1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. İhanet Kültürünün Ustası
İhanet Kültürünün Ustası

İhanet Kültürünün Ustası

A+A-
KILIÇDAROĞLU: İHANET KÜLTÜRÜNÜN USTASI
 
Lütfü KARAKAŞ- Engin ÖZMEN- Vahit İŞBAŞARAN- Ali Ümit ÜLKER/ LÜLEBURGAZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ihanet kültüründen geldiğini iddia ederek, "Bunların kültüründe ihanet etmek var. İhanet kültüründen geliyor" dedi. Kılıçdaroğlu ağır sözlerle yüklendiği Başbakan Erdoğan'ın, kendisini usta olarak tanıttığını, ancak ülkeyi yönetmekteki uygulamaları ile çırak bile olamayacağını, ihanet kültürün ustası olduğunu kaydetti. 
 
İstanbul'dan parti otobüsü ile Kırklareli'nin Lülebugaraz ilçesine gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kente girişinde partililer tarafından coşkuyla karşılandı. CHP'lilerin otobüsün önüne kesmesi nedeniyle Kılıçdaroğlu saat 14.45'de mitingin yapılacağı Kongre Meydanı'na gelebildi. Kırklareli, Tekirdağ, Edirne ile İstanbul'un Trakya'ya komşu bir çok ilçesinden partililerin katıldığı Çiftçiye Destek Mitingi'ne 45 dakika gecikmeli gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu alandakileri, 'Merhaba' diye selamladı.
 
Mitinge katılanlar ellerinde taşıdıkları, 'Cumhuriyetin kurucusu, demokrasinin savunucusuyuz', 'Çiftçiye mazot paralı gemicilere mazot vergisiz', 'Ürünümüzü RTE'den korumaya geldik' yazan pankartları salladı.
 
"DOLAR OLUNCA YEŞİLE AŞIKLIĞI VAR"
 
CHP teşkilatının, '1 kilo hibrit tohum alabilmek için 500 kilo ayçiçeği satıyoruz, artık yeter' pankartının yer aldığı kürsüden Kongre Meydanında Trakyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 6 bin kişiye seslenen Kılıçdaroğlu, Kıbrıs çıkarması sırasında ülkemizin uçaklarının benzinin olmadığını, Libya eski Lideri Kaddafi'nin benzin verdiğini hatırlatarak, "Yetmedi jetlerin yedek parçalarını verdi. Depolarını açtı, gelin istediğini alın dedi. Sonra ne oldu bu gitti Kaddafi'den 120 bin dolar ödül aldı. Ben bu parayı şehit yakınlarına vereceğim dedi. Sorduk hangi şehit yakına verdin, tık yok. Hele dolar olunca yeşile aşıklığı var" dedi.
 
Başbakan Erdoğan'ı kastederek, Kaddafi'yi arkadan hançerlemekle suçlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ahlak denen bir kavram var. En zor günlerinde Türkiye'yi destekleyen siyasal lideri linç ettirdi. Bavulla para götürdüler Kaddafi öldürülsün diye. Şimdi eli kanlı ile Ortadoğu'ya el atmış. Dedim ki bu diktatörün eli kanlı, dili kirli, eli temiz değil. Müslüman'a Müslüman'ı kırdırıyor. Senin ne işin var orada. Demokrasi getirecekmiş o ülkelere. Dön kendine bak, senin ülkende demokrasi var mı? Türkiye'de Erbakan'ı da arkadan hançerledi bir zamanlar. Onun için geçmişinde ihanet kültürü olanlara sakın güvenmeyin. İşçiyi, köylüyü, esnafı sattı. Kendisini de usta ilan etti. İhanet kültürünün ustasıdır. Hiç bir tereddüdüm yoktur."
 
DARBE MAĞDURUYUZ
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin darbe mağduru olduğunu hatırlatarak, "CHP her dönem darbelerde karşı gelmiş, darbeler mallarına el koymuş, arşivi SEKA'ya yok edilmek için yollanmış, genel başkanı hapse atılmıştır. Ama geçmişe dönük bunu istismar etmemiştir. Çağdaş uygarlığa yüzü dönüktür. Ülkemizi barış içinde, huzur içinde yönetmek istiyoruz. Bütün komşularımızla barış içinde yaşayalım diyoruz" dedi.
 
DİZ ÇÖKTÜ
 
Başbakan Erdoğan'ı dünyayı dizayn etmeye kalkmakla suçlayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
 
"Sen birilerinin önünde diz çökmedin mi, diz çöken adam dünyayı dizayn edebilir mi. Bunun için, CHP kültürünü bilmen, bağımsızlık nedir bilmen, Kuvay-ı Milleye nedir onu bilmen lazım. O kadar cahil ki, Mısır'daki olayla Çanakkale'yi karıştırıyor. Sen, Çanakkele'yi nerden bileceksin, öğrenmemişsin. Sen Mustafa Kemal'in yaptığı mücadeleyi biliyor musun? O Yemen'de, Trablusgarp'ta, Çanakkale'de, Anadolu'da, Kocatepe'de, Antep, İzmir'deydi. O savaş meydanlarından geldiği için, barışın ne kadar önemli olduğunu o biliyordu. Ama barış istiyordu. Ecevit Kıbrıs'a çıktı. Adı neydi, Kıbrıs Barış Harekatı. Gitti barışı sağladı. Bir kişinin burnu kanadı mı, şu ana kadar hiç kimsenin burnu kanamadı barışı sağladı. Biz buyuz. Biz CHP'yiz. Bizim için önemli olan kişilerin değil halkın çıkarıdır. Biz, ben değil hep beraberiz."
 
SUCUK FABRİKASINI YÖNETEMEDİ
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, sucuk fabrikasını yönetemediğini, fabrikanın muhasebeni tuttuktan sonra battığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sucuk fabrikasını batıran adam Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Bir de buna usta diyorlar. Sen usta olduğunu iddia ediyorsan gel Lüleburgaz çiftçisini sana ustalığın ne olduğunu öğretsin. Esnafı, sanayiciyi, çiftçiyi batırdın, işçiyi sendikasızlaştırdın. Taşeran uygulamasını yaygınlaştırdın. Bir de sana usta diyorlar, size çırak bile kabul etmez Lüleburgaz çiftçisi" dedi.
 
TÜRKİYE'DE BİR DİKTATÖR VAR
 
'Özgürlük benim karakterimdir' diyen Mustafa Kemal'in askerleri olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Kadın kaç çocuk yapacak beyefendi biliyor. Sokağa ne zaman çıkılacak beyefendi biliyor. Hamile kadınlar sokağa çıkmasın beyefendinin asabı bozuluyor" dedi.
 
Erdoğan'ı 'dikizcilikle' suçlayan Kılıçdaroğlu, "Dolmabahçe'de oturmuş Kadıköy vapurundan gelen kadınları seyrediyor. Biz seni başbakan seçtik sen dikizci oldun. Diktatörlerin özelliği budur, halkı kandırırlar. Gerçek yüzünü dünya öğrendi. Bütün dünya şunu biliyor Türkiye Cumhuriyeti'nde bir diktatör var. O diktatör ülkeyi, TOMA'larla baskıyla, sopa ile yönetmeye çalışıyor. Baskı ile sopa ile ne olursa olsun TOMA ile gel plastik mermi ile biber gazı ile polisinle, ordunla gel biz özgür ve bağımsız Türkiye istiyoruz" diye konuştu.
BAYRAĞA SAYGILARI YOK
 
Bu yıl Edirne'de Kırkpınar Güreşleri'nde Türk Bayrağı geçerken, saygı gereği, vatandaşın, CHP'lilerin, kendisinin, miletvekillerinin ayağa kalktığını hatırlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ayağa bir tek AKP'nin bakanları kalkmadı. Kendi bayrağına saygı duymayan bakanlara siz de saygı duymayın. Ne diyor, büyük ozan. 'Bayrakları bayrak yapan üstendeki kandır, toprak eğer uğranda ölen varsa vatandır.' Bayrak geçiyor ayağa kalkmıyor. Diktatörlerin bir özelliği var. Halkı kandırmakta üstüne yoktur. Bunların eline bu konuda kimse su dökemez" dedi.
 
Mısır'da genç bir kızın öldürüldüğünü, Başbakan Erdoğan'ın buna çocuk gibi ağladığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Güzel ağla kardeşim. Ben soruyorum. Samsun'da 2.5 aylık çocuğumuz açlıktan öldü. Ona da ağladın mı? Ağlamadın. En son Kenya'da bir Türk kızı 8 aylık hamile El Kaide vurdu öldürdü ağladınız mı, gözyaşı döktünüz mü? Bunları iyi tanıyacaksınız. Bunların mizansenini iyi bileceksiniz. Biz yaşamını yitiren her insan için üzülür ve arkasından ağlarız. Onu siyasete malzeme yapmayız. Bunlar her şeyi malzeme yaptılar. Herkesin kimliğine saygılıyız. Çiftçinin derdini çözüyor musun. Çiftçinin ürünün değerlendiriyor musun arkadaş. Hayır, din iman edebiyatı. Türkiye o kulvarı geçsin artık. Biri birimizi daha iyi tanımak zorundayız. Güzel özgür Türkiye'yi beraber ayağa kaldıralım" dedi.
 
Geçtiğimiz günlerde milletvekili arkadaşlarının soru önergesi ile resmi kurumlardaki tabelalardan TC ibaresinin neden kaldırıldığı yönündeki soru önergesine, 'Tabelaya sığmadı' diye yanıt verildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ben de soruyorum. Tabelaya mı, senin kafana mı sığmadı. Bir TC yurttaşı olduğumuz için gurur duyuyoruz. Atatürk'le gurur duyuyoruz, bayrakla, bağımsızlığımızla gurur duyuyoruz" diye konuştu.
 
 
 
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.