1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yıldırım

  3. 755 YILLIK CAMİYİ KİM YIKTI?
Mustafa Yıldırım

Mustafa Yıldırım

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

755 YILLIK CAMİYİ KİM YIKTI?

A+A-


755 YILLIK CAMİYİ KİM YIKTI?

 “Dünya mirası”, “din-inanç turizmi” denilerek, uygulanan programla, cemaatsiz kiliseler kuruldu; antik kiliseler yenilendi. Aynı dönem içinde sayısız tarihsel cami ya yıkıma terk edildi ya da bilerek ve istenerek yıkıldı. Türklerin 1211 yılında kurdukları Denizli kentinde yaşandı olay.

Türkler, çıplak bir tepeye kale kurdular.  İlk yerleşimde kalenin elli metre aşağısına Ulu Cami’yi yaptılar. Sayısız depremden sonra onararak açık tuttular 755 yıllık Ulu Cami’yi. Eylül 1899 depremiyle sarsılan cami yıkılmamış; ama iyice hırpalanmıştı. Balkan, Trablus, I. Dünya savaşları döneminde öylece kaldı.

15 Mayıs 1919 sabahı Denizli, İzmir’in işgaline karşı Türkiye’deki ilk kitlesel gösteriye hazırlanıyordu. Bir gece önce kurulan “ulusal heyet” kenti hazırlamıştı gösteriye. İşbirliğine hazır, Hanedan’ın emrinden çıkmayan İtilaf Fırkası yandaşlarının çoğu da işgalle uyanmışlardı.
Daha sonra Ulusal Heyet Başkanlığına getirilecek olan Müftü Ahmet Hulusi Efendi, Kayalık Camisi önünde toplananların başına geçti ve eski kalenin aşağısındaki “Bayram yeri” ne yürüdü. Yıkılmak üzere olan Ulu Cami’nin önünden geçerken, arkasındakileri bir el işaretiyle durdurdu; camiye girdi; sancağı alıp çıktı ve arkasındakilerle yeniden yürüdü.

Müftü Ahmet Hulusi Efendi, alanda toplananları işgale karşı direnişe çağırdı; “elinde silah olmayanların dahi düşmana taş atması” gerektiğini anlattı.

Müftü’nün başkanlığında, subay ve aydınlardan oluşan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. Cemiyet, hiç ikirciklenmeden ulusal direnişe katıldı. İşgalcileri Denizli’ye 25 km ötede durdurdular. Yunanlılar Denizli’ye savaş sonuna dek giremediler.
İşgalcilerin zulmünden kurtulmak için Denizli’ye sığınan Egeli aileler Ulu Cami’nin avlusunda kurulan çadırlara yerleştirildiler.

Heyet-i Milliye Başkanı Mustafa Kemal, Sivas Kongresi’ne katılan Denizli delegelerine “Sizin Aydın Kuvayı Milliye’sinde patlattığın tüfeklerin sesi Versailles Sarayı’nda (Paris Teslim ve Parçamla Konferansı) çınladı!” dedi.
Bağımsızlık Savaşı sürüyordu. Denizlili yurtseverler Anadolu’daki varlıklarının tapusu olarak gördükleri Ulu Cami’yi onardılar; 30 Ağustos 1922’ye yakın ibadete açtılar; 16-18 yaşlarındaki son savaşçıları oradan Bağımsızlık Cephesine dualarla uğurladılar.

TÜRKLER CAMİYİ YIKIYOR

Caminin ilk açılışından tam 755 yıl geçmişti.  Ulu Cami ve Selçuklu minaresi, iki gecede belediye ekiplerince yıkıldı.
Yıkımın ardından yedi gün geçti. AB parasıyla ve devlet eliyle yenilenen yalnızca taşları kalmış 11 kiliseden biri olan Pamukkale Kilisesinin yıkıntılarında ayin düzenlendi.
Ayinin birinci grubu, Amerikan Presbiterian Kilisesi üyeleriydi. 25 kişilik ikinci grup, Koreli Sun Myung Moon’un Birleştirme Kilisesi temsilcileriydiler. Ayinciler, Vali Yardımcısı Musa Uçar’a konuk oldular; armağanlar aldılar. (Moon örgütü ayrıntıları için bkz. Sivil Örümceğin Ağında)

Türklerin Denizli’deki 800 yıllık geçmişlerinin kanıtı, alçak gönüllülüğün simgesi, kırmızı kiremitli Ulu Cami ve sayısız depreme direnen kırmızı tuğlalı minaresi işte böyle yıkıldı. Yıkanlar, Ulu Cami’nin arkasındaki alana estetikten yoksun, betonarme bir cami yaptılar; fosforlu plastik şeritlerle bezeli minareler diktiler. Onun adını da, alay edercesine, “Ulu Cami” koydular. “Ulu” demekle ulu olunamayacağını anlamadıkları gibi vatanın da satılacak arsa olmadığını bilemeyecek denli imanlıydılar!

Emperyalizmin, onların emrine giren Arapların, Atatürk’e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman Hizbullahilerin ellerini sımsıkı tutan ılımlı(!) Müslümanlar, başta İstanbul’da olmak üzere, birçok kentte, Türklere ait hangi tarihsel kalıt varsa yıkmaya kararlılar. Belki bundandır Türklerin Mekke’deki el-Ciyad kalesinin yıkılmasına ses etmemeleri.

Bir düşünün; camisini ve tarihini kendi elleriyle yıkanlar daha neyi yıkmazlar ki!

NotlarL1) Denizli’de Ulu Cami yıkılmadan önce bir tabela asılmıştı bahçe duvarı parmaklıklarına: “Ulu Cami Yaptırma Cemiyeti.” Eksik yazmışlardı “cami yıktırma” daha yakışırdı. (2) Müftü’nün torunu M. Haluk Müftüler, 19. Dönem ANAP Milletvekiliydi.. 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.