MELİH GÖKÇEK'E MECLİS KÜRSÜSÜNDEN MASKELİ PROTESTO

Ankara'da aspes içerdiği ortaya çıkan Havagazı Fabrikası skandalı derinleşiyor. Başta Ankara vatandaşları olmak üzere Türkiye'nin tepkisini çeken skandal mecliste  eyleme konu oldu. 

Ankara'da aspes içerdiği ortaya çıkan Havagazı Fabrikası skandalı derinleşiyor. Başta Ankara vatandaşları olmak üzere Türkiye'nin tepkisini çeken skandal mecliste  eyleme konu oldu. 

MASKELİ EYLEM

CHP Milletvekili Murat Emir meclis kürsüsünde maskeli eylem yaptı. Twitter hesabından da Melih Gökçek'e seslenen Emir Oğlu osman'ı da alıp fabrikaya gitsin, bizde orada asbest bulunmadığından emin olalım dedi. Haberartı Türk'ten Alkım Ünsal Murat Emir ile meclisteki odasında görüştü.

TEHLİKENİN BOYUTU NEDİR ?

Sayın Emir, Ankara'nın merkezindeki eski Havagazı Fabrikası'nın söküm işlemlerinde ortaya çıkan asbest tehlikesini gündeme getiren ve kamuoyu oluşturan milletvekili olarak, konuya en hakim kişi sizsiniz. Bu açıdan tehlikenin boyutlarını Haber Artı Türk için kısaca özetleyebilir misiniz?

MURAT EMİR : Ankara'da çok önemli bir çevre faciasının önüne geçmeye çalıştık. Bu, sadece çevre faciası değil, asbesti soluyan insanlar açısından da son derece tehlikeli hastalıkların başlangıcı anlamına geliyor. Asbest son derece güçlü bir zehirdir, akciğer kanseri yapar, mezotelyoma yapar ve "asbestozis" dediğimiz akciğer hastalığını yapar ve bunların hepsi de ölümcüldür. 
Şimdi, "Sigara sağlığa zararlı." diyoruz. Evet, çok sigara içerseniz akciğerleriniz hastalanır ancak asbest bambaşka bir şey. Asbesti solursanız eninde sonunda akciğer kanseri olursunuz. Bu nedenle "asbest" duyduğunuz yerde hemen irkilmeniz gerekiyor. Havagazı fabrikası yapılırken, eski teknoloji olduğu için yalıtım malzemesi olarak asbest kullanılmış ve o 350 ton asbestin usule uygun olarak sökülmesi gerekiyor. 

SORU ÖNERGESİ VERDİK

Bu konunun üzerine gittik, bir soru önergesi verdik İçişleri Bakanlığına, Belediyeye sorduk. Burayı ne yapacaksınız, ne yapmayı planlıyorsunuz, bu asbesti ne yapacaksınız dedik. Belediye bize dedi ki... Bakınız, Belediyenin yazısını gösteriyorum size, diyor ki: "Bu tarih itibarıyla, eski hava gazı fabrikasının kalıntılarının yıkım işlemleri mahkeme kararıyla durdurulmuş olduğundan, belediyemizce herhangi bir söküm ve yıkım çalışması yapılmamakta olup mahkeme sürecinin sonucu beklenmektedir." Bize bu yanıtı verdikten iki gün sonra Sayın Melih Gökçek apar topar, orayı yıkmaması gerekiyorken hukuku çiğneyerek ve kendi yönetmeliklerimizi çiğneyerek -çünkü bizim, asbestin nasıl söküleceğini gösteren yönetmeliğimiz de var- onu da çiğneyerek, greyderle, dozerle, baltayla, balyozla oraya işçiler giriyorlar. Biz yerinde tespit ettik, gittik, gördük; hiçbir önlem alınmamıştı.

img-20170302-wa0004.jpg

ŞİMDİ NE OLACAK

-Sizin çabalarınızın da büyük etkisiyle yargı olaya el koydu, söküm işleminin yürütmesini durdurdu. Şimdine olacak?

MURAT EMİR: Şunların açığa kavuşturulması gerekiyor: Buradaki asbeste kim maruz kalıyor? İşçiler maruz kalıyorlar. Bunlar, beş ila on yıl içerisinde çok büyük bir ihtimalle akciğer kanseriyle yüz yüze gelecekler. Bununla da kalmayacak, etrafa ne kadar yayıldığını bilmiyoruz.  Gökçek'in çapraşık ifadeleri var. Bir ifadesinde "Biz orada asbestli bölüme henüz girmedik." diyor, bir ifadesinde de "Merak etmeyin, asbesti tekniğe uygun söküyoruz." diyor. Oysaki bunların hepsinin yanlış, saptırmaca olduğu ortada.

 MİMAR ODASI ÖLÇÜMÜ  

Bunun ötesinde, buradaki asbest ne yapılıyor belli değil. Onun da yönetmeliğe uygun giderilmesi gerekiyor. Bunun ötesinde, orada düzenli olarak ölçüm alınmış olması gerekiyor. Şimdi, Mimarlar Odası oradan ölçüm aldırdı ve tehlikeli oranda asbest olduğu ortaya kondu. Orada gözümüzle gördüğümüz bir vakıa var, 350 ton asbest hiçbir kurala uyulmaksızın sökülüyor. 

ASBEST YOK DİYOR AMA

Dolayısıyla, atmosfere yayıldığını kabul etmek zorundayız. Eğer Melih Gökçek, bizi asbest olmadığına dönük ikna etmek istiyorsa, oradan akredite laboratuvarlar eliyle alınmış ölçümleri göstermek zorunda, bizi bu konuda tatmin etmek zorunda. 

Şimdi de diyor ki: "Merak etmeyin, orada asbest yok." diyor, bizim de inanmamızı istiyor. Eğer öyleyse kendisi gitsin, kendisi yaşlıdır çünkü... Allah ömür versin ama ne zaman öleceğimizi kimse bilmiyor, oğlu Osman'ı da alsın, gitsin orada bir saat beklesin, biz de orada asbest olmadığına ikna olalım.

İzlenme: 1808

VİDEOYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Benzer Videolar