1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. İktidar Denetim İstemiyor
İktidar Denetim İstemiyor

İktidar Denetim İstemiyor

Yazarımız Zühal Dönmez’den TBMM Adalet Komisyonuna Uyarı

A+A-

Haberartıtürk yazarı ve Ankara Çankaya Belediye Başkanı A.Adayı Zühal Dönmez, ”Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile ilgili olarak TBMM Adalet komisyonu üyelerine birer mektup gönderdi.

Hukuka aykırı
Aynı zamanda idare hukuku ve kamu yönetimi uzmanı olan avukat Zühal Dönmez, yazdığı mektupta, tasarıdaki “hukuk”a aykırılıklardan söz ederek TBMM Adalet Komisyonu üyelerinin bu tasarının geçmemesi için uğraş vereceklerine inandığını belirtti.

Kanun tasarısı denetimden kaçmak için hazırlanmış
Başbakan imzalı kanun tasarısının teknik ve işlerin çabuk çözümüne yönelikmiş gibi görünmesine karşın, değişikliklerin amacının, idarenin işlemlerinin denetimden kaçırılmasına yönelik olduğunu ifade eden Dönmez’in yazdığı mektubun tam metni şöyle:
İşte o mektup
Sn.Adalet Komisyonu Üyesi,

Son durumu ‘Komisyonda’ görünen 03/12/2013 tarih 1/865 Esas Nolu Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, İdarenin Hukuka uygunluk denetimini mümkün kılan yolları tamamen kapatıyor. İdari Yargılama Usulünde yapılan değişiklikler ve yargı mensuplarının yapısı -ki artık saklanacak bir yanı yok, kimin hakimi kaç tane konuşmaları Başbakanlık katında dillendiriliyor- vatandaşın İdareye karşı hak arama yollarını zaten daraltmışken, yetmemiş olmalı bu tasarı kanunlaştırılmak isteniyor. 

Tasarının adı da yanıltıcı. Danıştay Kanunuyla ilgili 4 madde varken Bazı Kanunlardan olan İdari Yargılama Usulü Kanunuyla ilgili oldukça kapsamlı ve esaslı 9 madde bulunuyor. 

Tasarı özetle şunları getiriyor:

1.) Danıştay’a bir daire daha ekleniyor.

Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak işlerini azaltırken yeni dairenin ne için kurulduğunu anlamak zor değil. Her kurulan daireyle kadrolar yenilendi ve içtihatlar değişti. Bunu özellikle çok sayıda Danıştay’da davası olan bizim gibi avukatlar anlayabiliyor. Özellikle genel kamu yararını ilgilendiren konularda açılan davalarda kararların nereden nereye gittiğini görebiliyoruz.

2.) Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu her daireden seçilecek ikişer üyeden, Vergi Dava Daireleri Kurulu da vergi dava daireleri başkanları ile her daireden seçilecek üç asıl üç yedek üyeden oluşacak. 

Var olan düzenlemede bu kurullar tüm dairelerin başkan ve üyelerinin katılımı ile oluşuyor. Değişiklikle genel kurullar aynı kişilerin oluşturduğu üst kurula dönüştürülüyor, kast sistemi oluşma tehlikesi var, denetimde zaafiyet yaratabilir.

3.) Değişiklikle Danıştay hiç bir davaya ilk derece mahkemesi olarak bakamayacak, sadece temyiz mahkemesi işlevi görecek. Bundan böyle tüzük, yönetmelik gibi bütün ülkede uygulanan düzenleyici işlemlere de artık idare mahkemeleri bakacak. Kökleşmiş Danıştay geleneğinden vazgeçiliyor, düzenleyici işlemlerin hukuksal denetimi zayıflatılıyor.

4.) Ülke çapında uygulanan düzenleyici işlemler ile uygulama işlemlerine karşı aynı dilekçe ile dava açılamayacak. 

Burada gizli bir ‘süre’ sınırlaması var. Özellikle dava açma süresi geçirilmiş Yönetmelik ve süresinde açılmamış plan iptallerine karşı uygulama işlemi ile birlikte dava açılabiliyordu. Şimdi birlikte açılamayacaksa ayrı açıldığında ‘şurada uygulama işlemine karşı dava açıldığından burada da düzenleyici işleme karşı açıyoruz’ diye mahkeme şerhi mi verilecek? Ayrıca ayrı ayrı dava açılmaya zorlanması, vatandaşın ayrı masraf yüküne katlanmasıdır. Zaten dava masrafları 2011 seçimlerinden hemen önce çıkarılan KHK’lar ile artırılmışken her bakımdan vatandaşın aleyhinedir.

En önemlisi de herkesin ayrı ayrı dava açması, ayrı ayrı dava masrafı külfetine katlanmasına zorlayacak bir değişikliktir. Var olan düzenlemede, birden çok kişi ve kurum tek dilekçe ile dava açarak, bir yandan davaların ehliyet yokluğu nedeniyle reddedilmesine engel olunmakta, diğer yandan tek masrafla birden çok kişi örgütlü olarak ortaklaşa dava açabilmektedir. Değişiklikle özellikle ülkenin kaynaklarıyla doğrudan ilgili, kamu yararını ilgilendiren planlama, çevre ve ekoloji davalarında, ODA’ların, STK’ların vatandaşlarla birlikte dava açmalarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

5.) İdari davalardaki 60 günlük dava açma süresi Vergi davalarında olduğu gibi 30 güne indiriliyor. İYUK öncesi tek idari yargı mahkemesi Danıştay iken dava açma süresi 90 gündü, İYUK ile 60 gün oldu ve şimdi de 30 güne indiriliyor. Gerekçe ne olursa olsun hak arama özgürlüğünü kısıtlayan bir değişikliktir.

6.) İvedi Yargılama Usülü denilen bir tür getirilmiş ve bunlarla ilgili davaların açılması süresi 15 güne indirilmiş. İhale, acele kamulaştırma, ÇED olumlu belgesi ya da ÇED gerekli değildir kararları, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, turizm teşviki kapsamında satış, tahsis ve kiralama işlemleri, kentsel dönüşüm kapsamındaki Bakanlar Kurulu Kararları, ivedi yargılama usulüne tabi. Oldukça kapsamlı ve kamu yararının gözetilmesi öncelikli bu tür davaların 15 gün içinde açılmasının gerekmesi hiç açılmasın anlamını taşımaktadır. Hızlı bir şekilde inceleme, keşif vb. işlemlerin yapılmasını hepimiz isteriz ama, bir savunma dilekçesi ile dosyanın tekemmülü düzenleniyor, yürütmeyi durdurma konusunda verilen kararlara itiraz yolu kapalı, temyiz süresi ve temyize cevap süresi 7 gün olarak belirlenmiş, temyizden sonra karar düzeltme başvurusu kaldırılmış. Bu süreler, adil yargılama için gerçekçi süreler değildir, bu kadar hızlı yapılan yargılamalarla hukuksal denetim yapılamaz.

7.) Grup dava diye bir kavram getirilmiş, davacıları, konuları farklı olan ve doğal olarak her somut olayda farklı sonuçlara varılabilecek işlemler aynı işlem gibi değerlendirilip, birisinde verilen kararlar kopyalanarak, diğerlerine yapıştırılacak ve temyiz hakkı olmayacak. Yani KES/YAPIŞTIR YARGILAMASI GELİYOR. 

8.) Pek çok davaya ilişkin kararlara karşı temyiz yolu kapatılıyor Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu öngörülüyor.

9.) Karar düzeltme yoluna başvurulacak davalar sınırlandırılıyor.

10.) Asliye Ceza Mahkemelerinde C.Savcısı bulundurulmaması süresi 1/1/2014'den 1/1/2019'a uzatılıyor.

Sayın Komisyon üyesi, bu tasarının geçmemesi için uğraş vereceğinize inancım var, çünkü hepiniz hukukçusunuz. 

İlginize teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Zühal Sirkecioğlu Dönmez

Avukat



Gülgün Önder

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.