1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kadına Şiddet Sistemimiz Sihirli Değnek Değil
Kadına Şiddet Sistemimiz Sihirli Değnek Değil

Kadına Şiddet Sistemimiz Sihirli Değnek Değil

Dr. Alaatin Büyükkaya da, aile içi şiddet konusunun ele alınmasının bile zor olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

A+A-
BAKAN YARDIMCISI: KADIN ŞİDDETİNE KARŞI KURULAN SİSTEMİN SİHİRLİ DEĞNEK GİBİ ETKİ GÖSTERMESİ BEKLENİYOR
 
Zeki GÜNAY/ GAZİANTEP

AİLE ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Aşkın Asan, kadına yönelik şiddete karşı kurulan sistemin sihirli değnek gibi hemen etkisini göstermesinin beklendiğini, ancak etkisinin ortaya çıkması için yapının iyice yerleşmesi gerektiğini söyledi.
 
Avrupa Birliği Bakanlığı işbirliğiyle Adalet ve İçişleri TAIEX Bölgesel Seminerleri kapsamında Gaziantep'te düzenlenen 'Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet' konulu seminere Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Aşkın Asan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kudbettin Arzu, Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaatin Büyükkaya, Gaziantep Vali Vekili Mevlüt Kurban, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Asım Güzelbey, Şahinbey İlçe Kaymakamı Uğur Turan, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker ve kamu kurum kuruluşlarından temsilciler ile çok sayıda davetli katıldı. 
 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kudbettin Arzu, Türkiye'de yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde 23'ünün halen kırsal alanda tarımla geçindiğini söyledi. Kadının ev, aile ve işletme içerisinde ekonomik anlamda özgürlüğünü ve daha fazla söz sahibi olması gerektiğini kaydeden Arzu, "Benim kişisel gözlemim eğer kadın ekonomik anlamda ne kadar özgür olursa, eğitimini ne kadar fazla alırsa, o kadar daha az şiddete maruz kalıyor. Onun için bizim yapacağımız en önemli şey kadını eğitelim, ama kadını üretime de katalım. Kadının ekonomik bağımsızlığının sağlanması konusunda çaba gösterelim. Bir ülkenin ekonomisi ne kadar yükseliyorsa, demokrasisi de o kadar yükselir. Demokrasi ne kadar yükselirse aile içi şiddet de o kadar azalır. Kırsalın ekonomik düzeyi yükseldikçe, refah arttıkça şiddetin de azalacağına inanıyorum" diye konuştu.
 
BÜYÜKKAYA: AB'YE GİRİŞİMİZ BİR MEDENİYET PROJESİ
 
Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaatin Büyükkaya da, aile içi şiddet konusunun ele alınmasının bile zor olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
 
"Demokrasiye ihtiyacımız var. Aile içinde de birbirimizi anlamaya birbirimize tahammül etmeye ihtiyacımız var. Aile içinde birbirimize tahammülü öğrendiğimiz sürece toplumda da birbirimize karşı tahammülü daha çok öğreneceğiz. İnsanların en tahammülsüz olduğu yerler en yakınları oluyor. Onun için en yakınlarımızdan başlayarak tahammülü öğrenmek hepimizin bir görevidir."
 
ASAN: SADECE KANUN ÇIKARMAKLA BAŞARILI OLUNMAZ
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Aşkın Asan ise kadına karşı şiddetin bir insan hakkı ihlali ve yasalarda da suç olduğunu, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada varlığını sürdürdüğünü anlattı. Aile içi şiddetin utanılan, gizlenen bir mesele olduğu için de önlenmesi ve mücadele edilmesinin de zorluğuna dikkat çeken Asan, şunları söyledi:
 
"Birleşmiş Milletlerin istatistiklerine göre dünyada her 3 kadından birinin fiziksel veya cinsel şiddet mağduru olduğu görülmekte. Ülkemizde önemli bir toplumsal sorun olarak kabul edilen aile içi şiddet artık devlet politikası haline gelmiştir ve başta temel yasalarımız olmak üzere mevzuatımızda önemli değişiklikler yapılmıştır. Artık üstü örtülen konuşulmayan gizlenen bir problem olmaktan çıkarılmış cesaretle üzerine gidilmektedir. Kamuoyunda tartışmaya açılmıştır. Bu alanda önemli mekanizmalar kurulma yolunda başarılar kat edilmiştir. Sadece kanun çıkarmakla bu mücadele başarıya ulaşmak mümkün değildir. Onun yanında çeşitli sistemlerin de oluşturulması gerekiyor. Şiddet önleme ve izleme birimleri 14 ilde 2 yılı takiben tüm ülke genelinde kurmayı planlıyoruz. 11 ilimizde faaliyete ve vaka alımlarına başlanmıştır. Gerçekten sistemi ve niteliği açısından çok farklı bir üniteyi devreye sokmuş olduk. Bu yeni bir yapı, inşallah biz bu mekanizmanın şiddetle mücadale ile ilgili konularda etkili olacağına inanıyoruz. Ama Türkiye'de şöyle bir şey de var. Bir şey kurulduğu zaman sihirli değnek gibi hemen etkisini göstersin ve hiç bir şekilde olumsuz bir olayla karşılaşılmasın isteniyor. Ama bir kere önce bu yapının iyice yerleşmesi gerekiyor. Bunun için eğitimler çok önemli."
 
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.