MEYDAN DAYAĞI YİYEN O ESNAFTAN ŞOK TEPKİ

MEYDAN DAYAĞI YİYEN O ESNAFTAN ŞOK TEPKİ

Polisten esnafa meydan dayağı...! Yaşadığı şiddet karşısında çok şaşıran esnaf, kendini döven polislerden kurtulmak için bakın ne yaptı...!

İstanbul'da zabıta ve polis ekiplerinin seyyar satıcılara yönelik operasyonu sırasında çevik kuvvet polisleri, bir esnafa meydan dayağı attı. Polise karşılık vermemesine rağmen darp edilmeye devam edilen esnafın yaşadıkları iş yerinin güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Maruz kaldığı şiddet karşısında neye uğradığını şaşıran esnaf, kendini döven polislerden kurtulmak için 155 Polis İmdat telefonunu aradı.

İddiaya göre olay şöyle gelişti: Zabıta ekiplerinin seyyar satıcılara yönelik operasyonuna çevik kuvvet polisleri de destek verdi. Operasyon sırasında seyyar satıcılarla zabıta ve polisler arasında yaşanan tartışmaya bir esnaf da dahil oldu. Zabıtalar sivil kıyafetli olduğu için ne olduğunu kavrayamayan esnaflardan biri T., kimin kime bağırdığı, vurduğunun belirsiz olduğu ortamı yatıştırmak için "Durun yapmayı, etmeyin"diyerek tarafları ayırmaya çalıştı. Ancak zabıtaların hemen ardından olay yerine gelen çevik kuvvet polislerinden bir tanesi de, olaya müdahale eden esnafı itekledi. Sokaktan gelen gürültü üzerine dükkanının kapısına çıkan Erol Polan isimli başka bir esnaf da komşusunun iteklendiğini görünce, polislere, "Yaşı başı var iteklemeyin ayıptır!" ikazında bulundu. 
Erol Polan'ın bu tepkisine sinirlenen polisler, bu sefer Polan'ı iteklemeye başladı. Meslektaşına destek veren diğer polisler de Polan'a vurmaya başladı. Biber gazının da kullanıldığı müdahalede hızını alamayan bazı polisler, dükkanının içine sığınan Polan'ı dükkan içerisinde de darp etti. Neye uğradığını şaşıran Erol Polan, polis şiddetinden korunmak için 155 Polis İmdat telefonunu arayıp yardım istedi. Tüm yaşananlar iş yerinin güvenlik kameralarınca saniye saniyekaydedildi.

Resmi işlemler için dükkanı kapattırılan Erol Polan, polis merkezine götürülüp ifadesine başvuruldu. Sağlık kontrolüne götürülen Polan'a kaç günlük rapor verildiği, rapor kendisine verilmediği için öğrenilemedi. Tişörtü yırtılan, başında ve ayağında şişlikler, yüzünde çizikler oluşan Polan, kısa süre içerisinde yaşadığı onca şey karşısında şaşkına döndü.

POLİS DAYAĞINDAN KURTULMAK İÇİN POLİSİ ARADI

Polis merkezindeki ifadesi sırasında kendisine saldıran iki polisi teşhis ettiğini belirten Erol Polan, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Gürültüyü duyunca kapının önüne çıktım. Yan tarafta kargaşayı gördüm. Yan komşumuz Necati abiyi iteklediklerini görünce, polis memurunun yanına giderek "Yaşı başı var iteklemeyin ayıptır' deyince bana küfrederek beni itekledi. Vurmaya kalktı. Diğer Çevik Kuvvetler benim üstüme saldırdı.

Zaten bütün kamera kayıtları da var. Hepsi, yumrukla kaskla kafama vurarak ben kendimi dükkana zor attım. Bir iki dakika sonra dükkan içine girdiler tekrar beni darp etmeye kalktılar. O sırada yapabildiğim tek şey 155'i aramak oldu. Gene polisi polise şikayet etmek oldu. Başka hiçbir şey yapamadım. Polis geldiğinde dükkanımı kapatmamı istediler. Abimin gelmesini beklemek istedim, müsaade etmediler. Şikayeti geri almamı söylediler. Hastaneye darp raporu için gittim. Kafamda şişlikler olduğunu, ayağımda, kaşımda darp olduğunu söyledim. Hastanedeki raporu polis memuruna verdiler. Tişörtüm yırtıldı. "

TARTAKLANAN KOMŞU: İNSANİ GÖREVİMİZİ YAPMAK İSTEDİK

Erol Polan'ın yardımına koştuğu komşusu ise şunları söyledi; "Polisin ilk müdahalesi sırasında dükkanımın içinde sivil memurların olduğunu gördüm dükkanımın içerisinde kargaşa, bağrışma. Dükkanımın hemen 1 metre önünde oldu olay. Kendimi o olayın içinde buldum. Kimin kime vurduğu, kimin kime bağırdığı belli değil. 'Durun yapmayın etmeyin' diye biz de normal insani görevimizi yapma davranışında bulunduk. Sonra resmi polisleri gördük. bizi de ite kaka dükkanımıza zorla bağırarak soktular. Ben orada ite kaka bir ortamda bulunduğumdan komşum araya girdi.

Komşuma bu sefer saldırmaya başladılar. Bir sürü memur, ellerindeki güçle komşumuzu iyice tartakladıklarını, komşum dükkana girdiği halde tartaklamaya devam ettiklerini ve bunun 5-10 dakika durmadıklarını gözlerimle gördüm. Dükkanımızda vergimizi veriyoruz, günde 15 saat çalışıyoruz çoluk çocuğumuzun ekmeğini kazanıyoruz. Biz de kamu hizmeti görüyoruz. Sadece onlar görmüyor ki. Biz o gelen polislere belki de biz hizmet veriyoruz, belki bir şeyler satıyoruz."

Kaynak:Haber Kaynağı