AB'DEN TÜRKİYE'YE 3 MİLYAR EURO ŞOKU

AB'DEN TÜRKİYE'YE 3 MİLYAR EURO ŞOKU

Davutoğlu'nun büyük bir zafer olarak sunduğu AB anlaşmasında vaat edilenler birer birer hayal oluyor.

 

Davutoğlu'nun Türkiye'ye gönderilecek dediği 3 milyar Euro'nun gönderilmeyeceği AVrupa Birliği tarafından yönetileceği açıklandı. Öte yandan aynı anlaşma içerisinde Türk vatandaşlarına kaldırılacak olan Vize konusunda yetkililerin her biri ayrı açıklamalar yapıyorlar.

PARAYI AB YÖNETECEK

Avrupa Birliği (AB) Avrupa Komşuluk İlişkilerinden ve Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Suriyeliler için Türkiye’ye maddi destek amacıyla gönderilecek fon konusunda, “3 milyar Euro'yu AB yönetecek."dedi. Türkiye AB Komisyonu'na bu konuda bölgeler ve ihtiyaçlar ile ilgili bir yatırım listesi sundu. Ama para AB tarafından yönetilecek. Biz genelde Dünya Gıda Programı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği,UNICEF gibi uluslararası kurumlar üzerinden yürütmeyi planlıyoruz” dedi.

DAVUTOĞLU'NUN HAYALİ SUYA DÜŞTÜ

Brüksel’de en son geçen yıl 29 Kasım’da düzenlenen AB-Türkiye zirvesi sonrasında Başbakan Ahmet Davutoğlu ile AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, samimi bir fotoğrafla anlaşmaya varıldığı mesajı vermişti. Zirvede, 14 Aralık’ta 17’nci faslın açılması, Türkiye ile vize muafiyeti yol haritası planlaması kararlarının yanı sıra Suriyeli sığınmacılar için AB’nin 3 milyar Euro’luk kaynak sağlayacağı konularında anlaşılmıştı.

YERİNDE İNCELEDİLER

Brüksel’de yarınki zirve öncesinde Tusk, Ankara’da Davutoğlu ile görüşmesinin ardından İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelirken; aynı gün AB Komiseri Hahn da Suriyeli sığınmacılar meselesini yerinde gözlemliyordu.

ERDOĞAN "HANİ VERECEKLERDİ",HAHN; SİZE DEĞİL ULUSLARARASI KURULUŞLARA VERECEĞİZ

AB Komiseri Hahn, Türkiye’ye gerçekleştirdiği bu iki günlük ziyaret kapsamında Amerika’nın Sesi’nin aralarında bulunduğu gazetecilere özel açıklamalarda bulundu. Gaziantep ve Kahramanmaraş’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında aslında AB’nin gönderdiği ilk maddi kaynağın nerede harcanacağını incelediği ortaya çıkan Hahn, 4 Mart Cuma günü itibariyle Türkiye’de kullanılmak üzere ilk parayı nasıl aktardıklarına ilişkin detayları açıkladı.

Aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize Batı ne diyor? İşte size yılda 3 milyar avro vereceğiz. Bakınız bu sözü vereli 4 ay oldu, hala verecekler, hala verecekler” diye konuşurken; AB Komiseri Hahn ise, ilk parayı doğrudan Türkiye’ye değil, uluslararası kuruluşlara verdiklerini söyledi.

AB Komiseri Johannes Hahn, sorularımız üzerine yaptığı açıklamada, öncelikle bu ziyaretiyle AB'nin Türkiye'nin Suriyeli sığınmacıları bölgede tutma çabalarına verdiği desteği göstermeyi amaçladığını kaydetti. Hahn, “Üzerinde anlaşılan 3 milyar Euro’luk yardım ilk kez bugün (4 Mart Cuma günü) Türkiye’ye ulaştı. 55 milyon Euro, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na (WFP) aktarıldı. 40 milyon Euro ise Suriyeli çocukların eğitimi ile ilgili projelere aktarıldı. Zaten geçen yıl ağustos ayında Suriye Güven Fonu’ndan Suriyeli öğrencilerin ihtiyacı için 365 milyon Euro sağlanmıştı. 200 bin çocuk bu fon sayesinde eğitime kazandırıldı. 50 bin kişi de 55 milyon Euro'luk yardım ile 6 ay boyunca 300 bin kişi yemek kartına sahip oldu. Böylece kişi başı maliyetleri azaltabiliriz. Türkiye ile bu problemi çözmek için sonuna kadar çalışacağız” dedi.

Kahramanmaraş'ta Suriyeli mültecileri ziyaret eden AB yetkilisi Johannes Hahn Ankara muhabirimiz Yıldız Yazıcıoğlu ile
Kahramanmaraş'ta Suriyeli mültecileri ziyaret eden AB yetkilisi Johannes Hahn Ankara muhabirimiz Yıldız Yazıcıoğlu ile
‘Sayılar, ihtiyaçlar, yerler üzerinde konuşmak gerek’

Hahn, “Bu para Türk Hükümeti’nin sunduğu ihtiyaç listesi veya projelere gitmeyecek mi?” yönündeki soru üzerine açıkça AB’nin kontrolü mesajını şu sözleriyle dile getirdi:

“Bu konuda Türk yetkililer ile işbirliğine ihtiyaç var. Sayılar, ihtiyaçlar, yerler üzerinde konuşmak ve projelendirmek gerekiyor. 3 milyar Euro'yu AB yönetecek. Türkiye AB Komisyonu'na bu konuda bölgeler, ihtiyaçlar ile ilgili bir yatırım listesi sundu. Ama para AB tarafından yönetilecek. Biz genelde Dünya Gıda Programı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği,UNICEF (BM Çocuklara Yardım Fonu) gibi uluslararası kurumlar üzerinden yürütmeyi planlıyoruz. Çünkü bu kurumların bölgede altyapısı, araçları, imkanları, insan gücü var. Bu aynı zamanda sürat ve zamanlama da önemli. Eğitim, sağlık ve yiyecek güvenliği bizim en önemli üç önceliğimiz.”

‘Zirvede kat edilmiş yola bakılacak’

Yarınki Türkiye-AB Zirvesi’ni değerlendiren Hahn, “Temel hedefi olarak Ortak Eylem Planı'nda kat edilmiş yol ve uygulamalara bakılacak. Benim bu ziyaretim ve aynı gün aktarılan fon AB'nin verdiği sözü tutması açısından önemli. Burada yerinde olarak Türkiye'ye yardım ettiğimizi göstermek amacındayız. Tabii bunun geri dönüşü yasadışı göçmen sayılarındaki azalma olmalı. Ben bu konuda gayet iyimserim, bu hedefe yakın zamanda ulaşacağımızı düşünüyorum. Her iki taraf da bunu hedefliyor. Türkiye bizim için kilit stratejik ortak. Türkiye için de AB öyle, en çok güvenebileceği bir yapı. Sadece sığınmacı sorunu değil, vize serbestisi, Gümrük Birliği, 23’ncü ve 24’ncü fasılların açılması gibi konular da gündemde olacak” diye konuştu.

‘Sınırlarımızda istikrar ve güven istiyoruz’

NATO’nun Ege Denizi’ndeki sığınmacı geçişlerine karşılık bölgede görev almasını “akıllıca” gördüğünü de vurgulayan Hahn, “Türkiye-Yunanistan-Almanya ve diğerleri ortak tatbikat yaparak hepimize yönelik bir sorun olan konuda işbirliği yapacaklar. Çok ciddi sayıda mülteci ve yerlerinden edilmiş insan sorunuyla karşı karşıyayız. Avrupa'da 20 milyonun üzerinde insandan bahsediyoruz. Libya, Filistin, Ukrayna gibi krizleri de bunun içine katmak gerekiyor. Sınırlarımızda istikrar ve güven istiyoruz” yorumunda bulundu.

Bu arada Türkiye’nin üçüncü ülkelere yönelik vize politikasına yönelik AB ülkelerinden eleştiriler geldiğini anımsattığımız Hahn, bazı Afrika veya Asya ülke vatandaşlarına Türkiye’nin vize serbestliği uygulamasında değişiklik gerekip gerekmediği yönündeki soruya “diplomatik üslup” ile “Türkiye’nin kararı” mesajını verdi. Hahn, “Bakın bu Türkiye'nin bileceği bir iş. Türkiye'den Avrupa'ya yasadışı göç akınını durdurmak için neyi, nasıl yapacağını, ilişkilerini kendi düzenleyecektir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına geçen yılki son zirvede söz verildiği üzere önümüzdeki dönemde AB’ye girişte vize serbestisi uygulanmasıyla birlikte sığınmacı akınında artış olacağı iddiasına ise katılmadığını açıklayan Hahn, “Vize serbestisi uyguladığımız ülkelerden deneyimimiz var. Orta ve uzun vadede bu konuda herhangi olumsuz bir sonuç beklemiyorum çünkü bu sistem de güvenlik önlemlerini içeriyor, biyomedikal pasaportlar vesaire” değerlendirmesi yaptı. Ancak Hahn’ın, Türkiye’ye kısa vadede ön koşullar yerine eksiksiz getirilmeden vize serbestisi verilmeyeceğini işaret edici “Vize serbestisi bugünden yarına olacak birşey değil. Türkiye gerekli adımları atmalı. Europol, Interpol ile işbirliği yapmalı. Eğer tüm bu adımlar atılırsa bu konuda hiç şüphem yok. Vize serbestisini bu yüzden getiriyoruz” sözleri de dikkat çekti.

<iframe src="http://voaturkish.share.voanews.eu/flashembed.as

‘Temel haklara değiniriz’

Hahn, Türkiye kamuoyunda AB’nin sığınmacılar konusundaki pazarlık yaklaşımıyla ülkedeki insan hakları ihlalleri ve basın özgürlüğündeki olumsuz gelişmelere gözlerini kapadığı yönündeki eleştirilerle ilgili sorumuzu da yanıtladı. Hahn, “Ben geçen yıl ilerleme raporunu sunmaktan sorumlu komiserim. Raporun bu konulardaki bölümüne bakarsanız, bunun iyi karşılanmadığını görürsünüz. Müzakereler yürütürken elbette temel haklara değiniriz, bu da yapıldı. Bunun için de üyelik müzakereleri yapılması gerekli” ifadelerini kullandı. 

Kaynak:Haber Kaynağı