"66 Binamız Heyelan Riski Altında"

"66 Binamız Heyelan Riski Altında"

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre 319 az hasarlı binamız, 45 ağır hasarlı binamız, 85 yıkık ve 26'da...

A+A-

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre 319 az hasarlı binamız, 45 ağır hasarlı binamız, 85 yıkık ve 26'da istinat duvarı olmak üzere toplamda 475 binamız ve yapımız bu selden etkilenmiş durumda. Yine 66 binamız da heyelan riski altında" dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı, Düzce'nin Akçakoca ve Cumayeri ilçelerinde yaşanan sel afetinin ardından incelemelerde bulunmak üzere bölgeye geldi. Bakan Kurum, sel sonucu yaşanan hasar hakkında bilgi verdi. Kurum, "Geçtiğimiz hafta Düzce ilimizde meydana gelen sel sebebiyle, Düzce ve tüm Türkiyemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu selde saatte 160 kilogram yağış düştü, yağış sebebiyle de derelerimiz taşması yine dere güzergahları üzerinde bulunan yapıların sel ile birlikte yıkılması, hasar görmesi ve yine bu bölgede hayvancılık ile ilgili tesislerimizin zarar görmesi, 7 vatandaşımızın sel sularında kaybolması selin etkilerinin ne kadar sert olduğunu ülkemize bir kez daha gösterdi. 7 vatandaşımızdan, 5'inin cansız bedenlerine ulaşıldı. 2'si için halen arama faaliyetlerine devam ediliyor. İnşallah o 2 kardeşimize de en yakın zamana ulaşacağız" dedi.

Çalışmaların hızla sürdüğünü belirten Bakan Kurum, "İlk günden itibaren valiliğimiz koordinasyonunda gerek Düzce Belediyemiz gerek ilçe belediyelerimiz, AFAD, İç İşleri Bakanlığımız, Kızılayımız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ilgili birimleri koordinasyon halinde çalışmaları yürüttüler. Bu noktada vatandaşımızın yaralarının sarılması amacıyla da hızlı bir şekilde buradaki süreç valiliğimiz koordinasyonunda yürütüldü. Tabi bu noktada iklim değişikliğiyle ilgili mücadele biliyorsunuz ülkemizin en önemli gündem maddesi, 12 Temmuz'da Trabzon'umuzda, Doğu Karadeniz'de iklim değişikliğine ilişkin eylem ve eylem planlarımızı açıklamıştık. Bu çerçevede yapılması gereken işleri valilik kanalıyla belediyelerimize gönderdik, bu çerçevede çalışmalarımızı 6 ilimizde başlatmıştık. Ve o 6 ilde ilk yapılan tespitlerde de dere güzergahları üzerinde yaklaşık 5 bin yapının, konutun taşınma sürecini de toplu konut idaresi başkanlığına verdiğimiz talimat çerçevesinde yürütüyoruz. Diğer taraftan Karadeniz'in diğer bir bölgesi olan Batı Karadeniz bölgemizde de Düzce, Zonguldak, Sakarya, Sinop'ta iklim değişikliğinin ikinci etabı olan bu mücadeleyi sürdürmek amacıyla yeniden tespitlerimize başladık. Bu illerimizde de tespitlerimizi yaparak iklim değişikliği ile ilgili mücadele noktasında yapılan yapılması gereken her türlü adımı kararlı bir şekilde atacağımızı buradan yinelemek isterim. Bu noktada öncelikli olarak dere güzergahı üzerinde sel ve taşkın riski taşıyan binaların taşınması öncelikli olmak üzere bunun dışında bu bölgede ki menfez, yol, altyapı, kanalizasyon işlerinde yine iklim değişikliğinden en az etkilenecek şekilde yenilenme sürecini biliyorsunuz 14 tane eylemlerimiz vardı. O eylemlerimizi de yine Batı Karadeniz bölgesinde uygulamak üzere valiliklerimiz kanalıyla bu çalışmalarımıza da başlamış olduk" diye konuştu.

3 İLÇE 45 KÖYDE HASAR TESPİT ÇALIŞMASI YAPILDI

3 ilçede toplam 45 köyde hasar tespit çalışmasının yapıldığını ifade eden Kurum, "Burada hasar tespit çalışmalarında ilk çalışmalar neticesinde sona gelindi. Yapılan hasar tespit çalışmalarımız Akçakoca ve Cumayeri ilçelerimizde toplamda 40 köy ve 5 tane de diğer köylerimiz olmak üzere 3 ilçe 45 köyde hasar tespit çalışması yapıldı. Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre 319 az hasarlı binamız, 45 ağır hasarlı binamız, 85 yıkık ve 26'da istinat duvarı olmak üzere toplamda 475 binamız ve yapımız bu selden etkilenmiş durumda. Yine 66 tane binamız da heyelan riski altında. Heyelan riski altında bulunan bu binalarımızın da boşaltılma sürecini valilik kanalıyla vatandaşlarımız ile el birliği içerisinde yapmak sureti ile vatandaşlarımızı da bu binalardan taşıyacağız. Tespit çalışmalarımızın bitmesinin ardından inşallah hızlı bir şekilde bu süreci bitirmiş olacağız. Bugün yapmış olduğumuz koordinasyon toplantımızda belediyelerimizin ihtiyacı olan tüm maddi ve teknik desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Yine özel idaremiz kanalıyla şehir, ilçe ve köylerimizdeki afet gören tüm yolların, içme sularının, kanalizasyonun yapımı için hem maddi hem hibe desteği valiliğimize verilmiştir, araç desteği de keza verilmiştir. Özel İdaremiz de en geç Cuma gününe kadar bölgedeki bütün köylerimizin su problemini çözmek suretiyle vatandaşımızın o yaşam kalitesini eski seviyeye çıkarmak amacıyla hızlı bir şekilde çalışmaya başlıyorlar. Bu noktada gerçekten Akçakoca ilçesinde de incelemelerde bulunduk, şimdi Uğurlu köyündeyiz. Bu köyle birlikte de yapacağımız, Esmahanım köyüne de gideceğiz yerinde tespit çalışmalarımızı yapacağız. Afetten etkilenen vatandaşlarımıza devletimizin elini en kısa zamanda inşallah uzatmış olacağız. Bu nokta da çalışmalarımızı hızlı, sür'atli bir şekilde yapıyoruz" şeklinde konuştu.

DENİZ VE SAHİL TEMİZLİĞİ DEVAM EDİYOR

Sel sebebiyle kirlenen deniz ve sahilde de çalışmaların sürdüğünü söyleyen Bakan Kurum, Diğer taraftan Akçakoca'da denize sel sebebiyle birçok sandalye, ağaç, masa, eşya, araba gibi birçok materyalin akıntı sebebiyle denize geldiğini gördük. Yine deniz temizliği kapsamında da hem sahil temizliğini hem de deniz temizliğini bakanlığımız bünyesinde hem valiliğimiz kanalıyla hem de bakanlığımız eliyle bu temizliği de yapacağımızı belirtmek isterim. Tekrar tüm Düzcemize, Akçakocamıza ve diğer ilçeler ile köylerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. En kısa zamanda da burada devletimiz selin, afetin açtığı yaraları en kısa sürede kapatacaktır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın talimatı çerçevesinde tüm birimlerimiz olarak sahada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.

EN KISA SÜREDE VATANDAŞLARIMIZIN YARALARINI, DEVLETİMİZ SARACAKTIR

Devletin bölgeyi afet bölgesi ilan edip etmeyeceği sorusu ve gazetecilerin diğer sorularımı yanıtlayan Bakan, "Afet bölgesine ilişkin talep, valiliğimiz kanalıyla gönderildi. Afet işleri başkanlığımız bu süreci çalışıyorlar. Afet bölgesi, ilan edilsin, edilmesin burada ki enkaz devletimiz tarafından en kısa sürede kaldırılacaktır. Diğer taraftan burada maddi zarar gören vatandaşlarımıza da valiliğimiz, kaymakamlık kanalıyla da yapılması gereken her türlü destek yapılacaktır. Bilhassa derelerimizde aşırı miktarda su var. Ancak tüm Türkiye'den iş makinesi noktasında hem belediyelerimiz, hem valiliklerimiz kanalıyla buraya gerekli iş makinesi ve ekipman takviyesi yapılmış durumda. Bu noktada valiliğimizin bizden herhangi bir talebi yok aksine burada ki makineler artık değişmeli bir şekilde öbür belediyelerimizin de gönderdiği makineleri değişimli bir şekilde kullanıyoruz. Ve acil dediğimiz o selde bize gerçekten büyük enkazlar oluşturan derelerde rüsubat çalışmaları sürüyor. Biz bakanlık olarak iklim değişikliği ile ilgili mücadele noktasında hem kemdi hem de diğer bakanlıkları ilgilendiren eylem planlarımızı açıkladık. Bu konuların bazıları bizim bakanlığımızda diğerleri de ilgili bakanlıklar bünyesinde yürütülüyor. Bu noktada dere ıslahı geç kalabilir ancak derenin ıslahı sebebiyle vatandaşlarımızın zarar görmemesi gerekir dolayısıyla buna ilişkin belediye başkanlarımıza bugün ki talimatımız ve bundan önce ki söylemimiz şudur; dere ıslahı yapılsın, yapılmasın derenin genişlemesi, kesitinin artırılması, derinliğinin artırılması gerekiyorsa iş makineleriyle en azından geçici de olsa bu süreci biz belediyelerimiz, valiliğimiz eliyle yapacağız. Akabinde de ilgili bakanlıklarımız yapılması gereken ıslah çalışmalarını, süreçte planlayarak yapacaklardır. İklim değişikliğiyle ilgili mücadele, top yekun bir mücadeledir, hep birlikte yapacağız. Bu noktada da kararlıyız. Batı Karadeniz'de saydığım illerimizde de tespit çalışmalarımız başlamıştır. Bu çalışmalar neticesinde dere güzergahı üzerinde vatandaşımızın can ve mal güvenliği riski taşıyan tüm binaları boşaltmak sureti ile onlara da bina yardımı ve taşınma yardımı vermek sureti ile bir yerde misafir edeceğiz, onlara yeni sağlam güvenli konutları inşa ettikten sonra yeni konutlarına taşıyor olacağız. Allah bir daha bize böyle acılar yaşatmasın. Biz deprem, heyelan, su basma riski taşıyan binalara ilişkin vatandaşımızın, can güvenliği riski taşıdığı yerlerde bakanlıkça belirlenen alanlarda kentsel dönüşüm uygulamanın önünü açabilen bir düzenleme yaptık. Bu çerçevede de iklim değişiklikleriyle ilgili mücadeleyi valiliklerimiz, belediye başkanlarımız kanalıyla yürüteceğiz. Tespitleri yaptıktan sonra bu binaların yıkımını gerçekleştireceğiz, yeni bina yapılmaması noktasında da plansız alanlar buralar; köyler plansız alanlar imar yönetmeliği çerçevesinde yapılıyor, burada da özel idaremizden, muhtarlığımızdan izni olmayan ve bu riski taşıyan yapıların tespiti ve yıkımı kararlı bir şekilde yürütülecek. Herhangi bir salgın riskinden arkadaşlarımız bize bahsetmediler. Bunlarla ilgili her türlü tedbiri gerekli birimlerimiz aldı. En kısa sürede vatandaşlarımızın yaralarını, devletimiz saracaktır"