1. YAZARLAR

  2. Onur Akay

  3. TARİHE DAMGA VURAN OSMANELİ
Onur Akay

Onur Akay

Yazarın Tüm Yazıları >

TARİHE DAMGA VURAN OSMANELİ

A+A-

Osmaneli, örf ve adetlerini, gelenek ve göreneklerini devam ettirmekle beraber, değişen dünyaya ayak uydurmuş mükemmel bir ilçemizdir. Düğünlerde tavuk alma ve gelin alma gibi adetler hâlâ devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde Osmaneli ilçemize 3. kez gitme şansı yakaladım. Bağ evinde küçük bir fasıldan sonra, Cumhur Aksoy’un düğününde şarkılar söyledim. Düğün sonrası damat ve gelin birlikte evine gidecek diye düşünüyordum. Ancak gelin alma adeti olduğu için, sabah baba evinden gelinin alınacağını duydum ve bende katıldım. Gelini eve getirene kadar yapılan adetleri yakından görünce, artık İstanbul’da katıldığım düğünler sanırım bana çok tatsız gelecek. Cumhur Aksoy’a ve eşine bir ömür boyu mutluluklar diliyorum. Osmaneli’ni gezerken değerli dostlarım Yücel OnatÖmür Aksoy, Özgür Aksoy ve Ahmet Aktaş bana sürekli Osmaneli’nin tarihini anlattı.

dugunosmanelionurakay2.jpg

Türkiye'de ilk defa 1914 yılında İstanbul-Osmaneli-Eskişehir arasında gerçekleştirilen posta uçuşunda kullanılan uçağı simgeleyen bir uçak, bölgede anıt olarak dikilmiş. Şarkılarıma hayran olduğunu öğrendiğim Osmaneli'de yaşayan Emrah Durmaz'la anıtın önünde fotoğraf çektirdikten sonra, Emrah 'İstanbul Ağlıyor' isimli şarkımı aynı benim gibi söyleyerek beni çok şaşırttı. Daha sonra gelin almaya, iyi bir yazar olacağına inandığım kardeşi Mehmet Durmaz ve diğer kardeşi Nuri Durmaz'la beraber gittik. Emrah, kuaföre gitmediğim günlerde günlük hayatta sürekli taktığım ve beni takip edenlerin mutlaka hatırlayacağı, hatta zaman zaman sahne ve ekranlarda bile kullandığım kırmızı bandanayı hatıra olarak istedi. Bende ona hediye ettim.

anitonurakayosmaneli.jpg

emrahdurmazonurakayanirosmaneli.jpg

onurakayosmanelitarihievler.jpg

Çağlar boyunca değişik uygarlıkların bıraktıkları mirasa sahip olan Osmaneli’de gezerken edindiğim bilgiler:

Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyıldan itibaren Anadolu’ya açılan ana yol güzergahı Osmaneli (Lefke)’dir. İstanbul-İznik-Lefke-Söğüt-Eskişehir yolu, ordu yolu, ticaret yolu, hac yolu olarak yakın zamanlara kadar işlekliğini muhafaza etmiştir. Bugün de bu güzergah kıymetini kaybetmemiştir.

Kuruluş ruhuna ait bütün safhalar Osmaneli (Lefke)’de mimari, farklı unsurların birlikte tam bir uyum içinde yaşama kabiliyeti, milli musiki gibi bir yığın unsurla yaşatılmaktadır.

16. yüzyıl boyunca önemli bir yerleşim merkezi olarak varlığını sürdüren Osmaneli, 17. yüzyılda da gelişmesini sürdürmüştür.

Osmanlılar döneminde İstanbul-Bağdat-Mekke yolu üzerinde bulunmasından dolayı Osmaneli, ayrı bir önem daha arz etmektedir. Kısa bir süre Cebecioğlu adında bir Yeniçeri  ailesi tarafından yönetilen Osmaneli, Osmanlı döneminde Hüdavendigar vilayetinin Ertuğrul Sancağının Bilecik kazasına bağlı bir nahiye (bucak) merkezi idi. Ertuğrul livası kurulduğu zaman (1885), bu livanın merkez kazasına bağlı nahiye olarak varlığını sürdürdü. 1913 yılına kadar Lefke diye anılan beldenin adı bu tarihten sonra “Osmaneli” olarak değiştirilmiştir.

Kurtuluş savaşı yıllarında ise Osmaneli, İstanbul ile Ankara arasında bir geçit yeri oldu. Bu yıllarda Kurtuluş Savaşımızın önderlerinden Ali Fuat Cebesoy, Fevzi Çakmak ve Halide Edip Adıvar, Geyve-Osmaneli yolunu kullanmış ve 25-26 Nisan tarihlerinde Osmaneli’nde konaklamışlardır. Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal Atatürk ile savaşa yönelik muhaberatlarını Osmaneli’nde yapmıştır.

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise kent, özgün yapısı korunarak daha çağdaş daha modern bir görünüme kavuşmuştur. Sanayi ve ticaret anlamında önemli atılımlar yapılmış, İpek böcekçiliği faaliyetleri ile bölgede ön plana çıkmıştır.

Tüm Osmaneli halkına bana gösterdiği ilgi için sonsuz teşekkür ediyor, sevgilerimi gönderiyorum.

Twitter: @_onurakay_

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.