1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. İSVEÇ'TE TÜRKİYE'Yİ ŞOK EDEN MADEN KAZASI
İSVEÇ'TE TÜRKİYE'Yİ ŞOK EDEN MADEN KAZASI

İSVEÇ'TE TÜRKİYE'Yİ ŞOK EDEN MADEN KAZASI

İş kazaları Avrupa birincisi olan Türkiye'ye kapak olacak cinsten bir haber İsveç'den geldi. Daha geçen sene yüzlerce madenciyi yer altından kurtaramayıp adına "İşin Fitratı" diyen Türkiye'nin aksine İsveçli madenciler yerin 800 metre altından burunları b

A+A-

İSVEÇ’in Dalarna bölgesindeki Garpenberg’de Bolidens şirketine ait madende meydana gelen yangın yüzünden toprak altında mahsur kalan 159 kişi kurtarıldı. Böylelikle sadece geçen yıl yüzlerce madencinin hayatını kaybetmesinin " Madenciliğin Fitratında değil, patronların ve devletin aymazlığında" olduğu netleşmiş oldu.

800 METREDEN BURUNLARI KANAMADAN ÇIKTILAR

829 metre derinlikte meydana gelen yangında toprak altında mahsur kalan işçilerin sayıları hakkında 159 ve 166 gibi çelişkili açıklamalar yapıldı ancak maden basın şefi Marcela Sylvander, mahsur kalan 159 kişinin kurtarıldığını açıkladı.
Salı sabahı saat 09.00’da alarm aldıklarını belirten kurtarma ekibi başkanı Mats Jansson yaptığı açıklamada “829 metrede bir yangın meydana geldiğine dair ihbar aldık. Maden dumanla doluydu ve hemen özel ekiplerimiz madene indiler. Isıya duyarlı kameralarla yangının yerini ve personeli bulup müdahalede bulundular. Yangının neden meydana geldiğini bilmiyoruz ama bildiğimiz kadarı ile bir tirit konteynerinde meydana geldi. Aşağıda işçilerin sığınabilecekleri özel oda vardı hepsi zarar görmeden kurtarıldı. Yangın söndürüldü” dedi. İsveç’in en eski ve 13’üncü yüz yıldan beri işletilen madeninde, bakır, kurşun, gümüş, altın ve çinko üretiliyor. 2013 yılında da aynı madende teknik bir hata yüzünden duman oluşmuş, güvenlik odasına sığınan 4 işçi kurtarılmıştı.

madengocuk.jpg

VE BİZDEN BİR HABER

ZONGULDAK'ta, 3 Mart 1992'de 263 maden işçisinin öldüğü grizu patlamasından sağ kurtulan 51 yaşındaki Burhan Öztürk ve o gün şans eseri işe gitmeyerek kurtulan 53 yaşındaki İsmail Kilerci, facianın 23'üncü yıldönümünde ölen arkadaşlarının mezarını ziyaret etti.
Emekli madenciler, ekmek mücadelesi verdikleri arkadaşlarını kaybettikleri o günü unutamadıklarını söyledi. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü'ne ait maden ocağında meydana gelen grizu faciasında 263 işçi yaşamını yitirdi, 550 işçi de yaralandı. Dünya madencilik tarihinin en büyük kazaları arasında yer alan faciada ölen işçilerden 147'sinin cesedi, yer altında devam eden yangınlar nedeniyle günler sonra gruplar halinde çıkarılabildi. En son 2 madencinin cesedi, Mayıs 1997'de ocaktan çıkarıldı.

O GÜN İŞE GİTMEDİ, KURTULDU

Faciada, o gün şans eseri işe gitmeyerek kurtulanlar veya ocağa girdiği halde sağ çıkanlar, yıllar sonra büyük kazanın izlerini hala taşıyor. İhsaniye 1'inci Kartiye'de çalışan 34 işçi arasında bulunan İsmail Kilerci, o gün ağabeyinin evini taşımak için izin alarak işe gitmeyince faciadan kurtulurken, Burhan Öztürk de yanındaki 5 arkadaşı ile birlikte ocaktan sağ çıktı. Ancak kartiyedeki diğer 27 işçi yaşamını yitirdi. Emekli madenciler İsmail Kilerci ve Burhan Öztürk, facianın 23'üncü yılında ölen arkadaşlarından beraber işe gidip geldikleri Recep Kulaç'ın mezarını ziyaret ederek dua etti.

030320151158440292095_2.jpg

'YERLERDE BARETLERİ GÖRÜYORDUK'

Kaza meydana geldiğinde 3 yıllık madenci olduğunu belirten Burhan Öztürk, o günü hala unutamadığını söyledi. Birlikte ekmek mücadelesi verdiği arkadaşlarının acısını her zaman hissettiğini anlatan Öztürk, şöyle dedi: 

e_196.jpg

"Yukarıdan aşağıya bir toz bulutu geldi. Kafamdaki bareti fırlattı. Grizu olduğunu söylediler. Birkaç arkadaş yukarı doğru kaçmaya başladık. Her yer dumandı. 1 saatte 3 kilometre yürüyerek kuyu dibine geldik. Oradan da asansörle bizi yukarı çıkardılar. Yürürken bir madenci 'Beni kurtarın' diye bağırıyordu. Onun yanına gittik. Yüzü kan içindeydi. Kurtarmaya çalıştık ama olmadı. Mecbur bırakmak zorunda kaldık. Çok zor nefes alıyorduk. Oksijen yetersizdi. Yukarıya çıkmamız gerekiyordu. Sonra bir madencinin cesedini gördük. Her tarafı su basmıştı. Yerlerde baretleri görüyorduk. Yukarıya çıkınca anladık olayın büyüklüğünü. Çoğu arkadaşımızı orada yitirdik. Allah rahmet eylesin. Recep'in cesedi de 1 yıl sonra çıktı. Baret numarasıyla kendisini teşhis etmişler o zaman. Her gün beraber işe gidip gelirdik."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.