1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. ‘Tarikatçı, yandaş ve AKP’li 10 bin kişi atandı!’
‘Tarikatçı, yandaş ve AKP’li 10 bin kişi atandı!’

‘Tarikatçı, yandaş ve AKP’li 10 bin kişi atandı!’

CHP’li vekilden Bakan Akdağ’a sağlıkta korkunç kadrolaşma iddiası:

A+A-

CHP’li vekilden Bakan Akdağ’a sağlıkta korkunç kadrolaşma iddiası:
‘Tarikatçı, yandaş ve AKP’li 10 bin kişi atandı!’

Yusuf Yavuz
Mecliste devam eden bütçe maratonunda CHP Grubu adına söz alan CHP Antalya Milletvekili Opr. Dr. Arif Bulut, Sağlık Bakanı Recep Bakan Akdağ’ın hekimler arasında ayırım yaparak çok ciddi bir kadrolaşma yarattığını ileri sürdü. Bakan Akdağ’a seslenen Bulut, “kamu hastane birliklerine yapmış olduğunuz atamaların ki bu 10 binin üzerinde bir atamadır;  ya bir tarikata mensup kişilerden seçtiniz, ya Sağlık-Sen üyelerinden ya da AKP eski milletvekilleri veyahut vekil adaylarından seçtiniz” iddiasında bulundu.
TBMM’de devam eden bütçe maratonunda2013 yılı Sağlık Bakanlığı Kamu hastaneleri kurumu bütçesiyle ilgili CHP Grubu adına konuşan CHP Antalya Milletvekili Opr. Dr. Arif Bulut, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bütçe konuşmasını eleştirerek çarpıcı tespitlerde bulundu.
‘HEKİMLER KAMUDA MECBURİYETTEN ÇALIŞIR HALE GELDİ’
Konuşmasına Bakan Akdağ’a seslenerek başlayan Bulut, emekli hekimlerin yoksulluk sınırında maaş aldıklarını belirterek yaşları 65’in altında olan emeklilerin, özel hastanelerde kadro bulmalarının Bakan Akdağ tarafından bilerek engellendiğini öne sürdü. Çalışan emekli hekimlerin de kamuda çalışmaya mahkûm edildiği görüşünü savunan Bulut,  “hekimler kamu hastanelerinde memnuniyetten değil, mecburiyetten çalışır hale geldiler. Üniversite hastanelerinde çalışanlar da aynı durumdadır. Çalışan hekimleri sağlık piyasasının maliyet unsurlarından biri haline getirdiniz. Performans kaygısı içinde çalışan hekimlerin, hastalara karşı olan sorumluluk duyguları körleşti. Zor ve riskli hastaları görmezden gelmeye başladılar, baskı altında, stresli, sorunlu bir hekim tipi yarattınız. Ekonomistlerin ahlaki tehlike diye adlandırdığı durum ortaya çıktı” diye konuştu.
BAŞBAKAN HEKİMLERİN ONURUNU YOKEDEN BİR DİL KULLANDI
Böylece hekimler kadar hastalar da zarar görmeye başladıkları görüşünü savunan Bulut, “Hekimler kolay ve risksiz hastalara yöneldiler. Bunun sonucu olarak, hem hekimler mesleklerinin gereğini yapamaz hale geldiler, hem de sağlık çalışanlarına karşı şiddet patladı. Diğer taraftan mükemmel sağlık hizmeti verdiğiniz algısını yarattınız, ama kamu hastanesine gidip mükemmel sağlık hizmeti alamayan vatandaş yine şiddete yöneldi. Sayın Bakan, başta Başbakan olmak üzere, siz ve yürütmenin diğer üyeleri, hekimlerin onurunu ve saygınlığını yok eden ve hekimleri itibarsızlaştıran bir dil kullandınız. Sağlık çalışanlarının özlük haklarını asla düzeltmediniz. Hep retorik olarak kaldı” dedi.
10 BİNİN ÜZERİNDE TARİKATÇI VE YANDAŞ ATANDI
Bakan Akdağ’ın, hekimler arasında ayırım yaparak çok ciddi bir kadrolaşma yarattığını ileri süren Bulut, “kamu hastane birliklerine yapmış olduğunuz atamaların- ki bu 10 binin üzerinde bir atamadır ya bir tarikata mensup kişilerden seçtiniz, ya Sağlık-Sen üyelerinden seçtiniz, ya da AKP eski milletvekilleri veyahut vekil adaylarından seçtiniz. Bıçak parası üzerinden, Sezaryen üzerinden, Kürtaj üzerinden ve birçok hassas sağlık sorunu üzerinden hem kamuoyunu yanılttınız, hem de doktorları aşağıladınız. Sayenizde hastaneler hizmet sağlayıcı işletme, hastalar müşteri haline geldi” görüşünü savundu.
NE KADAR PARAN VARSA O KADAR SAĞLIK
Konuşmasında, anayasal bir hak olan sağlığın piyasalaştırılmasına değinen Bulut, sağlığın ötelenemez bir hizmet olmaktan çıkarılarak serbest piyasa koşullarına terk edildiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “ne kadar paran varsa o kadar sağlık satın alınabilmesi, özel sağlık kartellerinin korunup kollanması, doğrudan cepten yapılan ödemelerin arttırılarak 10 kaleme çıkarılması, sağlıkta finansmanın düşürülmesi kapsamında, sağlık çalışanlarının giderek fukaralaştırılması, her aşamada özlük haklarına yansımayan performans uygulaması, eczanelere uygulanan yaptırımlar, ilaç için referans fiyat uygulamaları, iyi sağlık hizmeti veriliyor algısını yaratan reklâmlar, personelin iş garantisini yok eden sözleşmeli statü, yeni kamu hastane birlikleri buna örnektir.”
‘BAKANLIK, 13 ÜNİVERSİTE HASTANESİNE EL KOYDU’
Kırsal kesimde yaşayanların sağlığının Allah’a emanet edildiğini ileri süren Bulut, kamunun kırsal kesimden elini tamamen çektiğini söyledi.  Üniversite hastanelerinin uygulanmakta olan fiyat politikası neticesinde borçlarını ödeyemez hale geldiğine de değinen Bulut,  Sağlık Bakanlığı’nın 13 üniversite hastanesine el koyduğunu öne sürerek, “Afiliasyon adı altında üniversite özerkliğini yok ederek, kamu hastane birliklerine dâhil etmiştir. Sonuç olarak kamu hastanelerinde hizmet kalitesi son derece düşmüştür, bundan en büyük zararı gören yine vatandaştır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
 
 
 
 
 
 
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.