1. YAZARLAR

  2. Metin KORKMAZ

  3. DİPSİZ KUYU ve/veya SİLİVRİ KAPILARI neden şimdi açıldı?
Metin KORKMAZ

Metin KORKMAZ

.yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DİPSİZ KUYU ve/veya SİLİVRİ KAPILARI neden şimdi açıldı?

A+A-

Seçim öncesi Silivri mahkumlarına tutuksuz yargılama kapısını açanların niyeti ne, açtıranların niyeti ne?!

Sorgulama zamanı?!

Yani?!

Eniştem beni niye öptü hikayesi?!

Silivri'den ilk olarak Erhan Tuncel serbest bırakıldı!

Sonra?!..

Zirve Yayınevindeki cinayetlere ilişkin davada tutuklu yargılananlar serbest kaldı…

Sonra?!.

İlker Başbuğ…

Ardından?!.

Levent Göktaş…

Tuncay Özkan…

Sedat Peker…

Sırada diğerleri!

 

Sizce mesaj net değil mi?!.

 

Gökçek ne demişti, “büyük suikastler” olabilir!?

İhanet?!

Çöküş!

Şer var, fitne var, fesat var, hile var, aldatma var!

Hırsızlık var, yolsuzluk var!

Yani?!

Silivri tahliyelerinin zamanlaması önemli?!

Hava puslu?!

Kurt’un sevdiği hava?!

Yani?!

Her şeye gebe zamanlar?!

 

Soru şu;

Kasetler havada uçuşurken, hırsızlık, yolsuzluk, talan yargıya müdahale ortada iken, belgelenirken, İktidar hala daha yerinde duruyorsa sırada sizce ne olabilir?!.

 

“The assassination of the season”?!

Suikast mevsimi?!

 

Bu kapsamda bir diğer soru;

Suikast kumpası kapsamında "tahliye" edilenlerin "Özgür" bırakılanların güvencesi nedir!? Kim ya da kimler koruyacak?!

 

Yani?!

 

1993 şartları?!


-24 Ocak: Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu, evinin önünde otomobiline konan bomba ile öldürüldü.
-28 Ocak: İşadamı Jak Kamhi'ye suikast düzenlendi. Kamhi, yara almadan kurtuldu.
-5 Şubat: ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci, ailesi ile Bolu-Gerede'de trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti.
-17 Şubat: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, "buzlanma" nedeniyle uçağın düşmesi yüzünden öldü.
-18 Mart: PKK lideri Abdullah Öcalan, aldığı ateşkes kararını duyurdu.
-17 Nisan: 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, şüpheli şekilde öldü.
-30 Haziran: Van'da Yenigün Otel kundaklandı, 11 kişi öldü, 27 kişi yaralandı.
-02 Temmuz: Sivas'ta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ile bir grup aydın ve sanatçının kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi, 37 kişi öldü.
-12 Temmuz: Anayasa Mahkemesi, Halkın Emek Partisinin (HEP) kapatılmasına karar verdi.
-27 Temmuz: Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresini 1 yıl uzattı.
-29 Temmuz: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, 30 Ağustos beklenmeden görevinden alındı. Kara Kuvvetleri Komutanlığına 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı atandı.
-04 Eylül: Batman'da yapılan saldırı sonucunda DEP Milletvekili Mehmet Sincar ile Batman İl Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özdemir öldürüldü.
-22 Ekim: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
-04 Kasım: JİTEM'in kilit isimlerinden olduğu belirtilen Cem Ersever öldürüldü. Ersever, "Güneydoğu'daki gerçekler Türk milletinden gizleniyor" demişti.
-31 Aralık: Abdullah Öcalan, ABD ve AB'nin önde gelen devlet ve hükümet başkanlarına açık bir mektup göndererek, yeni bir sözde ateşkes ilan etmek istediğini bildirdi.

 

Not: PKK’nın yaptığı büyük katliamlar reklam olmasın diye yazılmamıştır.

 

Yani?!

 

Suikastler arifesinde "algı oluşturma" operasyonu yapılıyor!

 

‘Silivri'dekiler içerdeyken ülkede barış vardı, dışarı çıktılar kan akmaya başladı"  algısını oluşturma süreci?!

Suyun özenle bulandırıldığı zamanlar!.

 

 

Yani?!

Yapılacak suikastlerin hangi adreslere teslim edileceğinin alıştırma zamanları!

 

Silivri'deki tahliyeler kapsamında  terör örgütleri de hareketli?!

PKK, DHKP-C, El Kaide Vs.

 

YUNAN “Crash” dergisi 07 Mart 2014 de yayınlanan mart sayısında Yunan İstihbarat Teşkilatı (EYP) ile terör örgütü DHKP-C arasındaki ilişkiler hakkında çarpıcı iddialar yer aldı.

Dergi, “EYP’nin DHKP-C üzerindeki denetimi, takibi ve teması 2010 sonrası kesildi. Örgüt, Türkiye’deki saldırılarına Yunanistan’dan hazırlanmaya başladı” diye yazıyor..

Özetle;

Ülke ve küresel aksta ki gelişmelere bakınca, Türkiye'yi çok zor günler beklediği çok açık!

30 Mart'ta sandıktan uzlaşı çıkmayacağı yüksek ihtimal!

Kaos daha da derinleşecek!

 

Yani?!

 

Destabilizasyon?!

Neo Sevr?!

Adım adım “büyük barzan” devleti!

 

Yani?!

Türkiye’yi tasfiye etmek isteyen güçler, “senaryonun” son bölümünü yazıyor!

 

Silivri’dekilerin serbest bırakılması BOP'a ara verilmesi ve/veya “Büyük Barzan projesi”nin rafa kaldırıldığı anlamını taşımaz!!

Hele de ikiz yasalar / ihanet yasaları ortada iken!

BDP 30 Mart sonrası için gün sayıyor.

Neydi “İkiz yasalar”?!

MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, 19 Mart 2001’de Hükümet üyesi olarak altına imzayı bastığı, CHP ve AKP’nin 4 Haziran 2003’te birlikte Meclis’ten geçirdiği ihanet yasaları. Gerçi her iki parti de, yaptıklarını bugün inkâr ediyor durumda!

 

Seksen yılın en büyük komplosu, ikiz ihanet sözleşmeleri, Türkiye’yi parçalama yasaları, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerine yerleştirilen dinamitler, yeni Sevr antlaşmaları, emperyalizmin elindeki en etkili koz ve silah. ABD’nin Türkiye’ye Yugoslavya benzeri bir müdahale için hukukî gerekçeler zemini…“İkiz sözleşmeler” ile “azınlıkların siyasal ve kültürel hakları ile halkların ‘kendi kaderini belirleme’ (self-determinasyon) hakkını tanımayı öngörüyor… 

İç hukukun üzerinde yer alan sözleşmeler “tüm halklarla, hükümeti olmayan ya da vesayet altında bulunan halkların kendi geleceğini belirleme hakkını” içeriyor. 

 

Sovyetler Birliği’ni dağıttılar, Yugoslavya’yı parçaladılar, Ortadoğunun hali ortada!? Sırada Ukrayna ve Türkiye!.

 

İkiz yasalar ile sürecin özerkliğe doğru gittiğini görmezden gelmek büyük aptallık olur! Bu yasalar ile BDP’nin Özerklik talebi maalesef  “anayasal kapsamda hukuki bir hak haline getirilmiştir.” Yani BDP yasal hakkını kullanıyor!.. Atatürk’ün milli birlik ve beraberlik temelleri üzerine bina ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şimdilerde özerklik ve federasyon safsatasıyla parçalanma aşamasına gelmiştir... BDP’lilerin ''Özerk Kürdistan'' naralarına karşın CHP ve MHP'nin dişe dokunur bir tepki vermemesi bu yüzden değil midir?!.

 

Ayrıca siyasi arenada ki çalkantıların ekonomiyi derinden etkileyeceği bir sürece de girmiş durumdayız!.

Sermaye kaçışları, devalüasyon ve yüksek enflasyon süreci!

FED’in uyguladığı politikalar sonucu sermaye akışının yönünün değiştiği ve sermayenin gelişmekte olan ülkeleri hızla terk ettiği bir süreç!

 

Öte yandan Rusya, Kiev sertleşmesi Avrupa da doğalgaz endişesi yaratmaya başladı…

 

 

Yani?!

Enerjinin Güvenliği?!

AB sanayi için oldukça stratejik durum!.

Olmazsa olmaz!

 

Commerzbank’ın baş iktisatçısı Jörg Kraemer, Ukrayna’nın devlet iflasına sürüklenme tehlikesinin finans piyasalarında hissedilmeye başladığını söylüyor.

Jörg Kraemer'in ifadesiyle, “ekonomik risklerin başında doğalgaz sevkiyatı geliyor. Avrupa Birliği ülkeleri doğalgaz ihtiyacının beşte birini Rusya’dan karşılıyor. Ukrayna transit ülke olmaktan çıkarsa bu gazın ancak yarısı diğer boru hatlarına kaydırılabilir. Bu da Avrupa Birliği açısından ikmal riskinin artması anlamına geliyor.”

Yani?!

Ekonomik kriz?!

Ukrayna’nın mali ve ekonomik durumunu incelemeye alan Uluslararası Para Fonu şartsız kredi açamıyor. Ukrayna ekonomisinin daha da zayıflamasından önemli ölçüde etkilenecek olan ülkeler arasında Almanya da var. Çok sayıda Alman şirketinin Ukrayna’da şubesi var.

 

Ukrayna’da yayınlanan Kommersant dergisinde çıkan bir yazıda, Kiev’de, Washington yardakçılarından oluşan çakma hükümetin maliye bakanlığının hazırladığı bir tasarruf planı ile emekli maaşlarının 160 dolardan 80 dolara indirileceği, bu yolla Batılı bankerlerin Ukrayna’ya verdiği borçların Ukrayna fakirlerinin sırtından ödeneceği, anlatılıyor. Yani?! Yunanistan’da yaşananlar burada da tekrarlanacak…

Seçimlerle iktidara gelmiş yasal hükümet yerine, Washington’un yönettiği darbe ile iktidara getirilen kukla hükümet henüz yasallaşmadan, Batılı yağmacılar işbaşı yaptı. Avrupa Birliği’ne katılmanın onlara daha iyi bir yaşam vadettiği propagandasına inanan saf protestocular Nisan ayından sonra emekli maaşlarının yarısını kaybedecek. Bu henüz  başlangıç! Yozlaşmış Batılı medya, borçları “yardım” olarak adlandırıyor. Aslında AB’nin, Kiev’e vereceği 11 milyar Euro yardım değil; borç. Üstelik Kiev’in, IMF tarafından getirilen tasarruf planını da kabul etmesine bağlı. Yasal hükümeti devirmek için protestolara katılan saf Ukraynalıların nasıl kullanıldıklarını görmezden gelmek büyük gaflet olacaktır… Emekli maaşlarının yarısı gidiyor, IMF’nin getirdiği tasarruf planı ile ezilecekler.
Bu tasarruf planı sosyal hizmetleri ve eğitim bütçesini kısıtlayacak, devlet memurları işten çıkarılacak, paralarının değeri düşürülecek ve bunun sonucu olarak Rusya’dan aldıkları doğal gaz fiyatının artmasından dolayı elektrik, ithal mallarının fiyatları artacak. Bu da Ukrayna millî varlıklarına Batılı şirketlerin “el koyma” yolunu açacak. Ukrayna’nın ekime uygun toprakları, Amerikan tarım endüstrisinin eline geçecek.

Yani?!
Soygunlar devam edecek!

Bütün bunlar sizlere Türkiye’nin önümüzdeki günleri için bir fikir veriyor mu acaba?!

Sözün özü;

“Anlayana sivrisinek saz” demiş atalar?!

 

Saygı ve Sevgiyle

nitemkorkmaz@gmail.com

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.