1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Bu Boru Kime Döşeniyor ?
Bu Boru Kime Döşeniyor ?

Bu Boru Kime Döşeniyor ?

Türkiye Dünya Yahudi İmparatorluğu projesinin en önemli satranç tahtası...

A+A-
BU BORU KİME DÖŞENİYOR ?

Oda tv yazarı Müyesser Yıldız "Barış Süreci" konusun da hiç konuşulmayan bir noktayı yazdı. Sürecin başlatılması ve sonuca ulaşması arkasında yatan önemli bir neden. Siyasi kulislerde sürekli öne çıkarılan ve kamu oyuna algılattırılan "terör duracak, barış gelecek" söylemi, AKP'nin en çok istediği şey mi? Acaba hiç konuşulmayan hangi nedenler, 10 yıllık AKP iktidarının aklına Öcalan ile görüşüp süreci başlatmayı ve bunu "Barış, Terör" gündemi olarak ortaya atmayı getirdi.

Rekorlar kıran büyümenin 2 küsürlere düştüğü, ekonomiyi çevirmek için dağdan taştan vergi icad eden, emekli maaşlarına hacizden, yeniden tekel ruhsatı icadına kadar giderek bütçeyi doğrultmaya çabalayan AKP'nin, barışa en çok ihtiyacı olan taraf olduğu günlerde mi "terörü bitirmek" aklına geldi? 

İşte gündemden düşmek bilmeyen barış sürecinin, AKP iktidarı için en elzem yanı olan ekonomik zorunluğu kısmında ki startejik perde arkasını anlatıyor Müyesser Yıldız.

MÜYESSER YILDIZ'IN YAZISI

İktidarı kayıtsız şartsız destekleyen Yeni Şafak Gazetesi’nin dünkü manşeti, “açılım”ın gerçek adını ve sanını koyuyor. Yıllardır yazan ve uyaranlara, “komplocu” deniyordu. Ki, AKP iktidarından önce dünya Yahudi İmparatorluğu tezleri ve bu imparatorluğun peşinde olduğu söylenen ünlü Rothschild ailesi konusunda hassasiyet gösterenlerin başında Yeni Şafak Gazetesi geliyordu.
 
İşte Yeni Şafak’ın dünkü manşeti; “Şansöyle Petrol Sahasında” .
 
Şansöyle denilen Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder. Başbakan Erdoğan’ın yakın dostu. Başbakanlığı bıraktığı halde ilişkileri sürüyor. 2009’da sırf Schröder’in 65. doğum günü partisine katılmak için özel bir uçakla Hannover’e bile gitti.
 
Habere dönersek; Adana’ya (gazete Adana için Ortadoğu’nun enerji koridoru ifadesini kullanıyor) gidenSchröder “PKK açılımına” destek verip, “barış sürecini başlatan hükümetin cesaretini takdir ettiğini” söylemiş vs.
 
Haberin önemli bölümü, Schröder’in ilgi alanı ve bağlantılarıyla ilgili bilgiler. Şöyle deniliyor:
 
“Eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder, Kuzey Irak'taki petrol ve doğalgaz yataklarıyla yakından ilgileniyor. Zira, Kuzey Irak'ın en büyük petrol üreticisi olan Genel Enerji şirketinin ortaklarından olan Rothschild ailesine danışmanlık yapıyor. Genel Enerji geçtiğimiz hafta Kuzey Irak'ta iki yeni büyük petrol sahası bulduğunu açıklamıştı. Schröder, 'Türkiye enerjiye aç ve enerji kaynakları sınırlı olsa bile dünya enerji piyasasını etkileyecek bir güçte. Doğru olan Kuzey Irak gaz ve petrollerinin Türkiye'den taşınmasıdır. Ancak hem Bölgesel yönetimle hem de ulusal yönetimle sağlıklı bir iletişim şart. Adana, Türkiye'nin ve Avrupa'nın gelişmesinde çok önemli bir rol oynayacaktır' dedi.”
 
DÜN ROTSCHILD'E BUGÜN RUSYA'YA
 
Adana’daki toplantıda, “Türkiye’nin parlayan bir yıldız” olduğunu belirten Şansöyle, bir zamanlar hararetle savunduğu, hatta yönetim kuruluna girdiği Rusya’nın Kuzey-Güney Akım ile Nabucco projeleri aleyhinde de konuşmuş. Schröder, “Nabucco'da gaz yeterli değil. Hayata geçip geçmeyeceği hakkında şüphelerim var. 8 milyar euro maliyetle bir boru hattı döşüyorsanız, önce gaz bulmalısınız. Nabucco'da yeterince gaz taşınması gerekiyor ki fizıbıl olsun” ifadelerini kullanmış.
 
Tam bugünlerde Rusya’nın doğalgaz projelerinde yaşanan şu gelişmeleri de not edelim:
 
Rus gazını Karadeniz’den, Avrupa’ya ulaştırmayı hedefleyen ve Nabucco’nun en büyük rakibi olarak kabul edilen Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı projesi AB’ye takıldı. AB, bu projenin en önemli ayaklarından Macaristan geçişi için pürüz çıkarttı.
 
SON DAKİKADA ALMANLAR
 
Nabucco... Kuzey-Güney Akım... Kuzey Irak veya Rothschild... Şansöyle ve bağlantıları... Kısaca anlatalım:
 
Nabucco Projesi, Azerbaycan’ın efsanevi lideri Ebulfeyz Elçibey’in Türkiye’ye lütfu idi, “yüzyılın projesi” olarak adlandırılıyordu. Ancak uluslararası petrol baronları bu projeyi ve hatları tümüyle kontrollerine aldı, geçiş ülkeleri sadece bekçi statüsüne indirgendi. En uzun geçiş güzergâhı Türkiye idi. Yıllarca gündemimizde kaldı, AKP iktidarının övüncü oldu. Şimdi proje ne halde meçhûl!..
 
Projenin “yıldız” olduğu dönemde Başbakan Erdoğan’ın yakın dostu Schröder ile onun Dışişleri Bakanı Joschka Fischer (Bu zat görevdeyken Türkiye’nin AB üyeliği için ‘önce uyutalım, sonra unutalım’ demiştir) farklı cephelerden bu projeyi en sıkı şekilde takip eden siyaset-ticaret adamlarıydı. Oysa Nabucco’da Almanya’nın doğrudan bir katkısı yoktu ve boru hattı bu ülkeden de geçmiyordu. Ama son dakikada RWE isimli bir Alman firması bu projeye ortak yapıldı. Tesadüf, aynı dönemde hem Erdoğan’a, hem Schröder çok yakın isimlerden Cüneyt Zapsu da uzun süredir danışmanlık hizmeti verdiği RWE’ye başkan yardımcısı oldu.
 
NABUCCO'NUN DANIŞMANLARI
 
Rusya cephesine geçelim; Nabucco’ya karşı Kuzey-Güney Akım Projesini hazırladı. Erdoğan, AB’nin itirazına rağmen Rusya’nın bu projesini de destekledi. Bu arada Schröder, Rusya’nın doğalgaz devi Gazprom’un resmi danışmanı oldu. O vakitler, “Kuzey ve Güney akım için yeterli gaz bulunduğunu, Nabucco’nun da İran gazıyla doldurulmasını, bunun için gerekirse İran’a yaptırım uygulanmasını” savunuyordu. Schröder’in eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ise Nabucco’da “6 haneli” euro maaşla danışman olarak işe başlıyordu.
 
Türkiye’nin yılları, birikimleri, çıkarları çalındıktan sonra geldik Barzani boruları ve hatlarının döşenmesine. İşte Yeni Şafak yazıyor; Patron Rothschild!.. Danışmanı da Erdoğan’ın yakın dostu Alman eski Şansölyesi!..
 
Özetin özeti; Türkiye Dünya Yahudi İmparatorluğu projesinin en önemli satranç tahtası...

Açılım da en büyük hamlesi!..

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.