FLAŞ REJİM KRİZİ UYARISI

FLAŞ REJİM KRİZİ UYARISI

CHP’li Haluk Koç açıklama yaptı.

Tek adam rejimine gidecek, Anayasa’yı takmayacak bir devlet, rejim krizinin kapısı açılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Haluk Koç, MYK toplantısı devam ederken, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Seçim sonuçlarında sonra Kurultay çağrısı yapan CHP milletvekillerini eleştiren Koç, "Bugün hesap soruyoruz diye ortaya çıkanların, öncelikle kendilerinden hesap sorulması gereken kişiler olduğu herkesin bilgisi dahilindedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün siyasete dönme kararını değerlendiren Koç, "Biraz espri ile süsleyelim, balkon konuşması sırasında Bilal Erdoğan'ın tökezlediğini gördük. Esas o gece balkondan siyaset olarak Abdullah Gül düşmüştür. Düşen Bilal Erdoğan değil, Abdullah Gül balkondan siyaset olarak düşmüştür o gece" dedi.

Kurultay için gereken imzalar toplandığında kurultayın yapılabileceğini belirten Koç, "İstedikleri imzalar toplandığında yine hiç birisinin kurultayın toplanacağından hiçbir endişesi olamamalı" dedi.

"BAŞBAKAN İMZASI İLE ANAYASAL ORGANLARA GÖNDERİLEN YAZIŞMALAR İADE EDİLMELİ"

Anayasa gereği cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık görevinin sona erdiğini belirten Koç, "27 Ağustos'ta yapılacak kongrenin tüm sonuçları ile yok hükmünde olması doğal sonucu ortaya çıkacaktır. 15-27 Ağustos tarihindeki tasarruflara gelince yine Başbakan olarak tesis edeceği tüm işlemler de yok hükmünde olacaktır. Başbakan imzasıyla Anayasal organlarına gönderilen yazışmaların iadesi ve işleme alınmaması gerekmektedir. Bu kapsamda TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e de önemli bir hukuk görevi düşüyor, işgal ettiği koltuk nedeniyle" diye konuştu.

"ANAYASAYI TAKMAYACAK BİR DEVLET, REJİM KRİZİNİN KAPISI AÇILMAKTADIR"

Koç, "Önümüzdeki süreçte kafasındaki tek adam rejimine gidecek, Anayasa’yı takmayacak bir devlet, rejim krizinin kapısı açılmaktadır. Bu üstümüze vazife. Hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Bu konudaki başvurumuzu Sayın Atilla Kart yapmıştır" dedi.

"HER TÜRLÜ BÖLÜCÜ NEFRET DOLU SÖZLER ÜSTLENDİĞİ GÖREVİ TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR"

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranının düşük olduğunu söyleyen Koç, "Demokratik olmayan insafsız bir şekilde adaylar arasında dağıldığı bir seçimi kendi lehinde kullanan bir aday cumhurbaşkanı seçilmiştir ve başarıldır yorumları bunun arkasından izlenmektedir. Bu kişinin kampanya boyunca her türlü bölücü, nefret dolu sözler, üstlendiği görevi tartışmalı hale getirmiştir. Herkesin cumhurbaşkanı değil kendisi de ifade etti. Kendisine oy verenlerin temsilini üstleneceğini kampanya boyunca bizzat kendisi ifade etti" açıklamasında bulundu.

"FİİLİ BİR BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLMİŞ GİBİ"

Fiili bir başkanlık sistemine geçildiğini savunan Koç, "Bu sonuçlarla fiili bir başkanlık sistemine geçilmiş gibi mevcut hukuki, siyasi, idari sistemi zorlayacak eylem ve söylemlere de bundan sonra da tanık olabiliriz. Yeni bir devlet rejimi, krizine doğru suretle sürüklüyoruz. Seçim sonrasında daha çok AKP içinde yaşanacak fetret dönüşümüne dönük olacağını vurgulamıştım. Ertesi gün sayın Gül'ün aktif siyasete döneceğini söyledi. Ertesi gün ise AKP yetkili kurulları yeni genel başkanı belirlemek için 28 Ağustos'tan bir gün öncesine 27 Ağustos'a randevu vermiştir" ifadelerini kullandı.

"BALKONDAN BİLAL ERDOĞAN DEĞİL ABDULLAH GÜL SİYASET OLARAK DÜŞMÜŞTÜR"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün siyasete dönme kararını değerlendiren Koç, "Biraz espri ile süsleyelim, balkon konuşması sırasında Bilal Erdoğan'ın tökezlediğini gördük. Esas o gece balkondan siyaset olarak Abdullah Gül düşmüştür. Düşen Bilal Erdoğan değil. Abdullah Gül balkondan siyaset olarak düşmüştür o gece" dedi.

"BUGÜN HESAP SORUYORUZ DİYENLERDEN HESAP SORULMALI"

Seçim sonuçlarında sonra Kurultay çağrısı yapan CHP milletvekillerini eleştiren Koç, "Çatı aday konusunda ilkesellik söz konusu değil. Burada ben siyasi çıkarımı nasıl sağlarım ön plandadır. Bunu üzülerek söylüyorum. Tüm ekonomik yokluklara peş peşe gelen seçimlerin örgütte yarattığı yorgunluklara ve haziran ayında partili olma sorumluluğu ve kimliği kısmen unutularak sayın İhsanoğlu etrafında oluşturulan seçmenin sandıktan uzaklaştırılmasına yol açabilecek haksız tartışmalar hatırlandığında , bugün hesap soruyoruz diye ortaya çıkanların öncelikle kendilerinden hesap sorulması gereken kişiler olduğu herkesin bilgisi dahilindedir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin eksiklikleri olabilir. Organizasyon ve ekonomik sıkıntıları olabilir" ifadelerini kullandı.

"ORTALIK TOZ DUMAN KİMİN ELİ, KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL"

Koç, "Ortalık toz duman kimin eli, kimin cebinde belli değil. Tam da bu ortam da gündemde bu tartışmalar olmamalı. Gündeme biz CHP'yi taşımalıyız diyen gayretkeşliğe soyunan istirahatteki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın açıklamaları geldi. AKP'de derin siyasi bulanıklık yaşanırken, Cumhuriyet Halk Partisi içinden yapılan bu turfanda açıklamalar, projektörleri AKP'nin üzerinden çekip CHP üzerine odaklanmaya yarayan açıklamalar" açıklamasında bulundu.

"İSTEDİKLERİ İMZALAR TOPLANDIĞINDA KURULTAY TOPLANIR"

Kurultay için gereken imzalar toplandığında kurultayın yapılabileceğini belirten Koç, "Cumhuriyet Halk Partisi günü birlik kurulmuş bir siyasi çatı değildir. Kendilerine göre taleplerle, ortaya çıkanlara karşı Cumhuriyet Halk Partisi'nin tavrı da çok açık ve nettir. Hiç bir Cumhuriyet Halk Partisi yönetici başta sayın Genel Başkanımız olmak üzere eğer bir kurultay çağrısı yapılacak ise, hiçbir kurultay delegemize imza verin ya da vermeyin yönünde bir telkinde bulunmayacaklardır. İstedikleri imzalar toplandığında yine hiç birisinin kurultayın toplanacağından hiçbir endişesi olamamalı. Seçim sonuçlarına ilişkin özeleştiri yapılacaktır" diye konuştu.

"CEMİL ÇİÇEK TBMM BAŞKANI GİBİ DEĞİL AKP'NİN MECLİS BAŞKANI GİBİ DAVRANMAKTA"

Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa gereği Başbakanlık görevinin sona erdiğini yenileyen Koç, "Sayın Cemil Çiçek'e çok çağrımız oldu. Sayın Cemil Çiçek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin başkanı gibi değil, AKP'nin Meclis Başkanı gibi davranmakta. Üzülerek söylüyorum bunu. Kanun Anaysa çok açık. YSK resmi sonuç açıklandığında her hangi bir bildirime gerek yok. Otomatik olarak hem parti üyeliğinden, hem TBMM üyeliğinden o kişini düşmesi ile sonuçlanır diyor. Başbakan'ın imzası ile TBMM'ye muhatap olacak her türlü yazışma hukuken yok hükmündedir. Sayın Çiçek, eğer hokus pokus olayına girmezse hukuken yok olanları var kabul ederse hukuki sorumluluğun en başında kişi olarak değerlendirilecektir. Hukuka karşı çıkıp çiğneme hakkı Başbakan, Meclis Başkanı bütün AKP kademeleri için özel bir hak değildir" diye konuştu.

Kaynak:Haber Kaynağı