1. HABERLER

  2. YURT HABERLERİ

  3. Damlaya Damlaya Çöl Olmasın
Damlaya Damlaya Çöl Olmasın

Damlaya Damlaya Çöl Olmasın

SU KONGRESİNE ALINMAYAN BAŞKÖYLÜLER, KENDİ KONGRELERİNİ YAPTI

A+A-
SU KONGRESİNE ALINMAYAN BAŞKÖYLÜLER, KENDİ KONGRELERİNİ YAPTI
 
Serhat TEZCAN/ORHANELİ (BURSA)

BURSA'nın Orhaneli İlçesi'ne bağlı Başköy sakinleri, köylerinde faaliyet gösteren mermer ocaklarının sularını kirlettiği için yürüttükleri eylemlere bir yenisini daha ekledi. İki gün önce Bursa'da düzenlenen Uluslararası Bursa Su Kongresi ve Sergisi'nde alınmayan köylüler, dertlerini anlatmak için köyde alternatif kongre düzenledi. Suyun yaşam için büyük bir değer olduğuna dikkat çeken Bayköylü kadınlar ise mermer ocağının faaliyetinin tamamen durup, temiz kullanılabilir suya ulaşmayı istediklerini dile getirdi.
 
Orhaneli'ne bağlı Başköy'de düzenlenen etkinliğe Başköylüler'in yanı sıra CHP Bursa milletvekilleri Sena Kaleli, Turhan Tayan, İlhan Demiröz, birçok sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve doğa gönüllüleri katıldı. Organizasyonun açılışında konuşan Başköy Muhtarı Hasan Acar, en çok sıkıntıyı köylü kadınların çektiğini belirterek, yemek yapacak, çamaşır ve bulaşık yıkayacak suyun bulunmadığına dikkat çekti. En büyük korkularının su kaynaklarını kaybetmek olduğunu ifade eden Acar, "Mermer ocağı ile Akpınar su kaynağı arasındaki kot farkı 40 metre. 1.5 yıldır mermer ocağı 25 metre derine inmiştir. Buradaki faaliyetin devam etmesi durumunda ya o su oradan çıkacak ya da başka yöne kaçacaktır. Firma sahipleri İstanbul Teknik Üniversitesi'ne (İTÜ) rapor hazırlatmış. Raporda mermer ocaklarının yanındaki su kaynakları yok gösterilmiş ya da mevsimsel kuru kaynak olarak gösterilmiştir. Açtıkları sondajlarda istenilen derinliklere inilmemiş raporda 'Yer altı suyuna rastlanmamıştır' diye yazmaktadır. Açılan 4 kuyunun 3'ünü bilmekteyiz 3 kuyu da su mevcuttur. DSİ tarafından yapılan etütlerde su geçişlerine rastlanmıştır" dedi.
 
İTÜ tarafından hazırlanan raporun firma sahiplerinin isteklerine göre hazırlatıldığını ileri süren Acar, hukuki mücadelelerinin sürdüğünü dile getirerek, mahkeme tarafından mermer ocaklarına yürütmeyi durdurma kararının çıktığını açıkladı.
 
'DAYANIŞMA İÇİNDE OLMALIYIZ'
 
Bursa Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala da tercihlerin yaşam için çok önemli olduğuna dikkat çekerek, onun sonucuna göre yaşamların sürdüğünü kaydetti. Pala, Başköy'deki suyun kirlenmesinin siyasi tercihlerden kaynaklandığını ifade etti. Buradakilerin temiz su içememesinin en önemli sorun olduğunu vurgulayan Pala, "Eğer siz Kozağacı Termik Santrali yapılırken, oradakilerin sağlıklarının kötü olacağını umursamazsanız, sizi de kimse umursamaz. Suyun, ekmeğin, havanın hatta insanlığını daha fazla değeri bilinmesi için dayanışma içinde olmalıyız" diye konuştu.
 
'SU GÜNÜ'NÜN KUTLANACAĞI YER BAŞKÖY'DÜR'
 
Başköylüler'in mücadelesinin çok güçlü olduğunu söyleyen Pala, "Su Günü kutlanacak bir yer varsa, o da Başköy'dür. Güzel koltuklarda rahat masalarda kutlanacak gün değil. Birçok köy ve yamaçlarda ciddi su hava kirliliği var. İki tip mücadele ile bu mümkün olabilir. Hukuki ve dayanışma içinde örgütlü mücadeledir bu. Hukuki mücadeleniz zaten çok önemli. Bugün akademik odalar ve siyasiler etkin mücadele sergilemeliyiz" dedi.
 
'SU YETERSİZLİĞİNDEN 20 SANİYEDE BİR ÇOCUK ÖLÜYOR'
 
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, yöresel kıyafetler giyerek yaptığı konuşmada su ile oynayanları Allah'ın takdirine bıraktığını kaydetti. Hep birlikte su kaynaklarına sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Kaleli, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Biz kalkınmanın bedelini eğer aç kalmakla, susuzlukla ödeyeceksek bu kalkınma plansız, programsız, sürdürülebilir bir kalkınma değildir. Bizim açlığımız, susuzluğumuz bu olmamalıdır. Dünyada kirli sudan veya su yetersizliğinden kaç çocuk ölüyor? 20 saniyede bir çocuk ölüyor. Dünyada 1 milyar 800 milyon insan kullanılabilir sudan mahrum. 20'nci Yüzyıl'ın başlarından beri dünyada su buharlaşması 15 ile 30 kat artmış ama üretim 10 kat artmış. Sizin suyunuz hem yetersiz, hem kirli. Bundan dolayı dünya açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalmaya mahkum. Dünyanın kullanılabilir suyu sadece yüzde 3. Yüzde 97 tuzlu su var. Bu kadar değerli kıt olan kaynağı biz böyle taş, maden, mermer ocaklarına kurban edemeyiz."
 
'SU İÇİLEBİLİR ORANDA TEMİZ DEĞİL'
 
Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Uluşahin ise su kaynaklarından aldığı örnekleri göstererek, yine içilebilir temizlikte olmadığını kaydetti. Uluşahin, birçok araştırma yaptıklarını ve olumsuz sonuçları göndermelerine rağmen su kaynaklarından iyileşme bulunmamasından şikayet etti.
 
Bugüne kadar temiz su kaynaklarına ulaşmak için birçok eylemde bulunan Başköylü kadınlar ise taşıma su ile ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirterek, mermer ocağının faaliyetinin tamamen durdurulup, temiz kullanılabilir suya ulaşmayı istediklerini kaydetti.
 
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.