1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. 30 yıl taşıdığı türbanı neden çıkardı?
30 yıl taşıdığı türbanı neden çıkardı?

30 yıl taşıdığı türbanı neden çıkardı?

Müslümanlar bu dünya için yaşamalı !

A+A-
30 YILDAN SONRA TÜRBANI NEDEN ÇIKARDI ?

Milli Görüş Teşkilatı kurucularından Yusuf Zeynelabidin'nin kadın hakları savunucu ve yazar kızı Emel Zeynelabidin 30 yıldan sonra başından türbanı çıkartan Emel Zeynelabidin, Müslümanların genelde ahirete yönelik yaşadıklarını ve bu hayatla ilgili sorumluluk taşımadıklarını söyledi.
 
Yurt gazetesinden Süleyla Kaplan’ın haberine göre; Almanya’da Milli Görüş Teşkilatı kurucularından Dr. Zeynel Abidin’in yazar ve kadın hakları savunucusu Emel Zeynelabidin, "Olgunluk Bu Hayattadır - Erwachsen Wird Man Nur Im Diesseits" adlı kitabında yer alan bölümlerle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
 
Zeynelabidin, Alman Dreipunktnull Yayınevi’nden çıkardığı kitabında İslam, Kuran, türban, Almanya’da okullarda yüzme dersleri ve Milli Görüş teşkilatı ile ilgili bazı eleştirilerde bulundu.
 
“MÜSLÜMANLAR BU DÜNYA İÇİN YAŞAMALI”
 
Kitabında daha önce Alman gazetelerde çıkan yazılarını derleyen bir yazıları kaleme aldığını belirten Zeynelabidin, Müslümanların genelde ahirete yönelik yaşadıklarını ve bu hayatla ilgili sorumluluk taşımadıklarını vurguladı.
 
Zeynelabidin, neyin yasak neyin yasak olmadığına Müslümanların kendilerinin karar vermeleri gerektiğini belirterek, "Allah’ın yasağı diye bir şey yok. Allah izin veren ya da müsaade eden bir şey değil. Her insanın olgunca karar verebilme kabiliyeti bulunmaktadır. Buna ulaşabilme imkanı insanların kendisine verilmeli ve serbest bırakılmalı" dedi.
 
Kitabında İslamiyet ve Müslümanlar arasındaki düşünceleri analiz etmeye çalıştığını kaydeden Zeynelabidin, 30 yıl sonra türbanı bıraktığını söyledi.
 
“KENDİMİ DAHA HÜR HİSSEDİYORUM”
 
Türban takmayı bıraktıktan sonra hayatında yeni yeni tecrübeler kazandığına dikkati çeken Zeynelabidin şöyle konuştu: 
 
"8 yıldan beri türban takmıyorum. Türban takmamakla çıplak değilim. İnsanların türbanı bıraktıktan sonra ilk kez benimle  kimliğimi anlamayacak şekilde irtibata geçtiklerini farkettim. İletişimin haritası değişti. Kendimi daha hür hissediyorum."
 
Hürriyet için kendine zemin hazırladığını belirten Zeynelabidin, başını nasıl açtığını şöyle anlattı:
 
“Türban taktığımda üniversiteye gittim, İslam Kadınlar Derneği’nin sözcüsü oldum. Kadın haklarına ağırlık verdim. Kadınların haklarına ağırlık verdikten sonra ilk olarak bir şapkacı dükkanına gittim. Orada eşarp yerine başka bir şey takmak istiyorum dedim. Şapkacı bana yeni modeller üretti. Önceleri başımı tamamıyle açma niyetim yoktu. Daha sonra bu yönde bilgimi derinleştirdim. Okumalarım bana aydınlık verdi."
 
TÜRBANA ÇAĞIMIZDA GEREK YOK”
 
Tessettür konusunda ayetleri çok iyi okuduğunu söyleyen Zeynelabidin, "Tesettürün iniş sebeplerini araştırdım. Tesettür Peygamber efendimizin zamanıydı. Müslüman kadınları cariyelerden ayırmak için kullanılırdı. Yani erkekler için o dönem bir yardımdı türban. Şimdi ise türbana ihtiyaç var mı? Kapalı kadınlar kapalı olmayanlardan cariye diye korkuyorlar" dedi.
 
“KURAN’I KANUN KİTABİ HALİNE GETİRDİLER”
 
Kuran’ı Müslümanların adeta kanun kitabı haline getirdiklerini ileri süren Zeynelabidin şöyle konuştu:
 
"Kuran’ın kelime manasından hariç daha çok, insanlara faydalı olan bir anlamı var. Müslümanlar Kuran’ı ellerine almış, kanun kitabına çevirmişler. Lisan hazinesi olarak kullanıyorlar. Akıllı insanların bunları araştırmasını istiyorum. Kitabımda da bunları sorguluyorum. Müslümanlar Kuran’ı kendi malları gibi görüyor. Sadece Müslümanlar yorumluyor. Sanki Kuran sadece Müslümanların malı. Ben buna karşıyım."
 
“KURAN’DA YÜZME ÖĞRENİN HADİSİ VAR”
 
Almanya’da Müslüman ailelerin kız çocuklarını okullarda yüzme derslerine göndermek istemediklerine de dikkat çeken Zeynelabidin, "Yüzme dersi çok önemli. Peygamber efendimizin bile bu konuda ‘yüzme öğrenin’ diye hadisi var. O dönemlerde çölde yüzme öğrenme konusunda imkân yoktu" dedi.
 
“İŞÇİLER, ÖĞRENCİLER ORUÇ TUTMAK ZORUNDA DEĞİL”
 
Zeynelabidin, Ramazan'da oruç tutmanın büyük bir kabiliyet olduğunu ifade ederek, "Öğrencilerin, işçilerin oruç tutmaları çok ters bir şey. İstiyorum ki alimler üniversitelerde buna bir çözüm bulsun" diye konuştu.
 
“MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER BENİMLE İLETİŞİM İSTEMİYORLAR”
 
Babasının Almanya’da Milli Görüş teşkilatı kurucularından olduğunu hatırlatan Zeynelabidin, “Babam Milli Görüş teşkilatının kurucularındandı. O dönemlerde bile benim bu teşkilatla bir alakam yoktu. Benimle ne görüşüyorlar ne de iletişime geçiyorlar. Nedenini bile bilmiyorum" dedi.
 
Almanya’nın Hessen Eyaleti'nde İslam din dersinin okullarda Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve Ahmediye cemaati tarafından verileceğini ve bu cemaatin “liberal” bakış açıları olduğuna dikkati çeken Zeynelabidin, bazı katı Müslüman kuruluşların bu cemiyete karşı imza topladıklarını söyledi.
 
“SEKSİ ELBİSEYE TÜRBAN UYMUYOR”
 
Zeynelabidin, Müslüman genç kızların bir taraftan seksi elbiseler giyip diğer taraftan türban taktıklarına dikkat çekerek, "Bu birbiri ile örtüşmüyor. Örtünmeyi kullanıyorlar. Müslüman dernekler buna neden karşı koymuyorlar? Anlamıyorum. İslamiyette böyle bir şey yok. Bence emanete ihanet ediyorlar" dedi.
 
Zeynelabidin ayrıca, gelecekte de kendi hayat hikayesini kaleme alacağı bir otobiyografi çalışması yapacağını sözlerine ekledi.  
 
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.