1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. ÜNLÜ İNGİLİZ GAZETESİNDEN ERDOĞAN'A "DİKTATÖR" YAZISI
ÜNLÜ İNGİLİZ GAZETESİNDEN ERDOĞAN'A "DİKTATÖR" YAZISI

ÜNLÜ İNGİLİZ GAZETESİNDEN ERDOĞAN'A "DİKTATÖR" YAZISI

İNGİLİZ Independent gazetesi, Suriye hükümetinin geçen yaz Suriyeli sivillere karşı yapılan ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan sarin gazının Türki...

A+A-

'ORTADOĞU'DAKİ GÜÇLÜ ADAM SIRADAN BİR DİKTATÖRE Mİ DÖNÜŞTÜ?'

İNGİLİZ Independent gazetesi, Suriye hükümetinin geçen yaz Suriyeli sivillere karşı yapılan ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan sarin gazının Türkiye'den geldiği iddiasına dikkat çeken bir makale yayınladı.

Gazetenin muhabiri Robert Fisk imzalı haberde, Şam yakınlarında kullanılan kimyasal malzemenin Suriye rejminin cephaneliğinde bulunmadığı iddiası tekrarlanırken, saldırının amacının Batının stratejik silahlarını Suriye hükümetine çevirmesi olduğu iddiasına dikkat çekildi.

"Türkiye'nin Suriye'deki tutumu Erdoğan'ı Ortadoğu'daki 'güçlü adam' modelinden 'sıradan bir diktatör'e dönüştürdü'' başlıklı makalesinde Fisk, Erdoğan'ın bir zamanlar ABD Başkanı Obama'nın en sevgili müttfefiklerinden biri ve Suriye'deki Esad'ı devirebilecek isyancılar için bir kanal olduğunu yazdı.

Erdoğan için "Dindar ama laik, güçlü ama demokratik, bağımsız ama güvenilir bir NATO arkadaşı, Beyaz Saray ve Pentagon'un, Osmanlı İmparatorluğu'nun Arap tarafından rehberlik yapmak için güvenebilecekleri bir adamdı" ifadelerini kullanan Fisk yazısına şöyle devam etti:

"Erdoğan geçen yıl Gezi protestocularını ezmesi için polisi gönderdi. Partisinin ve akrabalarının yolsuzluğa bulaştığı ileri sürülünce çılgına döndü ve yüzlerce polis ve güvenlik mensubunu işinden veya yerinden etti. Yerel seçimlerden önce 'sosyal medyayı' yok edeceğini söyledi. Türkiye'nin basınına Saddam Hüseyin'in ağzından çıkabilecek kelimelerle tehditler savurdu."

"O zaman bir başka Orta Doğulu 'güçlü adam' (tehlikeli) sıradan bir diktatöre mi dönüştü? şeklinde soru yönelten Fisk, 2011 yılındaki Arap Baharı sırasında Erdoğan'ın devrimcileri desteklediğine dikkat çekti.

Erdoğan'ın veya Türkiye'nin Esad'a karşı tavır almasında Obama ile kritik bir ilişkisi olduğuna yönelik giderek büyüyen bir kanıt olduğuna vurgu yapan yazar, Suriye hükümetinin geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Şam'ın Guta bölgesinde çok sayıda sivilin ölümüne yol açan kimyasal silahın Türkiye üzerinden getirildiği ve saldırının amacının Batının stratejik silahlarını Suriye hükümetine çevirmesi olduğu iddiasının altını çizdi.

Yazar, Independent gazetesi Suriye'deki saldırılar hakkında soruşturma yaptığında, Rus kaynakların kimyasalların Esad'a satılmadığını belirttiğini bunların Libya'daki eski Kaddafi rejimine satılan stoklardan geldiğini söylediklerini aktardı.

Fisk yazısında şunları kaydetti: ''Suriyeli ordu mensupları ve Esad'a yakın olanlardan biri ABD ve müttefiklerinden gaz saldırısı için rejimi suçlamakta ısrar edince sarin gazının Suriye'nin kuzeyindeki isyancılar için Türkiye aracığıyla transfer edildiğine yönelik kanıtlara önem verilmemesinden şikayet ediyorlardı. Devamlı olarak Türkiye'nin güneyinde polis tarafından sarin gazı olarak ifade ettikleri kimyasal madde taşımakla suçlanan 10 El Nusra adamı hakkındaki Türk iddianamesinden bahsediyorlardı. Doğru söylüyorlardı. Grubun elebaşısı Heysem Kassab'a Türk mahkemesinde 25 yıl hapis istemiyle dava açıldı sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Daha sonra Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi tutuklamaları gözardı edecek ve sarinin ''donma önleyici'' olduğunu iddia edecekti."

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.