1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İsrail Jetleri Müslüman Bombalayan Allah'ın Yardımı mı?
İsrail Jetleri Müslüman Bombalayan Allah'ın Yardımı mı?

İsrail Jetleri Müslüman Bombalayan Allah'ın Yardımı mı?

Sende hiç vicdan ahlak yok mu?

A+A-
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli başlıklar

ÜÇ FİDAN "SADECE BAĞIMSIZ TÜRKİYE" DEDİLER
 
"Değerli arkadaşlarım, dün 6 Mayıstı. 3 fidanımızı darağacına gönderdiğimiz saatti. Onlar, sadece “bağımsız Türkiye” dediler, Türkiye’nin bağımsızlığı için mücadele ettiler. Bütün halkı kucakladılar. “Halkın çıkarlarını sonuna kadar savunacağız” dediler. Ülkemize yabancıların gölgesi dahi düşmesin diye mücadele ettiler. Ve o dönemin yetkilileri, onları en ağır şekilde cezalandırdı. İdam sehpasına giderken onurluydular. İdam sehpasına giderken kararlıydılar. İdam sehpasına giderken “bağımsız Türkiye” diye haykırdılar. 3 fidanımıza Allah’tan rahmet diliyorum, onların hiçbir zaman unutmayacaktır bu toplum"

GALATASARAYI KUTLUYORUM
 
Galatasaray’ımız şampiyon oldu. Onları yürekten kutluyorum, taraftarlarını da kutluyorum. Şampiyonluğu kutlamak için güle oynaya Taksim’e çıktılar, hiçbir şey olmadı. Taksim’de sevinçlerini kutladılar, başarılarını kutladılar, herkesi kucakladılar ve AKP’nin valisi yeniden konuştu. “Efendim, oraya az sayıda Galatasaraylı gitmiş ve kısa süre kalmışlar. Çok olsaydı, kalabalık olsaydı, uzun süre kalsalardı belki onlar da çukura düşerdi.” Sayın Vali kusura bakma ama o çukurdaki sensin. Devletin valisi olmak ayrı, iktidarın valisi olmak ayrıdır. Devletin valisi yasaları uygular. İktidarın valisi yasaları iter, onun gözünde bir tek şey vardır, koltuğuma nasıl yapışabilirim ve Başbakan bana ne söyler. Talimatı oradan alır. Onun için hukuk yoktur. Onun için konuştukça battı, battıkça da konuştu. 17 yaşındaki bir kız çocuğuna 1 Mayıs’ta yaptıklarınızdan ötürü acaba utanıyor musunuz? Taksim, 1 Mayıs için çok önemli. Orada insanlar özgürlük için bedel ödediler.

 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi şu kararı veriyor: “Toplantı yerini belirlemek de toplantı ve gösteri hakkının bir parçasıdır.” diyor. Ben gösteri yapacaksam yerini de ben belirlerim diyor. Bu, benim hakkımdır diyor. Ve yine, o kararda şunu söylüyor: “Devlet, bu hakkın kullanılmasını engelleyemez.” ama siz engelliyorsunuz. Yeniden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilecek, yeniden Türkiye’ye bir ceza kesilecek. Hukuk devleti açısından Türkiye yeniden sınıfta kalacak. Barış varken, kavga neden? Huzur varken, kavga neden? İnsanların birbirini kucaklamaları varken, biber gazı neden, cop neden? Ama şunu açık yüreklilikle söyleyeyim: Biz, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kim olursa olsun, şiddeti asla kabul etmeyiz, şiddete her zaman her ortamda karşı çıkarız. Devletin koruma görevlileri vatandaşın özgürce eylem yapmasının güvencesidir, hukukta kural budur. Ben eylem yapacağım, yani yürüyüş yapacağım yani düşüncemi açıklayacağım, devlet, benim düşüncemi açıklamam açısından beni korumak zorundadır. Sosyal devletin görevi budur. Hukuk devletinin görevi de budur. Hukukun üstünlüğü kavramının özünde de zaten bu yatıyor. 

ŞEKER PİLİÇ İŞÇİLERİ

Değerli arkadaşlarım, aramızda Bandırma’dan gelen Şeker Piliç çalışanları var. Aslında önemli bir marka, sadece Balıkesir-Bandırma için, sadece Türkiye için değil, dünya için önemli bir marka yaratıldı Şeker Piliç diye. Rakamları arkadaşlarım verdiler. 1 734 bordrolu çalışanı var. 413 bölgede yetiştiricisi ve aileler var. Toplam 20 bin aileye gelir sağlıyor ve bu iflas etti arkadaşlar, 20 bin aile. Yazık günah değil mi? İzlenen ekonomi politikası sorun yaratıyordu. Beyaz et üreticilerinde de sorun yaratıyordu. Arkadaşlarımız yani Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri olayı 2011 Ocak ayında saptadılar ve Parlamentoya bir araştırma önergesi verdiler. Beyaz et üreticilerinin sorunları var, iflaslar gelebilir, ciddi olarak insanlar işsiz kalabilir ve sorunun araştırılması ve çözüm üretilmesi gerekir diye. Ne oldu? Üstü örtüldü ve bugün bini aşkın işçi işsiz, fabrika battı. Neden battı biliyor musunuz değerli arkadaşlarım? Devletten olan alacağını alamadığı için. Bir fabrika düşünün, aldığı yüzde 18 KDV’ye tabi, sattığı yüzde 1 KDV’ye tabi, arada yüzde 17 fark var, 17 puan fark var. Bu farkın devlet tarafından karşılanması lazım, yasa da böyle öngörüyor ama devlet diyor ki “Ben bunu ödemem.” Şeker Piliç’in Ocak 2012 tarihi itibarıyla devletten alacağı 21 milyon 910 bin lira, eski parayla 21 trilyon 911 milyar lira, bu parayı alamadığı için battı, yani batıran bu devlet, batıran AKP Hükümeti, batıran Recep Tayyip Erdoğan, herkes bunu böyle bilsin. Sektörün, beyaz et üreticileri sektörünün toplam devletten alacağı Ocak 2013 itibarıyla 350 milyon lira. Paramı verin diyor. Yasa öngörmüş, “Vermeyiz.” diyor. Niye vermiyorsunuz? Batsınlar diyor, nasıl olsa dışarıdan gelecek diyor.
 
EGEMEN GÜÇLERİN ORTADOĞU TAŞARONU
 
Değerli arkadaşlarım, Suriye’de güzel olaylar yaşanmıyor, siviller öldürülüyor, pek çok masum insan öldürülüyor, binlerce insan Suriye’yi terk etti, komşulara sığındılar, Türkiye’ye de geldiler. Suriye’nin bugün yaşadığı tablonun sorumlularından birisi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hep şu örneği verdim. Diyelim ki bir apartmanda oturuyorsunuz. Komşunuzda yangın çıktı, ne yaparsınız? Yangını söndürmeye gidersiniz. Yangının üzerine benzinle giderseniz o yangın size de sıçrar, geldiğimiz nokta o. Suriye’deki olayların müsebbibi bu hükümettir ve onun çapsız Dışişleri Bakanıdır. Suriye’de kardeş kavgası var. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, birilerinin oyuncağı olmuş durumunda. Dışarıdan militan getiriyorsun, Türkiye’de eline silah veriyorsun, cebine para koyuyorsun, Suriye’ye gönderiyorsun “Git orada kardeşini öldür” diye. Sana soruyorum Recep Tayyip Erdoğan: Silah verdiğin, cebine para koyduğun o insanlar, bir gün gelir senin karşına dikilir. Doksan yıllık cumhuriyet tarihinde hiçbir komşumuzla savaş noktasına gelmedik, hiçbir komşumuzun içişlerine karışmadık. Bu coğrafyada barış ve huzuru egemen kılmak istedik ve Türkiye, bu coğrafyanın barışın, huzurun garantörü idi çünkü Türkiye Cumhuriyeti birilerinin oyuncağı asla olmadı ta ki AKP’ye kadar. Egemen güçlerin Orta Doğu’daki taşeronu konumuna geldi. Neden Türkiye bu hâlde? Akçakale’ye bakın, bir polisimiz şehit edildi. Hesabını soran var mı? Hayır. Açıklayamazlar ki zaten. Neyi açıklayacaklar.

KİMYASAL SİLAHI MUHALİFLER KULLANDI

“Kimyasal silah kullanıldı.” diyorlar. Açıklama geldi kimyasal silahı muhaliflerin kullandığına dair. Ne olacak? Öyle bir noktaya geldi ki “Allah’ın yardımıyla Esad gidecek.” diyor Kızılcahamam’da. Onun söylediği tarihte İsrail jetleri Suriye’yi bombalıyor, aynı anda bombalıyor. Allah’ın yardımı dediği İsrail jetleri oradaki Müslümanları bombalıyor. Sende hiç vicdan yok mu? Sende hiç ahlak yok mu? O insanları, açık açık bombalayanlara karşı ne demek istiyorsun sen? İsrail’in jetleri kalkıyor, Suriye’deki Müslümanları bombalıyor, Recep Tayyip Erdoğan da bunu Allah’ın takdiri olarak bu millete sunuyor. Sen, daha düne kadar ne konuşuyordun? Ne söylemiştim? Yalancıdan başbakan olmaz. Ne diyordu? “Gazze’ye gideceğim.” Talimat geldi, “Bir dakika, önce Amerika’ya gel, sonra Gazze’ye gidersin.” Ne söyledi? “Başüstüne” dedi. Ne dedim? Yalancıdan başbakan olmaz. Bizim Başbakana böyle bir üslup kullanılmasını da eleştiren benim çünkü ben, Türkiye Cumhuriyeti başbakanlarının seyahatlerine bir başka ülkenin müdahale etmesini asla içime sindiremem ama o içine sindirdi. “Emredersiniz, gitmeyeceğim. “Daha sonra giderim, siz ne zaman uygun görürseniz.” dedi. Artı, ne demişti? Ben Gazze’ye gideceğim. Türk donanması eşliğinde yardım gemisi göndereceğim.” demişti. Gönderdi mi? Gitti mi? Şimdi söylüyorum. Sayın Erdoğan, yürekliysen, adam gibi adamsan, sözünün arkasında duran ersen bin bakalım donanmaya, git bakalım Gazze’ye nasıl gidiyorsun. Gider mi? Ne demiştim? Yalancıdan başbakan olmaz, işin özeti budur. 
 
MEDYAYI SATIN ALARAK CHP'Yİ SUSTURAMAZSIN
 
Medyayı satın alarak CHP’yi susturacağını sanıyor. Türkiye’yi gezeceğiz, mücadele edeceğiz, bizim görevimiz bu. Onu da yapacağız, meraklanma. Biz, bu ülkenin bağımsızlığı için, üniter yapısı için, birliği bütünlüğü için, etnik kimliği ne olursa olsun, hiçbir yurttaşımızı ötekileştirmeden hepsini kucaklayan bir partiyiz çünkü biz cumhuriyetin partisiyiz, çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz."
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.