1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. ERDOĞAN "SİNEKLERİN" DİYE BİR BAŞLADI
ERDOĞAN "SİNEKLERİN" DİYE BİR BAŞLADI

ERDOĞAN "SİNEKLERİN" DİYE BİR BAŞLADI

Erdoğan uyuşturucu ile mücadeleyi sürdüreceğiz dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Batılı ülkeleri terör örgütü PKK’ya karşı sessiz kalmakla bir kez daha eleştirdi. IŞİD’in terör örgütü olduğunu ifade eden Erdoğan, örgüttün İslam ile de bağdaştırılmasına da tepki gösterdi. "Sadece sinekleri görmenin sorunun küçük bir parçasını görmek" olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asıl görmeniz gereken bataklığın taa kendisidir. Bataklık kurumadığı sürece sinek her zaman olacaktır” dedi.

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE SÜRECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumunda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

İnsanlığın, özellikle gençleri ve çocukları ciddi manada tehdit eden bir mesele ile karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada ne kadar kişi uyuşturucu kullanıyor, tespitlerimiz 180 milyon uyuşturucu kullanan var. Bunların 75 milyonunun uyuşturucu bağımlısı olduğu ifade ediliyor. Ne yazık ki bu rakamlar çok hızlı şekilde artıyor. Sosyal, ruhsal, bedensel tahribatın yanında, uyuşturucu kullanımı her yıl yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir maddi kaybı ile de beraberinde getiriyor” dedi.

TÜRKİYE DE UYUŞTURUCU YOK DENECEK KADAR AZMIŞ

Türkiye’de uyuşturucu kullanımına ilişkin verileri de açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan araştırmalar Türkiye’de yasadışı maddeleri, en az bir kere kullananların oranının nüfusun yüzde 2,7’si olduğunu gösteriyor. Hiç kuşkusuz yüzde 2,7 oranı diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük bir oran. Ancak bu oranın hızla artığını da müşahede ediyoruz. İnşallah son dönemde artan tedbirlerle çıkarılan yasalar ve genelgelerle kurumlarımızın meseleye eğilmeleriyle hem artışın önü kesilecek hem de bu oran umuyorum ki daha da aşağılara çekilecek. Başbakanlık yaptığım 12 yıllık süre içerisinde gençliği tehdit eden bu meseleyle çok yakından ilgilendim. Tedbirler konusunda da çok sayıda adımı Bakan arkadaşlarla birlikte arttık. Cumhurbaşkanlığı görevini ifa ederken de hiç kuşkunuz olmasın bu mesele her zaman gündemimizde olacak ve bu meselenin en güçlü mücadele edenlerinden olmayı sürdüreceğim” diye konuştu.

TEK SEBEBİ YOK

Gençlerin yasadışı maddeleri kullanmasını da tek bir sebeple açıklamanın mümkün olmadığını belirten Erdoğan açıklamasına şöyle devam etti:

“Ruhsal sorun olabiliyor, ailevi sorunlar olabiliyor, maddi sorunlar olabiliyor, bunun yanında istismar, birilerinin para kazanma hırsı özendiriciler olabiliyor. 3 gün boyunca sizler konunun uzmanları ve akademisyenler olarak zaten tüm boyutu ile bu nedenleri de ele alacaksınız.

-“BİR VARİL PETROL İÇİN BİNLERCE İNSANIN KANINI AKITMAK MEŞRU GÖRÜLEBİLİYOR”-

Son yüzyıl içinde dünyamız çok büyük değişim yaşadı, bu değişim hızla devam ediyor. Açıkçası maddenin dünyanın her yerinde manevi değerlerin önüne geçtiği, manevi değerleri boğmaya çalıştığı bir değişim süreci yaşıyoruz. Bunu sadece İslam ile İslam coğrafyası ile sınırlamak mümkün değil. Hristiyanlığın da, Museviliğin de, Budizmin de bütün dinlerin de maddi alanın saldırısı altında olduğunu biliyoruz. Sadece dinler değil, bir dine dayansın ya da dayanmasın, kültürler, gelenekler, sosyal dayanışma mekanizmaları insana ait olan ahlak, karşılıklı saygı, hoş görü kavramlar çok ciddi biçimde erozyona uğruyor, çok ciddi biçimde törpüleniyor. Paranın, kazanma hırsı, acımasız rekabetin her türlü insani değeri çiğnediği bir değişim süreç yaşanıyor. Bir varil petrol için binlerce insanın kanını akıtmak meşru görülebiliyor. Bir avuç altın için, bir avuç elmas için çocukların, kadınların katledilmesinin artık meşru görüldüğü bir çağda yaşıyoruz.

“TATMİN DUYGUSU YOK OLUYOR”-

Dünyanın her yerinde insana ait, insanlığa, ruha, vicdana ait, insani değerlerin tek tek yok olduğu bunların yerine paranın, hırsın, doyumsuzluğun oburluğun konulduğunu görüyoruz. Ne yazık ki manevi bir değeri, insana ait bir değeri alıp yerine maddi bir değer koyduğunuzda insan onunla tatmin olmuyor. Tatmin duygusu yok oluyor, kanaat duygusu yok oluyor, azla yetinme, paylaşma duygusu hızla yok oluyor. Bunların yerine konulan değerler ve zevkler insanoğlunu Tatmin etmiyor, doyurmuyor, inanın asla da mutlu ve huzurlu yapmıyor. Hem uyuşturucunun hem de istismarın tamda böyle bir noktada devreye girdiğini görüyorum. Amaçları, hedefleri, davası, idealleri elinden alınmış olanlar içinde boşluk hissedenler çareyi kendilerini uyuşturmakta buluyor. Ellerinden tutulmayan, başları okşanmayan, kendilerine istikamet, bir aydınlık çizilmeyen o çocuklar oluşan boşluğu zehirlerle kapatmaya çalışıyorlar.”

-“SEBEPLERİ KONUŞAN YOK”-

Bu bazen uyuşturucu oluyor, bazen şiddet oluyor, bazen de örgütlü şiddet olup teröre dönüşebiliyor. Şu anda insanlığın karşısında dünya barışını, dünya huzurunu tehdit eden küresel bir terör meselesi var. Bakıyorsunuz herkes sonuçları konuşuyor. Sebepleri konuşan yok. Herkes son bir iki ayda ortaya çıkan manzarayı konuşuyor. Hiç kimse bu manzaranın nasıl oluştuğunu, buraya nasıl gelindiğini, bu geçlerin nasıl olupta böyle acımasızca cinayetler işleyebildiklerini etraflıca konuşmuyor. Burada bir noktanın altını özellikle çizmek durumundayım. Ortadoğuda devam eden terör eylemlerini ve terör örgütlerini belli bir dine, özellikle de İslam dinine izafe etmek gerçeği saptırmaktan başka bir şey değildir. Ne İslam dini ne de yer yüzündeki bir başka semavi din, böyle bir vahşeti, böyle bir şiddeti insanlık dışı cinayetleri asla mazur göstermez, meşru göstermez.”

-BATILI ÜLKELERE PKK ELEŞTİRİSİ-

IŞİD terör örgütü ile alakalı şu anda dünya bir tedbir, koalisyonlar zinciri içerisinde, toplantılar yapıyor bir araya geliyorlar. IŞİD terör örgütü Ortadoğu'da kendine göre böyle bir mücadeleyi verirken, benim ülkemde 32 yıldır devam eden PKK terör örgütü var. Aaba bu dünyayı niye rahatsız etmiyordu, acaba bu dünyayı niye ilgilendirmiyordu. Bu sadece benim ülkemin değildi, bunun uzantılarına baktığınız zaman Avrupa’nın ülkeleri içerisinde bu terör örgütünün uzantıları var. Bütün parasal kaynaklar oralardan geliyor, silahlar oralardan geliyor. Acaba bu Avrupalı dostlar terör örgütüne karşı niçin hiç rahatsız olmadılar, niçin onlara arşı en ufak bir mücadeleyi gündeme getirmediler. Çünkü o terör örgütünün önünde İslam diye bir kelime yoktu, İslam’la bir alakası yoktu. Demek ki dert başka. Bu adamların IŞİD’in bunlarında İslam’a alakası yok. İslam teröre asla yön vermez, Çünkü bizim dinimiz İslam bir barış dinidir, kelime anlamı itibariyle de barışın ta kendisidir. Biz hiç semavi dininde barışı tehdit eden böyle bir teröre müsaade ettiğini dini kitapların, asli olan temel kaynaklarında bunu görmedik.”

-“SADECE SİNEKLERİ GÖRMEK SORUNUN KÜÇÜK BİR PARÇASINI GÖRMEKTİR”-

Bu teröristler bir din adına cinayetler işlediklerini söyleyerek aslında kendilerini kandırmaya, kendilerini tatmin etmeye, içlerindeki sorunlarını bastırmaya çalışıyorlar. Aynı şekilde bu örgütlere İslami terör örgütü yaftasını yapıştıranlar da çok acik ve çok bilinçli şekilde gerçeği perdeliyorlar. Türkiye’nin bugünlerde önündeki e önemli meselelerden biri de batıdan gelerek bu örgütlere katılan gençlerdir. BM’de, Güvenlik Konseyinde kendileri ile görüştüğümüz bütün Avrupalı devlet başkanları,hükümet başkanları hatta dünya, Fransa Devlet başkanı benim ülkemde bin kişi bu örgüte katıldı diyor, İngiltere 600 kişi benim ülkemden katıldı diyor, Almanya bir o kadar, Avustralya’dan buraya katılanlar var, bütün bunlar ortada demek ki burada ciddi bir koalisyon var. Bunların aralarında uyuşturucu bağımlısı olanlar var, aralarında şiddete eğilimi olanlarda var, aralarında macera arayanlarda var. Ne için cinayet işledikleri bunlar için zerre kadar önemli değil, yeter ki kan aksın, yeter ki katliam olsun. Sadece sinekleri görmek sorunun küçük bir parçasını görmektir. Asıl görmeniz gereken bataklığın ta kendisidir. Bataklık kurumadığı sürece sinek her zaman olacaktır. Buradan açık açık ifade ediyorum terörü de şiddeti de, madde bağımlılığını da üreten bataklık insanlığı tehdit eden hırstır, sınırsız kazanma duygusudur ve tatminsizliktir.

Türkiye’nin 1,5 milyon Iraklı ve Suriyeli mültecinin olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan bunların ölümden kaçtığını söyledi. Avrupa’yı mültecilere duyarsız olmakla suçlayan Erdoğan, “Silah vermeye gelince gönderiyorsun. Bugün bazı gazetelerde Avrupalı dostların gönderdiği füzeler, silahlar teröristlerin elinde yakalanmış şimdi bunlara cevap arıyorlar. IŞİD’in elindeki silahla malum. Karşı karşıya olduğumuz birçok küresel meseleyi, işte bu zaviyeden görmek ve değerlendirmek durumundayız” dedi.

AHİM’in Türkiye aleyhine aldığı ve "zorunlu din ve ahlak kültürü dersinden öğrencilerin muaf tutulmasını" temin edecek kararını eleştiren Erdoğan, “Bu karar yanlış bir karar. Çünkü batıda bunun uygulaması yok, böyle bir şey olamaz. Dünyanın hiçbir yerinde, zorunlu fizik dersiniz, zorunlu kimya dersinin, zorunlu matematik dersinin tartışma konusu olduğunu göremezsiniz. Ama ne hikmetse zorunlu Din kültürü ve Ahlak dersi her zaman tartışma konusu olur. Eğer din dersi tartışılacaksa, uyuşturucu bağımlılığından neden bahsediliyor, terörden, şiddetten, ırkçılıktan, antisemitizmden, İslam fobiden neden şikayet ediliyor. Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini tartışmaya açarsınız, kaldırırsanız, çok tabi olarak uyuşturucu gelir” ifadelerini kullandı.

“Bizim içimiz yanıyor içimiz" diyen Erdoğan, uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla devem edeceği mesajını verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.