1. HABERLER

  2. YURT HABERLERİ

  3. 'ANAYASAK': Hükümetin keyfi 'Taksim yasağı' yasallaşıyor!
'ANAYASAK': Hükümetin keyfi 'Taksim yasağı' yasallaşıyor!

'ANAYASAK': Hükümetin keyfi 'Taksim yasağı' yasallaşıyor!

Gezi direnişi sırasında Başbakan'ın kullandığı "Nerede dersek mitingler orada yapılacak"sözü yasallaşıyor! Yeni anayasada eylem yeri ve zamanının idari makamlarca belirlenmesi konusunda uzlaşıldı.

A+A-
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtilen 48 madde arasına, Erdoğan’ın “Eylem yeri belirleme” ısrarı sızdı. Uzlaşmada yer alan “Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı” maddesine göre, eylem yeri, güzergahı ve zamanını idari makamlar belirleyecek. 12 Eylül anayasasının en çok tartışılan konularından biri olan ‘yer, güzergah ve zamanı’ belirleme yetkisi, 2001 yılında darbe anayasasından çıkarılmıştı. AKP iktidarı 12 yıl sonra bu antidemokratik düzenlemeyi yeniden Anayasa’ya koyma girişiminde bulunuyor. Uzmanlar, düzenlemenin uluslararası sözleşmelere ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu belirtiyor.

BELİRLEYİCİ: İDARİ MAKAM!

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun uzun süredir devam eden çalışmaları sonucu üzerinde uzlaşıldığı beyan edilen madde sayısı 60’ı buldu. Temmuz ayında basına ‘uzlaşı maddeleri’ olarak yansıyan ancak Gezi sürecinin yoğunluğu nedeniyle ayrıntılı incelenemeyen 48 madde arasında, ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını’ düzenleyen madde, hukukçuların dikkatini çekti.

Maddede, mevcut Anayasa’da yer alan ‘Herkes önceden izin almaksızın toplantı, ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’ ifadesi korunurken, toplantı ve gösterilerin yer, zaman ve güzergahını belirleme yetkisi ‘idari makamlara’ devrediliyor.

12 EYLÜL’E DÖNÜŞ

Hukukçular, Komisyon tarafından üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtilen maddenin, 12 Eylül Anayasası yasaklarına geri dönüş anlamına geldiğini, hatta Anayasal bakımdan daha geri bir durumda olduğunu belirtiyor.

12 Eylül Anayasası’nda ilgili maddede “Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhı tespit edebilir” ifadesi yer alıyordu. Bu ifade 2001’de Anayasa’dan çıkarıldı ve idarenin ‘sınırlama hakkı’ kanuna tabi kılındı.
Öngörülen yeni maddede ise “belirleme” ifadesi Anayasa’ya konulmak isteniyor. Madde, bir ‘sınırlama’ ihtiyacı oluşmaksızın da idari makamların toplantı yer, zaman ve güzergahını belirleyebileceğini belirtiyor.

***
‘Kazlıçeşme dayatması’ Anayasa’da

Başbakan Tayyip Erdoğan, miting alanı tartışmaları konusunda 1 Mayıs’tan günümüze kadar birçok kez konuştu ve yer konusuna değindi. Erdoğan, değişik tarihlerde yaptığı konuşmalarında şu cümleleri kurdu:

- “Biz 21,5 milyon oya sahip bir parti olarak, bu tür törenlerimizi Kazlıçeşme'de yapıyoruz da siz niye yapmıyorsunuz? Geçin orada yapın, gayet rahat, müsait bir yer. Alanı daraltmak, büyütmek istiyorsanız buna uygun bir yer. İstanbul'a sadece bu tür mitingler için Avrupa ve Anadolu yakasında iki yer inşa ediyoruz. Çünkü şehrin tehdide açık bu tür yerlerinde bu tür mitingleri yapmayalım, buralarda yapalım diye. Ama sadece belli bir tehdidi oluşturmak için bunlar yapılırsa bu yanlış olur.”
- “Sana miting alanı olarak neresi gösterilirse gidip mitingini orada yapmak zorundasın. Hukuk devleti bunu gerektirir.”
- "İki yakada 750 bin ve 1 milyon kişi kapasiteli birer miting alanı yapılacak. Bunlar tamamlandıktan sonra Kadıköy’de de miting düzenlenemeyecek.”
- “Bizimle görüşmeye gelenler istediğimiz yerde miting yaparız dediler. Kibar davrandım. Türkiye yol geçen hanı değildir. Neresi gösterilirse orada miting yaparsın. Burası demokratik ülkedir.”
 
***
 
MEVCUT ANAYASA MADDESİ

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. 

UZLAŞI SAĞLANAN MADDE

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve bunlara katılma hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, kamu düzeninin, genel sağlığın, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

İdari makamlar, kanuna dayanarak toplantı ve gösteri yürüyüşünün yapılacağı yeri, güzergâhı ve zamanını hakkın demokratik işlevini ve etkisini dikkate alarak belirler.
 
KİM NE DEDİ?
 
İbrahim Özden Kaboğlu (Anayasa Profesörü):
Uzlaşıldığı söylenen bu madde ile birlikte 2001 Anayasa değişikli öncesine dönülüyor.

Güzergah belirleme yetkisi: 2001 Anayasa değişikliği sırasında, -1982 metninde yer alan- “Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı belirleyebilir” (md.34/2)  kaydı kaldırıldı.  2001 Anayasa değişikliğinin belki de en büyük kazanımı olan bu adım geri alınıyor.
Yasa kaydı bakımından:  1982 Anayasasındaki genel sınırlama nedenlerini tamamen ortadan kaldıran 2001 değişikliği, ilgili maddelerde yer alan sınırlama nedenlerinin ancak “yasa yoluyla” düzenlenebileceği kuralını öngörmektedir.  Anayasal sistemimizde, sınırlama bakımından “anayasal nedensellik” ilkesi, sınırlama makamı bakımından ise, “yasallık ilkesi” geçerli. Uzlaşı metninde , “yasallık” kaydı yer almadığından, bu bakımdan da 2001 metninin gerisine düşüldüğü öne sürülebilir.
Uluslararası sözleşmeler: uzlaşma metni, bu belirtilen nedenlerle, başta İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi gelmek üzere, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
 
Av. Can Atalay (Taksim Dayanışması sözcüsü):
Bu madde, bu haliyle 1982 tarihli Anayasa’dan bile geridedir. İdari makamlara sınırı son derece belirsiz bir takdir yetkisi veriliyor. İdari makamlara verilecek böylesi bir takdir hakkının Anayasa’da yer alması, 2010 yılında yapılan Anayasa referandumundaki “yerindelik denetimi” tartışmalarıyla birlikte düşünülürse, yargısal denetimi dahi olanaksız hale getirmektedir.

Eğer Anayasa’da bu hak bu haliyle düzenlenecek olursa çok esaslı bir geriye gidişten söz edilmesi gerekir.
Madde bu haliyle bir demokratikleşme değil, anti-demokratikleşme sonucu doğurur. Bunun, mecliste grubu bulunan partiler tarafından uzlaşılan bir madde olduğunu düşünmek dahi istemiyorum.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.