1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. TORBA YASADA SON DURUM
TORBA YASADA SON DURUM

TORBA YASADA SON DURUM

Milyonlarca insanı ilgilendiriyor.

A+A-

TBMM Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu'nda, ka­mu­oyun­da "tor­ba ta­sa­rı" ola­rak ad­lan­dı­rı­lan dü­zen­le­me­ler­le il­gi­li ça­lış­ma­lar haf­ta so­nu da sür­dü.

61 mad­de­lik hü­kü­met ta­sa­rı­sı ola­rak ge­len ve alt ko­mis­yon­da ka­nun tek­li­fi ve öner­ge­le­rin ek­len­me­siy­le 106 mad­de­ye çı­kan dü­zen­le­me­le­re tep­ki gös­te­ren mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri, bir ay­dır sü­ren ge­ce­li gün­düz­lü ça­lış­ma­nın "mob­bing" ol­du­ğu­nu sa­vun­du. Ko­mis­yon­da za­man za­man ger­gin an­lar ya­şan­dı.

“ANA­YA­SA'YA AY­KI­RI”

AK Par­ti­li Re­ca­i Ber­ber baş­kan­lı­ğın­da top­la­nan ko­mis­yon, hü­kü­met adı­na ka­tı­la­cak olan Bi­lim Sa­na­yi ve Tek­no­lo­ji Ba­ka­nı Fik­ri Işık'ın yak­la­şık bir sa­at geç gel­me­si üze­ri­ne ça­lış­ma­ya ge­cik­me­li baş­la­dı. Saa­tin­de baş­la­ma­yan top­lan­tı­ya tep­ki gös­te­ren mu­ha­le­fet par­ti üye­le­ri, "usul" tar­tış­ma­sı baş­lat­tı.

Dü­zen­le­me­nin Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu'nda 3 Ha­zi­ran'dan be­ri de­vam et­ti­ği­ni ha­tır­la­tan ve ko­mis­yo­nun ça­lış­tı­rıl­ma şek­li­ni eleş­ti­ren HDP Mil­let­ve­ki­li Ha­sip Kap­lan, "Ta­sa­rı ola­rak ge­len dü­zen­le­me­ye ka­nun tek­li­fi ek­le­ye­mez­si­niz. Bu ne iç­tü­zük ne de Ana­ya­sa'da var. Ana­ya­sa'ya ay­kı­rı iş ya­pı­yor­su­nuz" de­di.

“24 SA­AT ÇA­LI­ŞI­YO­RUZ”

Kap­lan, dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de böy­le bir ça­lış­ma şek­li­nin ol­ma­dı­ğı­nı vur­gu­la­ya­rak, "Baş­ba­kan em­ret­ti di­ye Mec­lis böy­le ça­lış­maz" di­ye ko­nuş­tu.

İk­ti­da­rın sü­rek­li ye­ni mad­de ek­len­me­si­ne iliş­kin öner­ge­ler ge­tir­di­ği­ni an­la­tan Kap­lan, mu­ha­le­fe­tin bun­la­rı ye­te­rin­ce in­ce­le­ye­me­di­ği­ni söy­le­di. Böy­le bir ça­lış­ma usu­lü ol­ma­dı­ğı­nı sa­vu­nan Kap­lan, "Ta­sa­rı­yı Ge­nel Ku­rul'a in­di­rin, öner­ge­le­ri­ni ora­da ve­rin. Ne­re­dey­se 24 sa­at ça­lı­şı­yo­ruz.Uy­ku­suz, ve­rim­siz ça­lış­ma ya­pı­yo­ruz. Ma­zo­şis­tik ça­lış­ma tar­zı­nı uy­gu­la­ma­yın, ar­tık ye­ter. Bu­ra­da mob­bing uy­gu­lu­yor­su­nuz. İç­tü­zü­ğe ay­kı­rı iş ya­pı­yor­su­nuz" di­ye ko­nuş­tu.

CHP'li Ko­mis­yon üye­si İz­zet Çe­tin de, ko­mis­yo­nun ça­lış­ma şek­li­ni eleş­ti­re­rek, "Ge­ce­li gün­düz­lü ça­lı­şı­yo­ruz. Böy­le bir yo­ğun­lu­ğa ge­rek yok. İç­tü­zük ve Ana­ya­sa'ya ay­kı­rı ça­lı­şı­yor­su­nuz" de­di.

İk­ti­dar par­ti­si­nin "mob­bing uy­gu­la­dı­ğı­nı" sa­vu­nan Çe­tin, "61 mad­de ola­rak ge­len ta­sa­rı­yı 106 mad­de­ye çı­kar­dı­nız. Şim­di de 35-40 öner­gey­le ye­ni mad­de­ler ek­le­mek is­ti­yor­su­nuz. Bu Ana­ya­sa'ya ay­kı­rı­dır. Mob­bing ger­çe­ğiy­le kar­şı kar­şı­ya­yız" di­ye ko­nuş­tu.

MHP'li Meh­met Gü­nal da, ik­ti­da­rın tav­rı­na kar­şı­lık mu­ha­le­fet ola­rak Mec­lis'i "aya­ğa kal­dır­ma­mız ge­re­kir" söz­le­ri­ne AK Par­ti­li­ler tep­ki gös­ter­di. Usul tar­tış­ma­la­rıy­la de­vam eden ko­mis­yon top­lan­tı­sın­da za­man za­man mu­ha­le­fet par­ti­si üye­ler ile AK Par­ti­li üye­ler ara­sın­da söz­lü tar­tış­ma­lar ya­şan­dı.

‘TORBA DEĞİL, UCUBE KANUN'

MHP'li Sü­mer Oral, ko­mis­yo­nun ça­lış­ma şek­li­ni ve usu­lü­nü eleş­tir­di. Mu­ha­le­fet par­ti­li­le­rin dü­zen­le­me­le­re gös­ter­dik­le­ri eleş­ti­ri­le­re tep­ki gös­te­ren AK Par­ti­li üye­le­rin ta­vır­la­rı­nın yan­lış ol­du­ğu­nu di­le ge­ti­ren Oral, "As­lın­da ye­te­ri ka­dar di­ren­mi­yo­ruz" de­di. Oral, "Dün­ya­nın hiç­bir par­la­men­to­sun­da böy­le bir ça­lış­ma usu­lü yok. Ta­sa­rı ola­rak gel­me­si ge­re­ken dü­zen­le­me­le­ri baş­ka bir ta­sa­rı­ya tek­lif ya da öner­ge ola­rak ek­li­yor­su­nuz. Bu bir tor­ba ka­nun de­ğil, bir ucu­be ka­nun" de­di.

‘MEDENİYET GÖRELİM’

AK Par­ti Mil­let­ve­ki­li Ne­jat Ko­çer, ça­lış­ma sü­re­si­nin ko­nuş­ma­lar­la dol­du­rul­du­ğu­nu ve za­man za­man ik­ti­dar men­sup­la­rı­na ha­ka­ret­ edil­di­ği­ni sa­vu­nur­ken, AK Par­ti Mil­let­ve­ki­li Sü­rey­ya Sa­di Bil­giç de "Mu­ha­le­fe­tin ya­pı­cı, me­de­ni ça­lış­ma or­ta­mın­dan tek kas­tı ça­lış­ma sa­at­le­ri. Bi­ze ha­ka­ret­le­ri­ni gö­rün, in­sa­ni duy­gu­lar, me­de­ni­yet, çağ­daş­lık ney­miş ko­nu­şa­lım" de­di.

TORBA TASARI PLAN BÜTÇE KOMİSYONUNDA

(Torba Yasa 2014 - Torba Kanun Maddeleri)

Bir maddesi daha kabul edilen tasarıya 7 madde ihdas edildi Üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilen yargı kararlarıyla ilgili olarak bu kuruluşların geri alınması yönünde herhangi bir işlem tesis edilmeyecek Linyit ve taşkömürünün çıkarıldığı maden işyerlerinde çalışan işçilere ödenecek.

Torba Tasarı' Plan ve Bütçe Komisyonu'nda (Torba Yasa 2014 - Torba Kanun Maddeleri)
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, "Torba Tasarı"nın kabul edilen 85. maddesine göre, üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilen yargı kararlarıyla ilgili olarak bu kuruluşların geri alınması yönünde herhangi bir işlem tesis edilmeyecek. Komisyonda, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın bugünkü görüşmeleri 12 saat sürdü.

Tasarının kabul edilen 85. maddesine göre, bu düzenlemenin yayımı tarihi itibariyle devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilen yargı kararlarıyla ilgili olarak, sözleşmelerinde belirtilen haller dışında, bu kuruluşların geri alınması yönünde herhangi bir işlem tesis edilmeyecek. 

Maddenin kabul edilmesinin ardından, çalışmaya devam edilmesi kararına CHP'liler tepki gösterdi. Bu sırada çalışmaya devam edilmesini isteyen AK Partililerle CHP'li milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Bazı milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü. Tartışmalar üzerine oturuma ara verildi.

Verilen aranın adından 40. maddeyle ilgili tekriri müzakere önergesinin okunması sırasında, CHP'li İzzet Çetin, komisyon salonunun ışıklarını kapattı. Buna AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. 

Tartışmanın ardından söz alan AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, "Her şeyin bir hududu var. Tabi ki muhalefet konuşacak. Bir aydır hakaretlere rağmen sesimizi çıkarmadık ama sabır sınırını iyi kollamanızı temenni ediyorum" dedi.

-7 madde ihdası

Tasarıya ihdas edilen maddelerine göre, Linyit ve taş kömürünün çıkarıldığı maden işyerlerinde çalışan işçilere ödenecek ücret, asgari ücretin iki katından az olmayacak. 

Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden, o ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına üç aydan fazla süreyle çalıştırılmak üzere Türkiye'ye gönderilenler, sosyal güvenlik kapsamına alınacak. 

Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanların, muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle derece yükseltilmesinde değerlendirilmesi ve oluşacak farkın SGK tarafından ödenmesiyle ilgili intibak süresi 6 aydan bir yıla uzatılıyor.

Kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri kapsamında belediyenin vatandaşlarla yaptığı anlaşmalarla belediye mülkiyetine geçen ve üzerinde proje uygulanarak yeniden vatandaşlara verilecek taşınmazlara haciz uygulanamayacak.

Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri üzerinde bulunan hacizler kaldırılacak.

Başbakanlıkça veya Bakanlar Kurulu'nca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı için kurumlar vergisi indirimi uygulanacak.

'CEZALAR AZ DEĞİL'

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, 2014 yılında 135 kadın cinayetinin meydana geldiğini, bunların arasında koruma altında olan kadın olmadığını söyledi.

Yasaların yeterli olduğunu ifade eden İslam, "Eşini, nişanlısını, sevgilisini öldüren canilerin müebbet ile yargılandıklarını görüyorsunuz. Yasalarla alakalı cezaların az olduğuna dair bir kanaat toplumda yok" dedi. 

Bunun  bir  toplumsal sorun olduğunu ve topyekün bir zihniyet değişikliğiyle altından kalkılabileceğini ifade eden İslam, bu sorunun bir parçası olarak eğitimle ilgili ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Bu konuda destek beklediğini dile getiren İslam, "Bu sarmalın içinden çıkmamız gerekiyor" ifadesini kullandı.

TAŞERON SİSTEMİNE DÜZENLEME

Taşeron sistemine düzenleme getiren tasarıda, gelen haberler arasında sözleşmeli işçilere, belediyelerde çalışanlara kadro verildi fakat kamudaki geçici personele bir türlü çözüm bulunamamıştı. Çalışma Bakanlığı sendikalarla birlikte bu konuda bir çalışma başlatmıştı. 4/C'lilerin statüsüyle ilgili konular toplu sözleşme görüşmelerinin ardından yapılan Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında da gündeme gelmiş ve bir tasarı hazırlanarak Bakanlar Kurulu'na sunulmuştu. 

KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmet Meydan, taşeron sistemine düzenleme getiren tasarıya ilişkin, "Tasarı, taşeronun yasaklanarak çalışma yaşamından sökülüp atılması temel taleplerinden çok uzaktır" dedi.

KESK üyesi bir grup, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu gündeminde bulunan taşeron ve madenlerde yeraltında çalışanlarla ilgili düzenlemeleri de içeren Torba Yasa Tasarısı hakkında basın açıklaması yapmak üzere Meclis'in dikmen Kapısı önünde bir araya geldi.

Sendika üyeleri adına konuşan Meydan, kamuoyunda "taşeron yasa tasarısı" olarak bilinen düzenlemenin, Ak Parti'nin Soma'daki maden kazasından ders çıkarmadığını gösterdiğini savundu.

Tasarının, taşeronun yasaklanarak çalışma yaşamından sökülüp atılması temel taleplerinden çok uzak olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Kamuoyunda taşeron yasa tasarısına karşı çıkan sendikaların, konfederasyonların, maden yasa tasarısına da toptan karşı olduğu gibi bir yanılsama yaratılmaya çalışılmaktadır. KESK'in, yeraltında çalışan işçilerin çalışma saatleri ve emeklilik yaşının düşürülmesine, yıllık izinlerinin artırılmasına, Soma'da iş cinayetine kurban verilenlerin hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasına karşı olmasını düşünmek bile abestir."

Meydan, taşeron yasa tasarısına karşı gelinen aşamanın bir kazanım olarak değerlendirilmesi yerine bu sistemin çalışma hayatından tamamen çıkarılması için mücadele etmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Hak-İş Konfederasyonu, Türkiye genelinde 27 il, 9 iş kolunda 85 kamu iş yerinde 5 bin 250 taşeron işçisiyle yüz yüze görüşerek, "Taşeron İşçisi Gerçeği Araştırması" yaptırdı. Doç.Dr. Erdinç Yazıcı ve ekibinin araştırması bu alanda Türkiye'de yapılan en kapsamlı araştırma olması açısından büyük önem taşıyor.


Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, basın toplantısında araştırmanın işçilerle yaklaşık 20 dakika süren yüz yüze görüşmeyle yapıldığını belirtirken, kamuda taşeronluğun en yoğun sağlık iş kolunda ve belediyelerde olduğuna dikkat çekti. Bu araştırmanın taşeron işçilerin feryatlarını, hüzünlerini kısaca içinde bulundukları halet-i ruhiyeyi anlamak açısından önemli olduğunu belirtirken, "Kamu daha çalıştırdığı taşeron işçi sayısını bilmiyor. Resmi rakamlara göre, belediyeler hariç kamuda 661 bin taşeron işçisi çalışıyor. Ancak biz belediyelerle birlikte gerçek rakamın en az 1.2 milyon olduğunu tahmin ediyoruz" dedi. 'Modern kölelik' dediği taşeron işçiler konusunda Türkiye'nin çok ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu, Soma'da meydana gelen facianın da bunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Arslan, bu alanda çok ciddi bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Böyle bir ortamda hükümetin, işçi konfederasyonlarından adeta kaçırırcasına taşeron yasa tasarısını Meclis'e getirdiğini belirten Arslan, taşeronun yaygınlaşmaması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Arslan, araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birinin ise işçilerin taşerona neden ihtiyaç duyulduğu sorusuna verdikleri cevap olduğunu söyledi. Arslan, "İşçilerin yüzde 22.6'sı yandaşlara para/kaynak aktarmak, yüzde 51'i ucuz işçilik, yüzde 16.3'ü sendikal ve sosyal haklardan mahrum bir işçilik yaratmak için taşeron tercih edildiğini düşünüyor" dedi.

Emekli çalışanların prim borcu ne olacak?

Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) emeklilerce çok bilinmeyen bir uygulama. Ancak, geçen yıl SGK’nın başlattığı prim hamlesi emeklilerimizi bu konuda hem bilgi, hem de borç sahibi yaptı. Yaklaşık 600 bin emeklinin emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmeye başlayınca konu bir anda gündeme gelmişti.

SGK, 2013 yılında Maliye Bakanlığı’yla işbirliği yaparak, geçmiş dönemlere ait Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) borçlarını tespit etmiş, emeklilerimize yüklü miktarda borç çıkarmıştı. Bazı emeklilere 30 bin TL, bazılarına 2-3 bin TL olmak üzere değişen miktarlarda borç çıkarılmıştı.

SGDP yeni değil, cezalar yeni

SGDP aslında 1986’dan beri uygulanıyor. SGDP, emeklinin çalışmaya tekrar başlaması durumunda SGK’ya ödemesi gereken primi ifade ediyor. Bugünkü uygulamada, 1 Ekim 2008 sonrasında emekli olan ve SSK’lı olarak çalışmaya başlayan kişilerin emekli maaşlarından kesinti yapılmıyor ve işverenler bu kişiler adına yüzde 32 oranında SGDP ödüyorlar. 1 Ekim 2008 sonrası emekli olup Bağ-Kur’lu olarak çalışmaya devam edenler ise yüzde 15 oranında SGDP ödemek zorundalar.

Emekli olduktan sonra köşede bir emlakçı dükkânı açan, bakkal işletmeye başlayan yaşlılarımız, prim ödemeleri gerektiğini bilmedikleri için adlarına geçtiğimiz yıllarda ciddi miktarda borç çıkarıldı. SGK, Maliye ile işbirliği yaptı ve emeklilerin banka hesapları incelenerek çalıştığı tespit edilenlere geçmişe dönük olarak prim borcu hesaplandı.

ZAMAN AŞIMI 10 YIL

Emekli olan ve kendi dükkânını açıp çalışmaya devam edenler ile anonim şirketlere ortak olanlar ödemedikleri prim borçlarından 10 yıl boyunca sorumlu. 10 yıl geçtikten sonra SGK geriye dönük olarak bu kişilere prim borcu çıkartamıyor. Dolayısıyla, şu an itibarıyla SGK en fazla 2004 yılına kadar geriye giderek borç çıkartabiliyor. SGK’nın primlere ilişkin tüm borçlara yeniden yapılandırma öngören kanun tasarısı, bilinen adıyla Torba Yasa, Meclis’e gelince çalışıp da primini ödeyemeyen emeklilerde bir beklenti oluştu. SGDP borçlarının yeniden yapılandırma kapsamında olup olmadığı ve kimlerin borçlarını bu kapsamda ödeyebilecekleri konusu merak ediliyor.

Adına borç çıkarılan ve daha önceki borcunu taksitlendiremeyen veya taksitlerini ödemeyip yapılandırması bozulanlar çıkacak Torba Yasa’yı beklesinler. Bu borçlar da kapsama alındı, yasa çıkar çıkmaz SGK’ya başvuru yaparak taksitlendirme talep etsinler.

BORÇ SİLİNMEYECEK, AZALACAK

Düzenleme ile geriye dönük olarak borcu olan emeklilerin borçlarının gecikme zamları silinecek. Yani SGK’nın geçmişe dönük borç çıkarttığı emeklilerin borçlarının gecikme zamları tahsil edilmeyecek.

Bu kapsamda geçmişteki borçlar enflasyonla güncellenecek ve belirlenen rakamdan taksitlendirme yapılacak. Yani her durumda emeklimizin borcu silinmeyecek ancak, borç miktarı önemli miktarda düşecek ve taksit imkânı gelecek.

Kanun Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra borçluların gerekli başvuruyu yapmak için 4 ayı olacak. Bu sürede borçlarını yapılandıranların 36 aya yayarak 18 eşit taksitle bu borçlarını ödemeleri mümkün. Halen borcu nedeniyle maaşının dörtte birine haciz uygulanan emekliler için de aynı koşullar geçerli olacak. Bu durumda olanlar da yasa çıktıktan sonra SGK’ya başvuru yapmalılar.

SGK verilerine göre, SGDP uygulaması kapsamında halen 1 milyon 708 bin 660 emekli çalışmaya devam ettiği için prim ödüyor. Bu kişiler, esnaf, işçi, memur iken emekli olduktan sonra kendi adına iş kuranlar yani Bağ-Kur kapsamında çalışmaya tekrar başlayanlar ile emekli olduktan sonra SSK yani 4/a’lı olarak çalışmaya devam edenler. Çalıştığı işyerinde emekli olup, daha sonra yine aynı işyerinde çalışanların sayısının çok fazla olduğu biliniyor.

ERKEN EMEKLİLİĞİN SONUCU

SGDP uygulamasının arkasında sürekli ifade etmeye çalıştığımız ve sosyal güvenlik sistemine kalıcı hasarlar verdiğine inandığımız erken emeklilik düzenlemeleri yatıyor. Geçmiş dönemlerde erken yaşlarda emekli olan kişiler, çalışmaya devam ediyorlar. Böyle olunca, zaten ekonomisi iş yaratmakta güçlük çeken ülkemizin gençlere iş yaratması daha da zorlaşıyor.

Diğer yandan, işverenlerin tercihi yüksek tecrübe sahibi bu kişileri çalıştırmak yönünde olabiliyor. Bu nedenle hem gençlerimizi işsiz bırakıyoruz, hem de emeklilerimize verdiğimiz maaşın belirli bir bölümünü kesiyoruz. İşin diğer boyutunda ise emekli maaşlarının düşüklüğü gerçeği yatıyor. Emeklilerimize yaşlılıklarında yeterli geliri sunabilsek, onlarda çalışmak yerine bir sahil kasabasına yerleşmeyi düşünebilecekler.

EMEKLİNİN ÖDEDİĞİ BORÇ YARIM MİLYAR TL'Yİ AŞTI

Kendisine geçmişte borç çıkarılan emekliler, 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırma hakkına kavuşmuşlardı. 117 bin kişi toplam 472 milyon 542 bin TL borcunu yapılandırmıştı. Fakat bu kapsamda ödeme yükümlülüklerine uyulmadığı için 21 bin 851 kişinin yapılandırması bozuldu.

Yapılandırması bozulanlar ve ilerleyen tarihlerde SGK tarafından borç çıkarılanlar için Ocak 2013’te yeniden bir yapılandırma hazırlandı. 258 bin 889 kişi bu kapsamdaki borçlarını yapılandırmak için başvurdu.

1 milyar TL borç bu kapsamda yeniden yapılandırıldı. Borcunu yapılandıranlardan 20 bini ise borçlarını ödeyemedikleri için yapılandırmaları bozuldu.

Halen 145 bin 521 emeklinin yapılandırması devam ediyor. Şu ana kadar yapılandırma yani taksitle borç ödenmesi kapsamında SGK’nın tahsil ettiği borç miktarı 568 milyon 869 bin TL. Yani yarım milyar TL emekliden alınıp SGDP kapsamında SGK’nın kasasına girdi. Meclis’te yasalaşmayı bekleyen tasarının hayata geçmesiyle daha fazla miktarda borcun yapılandırmaya sokulup tahsil edileceği tahmin ediliyor.

28 ŞUBAT MAĞDURLARININ UMUDU TORBA YASA

28 Şubat süreciyle birlikte YAŞ kararı ile TSK’dan ayrılmak zorunda kalan personelin mağduriyetlerinin giderilmesi için umut torba yasaya kaldı. Avukat İlter Aksoylu, “Bu mağduriyetlerin giderilmesinin tek çaresinin yeni bir yasal düzenlemedir. 6191 sayılı kanun değişmediği sürece bu mağduriyetlerin tamamen giderilmesi yargı kararlarıyla mümkün değildir” dedi.

Avukat İlter Aksoylu, 6191 sayılı kanun ile 1971 yılından itibaren TSK’dan yargı denetimi işlemle çıkarılanların bir kısım mağduriyetlerini karşıladığını belirterek şunları söyledi:

“Bu mağdurlar arasında her türlü siyasi görüşten olan kişiler mevcuttur. Özellikle 28 Şubat döneminde YAŞ kararı ile ayırma işlemi yoğun olarak yaşanmıştır. 6191 sayılı kanunla gerekçesinde de belirtildiği üzere bu kişilerin devlete olan güvenini tekrar sağlamak mümkün olmuştur fakat Anayasanın 125 ve 40. maddeleri gereği bu kişilerin idarenin hatalı işlemleri nedeniyle maruz kaldıkları zararların devlet tarafından tazmini gerekir ve tazmin yeni bir yasa ile bu eksik kalan mağduriyetlerin de giderilmesini zorunlu kılmaktadır. Anayasanın 125. maddesine göre Yüksek Askeri Şura kararları yargı denetimine kapalıydı. 12 Eylül 2010 yılında yapılan referandum sonucu Yüksek Askeri Şura kararlarının bir kısmı kadrosuzluk nedeniyle emeklilik ve terfi işlemleri haricinde yargı denetimine açıldı. 22 Mart 2011 tarihiyle de Yüksek Askeri Şura kararı ile TSK’dan çıkarılan personelin mağduriyetini 6191 sayılı kanun yürürlüğe girdi. Bu kanun ile YAŞ kararı ile TSK’dan çıkarılan personelin bir kısım mağduriyetleri giderildi. Ancak bu kanunda da bazı eksik düzenlemeler nedeniyle bu mağdurlar haklarının hepsine kavuşamadı. Anayasanın 40. ve 125. maddesinde devlet 3’üncü kişilere verdiği zararları tazmin ile yükümlüdür.

YAŞ kararı ile mağdur edilen personelin zararlarının tazmini de Anayasa gereği zorunludur. Ancak 6191 sayılı kanun bu zararların tamamını tazmin etmeye yeterli değildir. Geçmişe dönük özlük hakları bakımından yasa da bir boşluk vardır. YAŞ kararı ile ilişiği kesilen personel bu kanun yürürlüğe girdiği tarihe kadar maaş alamamış ve özlük haklarından mahrum kalmıştır. Anayasanın 125. maddesine göre bu zararların tazmini gerekirken yasa da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı için idare geçmişe dönük maaşlarını ödememiştir. Bu konuda açılan davalar da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından ret ile sonuçlanmıştır.”

OYAK ile ilgili düzenlemede mağduriyetin giderilemediğini kaydeden Aksoylu, “Askerler 205 sayılı kanun gereği zorunlu olarak OYAK üyesidir. Emekli olduklarında OYAK’tan emeklilik yardımı almaktadırlar. 

YAŞ mağdurlarının tekrar OYAK’a üye olabilmeleri imkanı getirilmiş ancak emsalleri ile aynı seviyede emeklilik yardımı alabilmeleri için geçmiş dönemdeki kar paylarının bizzat kendileri tarafından ödenmesi şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Bu zarar kişinin kendi kusurundan kaynaklanan değil idarenin hatalı işleminden kaynaklanan bir zarardır. Bu emsalleri ile arasındaki farkın yine idarece karşılanması gerekir” diye konuştu.

Bir diğer mağduriyetin ise SGK primlerinin ödenmesine yönelik olduğuna dikkat çeken Aksoylu, şöyle devam etti:

“Eğer YAŞ kararı ile TSK’dan ayrılan personel hiçbir işte çalışmamış ise bunun emeklilik keseneklerini devlet yatırmaktadır.

Ancak bu kişi serbest meslek sahibi olarak kendisi vergi mükellefi olduysa ve ekonomik şartlar nedeniyle bu SGK primlerini ödeyemediyse devlet hiçbir yardımda bulunmamaktadır. Yani hiç çalışmamış kişinin SGK primleri devlet tarafından ödenirken, çalışmış ancak ekonomik şartlar nedeniyle primleri ödeyememişse devlet bu kanunla ona hiçbir hak tanımamıştır.”

Bu mağduriyetlerin giderilmesinin tek çaresinin yeni bir yasal düzenleme olduğunu vurgulayan Aksoylu, “6191 sayılı kanun değişmediği sürece bu mağduriyetlerin tamamen giderilmesi yargı kararlarıyla mümkün değildir.

Sonuç olarak görev yasamanın anayasanın 125. maddesi gereği bu mağduriyetleri gereği bu çıkaracağı yeni yasa ile ortadan kaldırması bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Hükümet maden işçileri için önemli kararlar alıyor. Bundan sonra madenciler yıpranma dahil 43 yaşında emekli olabilecek. Ancak Hak-İş kamuda taşeron gerçeğini gözler önüne serdi. Devlet, 661 bin diyor ancak gerçek rakam 1 milyon 200 bini aşıyor.

Torba Yasa tasarısının 20 maddesi daha kabul edildi

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, 'torba yasa' olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan tasarının 20 maddesi daha kabul edildi

Tasarının görüşmelerine başlayan ve toplam 12 madde kabul eden komisyon, bu haftaki mesaisine 13. madde üzerinden başladı. Komisyonda 11 saat süren görüşmelerde, hükümeti sabah, öğleden sonra ve akşam üç farklı bakan temsil etti. Sabahki oturumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, öğleden sonrakinde Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve akşamki oturumda Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz yer aldı.

Tasarıda bugün toplam 20 madde kabul edildi.13 ile 32. maddeleri kapsayan, bugün kabul edilen düzenlemeler şöyle:Tasarıdan Özel Tüketim Vergisi ve endeks değişikliğinden kaynaklı fiyat farkı ile ilgili de düzenleme çıkarıldı. Böylece 22 Eylül 2012 tarihinden önce ihalesi yapılan ve ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanabilmesine ilişkin hüküm bulunan yapım işleri ihalelerinde, yaklaşık maliyetin yarısından fazlasını akaryakıt giderinin oluşturduğu; geçici kabulü yapılmamış işlerin bu tarihten sonra gerçekleştirilen kısımlarında kullanılan akaryakıta ilişkin olarak fiyat farkı hesaplanmasına esas alınan endeks yerine TÜİK tarafından yayımlanan uygun bir endeksin kullanılabilmesine ve fiyat farkı hesaplanabilmesine dair esas ve usulleri tespite, Bakanlar Kurulu'na yetki veren madde kaldırılmış oldu.

Afet ve acil durumlar için kurulan lojistik depoların işletilmesiyle ilgili hizmet alımları 3 yıla kadar olabilecek. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, sürekli nitelikte olan işlere ilişkin hizmet alımlarında yüklenme süresi 3 yıl olacak. İşin niteliğinden veya süresinden kaynaklanan zorunlu hallerde, bu süre gerekçe gösterilerek üst yöneticinin onayıyla kısaltılabilecek.Uluslararası denizyolu ve havayolu taşımacılığı yapan araçların seyrüsefer hallerinde, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulanmayacak. Tasarıdan, asıl işverene, işyerlerindeki alt işverenlerin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığını gözetleme ve denetleme görevi veren madde de önergeyle çıkarıldı.

İşveren; çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile 10 ve daha fazla çalışanı bulunan ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirecek.

Öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının toplamına dahil edilmeyecek. 

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınacak.

10'dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için, kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden alınabilecek. İşveren sendikaları, işçilerin sigorta primlerinin işveren payının ödemelerinde kullanılmak ve nakit mevcudunun yüzde 25'ini aşmamak üzere karşılıklıksız yardıma dayalı dayanışma ve yardım fonu oluşturulabilecek. Ancak bunun için tüzüklerinde hüküm bulunacak ve şartları genel kurul kararıyla belirlenecekYüzde 1 olarak uygulanacak. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 3 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye konfederasyonlara bağlı işçi sendikaları için yüzde 1 olarak uygulanacak.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca uzun dönem ikamet iznine sahip olanlara da süresiz çalışma izni verilebilecek. Yabancıların, süresiz çalışma izni alabilmesi için toplam 6 yıllık kanunu çalışma süresi, 8 yıla çıkarılıyor. 11 Nisan 2014'ten önce süresiz çalışma izni verilen yabancıların hakları saklı kalacak.Süresiz çalışma izni verilen yabancılar, kanunda belirtilen uzun dönem ikamet izninin sağladığı haklardan yararlanacak. Harçlar Kanunu'nda "ikamet tezkeresinin harçsız olarak verildiği yabancıları" içeren maddeye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca süresiz çalışma izni verilenler de eklenecek.İşe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenecek ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılacak. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun taşınmaz alımının ve taşınmazlarının müzayede suretiyle satışı dahil, devir ve teslimi, 31 Aralık 2013 tarihine kadar KDV'den müstesna olacak.

Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreler için de borçlanma imkanı tanınacak. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecek. Yurt dışında geçen sürelerin tamamı veya istenildiği kadarı borçlanılabilecek. Bu borçlanma, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurum aleyhine açılan ve henüz sonuçlanmamış davalardan feragat edenler hakkında da uygulanacak.

TORBA YASASI YİNE MECLİSTE

30 Mart yerel seçimlerine takılan Torba Kanun, yeniden gündeme geldi. Torba Kanun'da sözleşmeli personele kadro, Bağ-Kur borçlusuna kolaylık ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) borçlarının silinmesi gibi binlerce kişiyi ilgilendiren konular var.

4/C'LİYE KADRO

Geçici personele (4/C'li) kadro verilmesiyle ilgili düzenlemeye son şekli verildi.

Bu ay Meclis'e sunulması beklenen tasarıyla 50 bin 4/C'li personel kadroya geçirilecek. Ayrıca binlerce vatandaşın prim borcu silinecek.

HEP ENDİŞE TAŞIYORLAR

Kamuda çalışan 50 bin 4/C'li (geçici) personel bulunuyor. 4/C'liler bir yıldan az süreli veya mevsimlik sözleşme île çalıştırılıyor. İşçi sayılmayan 4/C'liler, diğer çalışanlarla aynı haklara sahip değil. Bu kapsamda çalıştırılanların yıllık izin, iş güvencesi, sosyal yardım gibi hakları yok. Ayrıca her yıl sözleşme yenilemek zorundalar. Yani daimi personel değiller. Bu yüzden de her yıl işsiz kalma endişesi taşıyorlar.

TALEP BAKANLARA İLETİLDİ

Sözleşmeli işçilere, belediyelerde çalışanlara kadro verildi fakat kamudaki geçici personele bir türlü çözüm bulunamamıştı. Çalışma Bakanlığı sendikalarla birlikte bu konuda bir çalışma başlatmıştı. 4/C'lilerin statüsüyle ilgili konular toplu sözleşme görüşmelerinin ardından yapılan Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında da gündeme gelmiş ve bir tasarı hazırlanarak Bakanlar Kurulu'na sunulmuştu.

DÜZENLEME SEÇİME TAKILDI

Fakat geçici personele kadroyu da içeren Torba Kanun, 30 Mart yerel seçimlerine takılmıştı. Seçimlerin ardından gözler tekrar Meclis'e çevrildi. Binlerce çalışana kadro verilmesiyle ilgili düzenlemenin bu ay sonuna kadar Meclis'e sunulması bekleniyor. Torba Yasa ile ayrıca borçlu milyonlarca vatandaşın eli rahatlayacak. Düzenlemeyle, borçlu olduğu için sağlık hizmetinden yararlanamayan vatandaşın borcu silinecek.

BAĞ-KUR'LUYA KOLAYLIK

24 aydan çok prim borcu olan Bağ-Kur'lular borçlarını sildirebilecek. Borcunu sildirenin sigortası da yanacak. Bu kişi yeniden Bağ-Kur'a kayıt yaptırıp primlerini ödemeye devam edebilecek. Borcu silinen Bağ-Kur'lunun SSK çalışması varsa geçerli olacak. Emeklilik için prim gün sayısına ihtiyaç duyanlar, tamamını değil silinen süreden dilediği kadarını canlandırıp ödeyebilecek.

DİLEYENE TAKSİT

10 yıllık Bağ-Kur süresinin 4 yılına ihtiyaç olursa bunu ödeyip süresine ekletebilecek. Bağ-Kur'a 24 aydan fazla prim borcu olanlar borcu sildirmek yerine dilerse ödeyebilecek. Bu durumda ana para borcu sabit kalacak fakat gecikme zamlarının yüzde 50'si silinerek 36 aya kadar taksitle borcu ödeme imkanı getirilecek. 24 aydan az borcu olanların sildirme hakkı olmayacak.

8 MİLYAR LİRALIK PRİM ÖDENMEDİ

1 Ocak 2012'den itibaren yeşil kart uygulaması terk edilip Genel Sağlık Sigortası'na (GSS) geçilmişti. Bu sistemle sosyal güvencesi olmayan 12.5 milyon kişinin gelir testi yaptırması gerekiyordu. Ancak bunlardan 4 milyonu gelir testi yaptırmadı. Bu kişilerin her ay 245 lira prim ödemesi gerekiyordu. Fakat çoğunun haberdar olmadığı bu uygulama nedeniyle 4 milyon kişinin 8 milyar lira prim borcu birikti.

TAŞERON İŞÇİLER

Hükümet maden işçileri için önemli kararlar alıyor. Bundan sonra madenciler yıpranma dahil 43 yaşında emekli olabilecek. Ancak Hak-İş kamuda taşeron gerçeğini gözler önüne serdi. Devlet, 661 bin diyor ancak gerçek rakam 1 milyon 200 bini aşıyor. Yüzde 10'unun maaşı asgari ücret görünüyor ama taşeron bankadan verdiği ücretin bir bölümünü elden geri alıyor. Peki ama kamu neden taşeron işçi çalıştırıyor? Yanıtı işçiler veriyor: "Yandaşa para aktarmak ve ucuz işçilik yaratmak". 

Hükümet, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde borçlara af getiriyor.

Hükümetin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve dün itibariyle Meclis’e gelen dev af paketinde, vergiler, SGK primleri ve idari para cezalarıyla, takipteki kamu alacaklarında gecikme faizlerinden ve cezalardan vazgeçiliyor. Tüm borçlar ÜFE ve TÜFE’ye göre yeniden yapılandırılıyor ve 18 aya kadar ödeme imkanı getiriliyor. Sigara cezaları dışında kalan ve 120 TL’nin altındaki idari para cezaları ise siliniyor. Ak Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ve arkadaşları tarafından Meclis’e sevk edilen düzenlemede, silinecek borçlar şöyle sıralandı:

VERGİLER DE KAPSAMDA

30 Nisan 2014’ten önceki dönemlere vergi borçları, gecikme faizi ve gecikme zamları yeniden yapılandırılıyor. Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklara kanun yasalaştıktan sonra TÜFE/ÜFE üzerinden yeniden hesaplanacak. Kesilmiş olan vergi cezalarının ödenmemiş kısmının da TÜFE/ÜFE hesaplaması yapıldıktan sonra, yüzde 50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden de vazgeçilecek. Mükelleflerin yeniden yapılandırma için açılmış davalardan vazgeçmeleri gerekecek.

İKİ TAKSİT AKSATILABİLECEK

Düzenleme ile amme alacağı doğmuş bulunan gelir, kurumlar, gelir stopaj, kurumlar stopaj, KDV ve ÖTV ceza ve gecikme zamları kapsamda olurken, mükellefler bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde borçlarına ilişkin taksitlerden yararlanma haklarını kaybedecekler.

18 TAKSİT UYGULAMASI GELİYOR

Borçlarını yeniden yapılandıranlar 18 taksitte ödeme yapabilecekler. Bu kapsamda 6 taksit için yüzde 1,05, 9 taksit için yüzde 1,07, 12 taksit için yüzde 1,10, 18 taksit için yüzde 1,15 katsayısı uygulanarak ödeme yapacaklar. Taksitler 2’şer aylık taksitler halinde ödenecekler.

120 LİRANIN ALTINA AF

Yeniden yapılandırma ile trafik cezaları da dahil olmak üzere 120 liranın altındaki cezalara af geliyor. Sigara cezaları dışındaki trafik cezaları ya da kabahatler yasasına göre yazılmış ancak tebliğ edilmemiş olan 120 liranın altındaki cezalar gönderilmeyecek. Bu arada 12 liranın altındaki karayollarındaki geçiş ücretlerinden de tebligat yapılmayarak vazgeçiliyor. Yine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun kapsamında 2007 yılı öncesinden kalan alacaklardan 50 lirayı aşmayan asli alacak ile aslı ödenmiş feri alacaklardan da tutarı 100 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçiliyor. Şirketlere de önemli bir destek geliyor. Kayıtlarında yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında getirilen düzenleme ile yüzde 3 vergi beyannamesi verilmesi halinde çözüm getiriliyor.

SGK’DA TÜM BORÇLAR YENİDEN YAPILANACAK

2014 Nisan ayından önce tahakkuk eden sigorta pirimi, emeklilik, keseneği, işsizlik sigortası primi, topluluk sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, genel sağlık sigortası priminde gecikme faizleri silinecek. Ana para TÜFE/ÜFE üzerinden yeniden hesaplanacak. SGK idari para cezaları da yeniden yapılanacak. Borçta yeniden yapılanma için başvuru süresi, borcun türüne göre 3-4 ay olacak. Ödemeler 18 eşit takside kadar yapılabilecek. 2011’deki aftan yararlanan, yeni af için başvurabilecek. Borcu olduğu için sağlık hizmeti alamayanlar, yeniden yapılandırma kapsamına girdikten sonra hizmet alabilecek.

Star Ekonomi

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum