1. YAZARLAR

  2. Onur Akay

  3. Paralel Yapı 17 ve Fuat Avni Muhteşem Yüzyıl’ı sollar
Onur Akay

Onur Akay

Yazarın Tüm Yazıları >

Paralel Yapı 17 ve Fuat Avni Muhteşem Yüzyıl’ı sollar

A+A-

Paralel Yapı 17 ve Fuat Avni isimli bir dizi düşündüm. Havuz medyasının ve lehte tweetler atması yönünde talimatlar alan AKP’nin trol timlerinin, ‘Paralel Yapı 17’ isimli bir grupla taht kavgasını ve Fuat Avni ile olan savaşlarını konu alıyor. Prime time kuşağında yayınlansın, reytinglerde bir numara olan Muhteşem Yüzyıl’ı sollar.

‘Başbakan ile diyalogda bulunuyor musunuz’ sorusuna, ‘17 Aralıktan sonra görüştüğü kişi sayısı iyiden iyiye azaldı. Eskisi kadar görüşmüyorum. Yazık etti kendine, memlekete, ailesine.’ diyen bir Fuat Avni

‘On binlerce AKP trolü neden var. Sosyal medya üzerinde bir yıldan fazladır baskın olmaya çalıştılar başaramadılar. Etrafındaki dalkavuklar hatalarını sevap gibi aktarıp alkışlarken hiç bir adım atamazsınız. BB hata yapmadı sadece günaha da bulaştı artık dönüşü zor zaten.’ diyen bir Fuat Avni...

‘BB'nin hem burada hem ötede vereceği hesapları düşünerek korkmanın ona yeterli gelmeyeceğini titremesi gerektiğini yazıyorum. Korkma titre’ diyen bir Fuat Avni

17 Aralık operasyonuyla birlikte kamuoyunun yakından tanıma fırsatı bulduğu ‘Paralel Yapı 17’nin devletin içine nasıl sızdığını, oynadığı oyunları, bugünkü tek derdinin Başbakan Erdoğansız bir Türkiye olduğunu. Yani paralel yapının darbe yoluyla hükümeti ele geçirme planlarını ayrıntılarıyla ortaya koyan AKP’nin trol timleri ve havuz medyası

Türk Dil Kurumu paralel kelimesini, “aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren. Yönü kalıbı her şeyi aynı olan yan yana iki şey” şeklinde tanımlıyor. “Derin devletle, çetelerle mücadele ediyoruz” diyenlerin, devleti eşdeğeri olan daha büyük bir yapıya teslim etmeleri hakikaten trajikomik bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Siyasal çıkarlar nedeni ile daha önceki yıllarda Cemaat ile AKP arasında kıyılan ''zoraki nikah'' ise ilişkinin ayrı bir boyutu oluyor.

İşte geleceğin Muhteşem Yüzyıl’ı

Twitter'ı çok seven AKP'li milletvekilleri ve bakanlar, 17 Aralık operasyonun ardından konuyla ilgili sessizliğe bürünmüşlerdi. O gün AKP'li Şamil Tayyar sadece bir gazetecinin tweetini, retweet etmişti. Veysel Eroğlu Rize'deki kuşlardan bahsetmişti. Egemen Bağış ise vizesiz Avrupa sürecini ve Şeb-Arus'u konu edinmeyi tercih etmişti. Seçim döneminde sesi kısılan Başbakan meydan okur gibi, kafa sesi kullanarak konuşmuştu ama 17 Aralık sabahı hiç konuşmamıştı. Hükümete yakın gazeteler manşetlerinde operasyonu "seçim ayarlı" olarak değerlendirirken, Muammer Güler’in oğlu, Zafer Çağlayan’ın oğlu, Erdoğan Bayraktar’ın oğlu, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, önce geceyi nezarethanede geçirmişti, sonra operasyonu yürüten şube müdürlerinin görevden alınmaları üzerine söz konusu isimler, nezarethanelerden alınarak emniyet amirlerinin odalarına konulmuştu.

Reyting rekorları kıracak sahneler:

Her seferinde 'ecdadına sahip çıkmakla' övünenlerin Topkapı Sarayı'ndaki tarihi değerdeki eşyaların altın gibi Arap Şeyhlerine gönderildiği sahne

Marmaray kazıları sırasında çıkan tarihi eserlerin kamuoyuna açıklanmadan el altından satılma sahnesi.

Yolsuzlukların boyutun görmek için savcı, hakim olmaya gerek olmadığını, bakan oğullarının servetlerine bakmanın yeterli olduğunu gösteren sahne.

Gözaltına alınanların evlerinde yapılan aramalarda çıkan milyonlarca dolar parayı gösteren sahne.

Ayakkabı kutuları içerisinde 4,5 milyon dolar sahnesi.

Gerçek hayatta anlayamadığımız soruların cevapları belki dizi ile anlaşılır!

Eğer darbe ise neden mecliste yolsuzluk fezlekeleri var?

17 Aralık'tan sonra o deliller öyle bir karartıldı ki, soruşturmadan sonra 4 bakan kahraman bizde borçlu mu olduk?

17 Aralık darbe girişimiymiş, ayakkabı kutularını, para sayma makinelerini darbeciler mi koydu evinize?

17 Aralık sürecinde Reza Zarrab cari açığın % 15'ini, Başbakan yolsuzluk dosyalarının % 100'ünü kapatmış olabilir mi?

17 Aralık'tan sonra istifa eden bakanları bile çağırmadılar da,  neden ana muhalefet liderini ifadeye çağırıyorlar?

Neden Başbakan kendisine "hırsız", "rüşvetçi" diyen hiç kimseye dava açmadı?

Bizim akil adamlarımız ve sanatçılarımız vardı ama 17 Aralık tarihinden bugüne kadar neden hiç konuşmadılar?

“İmar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan’ın onayıyla yapıldı. Başbakan’ın istifa etmesi gerekir” içerikli bölümünü internet sitesinde ve tekrar yayınında sansürleyerek, kendi yayınını sansürleyen bir haber kanalı sayesinde, Erdoğan Bayraktar'ın Başbakan’ı hedef alan sözlerini kimse duymadı mı?

17 ve 25 Aralık soruşturmalarını darbe olarak kabul ettiremeyeceksiniz!

Adil yargılama olmadığı müddetçe her gün 17 Aralık

Onur AKAY

TWİTTER: @_onurakay_

E-POSTA : onurakay@onurakay.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.