Yatırımcılardan  AYSAL - POLAT a ORTAK DAVA

Yatırımcılardan AYSAL - POLAT a ORTAK DAVA

Galatasaray Başkanlarının başı dertten kurtulmuyor. Son iki Başkana küçük yatırımcılardan yeni dava açıldı

Galatasaraylı Küçük Yatırımcılar 2010 yılında başlayan şirket birleşmeleri - hisse satışı - sermaye artırımı gibi usulsüz işlemler dolayısıyla Sermaye Piyasası Kurulu'nun kendilerine verdiği hak dolayısıyla dava açmaya devam ediyorlar.

Yeni Dava, Önceki ve Yeni Başkanın, Basın yoluyla yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek, açıklanması gereken bilgileri gereği gibi yada hiç açıklamayarak, küçük yatırımcıların yatırım kararlarını manipüle ettikleri, gizli bir master planı dahilinde batık şirketle birleşme ve hakim ortağa haksız bir şekilde kaynak aktarma suretiyle şirketi teknik iflasa soktukları ve bu teknik iflası gerekçe göstererek dünyada eşi benzeri görülmemiş oranla bedelli sermaye artırım kararı aldıkları ve Borçlar Kanunu na göre yatırımcıları aldatarak zarara sebep oldukları belirtilerek, GS Başkanlarından zararlarını ve zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili ni içeriyor.

 

Dava Dilekçesinin tam metni  Aşağıda sunulmaktadır 

 

DAVACI : Mahmut YILDIRIM 

DAVALI : 1- Ünal AYSAL  2-Adnan POLAT 


DAVA KONUSU : Basın yoluyla yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek, açıklanması gereken bilgileri gereği gibi yada hiç açıklamayarak, müvekkilin yatırım kararlarını manipüle eden, gizli bir master planı dahilinde batık şirketle birleşme ve hakim ortağa haksız birşekilde kaynak aktarma suretiyle şirketi teknik iflasa sokan ve bu teknik iflası gerekçe göstererek dünyada eşi benzeri görülmemiş oranla bedelli sermaye artırımı kararı alan ve sonuç itibariyle 6098 sayılı Borçlar Kanunu Md. 36 ifadesiyle aldatarak zarara sebep olan davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere, zararın belirsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK. md. 107 gereğince toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye hesaplatılarak harcı tamamlandıktan sonra zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili talebidir. 

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil Mahmut Yıldırım, ilk olarak 05.01.2012 tarihi olmak üzere müteakiben ilk bedelli sermaye artırım kararına kadar geçen süre içerisinde muhtelif tarihlerde DAVALILARDAN ÜNAL AYSAL’IN SON DÖNEM VE DAVALILARDAN ADNAN POLAT’IN ESKİ DÖNEM YETKİLİSİ OLDUĞU ŞİRKET OLAN GALATASARAY SPORTİF VESINAİ TİCARİ YATIRIMLAR A.Ş.’DEN HİSSE SATIN ALMIŞTIR. Ancak davalılar,sermaye artırımı ve manipülasyon yoluyla müvekkili aldatarak zararına sebep olmuştur. Şöyle ki; 


DAVALILAR, GEREK MÜVEKKİLİN HİSSE ALIM TARİHLERİ VE GEREKSE SONRAKİ DÖNEMLERİNDE DEFALARCA MÜVEKKİLİN HİSSE ALIM SATIMINI ETKİLEYECEK MANİPÜLATİF EYLEMLERDE BULUNMUŞTUR.

 

  1. Belirtmek gerekir ki davalılar, manipülatif eylemleri genel olarak aktif/eylemsel olmakla birlikte, aynı zamanda kasıtlı olarak sessiz kalarak da gerçekleştirmiştir. Nitekim davalıların uymakla yükümlü olduğu Sermaye Piyasası Kurulu’nun 06 Şubat 2009 tarihli 27133 sayılı Seri:VIII, No:54 sayılı Tebliğin “Haber ve söylentilerin doğrulanması” başlıklı 18. maddesinde:




Ortaklıklar hakkında yatırımcıların yatırım kararlarını veya Sermaye Piyasası araçlarının fiyatlarını etkileyebilecek öneme sahip, basın-yayın organları veya kamuoyunda çıkan, ortaklığı temsile yetkili olmayan kişilerce ve daha önce kamuyu aydınlatma dökümanları vasıtasıyla kamuya duyurulmuş bilgilerden farklı içerikteki haber veya söylentilerin varlığı halinde, bunların yeterli olup olmadığı konusunda Seri:VIII, No:54 sayılı Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde ortaklıklarca bir açıklama yapılması zorunludur. Söz konusu açıklama yükümlülüğü kurul veya ilgili borsa tarafından herhangi bir uyarı, bildirim veya talep beklenmeksizin ortaklıklarca yerine getirilir.” denmektedir. (Ek-1)


Dolayısıyla anılan tebliğ gereğince davalılar hakkında, yatırımcıların yatırım kararlarını veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını etkileyebilecek öneme sahip, basın-yayın organları veya kamuoyunda çıkan haberler yanıltıcı veya yeterli olup olmadığı konusunda, davalılar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığı takdirde, bu habere güvenerek işlemde bulunan yatırımcıların zarar görmesi halinde davalılar sorumlu olacaktır. Yine aynı şekilde davalılar tarafından gerçekten yapılmış veya davalılara ait olmamasına rağmen onlar tarafından yapılmış gibi basın-yayın organları veya kamuoyunda açıklanan veya gösterilen beyanların doğru veya yeterli olmadığına yönelik düzeltme yapılmadığı takdirde bu haberlere güvenerek işlemde bulunan yatırımcıların zarar görmesi halinde davalılar yine sorumlu olacaktır.


Somut olayımızda davalılardan Ünal Aysal’ın yetkilisi/yönetim kurulu başkanı olduğu Galatasaray Sportif Sınai ve TicariYatırımlar A.Ş. ilk sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararını 13.02.2012 tarihinde almış ve anılan kararı KAP(Kamuyu Aydınlatma Platformu)’nda yayınlamıştır. Söz konusu karara göre “Şirket’in ödenmiş esas sermayesi olan 2.788.084,38 TL’nın 276.020.353,62 TL artırılarak 278.808.438,00 TL’na çıkarılmasına, sermaye artışının nakti olarak (A) ve (B) grubu hisse malikleri tarafından karşılanmasına”karar verilmiştir.(Ek-2) Müteakiben 02.02.2012 tarihinde alınan Yönetim Kurulu kararıyla “Şirket esas sözleşmemizin 7. maddesinde 600.000.000 TL olarak belirlenenkayıtlı sermaye tavanı içirisinde, 2.788.084,38 TL olançıkarılmış sermayemizin; tamamı nakden karşılamak suretiyle(% 400 bedelli) 13.940.421,90 TL’ ye çıkarılmasına, mevcut ortakların rüçhan haklarının nominal değeri 1 TL olan hisse için 25 TL karşılığında pirimli olarak kullandırılmasına” karar verilmiştir.(Ek-3) 


Bu sermaye artışıyla müvekkil, elindeki hisse senetlerini kaybetmemek için rüçhan hakkını kullanmak zorunda bırakılmış,1 TL nominal değerli 1 hisse için 100 (4 x 25) TL ödemek zorunda kalmıştır. Yeterince nakdi olmayan küçük yatırımcı müvekkil,hisselerin değerinde ilk aldığı tarihten bu yana sürekli düşüş olmasına rağmen zarara katlanarak sermaye artırımına katılabilmek için elindeki hisselerin bir kısmını satmak mecburiyetinde kalmıştır. Mevcut hisselerin değeri ciddi boyutlarda düştüğü gibi cebinden de yüksek miktarda para çıkarmıştır. 


Müvekkil, sermaye artırımı kararının alındığı dönemde şirketin yetkilisi olan Ünal Aysal’ın ulusal televizyon kanalı olan Bloomberg HT ve aynı kanalın basılı yayın organı olan Habertürk adlı gazetenin sitesinde yer alan açıklamalarına güvenerek elindeki hisseleri satmamış, tam aksine Ünal Aysal’ın açıklamalarına güvendiğinden ayrıca hisse bile satın almıştır.08.03.2012 tarihinde “http://ekonomi.haberturk.com/para/ha...asladi”adresli sitede yer alan açıklamaya göre;


AYSAL: KÜÇÜK YATIRIMCIYI DAHA ÇOK KORUYACAĞIZ
BloombergHT'ye değerlendirmelerde bulunan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal,bedelli sermaye artırımında eski orandan vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Aysal, bedelli sermaye artırımında küçük yatırımcıyı daha fazla koruyacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını kaydetti.” (Ek-4)
BU AÇIKLAMAYLA ÜNAL AYSAL,MÜVEKKİLİN YAŞADIĞI PANİĞİ ORTADAN KALDIRMIŞ, AYRICA GÜVEN TELKİN EDEREK BİR KÜÇÜK YATIRIMCI OLAN MÜVEKKİLİN HİSSEYİ ELİNDEN ÇIKARMAMASI YÖNÜNDE BİR İRADE OLUŞTURMUŞTUR. KÜÇÜK YATIRIMCIYI DAHA ÇOK KORUYACAĞIZ YÖNÜNDEKİ AÇIKLAMAYLA MÜVEKKİL, ŞİRKETİN KENDİSİ GİBİ KÜÇÜK YATIRIMCI OLAN ORTAKLARIN KORUNACAK OLMASI NEDENİYLE ŞİRKETE OLAN GÜVENİ ARTMIŞ VE BU ŞİRKETE YATIRIM YAPMAYA DA DEVAM ETMİŞTİR.

  1. Kaldı ki şirket, henüz müvekkilin hisseleri almasından birkaç ay önce 09.07.2011 tarihinde şirketin hakim ortağı olan kulübün genel kurul toplantısında hisse senedi reposu yapılması, % 49 orana kadar hisse senedi satışı ve Riva arazisinin satışı konusu hakkında yetki almıştır. Mütakiben Ünal Aysal, kamuoyuna yaptığı açıklamada Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş. hisseleriyle ilgili talep ettikleri yetkinin satış anlamına gelmediğini;




''Talebimiz, hisselerin bankalara rehini veya hisse senedi reposu. Bu kesinlikle satış değil. Bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satıyoruz ve vade sonunda geri alıyoruz şeklindedir. Teknik olarak bir alış-satışmuamelesi yapılıyor. Bununla ilgili çalışmalarımız sonuçlandı ve yetki alımı için bekletilmektedir. Yine belli bir miktar hisse senedinin piyasaya satımı ile borçların ödenmesi planı var ve nakit durumu düzelince yine bu hisseler piyasadan toparlanabilir. Ancak biz hisse satışını katiyetle önermiyoruz. Sadece repo işlemini planlıyoruz.” 

(Borçlar yeniden yapılandırılacak - Sabah Spor - 09 Temmuz 2011
 

''Riva arazisi için alınan ruhsatın geçerlilik süresi 22 Şubat 2012 tarihinde bitmektedir. Bu konu son derece öncelikli bir duruma gelmiştir. Hedefimiz, bir önceki tekliften daha iyi şartlarla, kar paylaşımı şartlarıyla, 250 milyon doların altında kalmayacak şekilde teklifler almak ve ruhsat tarihi geçmeden değerlendirmek. BUGÜN RİVA ARAZİSİ DEĞER OLARAK DORUK NOKTASINA GELMİŞTİR.Kulübümün aktiflerine yeni değer ekleme sözünüde veriyorum'' demiştir.


(Borçlar yeniden yapılandırılacak - Sabah Spor - 09 Temmuz 2011 


Görüleceği üzere Ünal Aysal hiç bir şekilde hisse senedi satışı yapmayacağını, bedelli sermaye artırımına gerek olmadığını, yanlızca bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satacağınıve vade sonunda geri alacağını, şirketin içinde bulunduğu mali bunalımdan kurtulmak için Riva arazisini satacağını, zira arazinin değerinin doruk noktasında olduğunu beyan etmiştir. Nitekim müvekkil bu beyanlara güvenerek şirketin öz kaynaklarını değerlendirmek suretiyle mali olarak güçleneceğini düşünerek şirkete yatırım yapmıştır.

Ancak müvekkilin şirkete yaptığı yatırımlardan sonra, şirketin hakim ortağı olan kulübün arazisi hiçbir şekilde satılmadığı gibi, şirketin içinde bulunduğu mali bunalım gerekçe gösterilerek bedelli sermaye artırımına gidilmiştir. Şirketin yetkilisi Ünal Aysal, işbu safahate kadar açıkladığımız üzere sürekli sağ gösterip sol vurmuş, müvekkili tam da istediği gibi manipüle etmiştir.


Yukarıda açıkladığımız üzere bedelli sermaye artırımı kararı sonrasında, panik yaşayan küçük yatırımcıları sakinleştirmek ve onları kaçırmamak amacıyla bu defa şirket yetkilisi Ünal Aysal, küçük yatırımcıları koruyacağını beyan ederek panik havasını ortadan kaldırmışsa da, yine herkesi yanıltmış ve küçük yatırımcıları koruyacak hiç bir formül ya da mağduriyeti ortadan kaldıracak veya azaltacak hiçbir eylemde bulunulmaksızın, son dakikaya kadar küçük yatırımcıların beklentilerini diri tutmuş ve müteakiben bu manipülasyon sonucunda kendilerinden katlanmaları beklenmeyecek zararlara maruz bırakılan küçük yatırımcıların cepleri boşaltılmıştır. 


Şirket yetkilisi Ünal Aysal, tüm bu süreçte yalan, yanlış, yanıltıcı, mesnetsiz bilgi vermiş ve haber yaymış ve böylece de müvekkili aldatmıştır.

  1. Şirket yetkilisinin taahhüdü olan ve kamuoyuna yansıyan “küçük yatırımcıları koruma” vaadine ilişkin olarak pekala, bedelli sermaye artırımına katılamayacak hissedarlar için pay alım teklifinde bulunabilecekken ve bulunması gerekirken bu yönde herhangi bir tasarrufta bulunmayarak kanuna ve ahlaka aykırı davranmıştır.




Şirketin bu yönde tasarrufta bulunma zorunluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ‘eşit işlem başlıklı’ 357. maddesinde ifade bulan; 


Paysahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.”


ve 4721sayılı Türk Medeni Kanununun ‘dürüst davranma başlıklı’ikinci maddesinde yer alan;


Herkes,haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüyekullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”


şeklindeki hükümlerin bir sonucudur. Şirket yetkilisinin beyanları, anılan bu iki maddenin zorunlu bir sonucu olmasına rağmen, kanunun bu emredici yükümleri doğrultusunda tek bir tasarrufta bulunulmamıştır. Aksine şirket yetkilisinin beyanları müvekkil üzerinde sürekli manipülatif etki yaratmış, hisse senedi alım satım kararında temel rol oynamış ve böylece müvekkilin dolandırıldığı anolan bedelli sermaye artırım kararının icrasına kadar müvekkilin hisse senetlerini satışını engellemiştir. İlk hisse alım tarihi olan 2012 Ocak ayından itibaren muhtelif tarihlerde müvekkilin hisse alımı kararında etkili olan, şirketin yetkilisinin manipülatif beyanlarıdır.


Sonuç olarak müvekkil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 36 maddesinde belirtildiği üzere aldatılmıştır: 


TARAFLARDAN BİRİ, DİĞERİNİN ALDATMASI SONUCU BİR SÖZLEŞME YAPMIŞSA,YANILMASI ESASLI OLMASA BİLE, SÖZLEŞMEYLE BAĞLI DEĞİLDİR.” 

 

  1. Şirketin 2012 Mayıs ayında gerçekleştirilen ve müvekkili zarara uğratan birinci bedelli sermaye artırımı, 6102 sayılı TTK. madde 357 (“Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.”) ve o tarihte yürürlükte olan 2499 sayılı Eski Sermaye Piyasası Kanunun 7. maddesinin 3. fıkrasına (“Halka arz yoluyla satılılan hisse bedellerinin tam olarak nakden ödenmesi şarttır.”) aykırıdır. Şöyle ki;




2012 Mayısında yapılan bedelli sermaye artırımında, müvekkilin de içinde bulunduğu küçük yatırımcılar gibi şirketin sermayesinde en fazla paya sahip ve hakim ortak olan Galatasaray Spor Kulübünün de ortaklar arasındaki eşitlik prensibi gereğince hisse bedellerinin karşılığının tam olarak nakden ödenmesiyle yükümlü olduğundan çok yüksek bir bedel ödeyeceği düşünülmüşse de, tam aksine Spor Kulübünün ödemesi gereken bedel, şirketten varolduğu iddia edilen alacaktan mahsup edilmek suretiyle karşılanmıştır. Bu alacağın varlığı gerçek olsa bile (ki bu alacağın daha sonra açıklanacağı üzere kesinlikle ekonomik ve hukuki bir temeli yoktur) bahse konu alacak gelecekte muaccel olacak olmakla, henüz muaccel olmamış olup, hukuki olarak belirsiz olan bir alacak, asla ve asla borca mahsup edilemez. Bedelli sermaye artırımının bu haliyle 6102 sayılı TTK. madde 357 ve 2499 sayılı Eski SPK. md. 7/3’e aykırı olduğu kesindir. Bu nedenle hukuka aykırı olan birinci bedelli sermaye artırımına mecburi olarak katılmak zorunda bırakılan müvekkilin tüm zararlarının tazmini gerekir.


Kaldı ki birinci bedelli sermaye artırım kararının hukuka aykırı olduğu, ikinci bedelli sermaye artırım kararını işlemden kaldıran Sermaye Piyasası Kurulunun 2013/4 sayılı ve 01.02.2013 tarihli bültenin 10. sayfasında yer alan 4/130 sayılı kararıylada sabittir. Her ne kadar birinci bedelli sermaye artırımı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylanmış olsa da, o tarihte kurulda bulunan yöneticilerin tamamının, şirketin hukuka aykırı tüm işlemlerini onaylaması, küçük yatırımcıların dolandırılması yönündeki engelleri bir bir kaldırması, şirketi gereğince yada hiç denetlememiş olması,şirketin hukuka aykırı eylemleri neticesinde kendilerinin de sorumluluğu olduğundan bahisle aleyhlerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülmesi, kurul başkanının şirketle bağı bulunduğunun ortaya çıkması ve son olarak da şirketin hukuka aykırı işlemlerine göz yumması sonucu kamuoyunda ortaya çıkan infialin etkisiyle apar topar görevden alınmaları nedeniyle işbu yönetimin tasarrufları şüphe altındadır. Gerçekten de işbu yönetimden görevi devralan Yeni Sermaye Piyasası Kurulu Yönetimi, şirkete adeta ceza yağdırmıştır. En başta da bu yeni yönetim, şirketin ikinci bedelli sermaye artırım kararını aşağıdaki gerekçeyle reddetmiştir ki; bu gerekçenin müvekkili mağdur eden birinci bedelli sermaye artırım kararının geçerliliğini de tamamen ortadan kaldırdığı sonderece açıktır:


Halka açık ortaklıkların yapmayı planladıkları sermaye artırımlarında ortaya çıkan nakit sermaye koyma borcunun,ortaklığa nakit dışındaki varlık devrinden kaynaklanan borçlara mahsup edilmek suretiyle yerine getirilmesi işleminin 6362 sayılıSermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 23’üncü maddesi çerçevesinde önemli nitelikteki işlemler arasında sayılmasına ve SPKn’nun 29’uncu maddesi kapsamında yapılacak olan genel kurulun ardından uygulanacak ayrılma hakkı yerine, SPK’nun 24/4 maddesinin verdiği yetkiye istinaden sermaye koyma borcunu mahsup yoluyla gerçekleştirecek olan gerçek/tüzel kişiye SPKn’nun25/5 maddesi çerçevsinde pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu getirilmesine,

Halka açık ortaklıkların nakit dışındaki varlık devri neticisinde ortaya çıkan borçların mahsubu suretiyle gerçekleştirecekleri sermaye artırım başvurularının yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirileceğine, söz konusu Kurul Kararının dolanılması suretiyle sermaye artırımı gerçekleştirdiği tespit edilenler hakkında Sermaye Piyasası Mevzuatı kapsamında işlem tesis edilebileceğine, 


...Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.’nin bu nitelikteki sermaye artırımı başvurusunun olumsuz karşılanarak işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.(Ek-7)


Görüleceği üzere birinci bedelli sermaye artırımı, 6102 sayılı TTK. md.357, 2499 sayılı Eski SPK. md. 7/3, 6362 sayılı Yeni SPK. md. 23,24, 25’e aykırı olup, hukuka aykırı olan birinci bedelli sermaye artırımına mecburi olarak katılmak zorunda bırakılan müvekkilin tüm zararlarının tazmini gerekir. 

 

  1. Esas itibariyle şirketin 13.09.2012 tarihli sermayenin ikinci kez bedelli olarak artırımı kararı, üstelik de ortaklara rüçhan hakkının 1 TL nominal değerli hisse için 10 TL’den kullandırmaya karar verilmiş olması (Ek-8),zaten ilk sermaye artırımına hisselerin bir kısmını satmak zorunda kalarak katılan müvekkilin, bir küçük yatırımcı olduğu düşünüldüğünde arka arkaya bedelli sermaye artırımına gidilmesinin dahi tek başına, aralarında müvekkilin de bulunduğu küçük yatırımcıların hiçbir şekilde mali durumlarının göz önüne alınmadığını göstermektedir.




Henüz daha birinci bedelli sermaye artırım kararının ardından “küçükyatırımcıyı koruyacak formüller arıyoruz” şeklinde kamuoyuna beyanda bulunarak küçük yatırımcıların paniklemesinin önüne geçmeye çalışan şirket yetkilisinin bu ifadelerinin, çok kısa bir süre sonra ikinci bedelli sermaye artırımı kararının alınmasıyla tamamen zarara uğratmak amaçlı manipülatif bir eylem olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Aslında şirket hiç bir zaman için küçük yatırımcıları koruma gayretinde olmamıştır.Daha sonra dilekçemizin devamında açıklanacağı üzere “HER EYLEM GİZLİ BİR MASTER PLANI DAHİLİNDE YAPILDIĞINDAN” amaç, hakim ortak Spor Kulübüne kaynak aktarmaktır. Yatırımcılar, şirketin umurunda bile değildir. 

 

  1. Şirketin kamuoyunda infiale sebep olan ve hisse değerlerinin dibe vurmasına neden olan bedelli sermaye artırım kararlarının dayanağı olarak gösterilen teknik iflas gerekçesiyle, aşağıda açıklayacağımız nedenlerle GİZLİ BİR MASTER PLANI DAHİLİNDE YAPILMIŞ EYLEMLER OLUP kamuoyu ve şirket hissedarları kandırılarak yatırımcıların (özellikle de küçük yatırımcıların) cepleri boşaltılmıştır. Şöyle ki;




Şirketin bedelli sermaye artırım kararlarına gerekçe olarak gösterdiği dayanak Galatasaray Profesyonel A Takımı ve Futbol Akademisinin toplam 245.200.000.- TL bedelle satın ve devir alınması ve Türk Telekom Arena gelirlerinin Galatasaray Spor Kulübünden şirkete 442.907.750.-TL bedelle aktarılmasıyla aşırı borç ve faiz yükü altına girmesi sonucu teknik iflasa düşmesidir. Ancak kamuoyuna yapılan açıklamalar, birleşme duyuruları, çağrı bilgi formları ve şirketin şirket birleşmesine ilişkin yönetim kuruluraporu ve duyuru metni, sermaye artırımına dayanak böyle bir gerekçenin anlamsız, yersiz ve mesnetsiz olduğunu göstermektedir.Zira;


Öncelikle ifade edelim ki 14.05.2010 tarihli özel durum açıklamasıyla (Ek-9) şirket, Galatasaray Profesyonel A Takımı ve Futbol Akademisinin toplam 245.200.000.- TL bedelle satın ve devir alındığını kamuya açıklamıştır. 


04.08.2010 tarihinde KAP’da yayınlanarak kamuya açıklanan devralma yoluyla birleşmeye ilişkin duyuruda;
Futbol A.Ş., Profesyonel FutbolTakımı ve Galatasaray Futbol Altyapı takımlarını 17 Mayıs 2010 itibariyla Sportif A.S.’ne devretmiş olup halihazırda Ali SamiYen Stadı’nın işletilmesi ve bilet satışı ile iştigal etmektedir. Ayrıca iştirakleri vasıtasıyla,Galatasaray markalı hizmetlerin sunulması, ürünlerin üretiminin yaptırılması ve dağıtımı ile GalatasarayStore’ların işletmesini de gerçekleştirmektedir. 
Birleşme işlemi ile: 
Sportif A.Ş.’de kurumsal yönetim ve uzun vadeli stratejilerin daha etkin bir biçimde uygulanması ile gerçekleştirilen başarılı dönüşümün yakın zamanda devralınan profesyonel ve amatör futbol takımları ve birleşme ile bünyeye katılacak olan STAD, iletişim ve mağazacılık faaliyetlerine de yansıtılması, busayede istikrarlı gelir kaynakları yaratılması, uluslararası arenada rekabet gücünü artırılması ve birer tüketici konumunda bulunan Galatasaray taraftarlarına daha etkin hizmet verilmesi sağlanabilecektir. 
Sportif A.Ş., 2010-11 mali yılından itibaren sahip olacağı transfer gelirleri, futbolcuların imaj hakları, uluslararası turnuvalardan elde edilen performans gelirlerinin %70’lik kısmı, amatör futbol sponsorluk gelirleri ile birleşme sonrası MÜSABAKA ve iletişim gelirleri, gibi pek çok gelir kalemini de bünyesine katacak ve bu faaliyetlerin yönetiminde söz sahibi olacaktır.” (Sayfa 4-5) (Ek-10)

Yine çağrı bilgi formunda da şirket,
Birleşme sonrasında Galatasarayın futbol ile ilgili tüm faaliyetlerinin tek şirket çatısı altında daha etkin bir şekilde daha etkin bir şekilde yönetileceği,...daha önce bünyesinde yer almayan transfer gelirleri,müsabaka gelirleri, futbolcuların imaj hakları, uluslararası turnuvalardan elde edilen performans gelirlerinin %70’lik kısmı, amatör futbol sponsorlık gelirleri gibi pek çok gelir kaynaklanını bünyesine katacağını,... birleşme sonrasında Futbol A.Ş. bünyesindeki futbolcu ve teknik kadro giderleri, alt yapı giderleri, transfer giderleri, stad ve antrenman tesisleri bakım onarım ve işletme giderleri gibi giderler”in şirkette kalacağı belirtilmiştir. (Ek-11)


BU METİNLERDEN ANLAŞILACAĞI ÜZERE STAD VE MÜSABAKA GELİRLERİ BİRLEŞMEYLEŞİRKETE GEÇMİŞTİR.
Ancak bu defa şirket birinci bedellisermaye artırımından bir süre önce Kamu Aydınlatma Platformuna11.01.2012 tarihinde düşürdüğü özel durum açıklamasında; 
Bilindiği üzere şirketimiz,Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.("FutbolA.Ş.") ile Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK")146-151 ve451’inci maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19-20’ncimaddeleri ve Sermaye Piyasası Mevzuatının ilgili maddelerine uygunolarak 2010 yılı içerisinde birleşmiş, Şirketimiz birleşme sözleşmesine göre, Futbol A.Ş.'ni aktif ve pasifi ile bir bütünolarak devir almıştır.
Devir alınmış olan FutbolA.Ş.'nin söz konusu birleşme öncesinde, Galatasaray Spor Kulübü Derneği("Kulüp") ile yapmış olduğu mutabakata göre, Futbol faaliyetlerinden elde edilen Stadyum, Loca, VIP koltuk vekombine bilet satışları gelirleri Kulüp ile Futbol A.Ş. arasında aşağıdaki gibi paylaşılmıştır. Buna göre; Loca, VIP koltuk ve kombine bilet satışlarından elde edilen gelirlerin %10'nu Futbol A.Ş.'de, %90'nı ise Kulüpte, günlük maç hasılatının da tamamı Futbol A.Ş.'de kalacak şekilde mutabakat tesis edilmiş ve gelir paylaşımı da ilgili taraflar arasında bu mutabakat esasına göre gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Futbol A.Ş. ile Şirketimizin birleşmesine ilişkin olarak kamuya sunulan dokümanlarda da, Futbol A.Ş.'den Şirketimize intikal edecek olan müsabaka gelirlerinin projeksiyonu da daha önce Kulüp ileFutbol A.Ş. arasında mutabık kalınan hasılat paylaşımına uygun olarak gerçekleştirilmiş ve birleşme oranı da söz konusu husus gözetilerek hesaplanmıştır.” denilmiştir.(Ek-12)

Görüleceği üzere şirket birleşmenin olduğu 2010 yılında kamuya yapılan açıklamalarda stad ve müsabaka gelirlerinin bundan böyle kendi uhdesinde olduğunu beyan etmişken ve bu gelirler karşılığında şirket sermayesinden devralınan şirkete 245.200.000.- TL kaynak aktarılmışken, şirket bu defa 11.01.2012 tarihinde yaptığı açıklamayla stad vemüsabaka gelirlerinin yanlızca %10’unun kendisinde olduğunu%90’ının ise şirketin en büyük ortağı Spor Kulübünde olduğunu beyan ederek birbirinin tamamen zıttı bir açıklama yapmıştır. Son açıklamayla şirketin, yatırımcılarını yanılttığı ve aldattığı ortaya çıkmıştır, işbu husus Sermaye Piyasası Kurulunun başına gelen yeni yönetim tarafından dikkate alınarak, şirketin yöneticilerinin (BAŞTA DAVALILARDAN ADNAN POLAT OLMAK ÜZERE)BİRLEŞMEYE İLİŞKİN YÖNETİM KURULU RAPORUNDA MÜSABAKA GELİRLERİNİN PAYLAŞIMI KONUSUNDAYATIRIMCILARIN TAM VE DOĞRU BİLGİLENDİRİLMEMESİ NEDENLERİYLE” cezalandırılmasına karar verilmiştir. 12.02.2013tarihli ve 2013/05 sayılı bültenin 6. ve 7. sayfalarında yeraldığı üzere;


GS Sportif A.Ş ile birleşme öncesi müsabaka gelirlerinin (loca,vip koltuk ve kombine satışgelirleri) Galatasaray Spor Kulübü (Kulüp) ile GS Spor veFutbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş. (GS Futbol A.Ş.) arasında %90 Kulüp, %10 GS Futbol A.Ş. olarak paylaşılıyor olması, aynı oranların GS Sportif A.Ş. ile birleşme esnasında da Kulüp %90,GS Sportif A.Ş. %10 olarak korunması ve bu bilgilerin birleşme oranının tespitine ilişkin raporlarda kullanılmasına karşılık,GS Sportif A.Ş.'nin GS Futbol A.Ş. ile birleşmesine ilişkin yönetim kurulu raporunda ve duyuru metninde paylaşım oranlarına yer verilmeksizin, 
Sportif A.Ş. 2010-2011 maliyılından itibaren sahip olacağı transfer gelirleri,futbolcuların imaj hakları, uluslararası turnuvalardan elde edilen performans gelirlerinin % 70’lik kısmı, amatör futbol sponsorluk gelirleri ile birleşme sonrası müsabaka ve iletişim gelirleri, gibi pek çok gelir kalemini de bünyesine katacak ve bu faaliyetlerin yönetiminde söz sahibi olacaktır” 
yönünde ifadelere yer verilmesinin, Kurulumuzun yatırımcıların tam ve doğru bilgilendirilmesini amaçlayan Birleşme İşlemlerine İlişkin Esaslar Tebliği'nin 10’uncu maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; GS Sportif A.Ş.’nin, GS Futbol A.Ş. ile birleşmesine ilişkin 28.07.2010 tarih ve 2010/164 sayılı yönetim kurulu kararında imzaları bulunan yönetim kurulu üyeleri ...hakkında, aykırılığın gerçekleştiği 2010 yılı için belirlenen azami idari para cezası tutarı esas alınarak, ayrıayrı 114.464’er TL tutarında idari para cezası uygulanmasına,
GS SPORTİF A.Ş.’NİN İNCELEMEYE KONU ÖZEL DURUM AÇIKLAMALARININ ZAMANINDA VEYA HİÇ YAPILMAMASI VEYA EKSİK YAPILMASI YA DA BİRLEŞMEYE İLİŞKİN YÖNETİM KURULU RAPORUNDA MÜSABAKA GELİRLERİNİN PAYLAŞIMI KONUSUNDAYATIRIMCILARIN TAM VE DOĞRU BİLGİLENDİRİLMEMESİ NEDENLERİYLE(varsa) zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması halinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan GS Sportif A.Ş. yöneticileri aleyhine dava açabilecekleri hususunun Kurulumuz Bülteni ile kamuya duyurulmasına ve sözkonusu hususta GS Sportif A.Ş. ortaklarının bilgilendirilmesini teminen konunun yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının GS Sportif A.Ş.'den istenmesine”karar verilmiştir. (Ek-13)
KURUL KARARIYLA DA SABİT OLDUĞU ÜZERE STAD VE MÜSABAKA GELİRLERİNİN ŞİRKETTE KALACAĞI AÇIKLAMALARIYLA ŞİRKETİN BÜYÜYECEĞİ VE ZENGİNLEŞECEĞİ BEKLENTİSİ YARATILARAK MÜVEKKİL KASITLI BİR ŞEKİLDE MANİPÜLEEDİLMİŞ VE ALDATILMIŞTIR.

  1. Şirket yönetim kurulu 26.04.2012 tarihinde aldığı kararla Türk Telekom Arena Stadının 2014-2030 yılları arası stad koltuk pazarlama ve gelirlerinin karşılığı olarak 442.906.750.-TL borçlanmıştır (Ek-14). Böylece şirket TTK. madde 324 kapsamına iflas konumuna düşmüştür.


Davalılardan Adnan Polat ve ekibi tarafından 2010 yılındaki Futbol A.Ş. birleşmesiyle stad ve müsabaka gelirlerinin şirkette kalacağı beklentisi yaratılarak, müvekkilin de içinde bulunduğu küçük yatırımcılar manipüle edilmiştir. Manipülasyon sonucunda şirketin hisselerinin değeri tavan yapmıştır. Ancak devamında teknik iflasa girdik gerekçesiyle bedelli sermaye kararı alınmasıyla ve hakim ortak kulübe zaten kendisinde olduğunun beyan edildiği stad ve müsabaka gelirlerinin 15 yıllık devri karşılığında 443 milyon TL gibi olağanüstü miktarda borçlanılarak hisse değerleri korkunç birşekilde dibe vurmuştur. İlk bedelli sermaye artırımı kararının ardından hisse senedi fiyatı %17 gerilemiştir. Sermaye artışınınyapılmasıyla da hisse senedi değeri düştükçe düşmüştür. 

Şirketin Spor Kulübüne yaptığı bu aktarımla Kulüp, şirketten alacaklı hale getirilmiştir.Böylece birinci sermaye artırımında Kulüp tarafından ödenmesi gereken 153.421.450 TL’lik rüçhan bedelinin tamamı, sonradan yaratılmış olan alacaktan mahsup edilmek üzere karşılanmıştır.Spor Kulübü, henüz daha yaratılan sanal alacağı muaccel dahi olmamışken, yani alacağın talep edilebilirliği dahi yokken, tek bir kuruş dahi ödemeden mahsup yoluyla sermaye artırımına katılmıştır. (İşbu hususun hukuka aykırılığı dilekçemizin ikinci maddesinde ayrıntılı olarak açıklandığından tekrar olmaması için burada yer vermiyoruz.) İçinde müvekkilin de olduğu diğer tüm hissedarlar sermaye artırımına katılmak için ana paradan fazla para ödeme yapmışlardır. 

MÜVEKKİLİN BAŞKA HERHANGİBİR PARASI OLMADIĞI İÇİN TAVAN DEĞERİNDEN ALDIĞI HİSSE SENETLERİNİ, YALAN VE ALDATICI BEYANLAR SONUCU HİSSE SENEDİNİN DİBE VURDUĞU TARİH OLAN BEDELLİ SERMAYE ARTIRIMI KARARININ İCRASI ANINDA ELİNDEKİ HİSSE SENETLERİNİ SATMAK ZORUNDA KALMIŞTIR. MANİPÜLATİF EYLEMLERLE ALDATILAN VE ZARARA UĞRATILAN MÜVEKKİLİN UĞRAMIŞ OLDUĞU ZARARLARININ TAZMİNİ GEREKMEKTEDİR.

 

  1. Yukarıda altıncı maddede ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yapılan birleşme öncesi çağrı bilgi formu, birleşme duyurusu ve şirketle ilgili KAP’ta yayınlanan özel durum açıklamalarına göre stad gelirlerinin, Spor Kulübüne ait olduğuna yönelik tek bir ifade de bulunulmadığı gibi tam aksine stad gelirlerinin Futbol A.Ş.’ye ait olduğu ekte bunduğumuz ve yukarıda altıncı maddede belirttiğimiz dökümanlarda apaçık bir şekilde sabittir. Şirketin yapmış olduğu tüm açıklamalarda birleşmeyle şirketin gelir yapısının çeşitleneceği, gelişeceği, stad gelirlerinin de kendilerine ait olacağı ifade edilmiştir. Bunun aksini düşünmek de birleşme sonucu oluşan rakamlar gözönüne alındığında mümkün değildir. Şöyle ki;



Şirketin birleşme öncesi öz kaynakları 312.576.910 TL, dönem karı 982.282 TL’dir.Ancak Futbol A.Ş. ile 31.05.2010 tarihine birleşme sonucunda özkaynaklar –(eksi) 131.500.000 milyon TL’dir. Devralınan şirketin aşırı borç yükü altında olması ve özellikle de faizlerin varlığıyla 30.11.2011 tarihi itibariyle şirketin öz kaynakları–(eksi) 264.000.000 TL olmuştur. (Ek-15) böylelikle açıkça görülmektedir ki borca batık ve aşırı zararlı olan şirketin devralınmasıyla şirket TTK. madde 324’e göre iflas noktasına getirilmiştir. Üstüne üstlük bir de birleşmeyle şirket batık hale getirildikten sonra, devralınan şirketin hakim ortağı olan Spor Kulübüne 15 yıllık stad geliri adı altında 443.000.000 TLborçlanılmasının (birleşmeyle stad gelirlerinin de şirekttekalacağı belirtilmişken) akılla ve mantıkla temellendirilecek hiçbir gerekçesi olamaz. Zira böyle bir olasılık yedi yaşındaki bir çocuğa anlatılsa bile ikna edilemez. Dolayısıyla 443.000.000TL’lik kaynak aktarımının hakim ortak Spor Kulübüne yapılması ve Spor Kulübünün yöneticilerinin de şirketin yöneticileri olması da dikkate alındığında, halka açık olan şirketin doğrudan ilişkili bulunduğu kulübe örtülü işlemde bulunarak mal varlığını azaltması eyleminin SPK madde 15/son’da yer alan hükmünü açıkça ihlal ettiğini göstermektedir: 


Halka açık anonim ortaklıklar; yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak gibi örtülü işlemlerde bulunarak karını ve/veya mal varlığını azaltamaz.”


Açıkladığımız üzere birleşme yoluyla şirketin kendisine ait olması gereken hak ve gelirler,hakim ortağa kazanç aktarımıyla ortadan kaldırılmıştır.OLMAYAN BİR BORÇ YARATILARAK ŞİRKET İYİCE BATIK HALE GETİRİLMİŞ VE KAMUOYUNA BU DURUM SIK SIK EMPOZE EDİLEREK YATIRIMCILARDA BEDELLİ SERMAYE ARTIRIMININ KAÇINILMAZ OLDUĞU YÖNDE BİR ALGI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILMIŞTIR. Bu durum tam tamına bir manipülasyondur ve hukuken asla korunamaz. yrıca bu borçlanmanın hukuki ve ekonomik açıdan tespiti için şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talepediyoruz. 


Bedelli sermaye artırımının zorunlu olduğu iddiası, hakim ortağa kaynak aktarımından çok daha önce,şirket birleşmesinin olduğu tarihlerde şirketin teknik iflasa girdiğinin basın yoluyla kamuoyuna empoze edilmesiyle, sermaye artışının zemini kurulmaya başlanmıştı. Halbu ki, kar eden şirket göz göre ve bile bile zararlı hale getirildikten sonra,yatırımcılara sermaye artırımının dayatılması en başta ahlaka aykırılıktır. Dolayısıyla bu durum Ünal Aysal’ın da kamuoyunda;
 

''Hisse senedi satışları, satıp kurtulmak anlamına gelmiyor. BİR MASTER PLAN DAHİLİNDE, DEVAMI OLAN BİR PROGRAM İÇİNDE YAPILAN SATIŞLARDIR. Lütfen bunu hepimiz anlayalım. BUGÜN SİZE BAZI DETAYLARI, BİLGİLERİ VEREMİYORSAM, SEBEBİ SADECE KANUNİ SINIRLAMALARDAN GELMEKTEDİR. Sadece satıp kurtulmadık, sadece 125 milyon lirayı kasaya koymak için de satmadık. ''(Ek-16) (Ünal Aysal özür diledi - Sabah Spor - 31 Mart 2012
şeklindeki beyanlarından anlaşılacağı üzere, bu gizli plan hiçbir zaman kamuoyutarafından bilinmemiştir. Zira şirketin tüm kazandırıcı işlemleri manipülasyonu gerektirmektedir. 

  1. Manipülasyonu ilke edinen şirketin, gizli bir master plan dahilinde sakladığı tüm işlemler “yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözünü doğrularcasına, bir hayli ustalaşmış olmalarına rağmen bir bir ortaya çıkmaktadır. Şirketin gizli planlarının deşifre edilmesi her ne kadar Sermaye Piyasası Kurulunun eski yönetimi tarafından engellenmişse de, cezai soruşturma üzerine apar topar görevden alınması üzerine yerine tayin edilen yeni yönetim kurulu, şirketin kamuflajlarının bir bir örtüsünü kaldırmış ve kaldırmaktadır.


Yeni Sermaye PiyasasıYönetiminin 12.02.2013 tarihli kararıyla açığa çıkmıştır ki 2010 ve 2011 hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarını da kasıtlı olarak hatalı hazırlamıştır. Bu kasıtlı eylemle müvekkilim bir kez daha yanıltılmıştır. Anılan kararda SPK;


Kurul Karar Organı’nın 12.02.2013 tarih ve5/144 sayılı kararı;  Galatasaray Sportif Sınai veTicari Yatırımlar A.Ş.'nin(GS Sportif A.Ş.) futbolcu sözleşmelerine ilişkin fesih bedellerini Uluslararası MuhasebeStandardı (UMS) 38 paragraf 75 ve 78 hükümlerine aykırı olarak30.11.2010, 28.02.2011, 31.05.2011 ve 31.08.2011 tarihli finansal tablolarda yeniden değerleme yöntemi ile değerlemesi suretiyle finansal tablolarının, Kurulumuzun Seri:XI, No:29 Tebliğiuyarınca ŞİRKETLERCE UYGULANMASI ZORUNLU OLANUMS/UFRS HÜKÜMLERİNE AYKIRI OLARAK HAZIRLANIP KAMUYA AÇIKLANMASI VE FİNANSAL TABLOLARA HATALI OLARAK YANSITILAN DEĞER ARTIŞ FONUNUN AKTİF TOPLAMININ ÖNEMLİ BİR KISMINI OLUŞTURMASI (%42-44) NEDENİYLE; 
a. GS Sportif A.Ş. hakkında toplam 369.834 TL tutarındaidari para cezası tesis edilmesine, 


b. Yapılacak ilk genel kurul toplantısında, sözkonusu finansal tabloların sermaye piyasası mevzuatına aykırı olarak düzenlenerek kamuya açıklanmasına ilişkin olarak,ilgili dönemlerde görevde bulunan yönetim kurulu üyelerine söz konusu idari para cezalarının rücu edilip edilmeyeceği hususunda karar alınmasının ve söz konusu kararların alınması esnasında yönetim kurulu üyeleri ile bunlarla ilişkili olan gerçek ve/veya tüzel kişilerin oy kullanmamasının sağlanmasının GS Sportif A.Ş.'den istenmesine, 


31.05.2010 ve 31.08.2010 tarihli finansal tablolarda, değerlemeye tabi tutulan maddi olmayan duran varlıklara ilişkin 2 nolu muhasebe politikası dipnotunda hatalıolarak “futbolculara ödenen fesih bedelleri” ifadesine yer verilmiş olması ve 31.08.2010 tarihli finansal tablolara ilişkin19 nolu dipnotun 31.08.2010 tarihli bilançodaki maddi olmayan duran varlıklar tutarı ile tutarsız olması nedeniyle GS SportifA.Ş.'nin uyarılmasına, 


30.11.2010, 28.02.2011,31.05.2011 ve 31.08.2011 hesap dönemlerine ilişkin finansal tabloların hatalı olarak hazırlanmasından (varsa) zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması halinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabilecekleri hususunun Kurulumuz Bülteni ile kamuya duyurulmasına ve söz konusu hususta ortakların bilgilendirilmesini teminen konunun şirket tarafından yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının GS Sportif A.Ş.'den istenmesine karar verilmiştir.”(Ek-17)


Görüleceği üzere şirket yönetimi, SPK tarafından tespit edildiği üzere müvekkilin de içerisinde bulunduğu yatırımcılardan bir takım bilgiler saklamış, bu bilgilerin saklanması ve işbu safahate kadar yukarıda açıkladığımız bilgilerle hisse değerinin 400TL’ye kadar artmasını sağlayarak organik bağ içinde olduklarıSpor Kulübüne çok ciddi haksız kazançlar transfer edilmiştir. Nitekim stad ve müsabaka gelirleri de, hisselerin zirveye çıkmasından sonra satılıp hisse değerlerinin iyice değeri düştükten sonra kamuya açıklanmıştır. GERÇEKTEN DE HER ŞEY GİZLİ BİR PLAN DAHİLİNDE GERÇEKLEŞMEKTEDİR. 

 

  1. Kamuflajın örtüsünün kaldırılmasından sonra bir gerçek daha ortaya çıkmıştır. Şirket, hisse alım satım fiyatlarını etkileyebilecek olan 2007-2010 yılları arasındaki 9 ayrı anlaşmayla ilgili, bazılarında hiç açıklama yapmamış, bazılarında çok geç yapmış, bazılarında ise eksik yapmıştır. Şöyle ki; SPK bahse konu kararında:



“ Kurul KararOrganı’nın 12.02.2013 tarih ve 5/165 sayılı kararı; 


Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. (GS Sportif A.Ş)tarafından, 2007-2010 dönemi içerisinde, Kurulumuzun Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına ilişkin Esaslar Tebliğlerinde yer alan düzenlemelere aykırı olarak, zamanında veya hiç açıklanmayan veya eksik olarak açıklanan ve listesi aşağıda verilen* toplam dokuz (9) farklı özel duruma ilişkin olarak, GSSportif A.Ş. hakkında toplam 343.392 TL tutarında idari paracezası uygulanmasına” karar verilmiştir.(Ek-18)
 

İlgili Şirket

İşlem Türü

İşlem Tarihi

Açıklama

Doğuş Otomotiv... A.Ş. ve Garanti Bankası A.Ş.

****** Anlaşması

06.09.2007

Açıklama yapılmamıştır.

Adidas Spor Malzemeleri Satış ve Pazarlama A.Ş.

Sponsorluk ve Lisans Anlaşmasının Uzatılması

02.01.2008

Açıklama 20.03.2008 tarihinde yapılmıştır.

Türk Telekominikosyon A.Ş.

Sponsorluk Anlaşması

28.07.2008

Açıklama 06.08.2008 tarihinde yapılmıştır.

Sporer Pazarlama ve Mümessillik A.Ş.

Lisans Anlaşması

09.02.2009

Açıklama yapılmamıştır.

AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş.

Sponsorluk ve Lisans Anlaşmasının

24.04.2009

Açıklama 27.04.2009 tarihinde yapılmıştır.

Denizbank A.Ş.

****** Anlaşması

20.04.2009

Açıklama yapılmamıştır.

Efes Pazarlama e Dağıtım Ticaret A.Ş.

Sponsorluk Anlaşması

20.10.2009

Açıklama yapılmamıştır.

MGM Sportif Ltd.

Lisans Anlaşması

02.02.2010

Açıklama yapılmamıştır.

GS Futbol A.Ş.

Satın Alma

14.05.2010

Açıklama 14.05.2010 tarihinde yapılmıştır.





Bu tablodanda açıkça görüleceği üzere; 5 ayrı şirketle yapılan ,sponsorluk ve lisans anlaşması hiç açıklanmamış, 3 ayrı şirketle yapılan anlaşmalar çok sonra açıklanmış ve bir şirketle yapılan anlaşma ise eksik açıklanmıştır. Şirketin bu manipülatif eylemleri yanlızca ve yanlızca 2007-2010 yıllarına ait döneme ilişkin incelemenin bir sonucu olup, henüz daha müvekkilin hisse alım satımına tekabül eden tarihlerde, hangi özel durumların müvekkilden saklandığının tarafımızca tespiti mümkün olmadığından ve ortaya çıkan gerçekler karşısında şirketin de manipülasyonu bir ilke haline getirdiğigöz önüne alındığında müvekkilden başkaca bilgilerin gizlendiği, saklandığı, açıklanması gereken zamandan çoksonra açıklandığı veya açıklamanın tam yapılmadığıkuvvetle muhtemel olduğundan şirketin defterlerinin bu yöndenincelenmesi gerekmektedir. Zira


14.02.2013tarihinde KAP’a düşülen özel durum açıklamasında; 


Şirketimizile General Motors Türkiye Ltd. Şti. arasında01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasındaki dönem için...sponsorluk sözleşmesi imzalanmıştır.”denilmiştir.(Ek-19)


Bir kere yapılan açıklama, sözleşmenin yürürlük tarihinin, sözleşmenin imza tarihi olan 14.02.2013’den çok önce 01.01.2013 tarihi olmasıyla kendi içinde bir kere çelişki yaratmaktadır.Defterlerin bu yönden incelenmesi gerekmekle birlikte (zira halka açık olan şirketin yapılmayan bir iş için bedel ödemesinin,yani bile bile zararlandırıcı işlem yapmasının hukuken korunması mümkün değildir) söz konusu açıklamanın yapıldığı gün şirketin hisselerinin alım satımında olağanüstü bir hareketlilik yaşanmıştır. Aynı gün çok yüksek miktarda işlem hacmi gerçekleşmiştir. BU OLAĞANÜSTÜ DURUM, SPONSORLUK ANLAŞMASININ BORSANIN KAPANIŞINDAN SONRA SAAT17:11’DE YAPILMASIYLA ANLAŞILIR HALE GELMİŞTİR.ŞİRKET SPONSORLUK ANLAŞMASININ HİSSEALIM SATIM ÜZERİNDE ETKİ YAPACAĞINI ÇOK İYİ BİLDİĞİ İÇİN,SPONSORLUK ANLAŞMASINI HENÜZ DAHA GÖRÜŞMENİN BAŞLAMASI AŞAMASINDA VE GÖRÜŞMELER SIRASINDA KESİNLEŞEN HUSUSLAR HAKKINDA HER AŞAMADA AÇIKLAMA YAPMASI GEREKİRKEN BUNU BİLE BİLE YAPMAMIŞ,ANCAK GÖRÜŞME SÜRESİNCE KAMUDAN SAKLADIĞI BİLGİLERİ BİRİLERİNE SIZDIRARAK DOLAYLI YA DA DOLAYSIZ BUNDAN NEMALANMIŞTIR.


FUTBOLCU TRANSFERİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA KAMUOYUNUN AŞIRI İLGİSİNDEN KAYNAKLI OLDUĞU İÇİN GÖRÜŞME AŞAMASINI KAP’A BİLDİRENŞİRKETİN (Kİ ELİNDEN GELSE BUNU DA GİZLEYECEKTİR), SPONSORLUK, LİSANS ANLAŞMASI VS. SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA GÖRÜŞMELER HAKKINDA TEK BİR AÇIKLAMA DAHİ YAPMAMAKTADIR. ŞİRKET SIRRINA EREMEDİĞİMİZ BİR CESARETLE MÜVEKKİLİ VE DİĞER YATIRIMCILARI HALEN DAHİ DOLANDIRMAKTADIR. 


HUKUKİ NEDENLER :Sermaye Piyasası Kanunu, Türk TicaretKanunu, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve ilgili diğer mevzuat.


HUKUKİ DELİLLER :Müvekkilin şirketin hissedarı olduğunu gösteren belgeler, ilgili halka arz izahnameleri, çağrı bilgi formları, birleşme duyuru metinleri, Kamuyu Aydınlatma Platformunda yayınlanan özel durum açıklamaları, şirket birleşme kayıtları, raporları ve bilançoları, sermayenin 2.788.084,38 TL’den 13.940.421,90 TL’yeçıkarılmasına ilişkin izahnameler, Galatasaray Spor Kulübü hisse satımlarına ilişkin özel durum açıklamaları, Hakim ortak Spor Kulübü ile şirket arasında imzalanan davaya konu sözleşmeler, dava konusu stadla ilgili yasal haklar ve ilgili sözleşmeler, şirketin defter kayıtları, tanık, yemin vs.ikamesi mümkün her türlü deliller. 


SONUÇ VE İSTEM :Gerek yukarıda açıklanan ve gerekse Sayın Hakimliğinizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle, basın yoluyla yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek, açıklanması gereken bilgileri gereği gibi yada hiç açıklamayarak, müvekkilin yatırım kararlarını manipüle eden, gizli bir master planı dahilinde batık şirketle birleşme ve hakim ortağa haksız birşekilde kaynak aktarma suretiyle şirketi teknik iflasa sokan ve buteknik iflası gerekçe göstererek dünyada eşi benzeri görülmemiş oranla bedelli sermaye artırımı kararı alarak ve sonuç itibariyle 6098 sayılı TBK. md. 36 ifadesiyle aldatarak zarara sebep olan davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere zararın belirsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK. md. 107gereğince toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye hesaplatılarak harcı tamamlandıktan sonra zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili ileyargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımla bilvekale talepederim.