1. YAZARLAR

  2. Halit İşçi

  3. BU TEZKEREYE HAYIR
Halit İşçi

Halit İşçi

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

BU TEZKEREYE HAYIR

A+A-

Ak Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmek için çabaladığı yeni tezkeresi tuzaklarla dolu. Bu tezkerede göze dikkat çeken en önemli kısmı metinde geçen “Diğer taraftan, Suriye'de rejimin, beşinci yılına giren şiddet politikalarının, terör gruplarına desteğinin ve halkının etnik ve mezhepsel farklılıklarını fiili çatışmaya dönüştürme siyasetinin insanı durum, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar bakımından yol açtığı risk ve tehditler devam etmektedir.” İfadeleridir.

Bu ifadelerden yola çıkacak olursak AKP Türkiye Büyük Millet Meclisinden PKK terörünü bahane ederek Suriye Devletiyle savaşmak için yetki istemektedir.

Bugün Sayın Oktay Vural’ın NTV ekranların da konuyla ilgili açıklamalarına bakacak olursak MHP yönetimi geçmişte olduğu gibi Ak Parti’nin getirmeyi düşündüğü bu tezkereye de onay verecek. 
Başta Sayın Oktay Vural olmak üzere Sayın Devlet Bahçeli ve Milliyetçi Hareket Partisinin değerli yönetici ve Millet Vekillerine son tezkere onayında yaşadıklarımızı hatırlatmak isterim.

Geçmiş tezkere onayının hemen ertesin de Peşmerge adı altında PKK teröristlerinin Türk topraklarından silahlı bir şekilde geçerek Kobani adı verilen terör yuvasına girdikleri unutulmamalı.
Ve bu geçişinin bugün Suriye’nin kuzeyinde aynen Irak’ın Kuzeyinde olduğu gibi Özerk Kürt Bölge oluşturma çabalarını hızlandırdığı da gözden kaçmamalı.

MHP yönetimi haklı olarak terör örgütüyle mücadelenin aksamamasının düşünüyor hatta seçmenlerinin AKP ve AKP’ye bağlı medya aracılığıyla kendilerine sırt döneceğini düşünüyor da olabilir. Bu konuda MHP yönetimine sadece “son yıllar da elinde yetki olduğu halde AKP hükümetleri PKK terörüne karşı herhangi bir sınır ötesi operasyon yapmışımdır sorusunu sorması yeterli olacaktır”. Kimse kusuruma bakmasın ama bu tezkerenin risklerini kendi tabanına anlatamıyorsa MHP yönetimi ivedilikle istifa etsin daha iyi.

 

Bu tezkere geçerse maalesef gerçekleşmesi muhtemel olaylar şunlardır.
-    Bütün askeri üslerimiz ABD yönetimin deki koalisyon güçlerine açılacak
-    AKP Hükümeti’nin yalanlamasına karşı defalarca ABD hükümetinin de açıkladığı gibi kendi topraklarımızdan PKK terör örgütünün Suriye Kolu PYD desteklenerek Suriye’de kurulmak istenen Kürt Bölgesi meşrulaştırılacak
-    En vahimi de Erdoğan ve AKP yetkililerinin de istediği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri savaşmak için Suriye topraklarına sürülecek.
Olacaklardan neden mi bu kadar eminim? Açıklayayım.
Çoğumuz unutmuş olsa da ben ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ in geçen ekim ayın da Harvard Üniversitesin de yapmış olduğu konuşmayı unutmadım.
O gün Biden aynen şöyle diyordu.
“Erdoğan’la konuştum, Meclisten geçene kadar bu konuda konuşmamamı istedi ama geçtiğine göre artık söyleyebilirim Türkler askeri üslerini NATO’ya, ABD uçaklarına hatta koalisyona destek veren ülkelere açacak, insansız hava araçlarımız bu üslerde konuşlandırılacak hatta Türk Kara Birlikleri IŞİD terör örgütüne karşı Suriye’de savaşacak.

Konuşmanın devamın da Biden Erdoğan’ın Türk Askeri Varlığını Kıbrıs’ta gereksiz gördüğünü ve Türk Askerini Kıbrıs’tan çekeceğini de söylüyordu ama oralara şimdi girmeyelim.

İşin ilginç yanı Erdoğan bu sözleri Biden’ a tezkere daha Meclise gelmeden yani Türk Halkı’nın tek temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konudan haberi olmadan söylüyordu. Yakın zaman da askeri üslerimiz Biden’ın da dediği gibi ABD uçaklarına açıldı ve maalesef üslerimizden Kürt ayrılıkçı oluşumlara resmen destek verilmeye başlandı.
O tezkere Meclisten geçti. O Tarihte tezkere de bugünkü gibi Suriye’yle ilgili bölümle yoktu. Ve hepimiz başından beri Erdoğan ve AKP yetkililerinin bir bahane yaratarak Suriye’yi işgal etmek bunun sonucunda da Katar ve Suudi yer altı kaynakları üzerinden de para kazanmak istediklerini biliyoruz.
Dış işlerindeki dört adam gönderip Türkiye’ye füze attıralım sözleri hala hafızalarımızda. Türk Ordusu Suriye’ye girdiği anda ne seçim kalır ne de başka bir şey. Erdoğan ve AKP savaşı bahane ederek seçimleri istedikleri kadar erteleyebilir.
Unutmayalım ki PKK iki polisimizi şehit edene kadar Kuzey ırakta bulunan PKK hedefleri de bu süre zarfından vurulmadı. Elde tezkere olduğu halde yaklaşık 8 yıldır Kuzey Irak’ta bulunan PKK yuvalarına kara harekâtı yapılmadı. Bugün bile onlarca şehit verirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin Terör örgütlerine karşı yapmak operasyon izinleri verilmemektedir.
O yüzden de diyorum ki bu terörle mücadele tezkeresi değildir, bu tezkere BOP planlarını nihai sonuca ulaştırmak isteyen egemen güçlerin kullandıkları maşaları aracılığıyla Türkiye’ye dayattıkları ihanet tezkeresidir ve böyle bir tezkereye aklı başında hiçbir vatansever evet dememeli.
Terörle mücadele için tezkereye gerek yok. IŞİD ve PKK terör örgütlerine karşı mücadele için gereken Suriye, İran, Irak hatta Rusya yönetimleriyle anlaşıp gerek Irak gerekse Suriye’de bulunan IŞİD başta olmak üzere PKK ve Suriye uzantısı PYD terör örgütleri yok edilebilir. Başta Irak ve Suriye olmak üzere İran yönetimi de her ne kadar ara sıra bize karşı kullansalar da hem IŞİD hem de ayrılıkçı Kürt oluşumlardan rahatsız olduklarını unutmayalım.
Böyle bir işbirliğine de başta ABD de olmak üzere herhangi bir batı ülkesi sesini çıkaramaz.
Tek sorun bu politikayı uygulayacak gerçekten Ülkenin ve Türk halkının menfaatlerini düşünen bir siyasi iktidarın şu an için var olmayışı.
Askere gelince bu karanlık günleri gören ve engel olabilmek için tedbir alan Vatansever Subaylarımız Balyoz ve Ergenekon Kumpaslarıyla tasfiye edildi.

@Halitisci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.