1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. ERDOĞAN İMZANIN KARŞILIĞINDA NE SÖZ VERDİ
ERDOĞAN İMZANIN KARŞILIĞINDA NE SÖZ VERDİ

ERDOĞAN İMZANIN KARŞILIĞINDA NE SÖZ VERDİ

.

A+A-

ECOMINIST GÜL ZOR DURUMDA DEDİ

Cuma HİKMET

Economist dergisi, Türkiye'de meclisten geçen internet düzenlemesi yasasına dair bir makaleye yer veriyor.
"İmzalayacak mı, imzalamayacak mı? Bütün gözler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucularından olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'de." diye başlayan yazıda, "internete sıkı kısıtlamalar getiren, karşıtlarının Türkiye'yi bu alanda İran ve Çin'le aynı kategoriye getireceğini söylediği yasanın, muhalefet ve Avrupa Birliği'nin protesto çığlıkları arasında" AKP'nin hâkimiyetindeki parlamentoda kabul edildiği söyleniyor.

Ecenomist analizne böyle başlıyor ama çok ilginç yorumlarda yapıyor. Yorumların çoğu "ima" şeklinde de olsa, önüne kritik bir yasa gelen Abdullah Gül'ün son aylarda ki duruşunun, Erdoğan ile bir "uzlaşma" içinde olduğu sonucu çıkarılabilir..

ANLAŞTILAR MI?

Ana akım medyada hiç yer almıyor ama yabancı basın, Türk siyasetini ve ayrıntılarını çok iyi biliyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün masasında bulunan ve internete tıpkı Çin'de, İran'da geçerli olan yasakları getircek yasayı neden imzalayacağı/imzalamayacağı konuşuluyor. Türkiye gibi dünya da bu imza olayına kitlenmiş durumda. Economist Abdullah Gül'e "zor durumda" derken neden zor durumda olduğununda altını çiziyor. Economist Abdullah Gül'ün, bu konuda ki tavrının ne olabileceği ayrıntılarını irdeliyor. Economist gelecek ağustos aylarında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili Erdoğan ve Abdullah Gül'ün anlaşmış olabileceğini ima ederek, " "Otoriter Erdoğan Başbakan kalmayı ve yumuşak başlı Gül'ü de Cumhurbaşkanlığı görevinde bırakmak istiyor olabilir" şeklinde bir yorum getiriyor.

ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAYACAK

Economist'in analizini eğer doğru anladıysak, bu durumda Abdullah Gül İnternet yasası konusunda, muhtemelen şöyle davranacaktır. 15 günlük süreyi kullanıp sonunda, kendisinin de açıkladığı gibi "bir iki sıkıntılı nokta için" meclise iade edecektir. Bu iade hem dünyada Gül'e "demokrat prestiji" sağlayacak hemde yurt içinde Gül'e çağrı yapan kesimlerin, yüreğine geçici bir su serpecektir.

Kuşkusuz Erdoğan, İnternet Yasakları yasasına Gül'ün değişmesini istediği ama kanunun temel yasak prensiplerinin bozulmadığı değişiklikleri mecliste zimparalayarak, yeniden Gül'e gönderecek ve onayı alacaktır. Böylece 10 yıldır süren uyum ilşkisi, bozulmadan aynı şekilde yürümüş olacaktır. Eğer bu tahminler olduğu gibi gerçekleşirse. Ağustos ayında Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmeyecek, AKP tabanına Abdullah Gül'ü destekleme emri verecektir.

İşte Economist'in bizim aklımıza bile getirmediğimiz analizi.

ÇAĞRILAR
 
Dergi, yasanın Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) mahkeme kararı olmaksızın herhangi bir internet sitesini bloke etme yetkisi verdiğini, ayrıca TİB'e "keyfi” bir şekilde, kullanıcıların haberi olmadan 'mütecaviz' içeriği silme yetkisi tanıdığını" aktarıyor. İnternet servis sağlayıcısı şirketlere de kullanıcıların faaliyetleriyle ilgili tüm bilgileri iki yıl boyunca saklamaları ve yetkililerin talebi halinde kullanıcı profillerini vermeleri zorunluluğu getirildiği belirtiliyor. Yazı şöyle devam ediyor:
"Aktif bir Twitter kullanıcısı olan Gül üzerindeki yasayı imzalamama baskısı artıyor. CNN Türk'ten Cüneyt Özdemir kendisine 'dik dur' çağrısında bulundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Emma Sinclair-Webb de 'Türkiye'nin şu an en son ihtiyacı olan şey daha fazla sansür' dedi. Hükümet 'mahremiyetin korunması için' bu yasanın gerekli olduğunu söylüyor. Bazı AKP milletvekilleri yasayı eleştirenlerin 'porno lobisi' adına hareket ettiğini söyledi. Daha büyük olasılıkla yasanın amacı, savcıların AKP'li bakanlar ve yakınları hakkındaki rüşvet, ihale usulsüzlükleri ve kara para aklama suçlamalarını belgelemek için topladığı bir dizi gizli kayda internette ulaşılmasını önlemek. Demokratik şöhreti ve siyasi arzuları arasında bir denge kurmaya çalışan Gül zorda. Konumu geçen yazki hükümet karşıtı Gezi Parkı eylemlerinden bu yana daha da nazikleşti. Protestoların zirve yaptığı dönemde birkaç kez demokrasinin sadece seçim sandığı olmadığını hatırlatmıştı."

VETO EDİLİRSE "GÜLENCİ" SAYILACAK

"Ama Gül'ü eleştirenler, beş kişinin ölümüne, binlerce kişinin de yaralanmasına neden olan kontrolsüz polis şiddeti karşısında daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini söylüyordu. Gül’ün görev süresi Ağustos'ta dolacak ve çoğu kişi Gül'ün Erdoğan'la görev değişimi yapmak istediğini düşünüyordu. Ancak otoriter Erdoğan, Çankaya'dan ipleri elinde tutmak için daha yumuşak başlı bir halef tercih eder. Gül yasayı veto ederse, Erdoğan bunu Gül'ün Pennsylvania'daki nüfuzlu din adamı Fethullah Gülen ile saf tuttuğuna bir 'kanıt' olarak gösterebilir."
Erdoğan'ın kendisini devirmek için girişilen küresel bir komplonun arkasında Gülen'in olduğu konusunda ısrar ettiğini vurgulayan Economist, başbakanın henüz bir kanıt sunmadığı halde Gülencileri komplo suçlamalarıyla yargılamakla tehdit ettiğini belirtiyor.

'Erdoğan yumuşak başlı halef tercih eder'

Dergi Gülencilerin sahibi olduğu bir gazetede yazan Azeri gazeteci Mahir Zeynalov'un da Erdoğan'ı eleştiren haberleri Twitter'da paylaştığı için geçen hafta sınırdışı edildiğini hatırlatıyor ve Gül’ün buna hiç ses çıkarmadığını anlatıyor. Economist şöyle devam ediyor:

ERDOĞAN BAŞBAKAN KALABİLİR 

"Gül internete sansür yasasını imzalarsa, küresel duruşuna zarar verecek. Erdoğan'ın dördüncü kez başbakanlık seçimine girmesi durumunda, tekrar cumhurbaşkanı seçilme şansını da azaltabilir. Erdoğan daha şimdiden dördüncü kez seçilmesini engelleyen parti tüzüğünü değiştirebileceğine dair ipuçları verdi. AKP hakkındaki yolsuzluk iddiaları birikirken, Erdoğan'ın ülkenin ilk halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı olma hayalleri soluyor. Yeniden parlamentoya girmek Erdoğan'a dokunulmazlık da sağlayacak. Kamuoyu yoklamaları AKP'nin yüzde 40 ila 50 destek aldığını gösteriyor. Ancak Erdoğan'ın oğlu ve üst düzey bir gazete ve televizyon yöneticisi arasındaki bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarını saptırmaya dair görüşme bir gölge daha düşürdü. İstifini bozmayan Erdoğan, aynı yöneticiyi aşırı sağcı rakibi Devlet Bahçeli'yi çok fazla yayınladıklarından şikâyet etmek üzere aradığını da itiraf etti."       

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.