1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. CHP Gençlik Kolları Başbakan İçin Suç Duyurusunda Bulundu
CHP Gençlik Kolları Başbakan İçin Suç Duyurusunda Bulundu

CHP Gençlik Kolları Başbakan İçin Suç Duyurusunda Bulundu

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı İrfan İnanç Yıldız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Gezi Parkı olaylarında izlediği tutum nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

A+A-

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı İrfan İnanç Yıldız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Gezi Parkı olaylarında izlediği tutum nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

Anayasada, Başbakan’ın görevlerini düzenleyen maddelerden örnekler verilen suç duyurusunda, Başbakan’ın yetki ve görevlerini yerine getirirken hukuka uygun davranması gerektiği vurgulandı. Başbakan’ın seçilirken kendisine oy versin, vermesin tüm yurttaşlar arasında her ne sebeple olursa olsun ayrım yapmadan, eşit muamele etmekle yükümlü olduğunun altı çizilen suç duyurusunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “şüpheli” olarak tanımlandı.

“Şüpheli suç tarihinden itibaren kamuoyuna yaptığı açıklamalarda yurttaşları arsında yüzde 50 nisabı ile ayrımcılık yaparak, karşı karşıya göstermiş, halkın bir kısmını suç işlemeye tahrik ettiği gibi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçlarını işlemiştir” ifadeleri kullanılan suç duyurusunda,

“Sivil ve politik içerik taşımayan bu eylemler, şüphelinin suç oluşturan eylem ve açıklamalarına bağlı olarak giderek artmış ve toplumsal bir muhalefete dönüşmüştür” denildi.Gezi Parkı eylemlerinin, halen benzer içeriklerle Türkiye genelinde sürdürüldüğü vurgulanan suç duyurusunda özetle şu ifadeler kullanıldı:

“Ülkeyi yöneten Hükumetin Başbakan’ın bu tür eleştirel tutum ve davranışları hoşgörü ile karşılaması, uygar bir tutumla eleştirilere cevap vermesi veya halkın meşru ve demokratik taleplerini karşılayacak süreçlere katılımın sağlayacak politikalar ve yöntemler geliştirmesi gerekir. Bu tür sorumluluk mevkiinde bulunanların, zaman zaman incitici de olsa eleştirilere katlanması da demokratik bir zorunluluktur.

Şüpheli, bu durumun tam tersine tavır alarak bir vatandaş olarak benim de içinde yer aldığım bu topluluğa karşı, incitici ve aşağılayıcı beyanlarda bulunmuştur. Anılan eylemlerde yer almayan vatandaşları, bu topluluğa karşı gerçeğe aykırı beyanlarla kışkırtmakta, elinde bulundurduğu kamusal gücü ve sahip olduğu yetkileri Anayasal güvence altındaki hak ve özgürlükleri engeller, kamu sağılığı ve kamu güvenliğini tehdit eder şekilde siyasi amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemiştir.

Demokratik bir hak olan protesto eylemlerine katılanlara karşı ‘çapulcu’ ifadesini kullanmış, Yurttaşlarımızın bir kesimini bir diğer kesimine hedef gösteren, halk arasında toplumsal çatışmaya yol açabilecek, kin ve nefret içeren söz ve davranışları alenen sarf etmiştir. Bu açıklamaları birçok radyo ve televizyonda kendi sesinden yayınlanmış, yazılı ve internet basınında da sürekli yer almıştır.
Ayrıca bu söz ve açıklamaları ile Anayasal bir zorunluluk olarak yargı kararlarına uymak ve uygulamak yerine, söz ve açıklamaları ile Yargı sürecinin işlemesine etki ve müdahalede bulunmuştur.


Başbakan bu sözleri ile halkı ayırarak, asılsız ve provakatif sözlerle karşı karşıya gösterme ve getirme, görüş ve tepkilerini dile getirenlere karşı halkın diğer yüzde 50 sinin karşı olduğu ve bu kesimi sokağa çıkmamaları için zor tutuğunu beyanla bu kesimlerin karşı karşıya gelebileceği gibi ima ve mesajlarla çok tehlikeli bir tutumun içerisinde olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Gezi Parkı olayları ile ilgili yaptığı itidal çağrılarına Başbakan Erdoğan’ın “Ben bir mesaj almadım, mesajı alanlara sorun “ diyerek toplumda karşıtlık ve gerginlik yaratma ve halkı birbiriyle ve emniyet güçleriyle karşı karşıya getirme tutumunu sürdürmüştür” ifadeleri kullanılan suç duyurusunda, “Şüphelinin

Başbakan olması şikayete konu eylem ve davranışlarının yarattığı ve yaratacağı etki ve sonuçlarını vahametini artırarak telafisi zor ve imkansız hale getireceği yaşanarak görülmüştür” denildi.
Delil olarak “Şüphelinin bahsi geçen dönemde yazılı ve görsel basında yer alan konuşma ve beyanları, Protesto eylemlerinin gerçekleştiği alanlarda çekilmiş, basında yer almış görüntü ve fotoğraflar ile bu bölgelerin MOBESA görüntü kayıtları” gösterildi.

Suç duyurusunun sonuç bölümünde ise, Başbakan Erdoğan’ın söz ve açıklamalarıyla TCK 214 ve 216 maddeleri kapsamında suç oluşturduğu belirtilen açıklamada, “Bu açıklamaların yer aldığı TV ve Radyo haber kayıtlarının TRT ve diğer ulusal yayın yapan kurumlardan istenilmesini, İnternet ve yazılı basında yer alan açıklamaların ilgili siteler ve gazeteler üzerinde inceleme yapılarak kanıtların toplanmasını, hakkında gerekli yasal kovuşturmanın yapılmasını ve suç oluşturan eylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunarak kamu davası açılmasını saygı ile arz ve talep ediyoruz. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.