1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. ÇAĞLAYAN'IN SAATİNİN AKLANMASINDAKİ BELGEYE BAKAR MISINIZ?
ÇAĞLAYAN'IN SAATİNİN AKLANMASINDAKİ BELGEYE BAKAR MISINIZ?

ÇAĞLAYAN'IN SAATİNİN AKLANMASINDAKİ BELGEYE BAKAR MISINIZ?

Saat bedeli olan 240.000# Euro’yu M. Zafer Çağlayandan teslim aldım” İmza Rıza Sarraf

A+A-

Dört eski bakanı “Yüce Divan’a göndermeme” kararını vererek, vicdanları kanatan Meclis Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin kanıt diye sonradan herkesin düzenleyebileceği, resmi hiçbir geçerliliği olmayan bir kağıt parçasına sarıldığı belli oldu.

RAPORDA ORTAYA ÇIKTI

17-25 Aralık soruşturmalarına ilişkin ses kaydı dökümlerinini (tape’leri) kayıp iki sayfası da tepkiler üzerine ortaya çıktı.Hürriyet gazetesinden Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre,  Reza Zarrab’ın (Rıza Sarraf), eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için Cenevre’den getirttiği 300 bin franklık Patek Philippe marka saatle ilgili belgelerin ayrıntıları Meclis Soruşturma Komisyonu’nun raporunda ortaya çıktı. Soruşturmadaki birçok belge, 681 sıra sayısı verilen raporla birlikte TBMM’nin internet sitesinden tüm vatandaşların erişimine açıldı.

GEREKÇE BU

Saate ilişkin “elden ödeme” yazısı, komisyondaki AKP üyelerce saatin hediye veya rüşvet olmadığına ilişkin önemli kanıtlardan biri kabul edilmişti. Komisyon raporunda, 30 Ekim 2013 tarihli ödeme yazısı ve gümrük cezasına ilişkin ödeme kayıtları vurgulanarak, “Aynı konuya ilişkin diğer şüpheliler yönünden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen eylemin gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır” denildi.

CONRAD KAĞIDINDA

Zarrab’ın 240 bin Euro’yu teslim aldığına ilişkin belgenin, Conrad Otel’in misafirleri için hazırladığı antetli kağıda yazıldığı görüldü. Belgede, yazım hatalarıyla birlikte, “Saat bedeli olan 240.000# Euro’yu M. Zafer Çağlayandan teslim aldım” ifadesi ve Rıza Sarraf imzası yer aldı. Çağlayan, saati 25 Eylül 2013’te teslim aldığını açıklamıştı.

YÜZDE 11 İNDİRİM

Bu belgenin hemen altında, Patek firmasının saati satarken Cenevre’de kestiği 24 Eylül 2013 tarihli faturaya yer verildi. Zarrab’ın kuryesi Murat Yılmaz adına kesilen faturada kuryenin adresi Bodrum olarak görünüyor. Saat ve mekanik kullanım kılavuzuyla ilgili bilgilerin yer aldığı faturaya göre saatin asıl bedeli 334 bin 400 İsviçre Frankı. Firma, nakit ödeme indirimi ve alıcının yabancı olması nedeniyle yüzde 8 KDV istisnasıyla birlikte 34 bin 400 frank indirim yaptı.

ADLİ TIP’A İNCELETMEDİLER

CHP’li komisyon üyesi, İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, soruşturmayla ilgili eksik belgelerin yanı sıra mevcut belgelerle ilgili incelemelerin de yapılmadığını belirterek şunları söyledi: 

“Peçeteden hallice, alelade bir kağıda yazılmış belgeyi kanıt kabul ettiler. Kağıt, operasyondan önceki tarihi taşıyor. Oysa Adli Tıp’ta kriminal bir inceleme yapılsaydı, mürekkep yapısı ve kağıt analizleriyle bunların hepsinin sonradan hazırlandığı tespit edilirdi. Koskoca gümrüklere gönderildiği iddia edilen yazılar alelade kağıtlarla önümüze getirildi. Belgelerle ilgili hukuki araştırma da yapılmadı. Barış Güler yazı örneği vermek için savcılığa gelince hangi eliyle yazdığını unutuyor. ‘Sağ el miydi, sol el miydi’ diye denemeye kalkarak imzasını değiştirmeye çalışıyor. Daha önceden bir devlet kurumuna veya sigorta şirketine verdiği bir imza incelenseydi, sahte imza atmaya çalışıyorsa anlaşılırdı. Ama bunun onda biri bile yeterliyken, ‘İtiraf etseler bile yeterli şüphe yoktur’ diyen komisyon üyeleri oldu. Ne kadar büyük bir siyasal tiyatro oynandığını gördük.”

İKİ SAYFA DALGINLĞA GELMİŞ

Adli Tıp Kurumu’nun tapelerle ilgili “uygunluk” raporunun kapsamını gösteren kayıp ilk iki sayfası ortaya çıktı. Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, iki sayfayı savcılıktan isteterek Meclis Başkanlığı’na verilen ek dosyalarda tamamladıklarını söyledi. Köylü, “Alt komisyon olarak savcılığa gittiğimizde belgelerden örnek aldık. Herhalde o sırada görevli arkadaşların dalgınlığına geldi, karıştırdılar araya. Ben hukuk neyi gerektiriyorsa onu yaptım. Esasında şu tartışmalı; Adli Tıp’ın bu konuda montaj mıdır değil midir, başka yerden alınmış sesler oraya monte edilmiş mi, bunları inceleyecek ihtisası yok. O ayrı bir ihtisas konusu. ‘Onu yegane bilen yer TÜBİTAK’ diyorlar” iddiasında bulundu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.