAS'TAN "ALO FATİH" DEMEK MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞI DEĞİL MİDİR?"


Bahçeli, "Başbakan için en önemli husus milli irade hırsızlığıdır. Başbakan diyor ki, milli iradeyi çalanlar her seferinde hazineyi boşaltmıştır. Yine diyor ki, milli irade hırsızları yetimin hakkına el uzatmış, Türkiye'yi yoksullaştırmıştır. Başbakan'ın hakkı vardır. Çoktan beri ilk defa doğru bir noktaya temas etmiştir. Aziz dava arkadaşlarım şimdi sizlere soruyorum ve yeri göğü inletecek cevabınızı duymak istiyorum: Fas'tan "Alo Fatih" demek milli irade hırsızlığı değil midir? (Evet) Bizim görüşlerimizin ekranlardan alt yazıyla geçmesine kırmızı görmüş boğa gibi saldırmak, haberlerimizi kaldırma emri vermek milli irade soygunu değil midir? (Evet) Anketlerdeki oylarımızı kasıtlı olarak düşük göstermek milli irade dolandırıcılığı, milli irade kalpazanlığı, milli iradeyi zimmete geçirme değil midir? (Evet)" diye konuştu.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.