1. YAZARLAR

  2. Dede Ersel Aksu

  3. FAZLA MESAİ ÜCRETİ VE İZİNLERİNDE SON DURUM
Dede Ersel Aksu

Dede Ersel Aksu

Yazarın Tüm Yazıları >

FAZLA MESAİ ÜCRETİ VE İZİNLERİNDE SON DURUM

A+A-

FAZLA MESAİ ÜCRETİ NASIL ALINIR?

Kamu görevlisi olan devlet memurlarının, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi ile ilgili Başbakanlık Genelgesi, 16 Nisan 2014 tarihinde yayınlandı. Devlet memurlarına ve kamu personeline fazla mesai ücreti verilemediği durumlarda, personele yaptırılan ve ücretle karşılanamayan, fazla çalışma için, “ izin verilmesi”  2009 yılında yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile düzenlenmişti. 

DÜZENLEMELERDEN TSK PERSONELİ FAYDALANABİLİR Mİ?

Devlet memurları ve kamu görevlileri için geçerli olan düzenlemeler, TSK Personeli için geçerli mi? ve TSK Personeli söz konusu genelgelerden faydalanabilir mi?

TSK’da görevli ast personelin, en çok yakındığı konulardan biri de fazla mesaidir. Fazla mesai, bazı birliklerde o kadar abartılmıştır ki personel, hafta sonu tatillerde bile “spor mesaisi” adı altında veya herhangi bir gerekçe gösterilmeden düzenli olarak mesaiye çağırılabilmektedir. Görevde olduğum dönemde bu konudan oldukça muzdarip olmuştum.  

Ayrıca TSK Disiplin  Kanuna göre fazla mesai "CEZA" dır. Aynı gün fazla çalışan 2 personelden biri cezalı, diğeri ise fazla mesaiye kalmış oluyor. 

İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin, bu konudaki esnek maddeleri, fazla mesai olayını çekilmez bir durma getirmektedir. 

Hizmet konusunda, amirin gözünün içine nasıl bakılacağının bile yazıldığı, İç Hizmet Yönetmeliğinde, maalesef fazla mesai ile ilgili açık bir hüküm yoktur. 

(İç Hizmet Yönetmeliği Madde 9 - Astlar âmirlerinin yanında her vakit dikkatli bulunurlar ve bir hizmet sırasında verilecek emirleri yapmağa hazır olduklarını göstermek için âmirlerinin gözüne istekle bakmalıdır.) 

MESAİ KONUSUNDA SINIRSIZ YETKİ

Yine İç Hizmet Kanunu Madde 33 yasal anlamda personelin elini kolunu bağlamakta, keyfi uygulamalara yol açmaktadır. 

Madde 33. Askerlerin izin işleri hususi kanunlara ve nizamlara göre tanzim olunur. Vazifenin bulunmayı icap ettirdiği yerden izinsiz hiçbir asker gündüz ve gece ayrılamaz. Nöbetçi ve vazifeli olmıyan veya kendisine ayrıca hususi bir vazife verilmiyen subay, askeri memur ve astsubaylar günlük mesai veya eğitimin bitiminde vazife mahallinden ayrılabilirler.

Yani, vazife varsa ve amir vazifenin bitirilmeden mesainin terk edilmesini istemezse, o işi bitirene kadar mesaiye devam edersiniz. Bu şekilde, mesainin ne zaman biteceği bile açıklanmadığından, amirlere sınırsız bir mesai yetkisi verilmiştir

Yine, görevdeyken çok karşılaştığımız ve mesai bitimine yakın, amirin personelini çağırarak, “yarın sabah şu dosyayı bitirilmiş olarak masamda istiyorum” sözü üzerine gece yarılarına kadar yapılan mesailer vardır.  

İKİNCİ BİR EMRE KADAR MESAİYE DEVAM!

Aynı şekilde “ikinci bir emre kadar mesaiye devam” dendiğinde yapacak bir şey yoktur. Ne zaman biteceği belli olmayan mesaiye, herkes gibi sizde devam edersiniz, aile bireyleriniz ise sabırla sizin eve gelmenizi bekler. 

Birde askeri teamüller gereği, Birlik Komutanı, birliği terk etmeden personelin birlikten ayrılmaması söz konusu değildi. 90’lı yıllarda, kişisel bilgisayarların yeni yeni birliklere girmeye başladığı dönemdebir birlik komutanı bilgisayarda oyuna o kadar çok dalmıştı ki, ancak gece 23.00 gibi saati fark etmiş, kimse gidip mesainin bittiğini hatırlatmaya cesaret edememişti.  Üstelik durumu sonradan fark eden komutan; “bu saate kadar, neden saati bana hatırlatmadınız” diye birde personele fırça atmıştı.

Kısacası askerlikte mesai kavramı yoktur. Komutanların konuşmalarında ve takdirlerinde "Mesai Mefhumu gözetmeden..." diye başlamaları sanırım buradan gelmektedir. 

İç Hizmet Kanunu der ki; “iş bitmeden mesai bitmez”. 

Bu tip mesai uygulamaları nedeni ile, hafta sonu veya akşamları herhangi bir program yapmanız ve bu programa uymanız söz konusu olması  imkansız gibidir.

SENDİKALI ASKERİ İŞÇİLERE FAZLA MESAİ YAPTIRILIRSA?

Bazı görevlerde, 7/24 mesai yapan subay, assubay, uzman çavuş, uzman erbaş, ve sivil memurlar fazla mesai nedir bilmezler. Zira aldıkları maaş zaten o işleri yapması içindir düşüncesi hasıl olmaktadır.

Ancak, konu sendikalı olan askeri işçilere geldiğinde farklıdır. İşçilerin “Harb-İş Sendikası” vardır ve bu tip keyfi uygulamalarda derhal devreye girerek, üyelerinin hak ve menfaatlerini korur.

Yine geçmişte  çalıştığımız bir birlikte, birlik komutanı, fazla mesai ücreti ödemeden, hafta sonları ve mesai saatleri dışında askeri işçileri çalıştırmak istemiş, işçilerin sendikaya müracaat etmesi sonucu, birliğe sendikadan avukatla beraber yetkililer gelmiş, konunun ciddiyetini anlayan birlik komutanı keyfi uygulamadan derhal vazgeçmişti.  

Bu örnek bile sendika fikrinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Tatbikatlar, denetlemeler, operasyon görevleri, nöbetler, sınırsız, ücretsiz mesai demektir. Evinize ne zaman gideceğiniz görevin bitimine bağlıdır.

NÖBETLERDEN SONRA MESAİYE DEVAM!

Nöbetlerden sonra, genelde  dinlenme değil, “mesaiye devam” vardır. Çok basit bir örnek verecek olursak İç Hizmet’in her maddesini uygulayan amir ve üstler, nöbet ile ilgili bir maddeyi, her ne hikmetse görmezden gelir ve uygulamazlar.

Resmi Gazetenin, 30 Mayıs 2013 tarihli ve 28662 sayılı basımında, yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğinin, biliklerde uygulandığını tahmin etmiyorum. Hatta bir çok personelin bu konudan  haberi dahi olmamaktadır. İşte Resmi Gazetede yayımlana o değişiklik;

RG-30/5/2013-28662) Ancak, nöbeti Pazar gününe rastlayan subay ve astsubaylar ile uzman jandarma, uzman erbaş ve sivil memurlar, nöbeti devir ve teslimden sonra salı günü mesai başlangıcına kadar istirahat ederler.

Bu değişikliğe göre; Pazar günü nöbet tutup da, pazartesi günü istirahat eden ve Salı günü mesaiye gelen kaç kişi var ki?

BAŞBAKANLIKTAN FAZLA MESAİ GENELGESİ!

Neyse konuyu dağıtmadan, olayın maddi boyutuna dönmek istiyorum. 

Başbakan imzalı çok önemli bir genelge yayınlandı, söz konusu genelgenin,  her şeyi tebliğ eden amirler tarafından, ast personele tebliğ edilip edilmediğini bilmiyorum ama muhtemelen personele söz konusu genelgenin, tebliğ edilmediğini tahmin ediyorum. 

16 Nisan 2014 tarihli ve Resmi Gazetede yayınlanan 3 Maddelik genelgeyi incelediğimizde;

1’inci maddesinde;  Kamu görevlilerine; belli bir sürede bitirilmesi gereken, zorunlu ve istisnai haller bulunmadığı sürece, günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma yaptırılmayacağı, 

2’inci maddesinde; . Fazla çalışma yaptırılmasının gerektiği zorunlu ve istisnai hallerde, fazladan çalışılan süreye ilişkin ücret, ilgili mevzuatı çerçevesinde ödeneceği,

3’üncü maddesinde; 3. İlgili mevzuatı gereği fazla çalışma karşılığı ücret ödenememesi durumunda ise; söz konusu kamu görevlilerine, başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 178’inci maddesi ile 2009/12 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 6’ncı maddesi olmak üzere tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde; yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verileceği, Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı, yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabileceği belirtilmektedir.

3’üncü maddede atıfta bulunulan, 2009/12 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 6’ncı maddesi incelendiğinde,  657 sayılı Kanunun 178 inci maddesinin (B) bendinde yer alan, personele yaptırılan ve ücretle karşılanamayan her sekiz saatlik fazla çalışma için bir gün izin verilmesi konusunda Kanunun amir hükmüne titizlikle uyulacağı belirtilmektedir. 

TSK PERSONELİNE FAZLA MESAİ ÜCRETİ ÖDENMESİ GEREKİR Mİ?

Peki bu kadar açıklamadan sonra TSK Personeline fazla mesai için ücret ödenmesi gerekir mi?

Fazla mesai ücretinin ödenmesi veya ödenmemesi konusunda hangi kanun ve yönetmelik esas alınacaktır?

İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğine göre ödeme yapılmaması gerekmekte mi? 

Yoksa,  657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile yukarıda bahsi geçen Başbakanlık Genelgelerine göre ödeme yapılması  gerekmekte mi?

Bu konudaki kişisel kanaatim, aynı zamanda devlet memuru olan TSK  mensuplarına fazla mesai ödenmelidir.  Burada bir sorun karşımıza çıkmaktadır, genelde personel uygulamalarında kurumun hangisi işine gelirse o tarafı uygulanmaktadır. Mesela bende bu konuda personelin lehine olan Kanun ve genelgeler yerine, İç Hizmet Kanunu ve yönetmeliği uygulanacağı kanaati  oluşmaktadır. 

Konunu netleşmesi ve fazla mesai ücretinin alınıp alınamayacağının tespiti için, çalışanlarca yasal yollardan yapılacak müracaatların sonucu beklemek en uygun davranıştır.  Yine, konunun maliye sınıfına ait personel ile hukukçuların incelemesi gerekmektedir. Ancak yukarıda söylediğim gibi TSK personeline kesinlikle fazla mesai ücreti ödenmeli ve bu şeKilde gereksiz mesailerin önüne bir nebze geçilmelidir. 

TAZMİNAT ALANA FAZLA MESAİ ÖDENMEZ Mİ?

Bu konuda, idarenin yapacağı savunmayı tahmin eder gibiyim, Jandarmalar için “Asayiş Tazminatı”, Havacılar ve uçucular için “Uçuş Tazminatı”,  Denizciler için “Yüzer Birlik Tazminatı” ile diğer pesonele Özel harekat Tazminatı, Komando Tazminatı, vb. verilmektedir, bu nedenle fazla mesai ücreti ödenmeyeceği öne sürülebilir.


Ancak yukarıda saydığımız tazminatlar mesai saatlerindeki görevler içindir. Aksi halde, Yüksek rütbeli subaylara görevdeyken ve emeklilikte bazıları ödenen, Komutanlık Tazminatı, Makam Tazminatı, Temsil Tazminatı, Görev Tazminatı gibi tazminatların da mesai mefhumuna göre göz önüne alınması kaçınılmazdır. 

FAZLA MESAİ ARİTMETİĞİ 

Bu konuda  internette çokca yayınlanan bir metin var.  sizlerinde okuması için buraya ekledim.

ÇALIŞMA ARİTMETİĞİ 

 Akıllı patron + Akıllı eleman = kar
 Akıllı patron + Aptal eleman = üretim
 Aptal patron + Akıllı eleman = terfİ 
Aptal patron + Aptal eleman = fazla mesai

FACEBOOK :https://www.facebook.com/dedeersel.aksu.1

TWİTTER : https://twitter.com/DedeErselAksu

fazla-mesai-genelge.jpg

 

SENDİKA İLE İLGİLİ BAŞBAKANLIK GENELGESİ 

Başbakanlığın 2009/12 Sayılı Genelgesinde; “Demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin en önemli gereklerinden biri örgütlenme özgürlüğünün sağlanmasıdır. Örgütlü toplum, demokratik toplum düzenini ve katılımcı yönetimi gerçekleştirmenin vazgeçilmez şartı olarak değerlendirilmektedir. 

Devletimizin de taraf olarak onayladığı uluslararası sözleşme ve belgeler ile Anayasa başta olmak üzere iç hukuk düzenlemelerimizde, memurlar dahil tüm çalışanların sendikal örgütler kurabilmeleri, kurulmuş bulunan sendikalara üye olabilmeleri, sendikalar ve üst kuruluşlarının amaçları doğrultusunda faaliyette bulunabilmeleri, örgütlenme özgürlüğü kapsamında güvence altına alındığı açıkça belirtilmiştir. 

Yine aynı genelgede; Kurumlarca hizmetin yürütülmesinde verimliliği artırma amacına dönük olarak hizmet içi eğitimler düzenlenecek, ihtiyaç bulunması halinde bu konuda kurumun bulunduğu hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalarla işbirliği içinde çalışmalarda bulunulması istenmektedir. 

Yani konuyu özet olarak ele alacak olursak, tüm çalışanların sendika kurabileceği, bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olarak onayladığı anlaşmalar olduğu, açıklanmıştır.  Daha önce bu konuda incelediğim ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere göre; “sendika kurma hakkı sadece çalışanlarla sınırlı değil, herkesin sendika kurabileceği “yönündedir.  

Henüz Kuruluş aşamasında olan Türkiye Assubay Sendikası (TAS-SEN)’in bu gözle değerlendirilmesini dilerim.  

***

İŞTE O GENELGELER VE İŞÇİLER FAZLA MESAİ YÖNETMELİĞİ

İşçiler için düzenlenen, fazla mesai yönetmeliğinin, tüm kamu personeline uygulanması için çalışma yapılması gerekmektedir ve bilgi amamçlı eklenmiştir.  

Okumak isteyenler için İlgili Genelgeler ve İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği aşağıya eklenmiştir. 


Resim Gazetede  16 Nisan 2014 tarihli ve  28974 Sayı ile yayımlanan 2014-5  sayılı Başbakanlık Genelgesi. 

Konu : Fazla Çalışma. 
2014/5


“Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme”de varılan mutabakat çerçevesinde, fazla çalışma uygulamaları ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları, aşağıda belirtilen hususlara özenle riayet edeceklerdir.

1. Kamu görevlilerine; belli bir sürede bitirilmesi gereken, zorunlu ve istisnai haller bulunmadığı sürece, günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma yaptırılmayacaktır.

2. Fazla çalışma yaptırılmasının gerektiği zorunlu ve istisnai hallerde, fazladan çalışılan süreye ilişkin ücret, ilgili mevzuatı çerçevesinde ödenecektir.

3. İlgili mevzuatı gereği fazla çalışma karşılığı ücret ödenememesi durumunda ise; söz konusu kamu görevlilerine, başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 178’inci maddesi ile 2009/12 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 6’ncı maddesi olmak üzere tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde; yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilecektir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilecektir.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan


***

Başbakanlığın 2009/12 Sayılı Genelgesi.
Konu : Sendikal Gelişmeler Doğrultusunda Alınacak Önlemler.
2009/12

Demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin en önemli gereklerinden biri örgütlenme özgürlüğünün sağlanmasıdır. Örgütlü toplum, demokratik toplum düzenini ve katılımcı yönetimi gerçekleştirmenin vazgeçilmez şartı olarak değerlendirilmektedir. Devletimizin de taraf olarak onayladığı uluslararası sözleşme ve belgeler ile Anayasa başta olmak üzere iç hukuk düzenlemelerimizde, memurlar dahil tüm çalışanların sendikal örgütler kurabilmeleri, kurulmuş bulunan sendikalara üye olabilmeleri, sendikalar ve üst kuruluşlarının amaçları doğrultusunda faaliyette bulunabilmeleri, örgütlenme özgürlüğü kapsamında güvence altına alınmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 2001 yılında yürürlüğe girmesinden sonra 2002 yılından beri Hükümeti temsilen Kamu İşveren Kurulu ile her bir hizmet kolunda yetkili sendikalar ve bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlar arasında toplu görüşmeler gerçekleştirilmektedir.
2008 Yılı Toplu Görüşme sürecinde Kamu İşveren Kurulu ile yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulunduğu Konfederasyonlar arasında mutabakata varılan konularla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları, aşağıda belirtilen hususlara riayet edeceklerdir:

1) Görev mahalli dışında bir ortaöğretim kurumunu merkezi sınavla kazanan çocuğu bulunan memurun, söz konusu yerde çocuğunun yatılı öğrenim görme imkanı yoksa bu yerde memurun çalıştığı kuruma ait boş bulunan kadroya, hizmetine ihtiyaç bulunması ve o bölgeye atanabilme konusunda gerekli nitelikleri taşıyor olması şartıyla öncelikle atanması sağlanacaktır.


2) Hizmet gerekleri, personel ve kadro planlaması ile liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde kurumların görevde yükselme yönetmelikleri kapsamına giren kadrolara atama ihtiyacının doğması halinde, gereken en kısa sürede görevde yükselme mahiyetinde atama prosedürü uygulanacaktır.

3) Kurumlarca hizmetin yürütülmesinde verimliliği artırma amacına dönük olarak hizmet içi eğitimler düzenlenecek, ihtiyaç bulunması halinde bu konuda kurumun bulunduğu hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalarla işbirliği içinde çalışmalarda bulunulacaktır.

4) Engelli kamu çalışanlarına yönelik olarak;

- Engelli personel istihdam eden kurum ve kuruluşlar, mahalli idareler ve ilgili kurumlarla koordinasyon temin edilmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşu yönüyle ayırım yapılmaksızın engelli kamu görevlilerinin kamuya ait servis araçlarından yararlandırılmaları,

- Engelli kamu çalışanlarının atama ve yer değiştirmelerinde engelleri açısından sıkıntı oluşturmayacak hizmet alanlarında ve birimlerinde görev yapmalarını sağlayacak tedbirlerin alınması,

- Kamu hizmet binalarının engelli kamu çalışanlarının çalışma şartlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi,

hususlarına azami özen gösterilecektir.

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 25 inci maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; yürütülen soruşturma ve yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda memur hakkındaki şikayet ve ihbarın sabit görülmemesi durumunda, memurun garaz, soyut hakaret veya uydurma bir suç maksadıyla maruz kaldığı bu isnat ve iftiralara karşı korunması için kamu davası açılması konusunda yetkili amirlere yüklediği sorumluluğun yerine getirilmesinde titizlik gösterilecektir.

6) 657 sayılı Kanunun 178 inci maddesinin (B) bendinde yer alan, personele yaptırılan ve ücretle karşılanamayan her sekiz saatlik fazla çalışma için bir gün izin verilmesi konusunda Kanunun amir hükmüne titizlikle uyulacaktır.

7) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak istihdam edilen sözleşmeli personelin yıllık izinlerini yıl içerisinde kullanmaları sağlanacaktır.
Bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.

Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan


***

İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği

(06 Nisan 2004 Tarihli Resmi GazeteSayı: 25425 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından)
  
BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
 
Amaç ve Kapsam

Madde 1 —Bu Yönetmeliğin amacı, ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle 4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde belirtilen haftalık normal çalışma süresinin dışında yapılacak fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaya ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.


Dayanak
Madde 2 —Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.


Tanımlar
Madde 3
—Bu Yönetmelikte geçen:
a) Fazla çalışma: İş Kanununda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları,

b) Fazla sürelerle çalışma: Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda bu çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmaları ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler

 
Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Ücreti
Madde 4
—Fazla çalışmanın her saati için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Fazla sürelerle çalışmalarda her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.

Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, fazla çalışma süresince işçinin ürettiği parça veya iş tutarının hesaplanmasında zorluk çekilmeyen hallerde, her bir fazla saat içinde yapılan parçayı veya iş tutarını karşılayan ücret esas alınarak fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanır.

Bu usulün uygulanmasında zorluk çekilen hallerde, parça başına veya yapılan iş tutarına ait ödeme döneminde meydana getirilen parça veya iş tutarları, o dönem içinde çalışılmış olan normal ve fazla çalışma saatleri sayısına bölünerek bir saate düşen parça veya iş tutarı bulunur.

Bu yolla bulunan bir saatlik parça veya iş tutarına düşecek bir saatlik normal ücretin, yüzde elli fazlası fazla çalışma ücreti, yüzde yirmibeş fazlası fazla sürelerle çalışma ücretidir

Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde fazla çalışma ücreti, 4857 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesinde öngörülen yönetmelik hükümlerine göre ödenir.


Fazla Çalışmada Sınır
Madde 5
—Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir.

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır.

Serbest Zaman
Madde 6
—Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi, isterse işverene yazılı olarak başvurmak koşuluyla, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

İşçi hak ettiği serbest zamanı, 6 ay zarfında işverene önceden yazılı olarak bildirmesi koşuluyla ve işverenin, işin veya işyerinin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihten itibaren iş günleri içerisinde aralıksız ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.

İşçinin bu kanundan ve sözleşmelerden kaynaklanan tatil ve izin günlerinde serbest zaman kullandırılamaz.

Fazla Çalışma Yapılamayacak İşler

Madde 7 —Aşağıda sayılan işlerde fazla çalışma yaptırılamaz.

a) İş Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat ve daha az çalışılması gereken işlerde,

b) Aynı Kanunun 69 uncu maddesinin l inci fıkrasındaki tanıma göre gece sayılan gün döneminde yürütülen işlerde (şu kadar ki, gündüz işi sayılan çalışmalara ek olarak bu Yönetmelikte öngörülen fazla çalışmalar gece döneminde yapılabilir),

c) Maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanlarında.

Fazla Çalışma Yaptırılmayacak İşçiler
Madde 8
—Aşağıda sayılan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.

a) 18 yaşını doldurmamış işçiler,

b) İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile önceden veya sonradan fazla çalışmayı kabul etmiş olsalar bile sağlıklarının elvermediği işyeri hekiminin veya Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı hekiminin, bunların bulunmadığı yerlerde herhangi bir hekimin raporu ile belgelenen işçiler,

c) İş Kanununun 88 inci maddesinde öngörülen Yönetmelikte belirtilen gebe, yeni doğum yapmış ve çocuk emziren işçiler,

d) Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçiler.

Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere fazla sürelerle çalışma da yaptırılamaz.

Fazla Çalışma Yaptırılacak İşçinin Onayı

Madde 9 —Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının alınması gerekir. Zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yapılan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma için bu onay aranmaz.

Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay her yıl başında işçilerden yazılı olarak alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır.


Fazla Çalışmanın Belgelenmesi
Madde 10
—İşveren, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırdığı işçilerin bu çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek, imzalı bir nüshasını işçinin özlük dosyasında saklamak zorundadır. İşçilerin işlemiş olan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretleri normal çalışmalarına ait ücretlerle birlikte, 4857 sayılı İş Kanununun 32 ve 34 üncü maddeleri uyarınca ödenir. Bu ödemeler, ücret bordrolarında ve İş Kanununun 37 nci maddesi uyarınca işçiye verilmesi gereken ücret hesap pusulalarında açıkça gösterilir.
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yürürlük ve Yürütme

 
Yürürlük
Madde 11
—Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme
Madde 12
—Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum