1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. DIŞİŞLERİ'NİN BÜYÜK YALANI!
DIŞİŞLERİ'NİN BÜYÜK YALANI!

DIŞİŞLERİ'NİN BÜYÜK YALANI!

49 konsolosluk personelinin birgün önce tahliye için izin istediği ancak reddedildiği ortaya çıktı.

A+A-

HÜSEYİN ÖZAY / TARAF

Musul'da 11 Haziran’da rehin alınan 49 konsolosluk personelinin, bir gün önce tahliye için Dışişleri Bakanlığı’ndan izin istediği ancak reddedildiği ortaya çıktı. Oysa hükümet, personelin kendi isteğiyle kaldığını iddia etmişti.

Suriye ve Irak’ta yaptığı kanlı saldırılar ile tüm dünyanın tepkisine neden olan IŞİD tarafından 11 Haziran’da rehin alınan ve geçtiğimiz hafta Cumartesi günü serbest bırakılan 49 konsolosluk personeli ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Konsolosluğun, kuşatılmadan bir gün önce yani 10 Haziran tarihinde tahliye için Dışişleri Bakanlığı’ndan izin istediği ancak bu iznin o gün verilmediği kaydedildi. Aynı günlerde bazı Türk okulları ile THY personeli bölgeden ayrılmıştı.

SORGULANAMADI

Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nda görevli 49 personelin serbest kalması ile birlikte, konsolosluk personelinin nasıl rehin düştüğü de sorgulanmaya başladı. IŞİD’in elinde 101 gün rehin kalan Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, IŞİD’in baskın yaptığı güne kadar konsolosluğun niye boşaltılmadığı konusunda ayrıntılı bir bilgi vermedi. Ancak, konsolosluktan Bağdat Büyelçiliği’ne ve Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen kriptolar, konsolosluk personeline tahliye için izin verilmediğini gözler önüne serdi.

SON KRİPTO 10 HAZİRAN’DA

Kriptolarda yer alan bilgilere göre, Musul Başkonsolosluğu en son tahliye talebini 10 Haziran’da yani rehin alma operasyonundan bir gün önce istedi. IŞİD’çilerin konsolosluğa baskın düzenleyeceğine yönelik istihbarat bilgileri konsolosluk personeline de ulaştı. Bu bilgileri değerlendiren Öztürk Yılmaz bir açıklama yapmazken, hükümet kanadı ise personelin kendi isteği ile konsoloslukta kaldığı iddiasında bulundu. 10 Haziran günü Musul Başkonsolosluğu durumun vehametini Bağdat Büyükelçiliği’ne bildirerek tahliye talep etti. Bağdat Büyükelçiliği ise durumu Ankara’ya rapor etti. Dışişleri Bakanlığı, tahliye talebini reddetti. Bir gün sonra da, IŞİD militanları binayı kuşattı. Bu esnada tahliye konusunda izin çıktı ancak, konsolosluk personeli kuşatıldığı için bu kez binayı terk edemedi.

SÜREKLİ KONUŞMUŞLAR

Öte yandan, başkonsolosun elinde bulunan ve 101 gün süresince IŞİD’ten sakladığını öne sürdüğü telefonun ise neredeyse her gün kullanıldığı belirlendi. Dışişleri Bakanlığı ile başkonsolosun düzenli olarak, telefon görüşmesi yaptığı saptandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.