1. HABERLER

  2. YURT HABERLERİ

  3. Erdoğan: Ayyaşın yaptığı yasağı savunuyorsun da inancı mı reddediyorsun?
Erdoğan: Ayyaşın yaptığı yasağı savunuyorsun da inancı mı reddediyorsun?

Erdoğan: Ayyaşın yaptığı yasağı savunuyorsun da inancı mı reddediyorsun?

Alkolü yasaklamadıklarını ileri süren Başbakan Erdoğan, "Doğruyu emrediyorsa bunu din emrediyor diye karşısında mı duracaksın? İki tane ayyaşın yaptığı yasa, sizin için muteber oluyor da inancın emrettiği bir gerçek, bir vaka, niçin sizler için reddedilme

A+A-

Başbakan Erdoğan AKP Grup Toplantısı'nda yeni alkol satışı yasağı düzenlemesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“İKİ AYYAŞIN YAPTIĞI YASA...”

Söz konusu düzenlemeye yönelik "Bunu inancı gereği yapıyor, İslam böyle emrettiği için yapıyor" şeklindeki eleştirileri hatırlatan Erdoğan, "Secaat arz ederken sirkatin söylüyor. Yani hangi din olursa olsun, bir din yanlışı değil doğruyu emrediyor. Doğruyu emrediyorsa bunu din emrediyor diye karşısında mı duracaksın? İki tane ayyaşın yaptığı yasa, sizin için muteber oluyor da inancın emrettiği bir gerçek, bir vaka, niçin sizler için reddedilmesi gereken bir olay haline geliyor" dedi.

Oysa geçtiğmizi günlerde Sağlık Bakanı  “Dünyada kişi başı alkol tüketimi 15 litreyi bulan ülkeler var. Türkiye’de ise kişi başı alkol tüketimi sadece 1.5 litre” diyordu. Bu sözler bu konuda “yakın-uzak tehlike yok” şeklinde yorumlanırken, Erdoğan, alkol düzenlemesini tarihi bir adım olarak nitelendirdi. ''Biz bu düzenlemeyi milli, manevi değerleriyle huzur ve güvenlik içinde insanımızı geleceğe baksın diye yaptık. Hiç kimse bunu farklı yerlere çekmesin" diye konuştu.

MHP'YE TEŞEKKÜR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin “Alkol düzenlemesinde AKP'ye destek vermedik” dese de Erdoğan söz konusu düzenlemenin Meclis'ten geçmesine destek veren MHP'ye teşekker ederek, "Bu düzenleme bir yasak değildir. Bu düzenleme yaşam tarzlarına müdahale değildir" şeklinde konuştu.

“KİMSENİN YEDİĞİNE İÇTİĞİNE KARIŞMADIK”

Günlerdir yurt dışında ve içinde "alkol yasaklandı" diye propaganda yapıldığını ileri süren  Başbakan Erdoğan, "Bunu söyleyenler, bunu yazıp çizenler, bunu yurt dışında ve yurt içinde yayanlar, en hafif tabiriyle yalancıdır. Biz hiçbir şeyi yasaklamadık. 10,5 yıldır kimsenin yediğine, içtiğine karışmadık. Bundan sonra da karışmayız. Karışana da müsamaha göstermeyiz" dedi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Türkiye’deki alkol satışına sınırlama getiren son uygulamaya yönelik olarak Türk kamuoyundan gelen tepkileri sayfalarına taşırken, “İslam faşizmi” vurgusuna dikkat çekmişti. Yine Times gazetesi bugünkü bir başyazısında konuyu gündeme taşıdı. (Okumak için tıklayın)

'HANİ DİNİN EMRİYDİ?'

“Doğruyu emrediyorsa bunu din emrediyor diye karşısında mı duracaksın” sözlerinin ardından muhalefetin eleştirilerinin anti-bilimsel olduğunu savunan Erdoğan, “Ben il başkanları toplantısında ‘kafası kıyak nesil istemiyoruz’ dediğimde rahatsız olanlar var. Başta CHP ve uzantıları olan köşe yazarları var. Bilim sizin düşündüğünüz gibi düşünmüyor. Bilim bunu zararlı olduğunu çok net şekilde ortaya koyuyor. Bugün birçok rahatsızlığın kaynağı alkol. Şu basit gördüğümüz sigara insanı lime lime doğruyor.”

“BİZ KAÇ SENEDİR HAZIRLIĞINI YAPIYORUZ”

“Bu konuda ne tedbirler alınması gerekir. Bazı köşe yazarları yazıyor ''oldu-bittiye getirilmemeliydi'' diyor. Biz kaç senedir bunun hazırlığını yapıyoruz” diyen Erdoğan, 

“Biz oldu-bittiye getirmedik. Gayet güzel şekilde bunların üzerinde çalışılmıştır. Aile içi şiddet boşanma geçimsizlik aklınıza hangi kötülük gelirse gelsin bakıyorsunuz altından bağımlılık çıkıyor. Zaten kafayı bulduğunda tekme, tokat evde hanımını duman ediyor. Bunları görmemezlikten gelemeyiz. Biz bataklığı kurutmaya çalışıyoruz” dedi.

“İÇECEKSEN AL EVİNDE İÇ”

“Hiç kimse alkolü bir kimlik meselesi haline getirmemelidir. Çıkan düzenleme kimsenin yaşam tarzına müdahale anlamında değildir” iddiasını yineleyen Başbakan, “İçeceksen yine alkollü içeceğini al evinde iç. Yine git ne içeceksen iç. Biz buna karşı değiliz. Ama biz belli saatlerde camilerin okulların yüz metre mesafesinde bunlara müsaade etmiyoruz. Dünyada kiliselere 180 metre mesafe koyan ülkeler var. Tekrar etmek istiyorum, bu düzenleme bir yasak değildir. Yaşam tarzlarına bir müdahale değildir” diye savundu.

REYHANLI DA “KADER” OLDU

Reyhanlı saldırısında önce ABD'yi gitmeyi tercih eden Başbakan Erdoğan, bu konuda da açıklamalarda bulundu. Reyhanlı mitingi için, ilçedeki işçilerin tehditle mitinge katıldıkları, çevre illerden insan taşındığı belirtilmişti. 

“Ana muhalefet partisi genel başkanı ‘bindirilmiş kıta’ diyor. O senin meşrebindendir” diyen Erdoğan,  Reyhanlı AKP’nin yüzde 72 oy aldığı bir yerdir. Bizim bindirilmiş kıtaya ihtiyacımız yok” dedi.

Artık bataklığa gömülen Suriye politikasını savunmayı sürdüren Başbakan, Reyhanlı saldırısını “kader”e bağladı.

Şöyle konuştu: “Orada hissiyatımızı anlattık çalışmalarımızı aktardık. Şehitlerimizin yakınlarının tam bir metanet içinde olduklarını orada gördük. Bu, Müslüman olmanın ortaya koyduğu bir vakadır. Eğer sizin kadere inancınız varsa bu metaneti gösterirsiniz.”

Erdoğan, saldırıda hayatını kaybeden 4 çocuğun isminin Reyhanlı’daki diğer okullara verileceğini de söyledi.

“CHP'YE YAKIN BİR GAZETECİ HATAY TEMSİLCİSİ AJANLIK SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI”

“Hatay bu alçakça saldırıyı büyük bir metanet ve sabırla karşılamış durumda” diyen Erdoğan, “Hatay’daki bu durumu bozmak için başta CHP olmak üzere çok ağır tahrik girişimleri olduğunu biliyoruz ve bunu çok yakından takip ediyoruz. Bu oyun Türkiye dışında tezgahlanıyor ve Türkiye Cumhuriyet vatandaşları kandırılmak suretiyle Türkiye’de oynanmak isteniyor” iddiasında bulundu.

Erdoğan, Hatay'da CHP'ye yakın bir gazetenin Hatay temsilcisinin tutuklandığını söyledi, “Hatay’da gazeteci tüccar iş adamı kılığındaki bazı karanlık kişilerin ajanlık vatana ihanet derecesindeki faaliyetleri tespit edildi ve bunlar yakalanarak teslim edildiler. CHP’ye yakın bir gazetenin Hatay’da temsilcisi ajanlık yaptığına dair kuvvetli delillerle tutuklanmış durumda” diye konuştu.

“SALDIRI PLANINI YAPAN KİŞİ”

Erdoğan, 'Reyhanlı senaryosunu' açıkladı. 

“CHP’den iki heyet, Suriye’ye giderek, eli kanlı Esad’la görüştü. Utanmadan fotoğraf çekip yayınladılar. Hatay’da bazı vatandaşlar işbirlikçi ve maşa olarak kullanıldı. CHP’li bir milletvekilinin yakın akrabası da karanlık senaryoların içinde yer aldı.

CHP heyetine rehberlik yapan kişi, hem Reyhanlı saldırısını, hem de kamplara yönelik saldırı planlarını yapan kişinin ta kendisidir. CHP’yi Şam’a götüren, Esad’la görüşmelere katılan şahıstır.

“DEVE DEĞİL, OTOMOBİL FOTOĞRAFI”

“CHP Genel Başkanı ve bazı arkadaşları boğazlarına kadar çamura battılar. İstihbaratın elinde deve değil, otomobillerin fotoğrafları var.

CHP Genel Başkanı'nın ahlaksızca, edepsizce yaptığı saldırılar, Reyhanlı ve diğer karanlık olaylarla ilgili irtibatı örtmeye, karartmaya yetmez. CHP bu meseleyle, bu irtibatlarla ilgili derhal tatmin edici açıklama yapmak zorundadır.

Hatta CHP Genel Başkanı ve arkadaşları derhal ama derhal istifa etmelidir. Çünkü CHP'ye gönül verenler de bu Genel Başkan'dan kurtulmalıdır."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.