"İlk Çeyrekte Gözlenen Toparlanma Yurt İçi Talep Kaynaklı Oldu"

"İlk Çeyrekte Gözlenen Toparlanma Yurt İçi Talep Kaynaklı Oldu"

Merkez Bankası PPK toplantısı özetinde ilk çeyrekte gözlenen toparlanmanın, başta kamu kesiminin destekleyici duruşu olmak üzere, yurt içi talep kaynaklı...

A+A-

Merkez Bankası PPK toplantısı özetinde ilk çeyrekte gözlenen toparlanmanın, başta kamu kesiminin destekleyici duruşu olmak üzere, yurt içi talep kaynaklı olduğunu belirtilirken net ihracatın dönemlik büyümeye katkı vermediği, yıllık büyümeye güçlü katkısını sürdürdüğü kaydedildi. Ayrıca enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam edileceği mesajı verildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini paylaştı. Özette, ilk çeyrekte gözlenen toparlanmanın, başta kamu kesiminin destekleyici duruşu olmak üzere, yurt içi talep kaynaklı olduğunu belirtilirken net ihracatın dönemlik büyümeye katkı vermediği, yıllık büyümeye güçlü katkısını sürdürdüğü kaydedildi.

ENFLASYON GELİŞMELERİ

Özette enflasyon gelişmelerine ilişkin şu ifadeler yer aldı: "Tüketici fiyatları Mayıs ayında yüzde 0,95 oranında artmış ve yıllık enflasyon 0,79 puan düşüşle yüzde 18,71'e geriledi. Bu dönemde yıllık enflasyon hizmet grubunda yatay seyrederken; gıda, enerji ve temel mal gruplarında düşüş gösterdi. Gıda yıllık enflasyonu taze meyve ve sebze fiyatları öncülüğünde geriledi. Enerji grubunda ılımlı bir aylık artış görülürken, yıllık enflasyon baz etkisiyle düşüş gösterdi. Temel mal enflasyonundaki yavaşlama ise alt gruplar itibarıyla sürdü. Çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonundaki yavaşlamanın devam etmesine karşın, ana eğilimde bir miktar yükseliş gerçekleşti.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu taze sebze ve meyve fiyatlarına bağlı olarak yüzde 45,69'dan yüzde 35,33'e geriledi. İşlenmiş gıda grubunda ise birikimli maliyet artışlarının fiyatlara yansımasına bağlı olarak yüksek bir aylık fiyat artışı gözlendi.

Enerji grubu fiyatları Mayıs ayında yüzde 0,25 artarken, şebeke suyu ücretlerindeki düşüş fiyat artışının ılımlı gerçekleşmesinde belirleyici oldu. Türk lirasında son dönemde gözlenen değer kaybının akaryakıt fiyatlarına olan yansıması eşel mobil uygulamasına bağlı olarak sınırlı gerçekleşti.

Mayıs ayında temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,86 puan gerileyerek yüzde 16,59 olmuş, bu gerilemeye tüm alt gruplar destek verdi. Nisan ayında mevsimsel ortalamaların altında kalan giyim grubu fiyat artışı, daha sınırlı olmakla birlikte, Mayıs ayında da benzer bir eğilim gösterdi. Döviz kurunda son dönemde gözlenen artışın enflasyonist etkilerine karşın, iç talepteki zayıf seyrin temel mal grubu enflasyonunun yavaşlamasına katkı sunduğu değerlendirildi.

Hizmet grubu yıllık enflasyonu Mayıs ayında yüzde 15,15 ile yatay seyretmiş, grup ana eğilimi ise yükseliş gösterdi. İç talepteki zayıf seyrin hizmet enflasyonu üzerindeki düşürücü etkisinin, bazı kalemlerdeki birikimli maliyet artışının yanı sıra, geçmiş enflasyona endeksleme ve yüksek enflasyon beklentilerine bağlı olarak sınırlandığı değerlendirildi.

ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR

MB'den paylaşılan özette enflasyonu etkileyen unsurlara ilişkin şu ifadeler yer aldı: "Gayri safi yurt içi hâsıla 2019 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 2,6 oranında gerilerken, dönemlik yüzde 1,3 oranında arttı. İlk çeyrekte gözlenen toparlanma, başta kamu kesiminin destekleyici duruşu olmak üzere, yurt içi talep kaynaklı oldu. Net ihracat dönemlik büyümeye katkı vermezken, yıllık büyümeye güçlü katkısını sürdürdü.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme sürecinin devam ettiğini göstermekte. Finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemekte. Kamunun harcamalar kanalıyla verdiği desteğin ve kredi ivmesinin yılın ilk 2 çeyreğine göre zayıflamasının yanında yakın zamanda artan finansal oynaklık ve risk primi yurt içi talebi sınırlıyor. Böylelikle, iç talep gelişmeleri enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ediyor.

Son dönemde başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere küresel büyüme görünümüne ilişkin kısmi yavaşlama sinyallerine rağmen dış talep nispeten gücünü koruyor. Yurt içi talepteki yavaşlamaya bağlı olarak firmaların dış piyasalara yönelme eğilimi ve pazar çeşitlendirme esnekliği mal ihracatını desteklemekte; gecikmeli döviz kuru etkileri, krediler ve iktisadi faaliyetteki yavaş seyir ithalat talebini sınırlamakta; turizmdeki güçlü seyirle birlikte dış dengedeki iyileşme hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu doğrultuda net ihracatın yıllık büyümeye güçlü katkısının ve cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi bekleniyor.

İşgücü piyasası verileri, iktisadi faaliyetteki yavaş seyri teyit ediyor. 2019 yılının Şubat dönemi verilerine göre bir önceki döneme kıyasla hizmet istihdamında artış görülürken, sanayi ve inşaat sektörlerindeki istihdam kayıpları devam etmiş ve işsizlik oranları yükselişini sürdürdü.

PARA POLİTİKASI VE RİSKLER

Özette para politikası ve risklere yönelik şöyle değerlendirmeler bulundu: "Küresel iktisadi faaliyette gözlenen ivme kaybı hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarındaki yavaşlamanın belirginleşmesiyle devam ediyor. ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret gerilimi, gelişmiş ülkelerin büyüme oranlarındaki yavaşlamanın beklenenden daha fazla olması ve bazı gelişmekte olan ülkelerin finansal piyasalarında gözlenen dalgalanmalar gibi nedenlerle küresel ekonomi politikalarında belirsizliğin yüksek seyretmesi küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

Küresel enflasyon oranları, ham petrol fiyatlarında Nisan-Mayıs döneminin büyük kısmında gözlenen yatay seyrin de katkısıyla ılımlı seviyelerini korumuştur. Ham petrol fiyatlarının Mayıs ayının üçüncü haftasından sonra küresel ticaret gerilimleri ve büyümeye dair endişelere bağlı olarak belirgin şekilde gerilemesine karşın, önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarında, talep görünümü ve jeopolitik risklere bağlı olarak, yüksek oynaklık gözlenmesi muhtemel görülmektedir.

Gelişmiş ülkelerde para politikası görünümü bir önceki PPK dönemine göre gevşemiştir. Ancak, küresel ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin ve finansal piyasalardaki oynaklığın yüksek olması nedeniyle, önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları dalgalı bir seyir izleyebilecektir. Bunun yanında, süregelen jeopolitik sorunlar ve ülkelere özgü kırılganlıkların da gelişmekte olan ülkeler grubuna yönelen portföy akımları üzerinde etkili olacağı değerlendirildi. 13. İç talep gelişmeleri ve parasal sıkılaştırmanın etkileri enflasyondaki düşüşü desteklemektedir. Bununla birlikte Kurul, fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlamak ve enflasyonun düşüş sürecini hızlandırmak amacıyla sıkı parasal duruşun korunmasına karar vererek politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutmuştur.

Kurul, jeopolitik faktörlere bağlı belirsizliklerin azalması durumunda ve sıkı para politikası duruşu ile enflasyon odaklı makro politika bileşimi neticesinde ülke risk priminin gerilemeye devam edeceği ve bu durumun ekonomideki toparlanma sürecini destekleyeceği değerlendirmesini koruyor.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir.

Para politikası duruşu oluşturulurken, maliye politikasına dair esas alınan görünüm fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye odaklı, para politikasıyla eşgüdüm arz eden bir politika duruşu içermektedir. Bu doğrultuda, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirleneceği varsayılmıştır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.

Para politikası ve maliye politikası arasında kuvvetlendirilen eşgüdümün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüştürülmesi yönünde yürütülmekte olan ortak çabaların fiyat istikrarını sağlamaya katkıda bulunması beklenmektedir. Bunun yanı sıra, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam edilmesi fiyat istikrarına ve dolayısıyla toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır."