1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. BU OTLAR ŞİFA DEPOSU
BU OTLAR ŞİFA DEPOSU

BU OTLAR ŞİFA DEPOSU

İZMİR'de, Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, sıradan bir bahar etkinliği olmaktan çıkarak festivale dönüşüp toplanan 300'e yakın otun, sayısız faydası olduğunu söyledi.Havaların...

A+A-

İZMİR'de, Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, sıradan bir bahar etkinliği olmaktan çıkarak festivale dönüşüp toplanan 300'e yakın otun, sayısız faydası olduğunu söyledi.

TOPRAKTAN ŞİFA FIŞKIRIYOR

Havaların ısınıp, baharın gelmesiyle özellikle Ege Bölgesi'nin birçok yerinde adeta topraktan fışkıran otların toplanması için, artık festivaller düzenlenmeye başlandı. Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu'da, 300 çeşide varan bu otların sayısız yararının olrduğunu açıkladı. Baharla birlikte "hastalıklara veda" olarak adlandırılan, lezzetli otların sezonunun açıldığını böyleyen Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, "Ege mutfağı yeşil mutfak olup, hem hafif, hem pratik, hem de ekonomiktir. Ege Bölgesi'nde yetişen otların çoğu yüksek oranda C, B1, B2, A vitamini, demir, kalsiyum, bakır gibi mineraller, antioksidanlar içermekte ve kansere karşı koruyucu etki sağlamaktadır" dedi.

VİTAMİNİ ÖLMESİN

Otları tüketildığı anda vitamin kaybının olmaması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini da açıklayan Dr. Eylem Fadıloğlu, "Hardal otu, turp otu, arapsaçı, şevketi bostan, radika (karahindiba), kuşkonmaz, ısırgan, cibez, kuzukulağı, kazayağı, deniz börülcesi, gelincik otu bölgede en çok tüketilen otlar arasında yer alıyor. Otların pişirilmesinde olabildiğince kendine has tatlarını korumaya, doğal haliyle sunmaya özen gösterilmelidir. Kesilen yerlerinden vitamin kayıplarının olmaması için otlar mümkün olduğunca doğranmadan bütün olarak yıkanmalıdır. Otları keserken vitamin kaybının olmaması için ya elle doğramalı ya da tahta bıçaklar kullanılmalıdır. Yeşilliklerde vitamin ve mineral kaybına yol açmasından dolayı metal bıçak olabildiğince kullanılmamalıdır. Ayrıca otları çok küçük parçalar yerine büyük parçalar şeklinde doğramak da en doğrusudur" bilgisini verdi.

BAĞIŞIKLIĞA DA İYİ GELİYOR SİNİRLERE DE

Otların faydalarını da tek tek sıralayan Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, "Beslenmede radika, hindibağı, hardal otu gibi antioksidan değeri taşıyan otların tüketilmesi çok faydalıdır ve idrar söktürücü, böbrek ve safra taşlarını düşürücü etkileri bulunmaktadır. Cibez ve şevketibostan sindirimi kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır. Eşek helvası ve yabani kuşkonmaz gibi otlar vücutta ürik asit birikmesini engeller. Biraz acı bir tadı olan sarmaşık otu, kolesterolü ve üreyi düşürür, vücuttaki ödemi atar. Biraz tuzlu bir tadı olan deniz börülcesi, iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına iyi gelir. Turp otunun içerdiği uçucu yağlardan dolayı canlandırıcı, sinirleri yatıştırıcı, ağrı dindirici özelliği vardır. Bağışıklığı güçlendirip, kan dolaşımını hızlandıran, kanı temizleyen, akciğeri güçlendiren, yaraları iyileştiren ısırgan otu da vücut için oldukça faydalıdır. Enginar, radika, kuşkonmaz karaciğerinizi temizlemeye yardımcı olur. Bronşite, mide sancısına iyi gelen ve süt arttırıcı özelliği olan yoğun anason kokulu arapsaçı da oldukça faydalıdır. Besin değerini ve lezzetini artırmak için de kuzu eti veya kuru fasulye ile pişirilerek tüketilebilir" dedi.

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.