Lübnanlılar Türk askerini hoş göndermiyor

Lübnanlılar Türk askerini hoş göndermiyor

UNIFIL’deki Türk birliği de aileleri AKP destekli çetelerce kaçırılan Lübnanlıların hedefinde. Üzerinde Türk askeri birliğini simgeleyen yazı ve çizimlerin bulunduğu duvara yazılan “yalancılar”, “defolun” yazıları fazla söze gerek bırakmıyor.

Türkiye, AKP’nin mezhepçi ve savaş kışkırtıcısı Suriye politikası nedeniyle Lübnan Şiilerinin de düşmanlığını kazandı. 2006’dan beri Lübnan’da görev yapan ancak Eylül ayında geri çekilmesi planlanan Türk birliklerine yönelik öfke duvarlara da yansımış.

Mayıs 2012’de 11 Şii hacı İran’dan dönerken Suriye’nin Türkiye sınırına yakın Azez bölgesinde, AKP destekli çetelerce kaçırılmasından bu yana, rehine hacıların aileleri Lübnan’da Türkiye’yi hedef alan pek çok protesto eylemi yaptı.

Yukarıdaki resimde de UNIFIL’e ait bir birimin duvarında Türk birliğini simgeleyen yazı ve çizimlerin üzerinde İngilizce ve Arapça protesto yazılamaları dikkat çekiyor.

Mustafa Kemal’in “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin altında “yalancılar”, “defolun” yazılarının yanı sıra, Arap halklarının hakaret ve aşağılama simgesi kabul ettikleri bir de ayakkabı çizimi var.

ÖRTÜLÜ SAVAŞ, AÇIK TEPKİ 

AKP hükümeti ile Hizbullah Suriye’de karşıt kamplarda açıktan saf tutarken Rehine krizinin devam etmesi gerilimi tırmandırmış ve 9 Ağustos Cuma günü iki THY pilotu Lübnan’da kaçırılmıştı. Bu kaçırma olayının ardından sıcağı sıcağına Türk askerlerinin geri çekilmesi kararı geldi.

2006’dan 2010’a kadar gerek askeri birlikler gerek siyasilerin ziyareti Lübnan halkı tarafından olumlu karşılanmış ancak Suriye’de çatışmaların başlamasıyla işin rengi değişmişti.

11 Şii hacı Mayıs 2012’de İran’dan dönerken Suriye’nin Türkiye sınırına yakın Azez bölgesinde kaçırıldı. Ahmet Davutoğlu sıcağı sıcağına rehineleri serbest bıraktırma vaadinde bulunsa da bu vaat yerine getirilemedi. Ancak Lübnanlılar ismi yeni duyulan iki örgüt tarafından üstlenilen kaçırma olayının Türkiye himayesinde gerçekleştiğini düşünüyordu ve müzakerelerin AKP iktidarı aracılığıyla sürdürülmesi de bu düşünceyi pekiştirdi.*

Eylül 2012’de yine Lübnanlı Mikdat aşireti, Şii hacıların serbest kalması talebiyle bir Türk ile bir grup Suriyeli muhalifi kaçırmıştı.

Bu gerilimlerin ortasında 2 rehine serbest bırakılırken, diğer rehinelerden birinin hava bombardımanları sırasında yaşamını yitirdiği iddia edildi. Ancak diğer rehineler Türkiye aracılığıyla aileleriyle görüştürüldü ve böylece AKP fiili muhatap olarak sorumluluğu da üstlenmiş oluyordu.

ANİ ÇEKİLME KARARI

İki THY pilotunun 9 Ağustos cuma günü Lübnan’da kaçırılması üzerine, Türkiye’nin Lübnan’da BM Barış Gücü UNIFIL kapsamında görev yapan 280 askerinin geri çekileceği açıklandı. Geriye deniz gücü bünyesinde 58 asker kalacak.

Temmuz ayının sonlarında Türkiye’nin UNIFIL kapsamında görev yapan askerlerini iki aydan kısa bir süre içinde geri çekeceği öne sürülmüş, ancak iddia yalanlanmıştı.

TBMM Genel Kurulu, temmuz başında, UNIFIL kapsamında 2006’dan bu yana görev yapan birliklerin görev süresinin 5 Eylül 2013 tarihinden itibaren bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi’ni kabul etmişti.